30 Aralık 2020 saat 06.28’de Yengeç Burcunun 8.derecesinde bir dolunay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde 14 derece Yay Burcu bulunuyor.

Yaşamımızda değişmeyen tek şey değişimdir. Hiçbir şey statik değildir. En küçük hücreden en karmaşık organizmaya varıncaya dek, yaşam–gelişim–bozulma–ölüm–yaşam şeklindeki döngü sürekli tekrarlar. Gezegensel sembolizmde, sürekli olarak büyüyen – küçülen döngüye sahip olan Ay değişim ile birlikte anılmaktadır.
Dolunay döngüleri ,yaptıklarımızın amacını sorgulama zamanlarıdır. İç hesaplaşma dönemleridir. Bitirilmesi gereken konuları gündeme getirir,eylemlerin sonuçları görülerek karar aşamasına gelinir. Belki yaşam yolunda çalan şarkının süregelen ritmi içerisinde bir “Es verme” zamanıdır. Böylece ,çalınacak yeni şarkı için daha zevkli seçimler yapılır. Ayrıca , yeni şarkıyı seçerken dinleyici kitlesinin sadece kendimizden ibaret olmadığının farkına varır , çok farklı zevklere sahip kişilerin zevklerine de -istemli ya da istemsiz- kulak kabartmayı öğreniriz.
Yengeç , hafızayı ifade eder. Bir anlamda hatırlanacak bir geçmişe sahip olma ihtiyacını sembolize eder. Dolayısıyla Yengeç ,duygusal güven kaynağı olan ,ait olma duygusunu yaşatıp sevilme, kabullenilme ve koruma ile ilgili hatıraları canlandıran kökler ve temellerle ilintilidir. Geçmişe olan bağlılık, aile yadigarları, hediyelik eşyalar, hatıralar, eski eserler gibi şeyleri biriktirip ,eski güzel günleri hatırlatacak bir şeyleri elde tutmak şeklinde kendini gösterir.
Aile olmak, ev ile ilgili konular, duygusal güvenlik , koşulsuz sevgi, beslenmek, merhamet etmek, kulak vermek, önemsemek, aynı titreşimde olmak , hissetmek, kapsamak ,hatırlamak ve tepki vermek yine su grubu Yengeç Burcundaki Ay’ın direkt yansımalarıdır. Ay burada , ait olma ve yakınlık arayışındadır. Reddedilmekten kaçınmaya çalışır ve çekingen davranır . Özellikle , yaşam döngümüzdeki kadınlar ve spesifik olarak anne profilini net biçimde ön plana çıkarır. Aynı zamanda Yengeç , kişisel burçlardan olduğundan cümlelerin içinde “benim” kelimesinin sıklıkla kullanılmasına sebebiyet verir.
Dolunay an haritasına baktığımızda , Yengeç burcundaki Ay’ın Mirzam yıldızından etki aldığını ve Oğlak burcunda seyrine devam eden Merkür ile opposite poziyonda olduğunu görüyoruz. Mirzam Yıldızı ,Sirius’un yükselişini ilan eden ve özellikle Ay ile çalıştığında büyük güzellikler veren bir yıldızdır.
İyi niteliklerle çalışan Ay , sosyal olarak güzel etkiler sağlarken, ev ve aile ortamında , sevgiyi ve güven duygusunu hissetmeye odaklı olacağımızı göstermekte. Merkür ise Alya yıldızı ile etkileşimde bulunuyor. Bu ikilinin Ay ile opposite konumu bizlere bazı konularda sabit fikirli davranabileceğimizi ,mükemmeli arayacağımızı göstermekte.Bu etkileşimde ortamda ön plana çıkma ,öncülük etme isteğimiz artabilir.Duygular ve mantık arasında zorluk yaşayacağımızdan denge unsuru büyük önem taşıyacaktır. Dolunay’ın ana enerjisi empati üzerine vurgu yaptığından, zaman zaman durup dinlemek, kendimizi karşımızdakinin yerine koymak büyük önem arz edecektir. Aynı zamanda ,hicvetme konusunda güçlü bir enerji çalışacağından ve alınganlıklar artabileceğinden bu konuda da temkinli davranmamız yarar sağlayabilir.
İkili ilişkilerimizde Cemal Süreya’nın dizelerindeki ” Sen , aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin” durumunu yaşamamak için yine denge unsurunu göz önünde bulundurmak önem teşkil edecektir.Zira , kalp ve zihin arasındaki çelişki bizi duygusal yıpranmaya sürükleyebilir. Kararsızlıklar neticesinde, söylemlerimizi önce çok mantıksız olarak algılarken, çok kısa süre sonra mantıklı bulabiliriz.Bu duruma Venüs ile karşıt açılanan Kuzey Ay Düğümü de katkı sağlayacaktır. Merkür’ün transit ettiği burcun yöneticisi Satürn , Jupiter ve Pallas ile Kova burcunun ilk derecelerinde kavuşum halinde bulunduğundan enerjisel olarak daha objektif olarak bakmamıza olanak sağlayabilir.
Buradaki keskin çözüm , duygular ve mantığı harmanlamaya çalışmamız, bencil duygularımızı bir kenara bırakarak herkesin yararına olacak biçimde davranmamız olacaktır.Ay’ın Uranüs ile yaptığı sekstil açı da bu durumu destekleyecektir.Daha üst plandan bakmamızı sağlayacak bu kontakt , mevcut durumda ne olduğundan çok “nasıl geliştirilir” sorusunu zihinlerimizde canlandıracaktır.Gelişmeye ve ilerlemeye önem vereceğimiz bu dönemde zekamızı daha aktif kullanarak , günlük işleri hiç alışılmadık şekilde çözebiliriz. Yeni fikirlere çok çabuk adapte olabilir ve herkesin yararına kullanabiliriz. Aynı zamanda sezgilerimiz ve kolektif bilinç ile bağımız güçlenebilir. Duygusal ilişki ihtiyacımız artacağından ani başlangıçlar olabilir.
Fakat an haritasında Sabık yıldızıyla etkileşimde olan Venüs’ün , Neptün ile olan partil karesine de farkındalıkla yaklaşmamız gerekir. Sabık Yıldızı , Venüs ile çok güçlü ve ihtiraslı çalışacaktır. Dolayısıyla hayal kırıklığı ya da tatminsizlik yaşamamak adına neye çekildiğimizi ekstra gözlemlememiz gerekir. Sevgi paylaşımında gerçek dışı hayaller ve beklentiler nedeniyle , idealize edilmiş fantaziler ile dünyevi iştah arasında uyumsuzluk yaşayabiliriz. Bu gerilimin temelini bir tarafta her şeyi öğrenme, bilgi toplama, tecrübe etme sevgisiyle diğer yanda bilinçli aklın isteklerini feda etme, olanı kabullenme ideali arasındaki çelişki oluşturacaktır.
Venüs’ün , Mars ile olan trine açısı bu sisli enerjinin içinde büyük bir duygusal enerji açlığını ortaya çıkaracak ve dolaysız harekete geçmemizi sağlayacaktır.
Yaşam ışığı Güneş ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasındaki trine açı özgürlük isteğimizi arttıracak , farklılığımızı ve yaratıcılığımızı cesurca yansıtmamızı sağlayacaktır. Bu bağımsızlaşma, iyimser bir şekilde ve uzak ufuklara doğru genişleyerek; benliğimizi var etmemize olanak sağlayacaktır.Çünkü bu değişime büyük katkı sağlayan bir enerjidir.
Bu dönemde enerjiyi doğru kullanmanın ve stratejik hareket etmenin önemli olduğunu hatırlarsak çok olumlu sonuçlar alabiliriz.
Sahte alkol veya yiyecek zehirlenmeleri ise bu dönemde dikkat etmemiz gereken konulardan bir diğeridir. Aşırı alkol tüketimi ve yemek yeme eğilimleri gösterebiliriz. Alkol bağımlılığı olanlarda durum uç noktalara ulaşabilir.
Aşı konusunda tartışmalar oluşabilir , güvenilir olup olmadığı tartışılabilir.Bu durum uluslarası bir krize dönüşebilir.
Toplumsal bazda baktığımızda duygusal sapkınlıklar ,toplum normlarına uymayan ahlaki davranışlar ,kadın cinayetleri, tecavüz veya taciz haberlerini ön plana taşıyabilir.
Haritadaki Mars açılanmaları ve Güneş ile Uranüs arasındaki trine açı ,toplumsal olarak hareketli süreçler yaşayacağımızı işaret ediyor.
Uranüs ‘ün kolektiflere yaptığı kare neticesinde iletişimde ani kopmalar meydana gelebilir.
Özellikle yükselen yöneticisi Jupiter’e olan dokunuşu neticesinde, üniversiteler, akademisyenler, yargı organları gündeme taşınabilir.
Dolunay etkisi ve özellikle 18 Ocak 2021 ‘de açısını kesinleştirecek Boğa Burcundaki Uranüs ve Kova burcunda transit eden Jupiter ile Satürn ve Pallas ikilisini de hesaba kattığımızda (ve hala Yay burcundaki tutulma etkisinde olduğumuzdan ) dünya üzerinde özgürlük,adalet,eşitlik adına kitlelerin harekete geçeceğini ve bu durumun pek olağan şekilde oluşmayacağını öngörebiliriz. Süregelen tolumsal normları yıkmaya gelişecek bu süreçte (18 Ocak (±)9 gün ) ekonomi, inanç sistemi, adalet sistemi, yöneticiler, eğitim,süregelen materyalist sistem büyük dönüşümlere uğrayabilir. Bunun yerine daha özgür altyapılı ,kolektif, fütüristik ve ilginç sistemler önerilebilir. Fakat , işin içerisinde Uranüs olduğundan ve bu genişleme çok ani etkilerle kontrol edilemez boyutlara ulaşabileceğinden ,yeni sistem oluşturmakta zorluklar oluşabilir. Yine Uranüs’ün açılanmalarının yıl içerisinde tekrar edeceği bu dönemde daha önce tanımadığımız yeni bir lider profili ortaya çıkabilir. Ortaya çıkacak bu kadın profil siyasette süregelen eril enerjiyi kırabilir.
Bahsettiğim bu süreçte, ülkemiz ve dünya genelinde büyük ölçekli depremler yaşanabileceğinin de altını çizmek gerekir .
Bu süreçte bakış açımızda optimist bir hal görülecek fakat bu durum gerçeklik imtihanına tutulacaktır. Aşırı iyimser ve girişken durumun neleri göz ardı etmemize sebep olduğu etraflıca düşünülmelidir. İnandıklarımıza körü körüne bağlılığın neleri kaçırmamıza sebep olduğu analiz edilmelidir. Aldığımız risklerin ölçeğini belirlediğimiz sınırlar oluşmalıdır.
Jupiter’in 19 Aralık 2020 ‘den 14 Mayıs 2021’e ve sonrasında 28 Temmuz 2021’den 29 Aralık 2021 ‘e kadar olan transiti bireyleşme hızını arttıracak ve büyütecektir.
Bu süreç Jung analizlerinin de nihai hedefi olan birey olma kavramının altını çizecektir.Birey olma yolunda , insan bilinçli ve bilinçdışı tüm yönlerini kabul edip , kendi denge merkezini bilinç ve bilinçdışının tam ortasına konumlandırır.
Burada vermemiz gereken sağlıklı tepki gerçeklik ışığında özgür bir ruh geliştirmek ve bunu benliğimizle özdeşleştirmektir.Uranüs ,Merkür’ün bir üst oktavı olduğundan aklın yanında yüksek ve kolektif aklı da kabul etmektir.Yüksek bilgi ışığında felsefi bir görüş,bilimsel icat ve özgün sanatsal eserler oluşturmaktır.Jupiter eşliğinde bunun genişlemesinin önünü açmaktır.Bilinç sıçraması yaşamaktır.
Dolunay sürecinde topraklanma ve merkezlenme çalışmaları yapılabilir.
Vishuddha (boğaz) ve Svadhistana (kuyruksokumu) chakralarına yönelilk enerji egzersizleri , adaçayı , okaliptus,sandal ağacı tütsüleri ,turuncu ve mavi renkleri kullanmak fayda sağlayacaktır.Bunun yanında bol su içmek (ayrıca turuncu meyve- sebze suları veya blueberry tüketmek) ve bu yüksek enerjiyi dengelemek adına tuz kullanarak duş almak etkili olacaktır.
★ Eğer sınırsız uzay ve sonsuz gökyüzü gibi açılırsak, bilginin ve içgörünün en derin düzeyiyle ödüllendiriliriz. Benliğinizdeki ışığı keşfetmenin hazzını yaşayacağınız bir yıl olması dileğiyle …









