24 TEMMUZ 2021: KOVA BURCUNDA DOLUNAY

24 Temmuz 2021 saat 05.37’de evrensel bir burç olan Kova’nın 1. derecesinde Buck Dolunay’ını deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Yengeç burcunun 27. derecesi bulunuyor.

Dolunaylar ; Ay’ın Zodyak kuşağında Güneş’in tam zıttı bir konumda parlamakta olduğu, ışıklarının onun tamlığını yansıttığı dönemlerdir. Dolunay’da Ay, ışığıyla zaferle parlarken, aslında aynı zamanda karanlığa doğru gidişini başlatmış olmaktadır. Bu zamandan itibaren, ışık giderek azalacaktır. Bu Kral Güneş’in , Kraliçesini aşkının doruğunda kutsamasıdır. Aynı zamanda ölüm demektir. Güneşin tahılın hasadı için enerjisini göndermesi, öte yandan yeni bir yaşam biçimi için ölünmesi anlamındadır. Tamamlanma döngüsüdür.Bununla birlikte, aynı zamanda, henüz gerçek olmayan ancak yaklaşan sonun ve diğer tarafın farkına varma zamanıdır.

Dolunay’da başkalarıyla olan ilişkilerde önemli krizleri deneyimlenir. Bunun temel nedeni Dolunay’a kadar geçen sürede, kendi benliğimiz içindeki bütünleşmeyi tamamlamadan ve bunun farkına varmadan geçirmektir. Kendi amaçlarımıza dair açıklık ve objektiflik konularını ilişkiler üzerinden deneyimlemek  muhtemelen diğer fazlardan ziyade “dolunay” fazında yer alır. Bu süreç en üstün olan amacın keşfidir. Tamamlanma, hatta bolluk yeterli değildir. Yaşamının nedenine dair aydınlanmaya ulaşmak zorundayızdır.

Dolunaylar Terazi/Akrep enerjisi taşır. İkilemlerin olduğu bir fazdır. Bu dönem bilinç-bilinçaltı çekişmesi yaşarız. Duygu ve düşüncelerimiz birbirine zıt , dualite kavramı belirgin hale gelir. İki seçenek arasında tercih yapmak durumunda kaldığımız dönemlerdir. Yeniay döneminde ekilen tohumların meyvelerini toplarız. Sonuçlanma,bitiş enerjisi taşıdığından benliğimizde vazgeçiş teması ağır basar.

Kova , yang enerjiye sahip bir burçtur.Ebedi gözlemci ve tanık enerjisini taşır.Bu burç arketipinde bir konunun bir adım ilerisini kavrayabilir ve çatışmaları ,süreçleri bağımsız bir perspektiften görebiliriz. Bu objektifliğin nedeni hiç bir dışsal nedene bağlı kalmamasından ileri gelir. Bu nedenle de “Gerçeği görme” yeteneğine sahiptir. Ego savunmalarının ötesini ve özü görür. Hatta bu arketip görmemediğimiz veya görmeye hazır olmadığımız şeyleri de gösterir.

Kova burcu semboliğinde (Saka,su taşıyıcısı )bir dizi üstüne eğilmiş ve omzundaki ayaklı bir kabı dengede tutmaya uğraşan bir adam vardır. Buradaki önemli detay , kabın (testinin) her iki tarafının da açık olmasıdır. Semboliğin anlamına indiğimizde,gökyüzünden yeryüzüne akmakta olan evrensel bilinci içerdiğimizi hem de kanallık ettiğimizi okuruz. Astrosembolizmde daima olduğu gibi bu metafor da yerindedir.

Kova enerjisi ,insana özgü her türlü zayıflığı ve başarısızlığı görebilen geniş bir bakış açısı demektir.Bu bakış açısında zihin gözlemcidir.Fikirler kritik kitleye ulaşana kadar tıpkı bir bilgisayarın içinde gibi birbirleriyle etkileşimdedir ve zihin başka bir anlayış seviyesine kuantum sıçrayışında bulunur.

Aynı zamanda , yeni ve daha iyi bir dünya ihtiyacını ifade eder.Olaylara bütünsel bakar ve alt kümlere ayırmaz.Şair Terrance’ın da dediği gibi Kova da “İnsana dair hiç bir şey bana yabancı değil” der.

An haritasına baktığımızda ;

Ay’ın Kova burcunun birinci derecesinde Altair sabit yıldızından etki aldığını ve içinde bulunduğu Kova burcunun modern yöneticisi Uranüs’e kare açıda bulunduğunu görüyoruz. Aynı zamanda an haritasında Saturn ve Plüton ‘un yani iki kötücülün arasında konumlanmış yani kıstırılmış durumda.

Öncelikle Ay’ın kavuşumda bulunduğu Altair yıldızından bahsedecek olursak Altair, Jupiter/ Mars karakterinde bir yıldızdır. Çok önemli bir alfa yıldızdır. Kartal (Aquila)Takımyıldızındandır.Altair, 0,77’lik kadiri ile, Kartal takımyıldızının en parlak, ve gökyüzünün de 12. parlak yıldızıdır. A-tipi ana kol yıldızı olup Yer’den 17 ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. Gözle görülebilen en yakın yıldızlardandır. Kartallarla alakalı, kuşlarla alakalıdır. Bu dönem kuşlara (flamingo) yapılan katliamın gerçek yüzü ortaya çıkabilir. Bu konu basında sıkça işlenebilir.Bu toplumda da büyük bir tepki uyandırabilir.

İlerleyen yıllarda doğaya dair olanın insan eliyle katledilmesinin sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.Özellikle 2024 sonrası böcek istilaları,aşırı ilaçlanmış ürünler nedeniyle yaşanan tarımsal resesyon gözler önüne serilecek.

Yine bu dönem toplumsal olayların ,tepkilerin fazlalaşması çok olası bir dönem olduğundan ; kadınlarla ilgili konular ön plana çıkabilir.Ay dolunay sırasında ufkun üstünde ve henüz Güneş doğmamışken gerçekleştiğinden bu uğursuz bir gökyüzü görünümü olarak kabul edilir.Kadının etkileceğinin altını çizer.Dişil enerji hakimiyeti kaotik durumlar oluşturabilir.Yükselen yöneticisinin Yengeç’in kritik derecelerinde olması ve Ay’ın içinde bulunduğu diğer konumlanmalar bu dönem kadın cinayetleri ve kadın haklarına dair konuları gündeme gelebilir.

Kova Dolunay’ının yöneticisinin retro konumda olması , modern yöneticiye kare açıda olması ve orb değeri açısıdan bastığımız toprağı,yaşadığımız ülkeyi ve evi temsil ettiğinden ülkede ekonomik ve tarımsal olarak zorlu günlerin işaretçisi olabilir.

Merkür’ün, Plüto ile karşıtlığı bu dönemde ortaya çıkacak bireysel ve toplumsal tepkilerin otorite figürleri tarafından baskı altında tutulmak isteneceğinin göstergesi olabilir. Merkür’ün yöneticisi Ay’ın da konumlanması itibariyle bir yandan dürtüsel davranışlar ve çıkışlar diğer yandan baskı ve üstünlük kurma çabasının ortaya çıkma ihtimali yüksek durumlar arasında sayabiliriz. Bunun yanında ,geçici de olsa dikkat çekmek adına , zekice tasarlanarak yapılan “bilinçli kötülük” bu dönemde ön plana çıkan bir kavram olabilir.

Bu hafta sert rüzgarlar görülebilir, yağışlar artabilir ,sel ve erozyon riski oluşabilir.

Sağlık astrolojisinde Kova burcunun ilk derecesi (Right tibial nerve) Sağ kaval kemiği siniri ile ilgili bulunduğundan , diğer konumlanmaları da göz önünde bulundurduğumuzda(Dolunay’ın klasik yöneticisi retro Saturn- modern yönetici Uranüs’e karede) kazalarla gelecek etkileri görülebilir ve bacağın bu bölümü hasar alabilir. Aynı zamanda kemik,diz ,deri bölgelerinde ani hasara sebebiyet verebilir.

Dolunay’ın psikolojik etkilerine baktığımızda bu dönem üzerimizde büyük bir baskı hissedebilir ve kısıtlanma duygusuyla özgürleşme ihtiyacına girebiliriz.An haritasında yedinci evin aktive olması sebebiyle,ikili ilişkilerimizde,bir yılı geçen ilişkilerimizde, imzalı ilişkilerimizde veya ortaklıklarımızda üzerimizden yük atma ve özgürleşme arzumuzu ön plana çıkabilir. Bugüne kadar sorgulamadan ve konfor alanımızı bozmadan sürdürdüğümüz kemikleşmiş kalıpları kırmaya teşebbüs edebilir,kendimizi derin bir uykudan uyandırabiliriz.Yaşam amacımızı sorgularken ve bilinmeyen artık bilinir duruma geldiğinden, neye kanallık ettiğimizi hangi bütüne bir parça olmak istediğimizi tekrar gözden geçirebiliriz.Karşı aksta bulunan Aslan burcundaki Güneş ego savaşlarını da tetikleyebilir. Ben ya da biz arasında seçim yapmak durumunda kalabilir, kendimizi biz için mücadele etmeye zorlayabiliriz . Dolunay derecesinin asteroid Chariklo ile kavusumda olmasi da buna ek gösterge olarak sunulabilir.

Ruhumuzda hissettiğimiz baskıya rağmen, yön gösterme isteğimiz de artabilir.Unutmayalım ki Altair eski dönemde kutup yıldızıdır ve kutup yıldızlarının en önemli özellikleri yön göstermeleridir.Aynı zamanda Altair yaz aylarında daha etkili çalışır.

Fakat ; dürtüsel davranışlarımız ,aşırı cesaretli halimiz ani kayıpların ve kazaların önünü açabilir. Sorgu mekanizmamız mevcut olandan daha fazla çalışacağından bilinçaltı çalışmaları için çok uygun bir dönem olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Şayet bir çalışma yaptırırsak, bilinçaltımızın deyim yerindeyse bir yanardağ gibi patlayacağını söyleyebiliriz. Chiron’un , Dolunay’ın retro yöneticisi Saturn’e yaptığı sekstil açının da bu duruma desteğini hissedebiliriz.

  Buck dolunayında ani maddi kazançlarımız ,para akışı oluşabilir.Fakat burada dikkali olmamaız gereken nokta ,gelen paranın kontrolünü sağlamamız gerektiğidir. Zira hızlı ve ani kazançlar ,ani kayıplara dönüşebilir.

An haritasının ikinci evinde seyreden Başak burcundaki Venüs ve Alan burcundaki Mars ikilisinin , Balık burcunun sıfır derecesinde seyreden retro Jupiter’e karşıtlık yapması bazı abartıları gündeme getirebilir.

Başak Venüs’ün simgelediği mantığa ve kontrole dayalı sevgi modeli, Mars’ın ateş enerjisini yansıtan , girişken tavrıyla buluştığunda ve Jupiter’e karşıtlık yaptığında büyüteç etkisi meydana gelebilir. Maddi aleme dair her şey daha fazla anlam ve önem kazanırken iç dünyamızda ve hareketlerimizde dengeyi korumaya özen göstermemiz gerekir. Duygusal coşkunluğumuzun kabardığını hissedeceğimiz bu dönemde kontrol ihtiyacımız veya sevgimizi göstermek amacıyla müsriflik yapma ihtimalimizin bulunduğunun da farkında olmak olumlu sonuçlara sebebiyet verir. Diğer bir farkındalık geliştirmemiz gereken durum da çevremizdekilerin özgürlük alanlarını daraltmamak olmalıdır. Daha özgüvenli de hissedebiliriz fakat bu durumu uç noktalara vardırarak kibirli, “en doğrusunu ben bilirim” şeklinde başkalarını eleştiren veya kontrol altına almaya çalışan tutumlar içine girmemeye özen göstermemiz fayda sağlayacaktır.

10 TEMMUZ 2021 YENGEÇ BURCUNDA YENİAY : AKIL EGODAN ÜSTÜNDÜR

10 Temmuz 2021 saat 04.16’da Yin grubu , kişisel bir burç olan Su grubunun öncüsü Yengeç’in 18. derecesinde bir Yeniay deneyimleyecegiz. Anın yükseleninde İkizler burcunun 28. derecesi bulunuyor.

Ay , Dünya’ya en yakın gök cismi olması nedeniyle eski zamanlardan beri kolaylıkla gözlemlenmis ve Astrolojik sembolizmde ön plana çıkmıştır. Ay’ın sıcaklığı ya da ışığının olmaması , bütün etkiyi Güneş’ten alıp yansıtması , alıcılığı vasıtasıyla sürekli dış tepkimelere açık olduğunu gösterir.Bu nedenle hareketleri ile insan psişesi arasında doğrudan bağ kurulmuştur. Ay’ın hareketleri insan psikolojisi üzerinde değişimlere neden olur. İnsan psişesi on iki burçtan oluşan karma bir yapıdır. Tıpkı Ay’ın değişen yüzleri gibi bizler de farklı duygu hallerine bürünürüz.

Yeniay , Ay ve Güneş’in Dünya’dan bakıldığında birleşiyormuş gibi görünmesiyle başlar ve aralarındaki açı 45 derece olana kadar devam eder. Bu esnada biz Ay’ı göremeyiz. Zaten bunu pek düşünmeyiz çünkü burada Koç ve bahar enerjisi barınır. Dolayısıyla tohum atma döneminde oluruz.

Yeniay dönemlerinde güdüsel davranmaya açık hale geliriz . Subjektif davranıp her şeyi duygularımızla değerlendirebiliriz. Dolayısıyla , olayları başkaları tarafından görmekte zorlanabiliriz.

Yengeç burcu Ay tarafından yönetilir , dişil enerjiyi ve kadınlığı sembolize eder. Hormonal sistem, mide , doğum ve annelik , vucut sıvıları , duygusal rahatsızlıklar , aile ,yuva gibi konular Ay’ın kontrolündedir. Bunun yanında geleneksel değerler , aileden gelen duygusal kodlar , hafıza, empati , merhamet , besleme ,büyütme kadınlarla olan ilişkilerdeki duygusal hassasiyetler ve anne -çocuk ilişkileri , çocuk esirgeme kurumu ,sayfiye yerleri, denize kıyısı olan yerler , restaurantlar , aşçılar , bakıcılar ,antikalar ,bağımlılıklar dış dünyadaki tezahürleri arasındadır.

Yengeç bir su grubu burcu olduğundan tıpkı suyun emilen , karışan ve bütünleşen doğasının da ifade ettiği gibi sevmek ve sevilmekle ilintilidir. Her şeyin birlikte ve bağlantıda olduğunu hissetme ihtiyacı büyüktür. En temel ihtiyacı bireysel , koruyucu ve sahiplenici bir şekilde sevmektir. Yani varolan her şeye annelik içgüdüsüyle yaklaşır. Bu korumacı ve kendini adayan bir sevgidir.

Yengeç kişisel bir burç olması dolayısıyla buradaki sevgi de kişiseldir ; bir annenin çocuğuna sevgi duymasının temelinde onun kendi çocuğu olması yatar.Hassas bir enerji mekanizması olduğundan her türlü etkiye aşırı tepki verebilir , duyarlılık gösterebilir ve incinebilir. Fakat , tüm bu özelliklerinin yanında öncü bir burç olmasına karşın ihtiyaçlarına tatmine geçerken endirekt harekette bulunur. Çekingen ve güven arayan yapısı nedeniyle duygusal bağ kurmak için tedbirli bir biçimde harekete geçer ve şefkatli bir tepki ortaya çıkaracak pasif aksiyon başlatır. Temel güdüsü başkalarıyla harmoniyi yakalamak , etkin bir şekilde uyumlanmak ve duygusal denge kurmaktır. Bunu yaparken çevresinin rengine ve moduna bürünür. Bu nedenle Yengeç enerjisi , bilgiyi duygusal seviyede absorbe eden büyük bir alıcı gibidir. Zaman zaman kendi hislerini ayırt etmekte zorlanabilir ve bu durum onu psikolojik olarak aşağı çekebilir.

Koşulsuz sevgi ihtiyacı nedeniyle Yengeç bağımlılık ihtiyaçlarını da sembolize eder. “Bağımlı” kelimesi küçük düşürücü bir durum gibi algılansa da insanlar sevgi ve destek arayışında birbirlerine bağımlı konumdadırlar ve her halükarda kolektif bilinçle hareket ederler. Buradaki bağımlı sözcüğünde bağımlı bir ifade söz konusudur. Ancak bu temel ihtiyaç engellendiğinde yoğun bir biçimde hissedildiği için bazı kusurlar ortaya çıkabilir. Yengeç reddedilmeye karşı aşırı duyarlıdır. Bu hislerinden bunaldığında bayılan “Güneyli Kadın” arketipine benzer.

An haritasına baktığımızda ,

Yeniay ‘ın Yengeç burcunun 18. derecesinde oluştuğunu ve Wasat sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz. Balık burcunda transitine devam eden Neptün ile trine ve Boğa burcunda bulunan Uranüs ile sekstil açıda bulunuyor.

Wasat sabit yıldızının en önemli özelliği zehirli gazlar ,zehirlenmeler , gaz patlamaları ile ilgili olmasıdır. Aynı zamanda kimyasal savaş ve saldırıları da temsil eder. Yeniay derecesinin Neptün ve Uranüs ile olan temasları bu gibi durumları gözler önüne serebilir. Zehirlenme konuları, ilaç firması sahipleri veya kimyagerler aniden ön plana çıkabilir. Yine gıda zehirlenmeleri ,su ve sıvılar, sahte alkol konuları can sıkıcı sonuçlar doğurabilir.Bunun yanında Wasat ,kamusal meseleler ve insan hakları ile doğrudan ilintili bir yıldızdır. Bu doğrultudaki toplumsal eylemlere şahitlik edebiliriz.

Kişisel bazda ise ,bu dönemde küstahça davranışlardan uzak durmamız , ani tepkilerden uzak ve objektif kalarak hareket etmemiz fayda sağlayacaktır. Diğer insanların da bakış açılarını bu yönde algılamamız mümkün olduğundan , olabildiğince farkındalıkla yaklaşmak yararlı olacaktır. Yine aynı etkinin olumlu tezahürlerini kullandığımızda manevi gelişim ve farkındalık adına büyük adımlar atabilir ve varlığımızın anlam arayışı yönünde bu psikolojik süreci olumlu yöne çevirebiliriz.

Öte yandan gökyüzünde geçtiğimiz günlerde kesinleşen T-kare açı kalıbının özellikle ikili ilişkileri oldukça ani gelişimlere sürükledi .Yeniay’da Venüs ve Mars hala birlikte hareket edecekler. Bu ikili Duphe sabit yıldızından etki alırken , Saturn’e karşıt ,Uranüs’e ise kare açıda bulunacaklar.

Dubhe önemli bir yıldızdır. Büyükayı’ nın en önemli yıldızıdır. Bu yıldız egoyu çok yükseltir ve güçlü bir enerji yaratır.

Diğer ismi Dabpe olarak bilinir , Dabbetul arz ile alakalı bir yıldızdır.Büyük Ayı’nın yedi kutsal rishisinden biridir.

Duphe , bu dönemde güzellik, sanat, estetik gibi konularda çok büyük bir şans yaratacaktır ama çok kibirli, egosu yüksektir.Bu nedenle tolare edilmesi de zorlaşacaktır. Bu dönem kendimizi toplum içinde göstermeye,sahnede olmayı normalden çok daha fazla isteyebiliriz. İstediğimizi almak için otorite figürleriyle karşı karşıya gelebilir deyim yerindeyse isyan bayrağını açabiliriz. İkili ilişkilerde ya da başlamasını istediğimiz bir ilişki için oldukça baskıcı davranabilir,istediğimizi alamadığımızda çok ağır aşağılık kompleksleri yaşayabiliriz. Bunun yanında ikili ilişkilerimizde üstünlük kompleksi gibi durumlar da tetiklenebilir.

Duphe’nin Venüs ile olan birlikteliğinde gücü kontrol edilmelidir.Aksi taktirde çok yıkıcı sonuçlar doğurabilir.Daha fazla sevilmek ve dikkat çekmek isterken , yalnız ve antipatik bir kişiye dönüşebiliriz. Bu süreçte harcama isteğimiz ,lükse düşkünlüğümüz ve Venüs ve Mars’ın yöneticisinin konumlanması itibariyle alkol tüketimi artabilir. Bu dönemde kardiyovasküler rahatsızlıklar , kalp, akciğer hastalıkları artabilir.

Merkür’ün Neptün ile olan kare açısı da bu dönem vaka sayılarını arttırabilir.

Anın yükseleninde bulunan İkizler burcunun kritik 28. derecesi ise bize bu Yeniay sürecinde bazı tamamlanmalar yaşanacağını , sonuçalarını görmeyi ertelendiğimiz konuların karşımıza gelebileceğini gösteriyor. Yönetici Merkür’ün de yükselen üzerinde konumlanması ve retro Jupiter ile trine açısı bu durumu desteklemekte.

Yükselen derecesi Polaris yıldızından etki alıyor.Polaris yön bulmak ,rehberlik etmek ile bağlantılı bir yıldızdır.Olaylara geniş açıdan bakabilmek ve bir anlam geliştirmek için de çok uygun bir dönem olabilir. İlgilendiğimiz konularda büyük bir hevesle konuşmak isteyebiliriz. Bir şeyin özünü algılamakta istekli olacağımız için eğitim programlarına dahil olabiliriz. Doğrunun ve anlamın peşinde olmak temel ihtiyacımız olabilir . En iyisini ümit edebilir, büyük fikirler üretebiliriz . Fakat Jupiter retro harekette bulunduğundan ilgi alanımız oldukça geniş olabilir . Jupiter yayılmayı ,sınırları aşmayı ,büyümeyi temsil ettiğinden bu büyüme kontrolsüz gerçekleşebilir.

Bunun yanı sıra , Merkür’ün Neptün ve Pallas ile kare açıda bulunması veri toplarken yanılgılara düşebileceğimizin de işaretçisi olabilir. Şişirilmiş içi boş düşünceler risk teşkil edebilir , bir amaca odaklanırken zihin körlüğü yaşayabiliriz. Bu nedenle fikirlerimize gelebilecek eleştirileri kabul etmekte zorlanabilir,en doğru olanın kendi bildiğimiz olduğunu savunabiliriz. Üstelik bunu bilgimiz ya da fikrimizin olmadığı konularda yorum yaparak gerçekleştirebiliriz. Konuyu üst boyutlara taşıyarak yalan söylemeye meyledebiliriz. Psikolojik problemlerimiz tetiklenebilir.Yine asteroid Pholus’un Merkür’e karşıtlığı kırıcı olabileceğimizin altını kırmızı kalemle çizdiğinden , iletişim dilimize dikkat etmemiz özellikle duygusal ilişkilerimizde sonrası için fayda sağlayabilir. Çünkü burada oluşacak durum kendimizle yüzleşmek ve arınmak adına büyük bir fırsat olabilir.

Unutmayalım ki Pholus , varoluş yolculuğumuzda bize eşlik eden ve ilişkilerimiz vasıtasıyla kendilerini ifade eden içsel arketiplerimizin dışsal yansımasını anlatır. Ve temelinde dünyasal realitemizi oluşturan ruhumuzu ve onun özgün doğasını açığa çıkartmak için çalışır.

Pholus, Zeus’un çocuğudur ve Zeus’un “Tanrıyı oynayan” tarafını ifade eder. Anneleri birer su perisi olan centuarlar yaradılışları gereği tam olarak bir tanrı değillerdir ve hayvani doğaları her zaman ağır basar. Özellikle bunlardan, eksikliğini kapatmak için tanrıyı oynayan Pholus, ilişki içinde olduğu kişiye acılar çektirerek onun ilahi olana yaklaşması için bir anlamda kendini feda eden bir arketipi anlatır ki dişil enerjinin özellikle gidip gidip kendine eziyet veren ve acı çektiren eril enerjiye aşık olmasının temelinde, ilahi birlik duygusuna onları yaklaştıracak partnerleri kendilerine bilinçdışı çekmeleri yatar. Bu da Pholus sembolizminde görünür.

Bu noktada, hayatımızda bize acı çektiren bir Pholus arketipini, mitolojisi gereği öldürmemiz gerektiğini vurgularız.

“ Her bir centuar öldüğünde ortaya büyük bir farkındalık ve uyanış çıkar.”

BALIK BURCUNDA YENİAY: HAKİKATLE AYNI AKIŞTA OLMAK

13 Mart 2021 saat 13.19’da su grubunun değişkeni  ,Yin enerji hakimiyetindeki Balık burcunun 23. derecesinde bir Yeniay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Yengeç Burcunun 14. derecesini görüyoruz.

Balık burcu arketipinde aşkınlık , sonsuz sevgi ve güzellik ,birleştirici bilinç ,affedicilik ,feda etme , teslim olma ,yaşamla/doğayla bir olmayı barındırır. Hakikatle aynı akışta olma hali vardır. Varsın olsun , akışına bırak , Tanrı’ya havale et gibi ifadeler , kendini evrenin karşılıksız sevgisine bırakmış Balık’ın ifadeleridir.

Balık akışta olmayı , tutkusuz ve çabasız çaba içinde olmayı ifade eder. Evrensel bir su grubu burcu olan Balık bütün ile bir olma arzusundadır. Bu kişisel bir sevgi değil herkesi kapsayan ve ayrım yapmayan bir sevgidir. Balık’ın sevgisi her şeyi kapsadığından , hiç kimse ve hiçbir şey bunun dışında kalamaz. Her şey kabullenilip hiçbir şey ile özdeşleşilmeyince de arzular ortadan kalkar. Olan her şey kişinin bir parçası ise geriye arzulanacak ne kalır ki ? Zaten her şeyi vardır .Bütün ile bir oluş hali birleştirici bir bilinç oluşturur.

Balık’ın her şeyi kapsayan bu hali , onu olan biten her trajik duruma karşı hassas kılar. Kurbanlarla özdeşleşmek ve kendine yardımı dokunmayanlara yardım etmeye çabalamak Balık’ın tabiatında vardır. Fakat , kendini başkalarına adamaya dayalı bu sevgi alışverişi sırasında kendine zarar veren insanlarla  kişisel seviyede bir araya geleceğinden kurban tarafından kurban edilme durumu orataya çıkar. Psikolojide bu duruma “bağımlılık” denir. Bu yardımda bulunan kişinin yardıma ihtiyacı olanın bağımlılık eğilimini daha da pekiştirmesidir. Yardım eden ile edilen arasında bilinçaltı düzeyde bir özdeşleşme vardır. Bunun nedeni , Balık’ın kurbanın çektiği acıdan kendisini sorumlu tutmasından kaynaklanan bilinçaltından gelen suçlamadır. Kısaca Balık enerjisi , kısa sürede yardıma muhtaç olanın enerjisine uyumlanır . Bu polarizasyon aşamasında ise negatife uyumlanarak kendine zarar verme eğilimine girebilir.

Budizm’e göre bilinç , özne ve nesne arasındaki ilişkidir. Bu iki terim birbirleriyle bağlantılıdır. Özne olmadan nesne , nesne olmadan özne var olamaz. Ego ya da Budist terminolojisine göre “satva” bu polariteyi kabullendiği için vardır. Egosal bilinç , realiteyi zıt yönlere böler. İyi – kötü , umut – korku , yaşam – ölüm gibi. Bu zıt kavramlar birbirlerine bağlıdır çünkü birinin hakim olabilmesi için diğeri ortadan kaldırılmalıdır. Budizm’e göre dualiteden özgürleşmek bu zıtlıkların zihnin bir oyunu , kişinin kendi kendine yarattığı bir illüzyon (maya) olduğunu görme yeteneğine bağlıdır. Zıtlıkların farkındalık seviyesinde nötralize edilmesiyle düalite yanılsaması ortadan kalkar ve kişi nirvanaya ulaşır.

Bu , tipik bir Balık yaklaşımıdır. Kendimizden vazgeçmemiz için , tam bir olgunluğa erişmiş olmamız gerekir. Özfarkındalığa erişmek düaliteyi anlamaktan geçer. Ayrı bir kimlik oluşturmak için , kendimizi diğerlerinden ayıran sınırların kesin ve belirgin olması gerekir. Aksi ihtimalde ise , öznel ve nesnel gerçeklik birbirine karışır , yaşamda kendimizi gerçekleştiremediğimiz noktalara çekilebiliriz .

Balık enerjisi aşkın bir ideale kanalize olma isteğiyle birlikte , aldanmaya , zayıflığa , kararsızlığa ve hakikati reddetmeye eğilimlidir . Balık , sonsuz aşk ve güzellik gibi aşkın ideallere duyduğumuz hasreti ifade ettiğinden , kendimizi bu ideallerden alıkoyan şeyleri görmemize engel olabilecek bir tabiata sahiptir. Bu nedenle gerçekler ideallerden farklılık gösterdiğinde , gerçeklerin yerine idealleri koymak oldukça mantıklı gelebilir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay derecesinin Balık burcunun 23. derecesinde oluştuğunu görüyoruz ve ezoterik astrolojide önemli bir yere sahip değişken karakterli su yıldızı Markab Sabit yıldızı ile etkileşimde bulunuyor. Aynı zamanda Plüto ile sekstil açı içerisinde konumlanıyor.

Enteresandır ki; tüm su karakterli yıldızlar ezoterik bilgilerde yaşamın kaynağı olarak nitelendirilirler. Su karakterli yıldızlar, kişiliğin, ruhsal tekamülünde gittiği yönü göstermesi açısından çok önemli yerlere sahiptirler.Enerjisel olarak bu yıldız , bilinçdışından gelen ilahi bilgiyle doğrudan bağlantılıdır. Aynı zamanda Pegasus’un kanatları ile ilgilidir. Büyük acılardan sonra gelecek ödüllerle alakaldır. Fakat bunun yanında ruhsal bir bunalım hali de getirebilir.

Bu etki doğrultusunda bu dönem özellikle ikili ilişkiler açısından yüzleşmek istemediğimiz , kaçtığımız her türlü durumla yüzleşmek zorunda kalabiliriz. Plüton açıları genel olarak olumlu da olsa sert enerjileri barındırdığından bu bizim için çok kolay olmayabilir. Aynı zamanda ; derinlerimizde yatan , reddettiğimiz duygusal bağımlılıklarımız ve zayıflıklarımızla yüzleşebilir , bunun sonucundaysa dönüşüm ve özgürleşme fırsatı yakalayabiliriz. Önemli olan kendimizi kandırmaktan vazgeçmeye gönüllü olmaktır.

Yeniay’ın yöneticsi Jupiter’e baktığımızda ise Castra sabit yıldızı ile etkileşimde bulunduğunu görüyoruz. Castra bu noktada kontrol edilemeyen öfke , yıkıcılık ya da her şeye muhalefet etme isteği verebilir. Fakat , bu güne kadar bağlı olduğumuz , inandığımız her sisteme karşı bir uyanışı da tetikleyebilir. Sürecin rahatlaması adına , bilinçaltı şifa tekniklerinden yardım alabiliriz. Bunun yanında sanatsal faaliyetler ile zaman geçirmek büyük ölçüde etkili olabilir.

Diğer konumlanmalara baktığımızda ; yeniay derecesinin yücelimde olan Venüs ile kavuşumda bulunduğunu görüyoruz. Aynı zamanda Venüs , Neptün ile paralel çalışıyor.

Bu dönem başlayan ilişkiler deyim yerindeyse ayaklarımızı yerden kesecek şekilde gelişebilir. Ait olma ihtiyacının oldukça artacağı bu dönemde , karşımızdaki insanın kim olduğuna dair derin bir analiz yapamayabiliriz. Zira Neptün , sis etkisidir. Bulunduğu her yerde görüş mesafesini düşürür. Aradığımız şey asıl olarak kendimizden üstün bir güce bir teslim olma hali olduğundan , akışta kalmak daha gerçekçi bakmamıza fayda sağlayabilir. Mars’ın Satürn ile bulunduğu trine açı , sabır ve zamanlama konusunda bizlere destek olabilir.

Haritadaki diğer konumlanmalara baktığımızda ise ,Balık’taki stelyuma ve aynı zamanda kendi yöneticisine trine açıda bulunan ASC noktası ise Sirius yıldızından etki alıyor.

 Sirius gibi büyük ak yıldızlar, analitik aklı, iletişimi, toplumsal ilişkileri, bunun yanında da kültürel ve entelektüel gelişmeyi temsil eder. Bu konumlanma ve açılanmasıyla Sirius , mücadele eden ve entelektüel bilgi sahibi olanın, mücadelesinde hak ettiği gerçeklikle karşılaşacağını haber vermesi açısından çok önemli bir yerleşimde bulunuyor.

Asc yöneticisi Ay’ın da yerleşimini hesaba kattığımızda ,daha yüksek bir gerçeklik perdesine çıkabilenler için ödül zamanı olduğunu söyleyebiliriz. Sirius etkisindeki asc noktasının , Plüto ile kontra paralel açılanması ise daha önce de söz ettiğim gibi , meyveleri toplamanın bir mücadele ve derinleşme sürecinden sonra gelişeceğini işaret ediyor.

Asc’nin Kad ile paralel çalışması kararlı , bir şeylere önderlik etmemizi ve ön ayak olmamızı destekleyebilir. Mars ile Satürn arasında trine açı, en zor işleri yapma ve harekete geçme, mükemmel olma isteği ile tamamlama gücü, tutkusu ve azmini verecek ve gelişim kaydetmenin en etkili yollarını bulduracak özveriyi sağlayacaktır. Satürn’ün Uranüs ile square açısı ise kalıpları yıkma cesaretini destekleyecektir.

Bu dönem kozmik bilgi akışı oldukça ivme kazanacağından , rüyalarımız işaretleyici olabilir. Genel olarak uyku ve uyuşukluk hali , düşüncelerde bulanıklık , alkol ve antidepresan kullanmaya meyil görülebilir.

Türkiye gündeminde en dikkat çekici konu başlığı olarak, kadın haklarıyla ilgili olumsuz yonde verilecek kararlar büyük yankı uyandırabilir.

Finans sektorunde hizmet veren şirket yoneticilerinde ya da Merkez Bankası’nda pozisyon değişiklikleri görülebilir.

27 ŞUBAT 2021 : BAŞAK BURCUNDA DOLUNAY

27 Şubat 2021 saat 11.17’de ruhun maddeye dönüşümünü sembolize eden Toprak grubunun değişkeni , Yin enerjinin hükümdarlığındaki Başak Burcunun 8. derecesinde bir Dolunay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde İkizler burcunun 1. derecesini görüyoruz.

Yin grubu ; kontrol sahibi ,sınırlandıran, konsolide eden bir enerjiye sahiptir. Psişenin parçalanmasını ve dış dünyaya yayılmasını engeller. Bizleri bir patlamadan ve çözülmeden koruyan psişik bir yapışkan etkisi gibi , bedene ve duygulara bağlanmamızı sağlar. Maddi güvenlik , mükemmellik idealleri uğruna mücadele ettirmek gibi özelliklere sahiptir. Aynı zamanda kişisel gelişim ve üretkenlik kapasitesi verir. Çalışma ve bilinç odaklı hale gelmemizi sağlar.

Acı çekme ve korku ile ilintili olduğundan tedbirli davranmaya , kendimizi korumaya odaklanmamıza neden olur. Dolayısıyla şüpheci ve çekingen bir tavır sergiletir. Yansıttığı özellikler gölge yanlar gibi görünse de kötü diye nitelendirilemez. Bunun nedeni dişil özelliğin tedbir , korku ve sıhhatten endişe duyma ile ilişkili olmasında yatmaktadır.

Aynı zamanda Toprak elementi de kaynakların etkin kullanımı ve üretken hale gelmesi ile ilgilenir. Bu tür kaygılar olmaksızın büyüme gerçekleştirilemez fakat bir yandan da katı tavırlar , arzuların fiziksel dünyayla sıkı sıkıya bağlanması ,sürekli düzeltmeve mükemmele ulaşma çabası sonucunda işler istediğimiz yönde gelişmediğinde acılı bir dönüşüm sürecine sebebiyet verebilir. Bunların sonucunda ; obsesif – kompulsif bozukluk ,sürmenaj, sürekli endişe durumu , zayıf hayal gücü ,inatçılık , aşağılık kompleksi , mükemmelliyetçilik sonucu hiçbir şeyi beğenmeme gibi gölge yönleri doğurabilir.

Başak bir sistem burcudur. Düzeltmek , düzenlemek ve iyileştirmek için çalışmak temel motivasyonudur. “Sizin için ne yapabilirim ? Nasıl yardımcı olabilirim ? ” cümleleri adeta mottosudur. Bu bakış açısına göre , yapmaya değer her şey daha iyi yapmaya değerdir. Fakat yanlışlara odaklı olduğundan , konu bireysel eylemlere döndüğünde doğal bir aşağılama yaşanır ve bunu bile isteye kendini aşağılama , hor görme şeklinde gerçekleştirir.

Değişken bir burç olması sebebiyle koşullara çabuk adapte olur. Fakat , detaylara bakmaktan resmin bütününü göremez. Parçaları bütünden ayırabilmek için yüzeyin altını derinlemesine inceler. Bu atomcu yaklaşımdır. İnceleyip araştırmasının ardında etkinlik arzusu yatar.

Ortaçağ astrolojisinde Başak – Balık aksı köle – efendi aksıdır. Burada köleliği, çok çalışmayı ifade eden arketip Başak burcudur. Üstelik bu köleliğin gönüllü bir yanı vardır ve övülmekten çok hataların fark edilmesini ister.

Başak arketipinde etkin işlevsellik bedenin nasıl çalıştığı ile ilgilenmesine de yol açar. Vitaminler, gıda takviyeleri ,vejetaryenlik gibi konulara da oldukça eğilimli olan Başak enerjisi , beden kimyası , sağlık ve zindelik , koruyucu tıp ,hijyen ve fizyoloji konularına da eğilim verir.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay’ın 8 derece Başak burcunda gerçekleştiğini görüyoruz ve Aura Borealis bölgesinde Thuban Sabit Yıldızı ile etkileşimde bulunuyor.

Thuban’ın kurşunu altına çevirmek gibi sembolik anlamları vardır.Niteliksel olarak derindekileri arama , sağlık konuları ,doğa bilimleri,vejateryenlik,Maliye Bakanlığı , ekonomik stratejiler,peysaj konuları , define avcılığı,bitcoin, simya gibi alanlarla doğrudan bağlantılıdır. Dolunay fazında bu konularla ilgili belirleyici gündemler görebiliriz.

Kişisel olarak doğada vakit geçirmek isteyebilir , bahçe ve bitki bakımları ile ilgilenebilir, kişisel sağlığımızı iyileştirmek adına derin ve titiz araştırmalar sonucu yeni bir sisteme geçiş yapabiliriz.

Aynı zamanda, detaylar konusunda çok hassas davranabilir ve ökült ilgi alanlarına yönelebiliriz. Ay ‘ın Uranüs ile olan trine açısı neticesinde farklı bakış açıları geliştireceğimizden ; homeopati ,aromaterapi ,ayurveda gibi altertanif tıbbı şifa yöntemleri ilgimizi çekebilir. Et tüketimini azaltma veya yaşamlarımızdan çıkarma kararı alabiliriz.Ceres’ in Koç burcunda transit etmesi acılı ve baharatlı beslenmeyi isteği uyandırabilir fakat asidik sorunlara yol açabilir.

Ay’ın dispozitörü Kova burcunda transitine devam eden Merkür’e baktığımızda ise Jupiter ve Satürn ile stelyum içerisinde bulunduğunu görüyoruz ve Uranüs’e zorlu görünümde bulunuyorlar.Aynı zamanda Merkür , Jupiter ile paralel çalışıyor.

An haritasında yükseleni de dispoze eden Merkür , Kova burcundaki retrograde hareketini bitirdikten sonra düz seyrine dönerek temsil ettiği iletişim konularında biraz daha rahatlama sağlayacaktır .Fakat yine de Güneş ve Venüs’ün dispozitörüyle birlikte bulunduğu stelyumun Uranüs’e yaptığı sert açı nedeniyle , azınlık ya da marijinal olarak görülen toplulukların adalet,eşitlik ve özgürlük arayışını devam ettirecektir.

Burada kadın figürler yine ön planda olacaktır. Bunun yanında bu dönem ekonomik olarak yeni stratejiler belirlenebilir ve piyasalarda ani dalgalanmalar oluşabilir.Ortak kaynakların kullanımı ve köklü kurumların hijyenik üretimine dair kafa karıştıracak gündemler oluşabilir. Daha adil bir sistem için belirli taraflarca görüşler dile getirilebilir.

Kişisel yaşamlarımızda ise artık geçmiş konuları bir kenara bırakarak , cesur fakat herkes için daha adaletli bir rota çizmemizin yolunu açabilir.

Ay’ın konumlanmasının karşı aksında ise Güneş ve Venüs kavuşumunu görüyoruz. Güneş Skat , Venüs ise Fomalhaut yıldızından etki alıyor.Güneş ile etkileşimde bulunan Skat etkisi ruhsal olarak yükselmemizi sağlayacaktır. Uranüs’ten sekstil açı alan Güneş ile sezgilerimiz oldukça güçlenebilir , kavuşumda bulunduğu Venüs’ün de Fomalhaut’tan etki alması sebebiyle haberci rüyalar görebilir, yeni ruhsal kanallar açabiliriz.

Ay’ın Venüs ile kontra paralel ve aynı zamanda opposition konumu nedeniyle yeni temellendirilecek ilişkilerde reddedilme korkusu ya da varolan ilişkilerde yeterli olduğumuzu düşünmeme gibi durumlar yaşayabiliriz. Bu nedenle ; ilişkiler için daha fazla şey yapma ihtiyacıyla adanabilir hatta yer yer mantıksız hareketlere eğilim gösterebiliriz. Yine bu dönemde kendimizi güzel bulmayabilir , dış görünüşümüzü dert edebiliriz. Daha iyi görünmek adına estetik operasyonlara başvurabiliriz.Evimizi düzenleme, işlerimizi tasnif etme konusunda motive olmuş hissedebiliriz.

Mars’ın konumlanmasına baktığımızda ise dispozitörü Venüs ve Güneş ile ile zorlu görünümde ve Kaput Algol üzerinde transit ettiğini görüyoruz. Algol , malefik bir yıldızdır. Astrolojik bakış açısıyla şeytan olarak tanımlanır. Mitolojide “Medusa the Gorgon” dur. Medusa’nın kesik başıdır.

Düzenli bir şekilde parlaklık değiştiren ve kötülük dolu yıldız ünvanını alan Algol, Perseus Takımyıldızı içinde yer alır. Algol kelimesi, aslında eski Araplar tarafından ra’s al-ghul / ghoul’ s head/ gul’un başı olarak adlandırılmıştır.

Ghoul, Eski Arap inançlarında ıssız yerlerde bekleyen, şekil değiştirebilen ürkütücü bir şeytandır ve bizde bilinen “gulyabani” terimine kaynak olmuştur. Yıldız, İngilizcede -the ghoul star- adıyla da anılır Ghoul, Mezopotamyada Gallu adı ile, yeraltı dünyasının yedi şeytanını anımsatır. İbrani kaynaklarında rosh ha satan; şeytan kafası, Latin dillerinde caput larvae; hayalet başı, Çinlilerde ise tseih she; yatık ceset adlarını alır.

Algol ağrı verir, acı verir, zehirlenmeler verir.Algoloji acıyı dindirme Algol’den gelir. Boyun kırılmaları, kafa kesmeler ile birebir ilgilidir. Mars ile çok ağır etkilerle çalışabilir. Özellikle ikili ilişkilerde intikam, öfke ,kin ,nefret,tutku,şehvet gibi gölge duygulara dair enerjileri uyandıracaktır.Fakat ,dikkat etmemiz gereken nokta ilerlemeyen ilişkilerde ısrar etmemek , kişisel iradeye saygı duymak ve bu yolun aksini sağlayacak negatif enerji çalışmalarından uzak durmak olacaktır. Ayrıca, yasak ilişkilerden de uzak durmak benefik etkiler yaratabilir.

Venüs Balık burcunda yücelimde oluşu ve kraliyet yıldızı olan Fomalhaut ile kavuşumu , haksız yolla elde edilen iradeye ve göz göre göre yapılan aldatma ya da kötülüklere karşılık büyük bedeller ödeterek yıkım etkisi gösterir. Dolayısıyla gölge duyguların kurbanı olmamanızı öneririm.

Bu dönemde boyun bölgesi ile ilgili sorunlar , boyun hasarları artabileceğinden olası risklere karşı tedbirli davranmak büyük önem teşkil edecektir. Büyük duygular ve öfke tiroid,guatr gibi rahatsızlıkları da tetikleyebilir.Diğer gorunumleri de hesaba kattığımızda bağırsak ve sindirim sistemi sorunları ve zehirlenmeler meydana gelebilir .

Toplumsal bazda çeşitli grupların terör eylemlerine de şahit olabiliriz.Kadın cinayetleri işlenebilir.

Fakat Algol’ün aydınlık tarafta kalan yüzü olarak Mars’ın Plüton ile yaptığı trine açıyı baz aldığımızda , irade gücümüzü rahatlıkla kullanabiliriz.İlgilendiğimiz ve uğraştığımız her şeyi yenilemek değiştirmek mümkün olacaktır.

Hayatın dinamik yönlerini bilerek ve uygulayarak bedenlerimizi ve zihinlerimize “reset” atabiliriz. Burada yine doğa ile iç içe olmak ya da kısa geziler gündeme gelebilir.

Algol’ün taşı elmastır.Elmas bildiğiniz gibi kömürden meydana getirilir. Bitkisi ise siyah Helleborus. İlginç biçimde Hell, cehennem; Bore ise sıkıntı, kuyu gibi anlamlar içerir.Bu bitki, Ortaçağ Avrupa’sında cadıların şeytanları celbinde kullandıkları, ayrıca ilaç yaptıkları bir bitkidir.Yine de, ilaç haline getirildiğinde, Helleborus türü bitkilerin, on ayrı çeşidinin, tümörlerle savaşındaki gücünü ortaya koyarlar ve suda çözülmüş ekstresinin çeşitli kanser hücrelerinde, kendi kendilerini yok etmesine yol açtığı görülmüştür. Buradan da anlaşılacağı gibi her zehir şifa da içerir. Önemli olan doğru ve iyicil amaçlar kullanmayı bilmektir.

Mars’ın yan etkilerinden kurtulmanın en etkili yöntemlerinden biri yoga, uzak doğu dövüş sanatları, sert sporlar ya da düzenli olarak meditasyon yapmaktır. Belli bir disiplin çerçevesinde saldırgan enerjilerin yumuşatılabileceği bir aktivite yapmak Mangala enerjisinin olumlu bir şekilde tezahür etmesini sağlar.
Mars okült uygulamalara en az yanıt veren gezegendir, bunun nedeni büyük ihtimalle Mars’ın bir mantık, akıl yürütme, tartışma ve savaş gezegeni olup, ikna edilmeye yanaşmamasıdır. Aktivite Mars için önemlidir ve bu gezegen enerjik disiplinlere iyi bir şekilde yanıt verir .

Urduca bir metin olan Lal Kitap’ta Mars’ın yan etkilerinin suya kırmızı mercimek atarak, kardeşe yardım ederek ve saf gümüş kullanarak hafifletileceğinden de bahsedilir.

Aşağıdaki enerji çalışmasını dolunay döngüsünde yedi gün boyunca kullanabilirsiniz.

BAŞAK DOLUNAYINDA AURA TEMİZLEME VE KAPATMA ÇALIŞMASI :

Bu çalışma esnasında Oud ağacı /Sandal Ağacı tütsüsü veya üzerlik tohumunu tütsüleyerek kullanabilirsiniz.


Kollarınızı başınızın üzerine kaldırın ,parmaklarınızı (baş parmak hariç) avucunuzun içine doğru bükün ve başparmaklarınızı yukarıya doğru döndürün.
Burun deliklerinizden hiç durmadan on iki kez ,karnınıza doğru nefes alıp verin.
Bunu dört tur tekrarlayın. (İlk turda hızlı nefes alıp verirken hızınız sonlara doğru düşer.Bu nedenle arada mola verebilirsiniz.)
Sonrasında yere yatıp gevşeyin ve ayaklarınızdan yedinci chakraya kadar (Başın bitiş noktasının hemen üstü) tüm enerji merkezlerinizin üzerinde ellerinizi tutup, sonra kollarınızı kalktığı kadar yukarı kaldırıp auranızı genişletin.
Bir chakrada kollarınızı açarak o bölgede auranızı genişlettikten sonra kollarınızı indirip diğer enerji merkezinde (chakrada)aynı işlemi tekrarlayın. (7 chakrada)
Auranız genişledikçe kendinizi güvende hissedeceğiniz için bir rahatlama hissedebilirsiniz.
Auranızı sağ elinizle fermuar hareketi yaparak kapatın.
Bu hareketi ayaklarınızdan dudaklarınıza kadar , sonra da ayaklarınızdan sırtınıza ,boynunuza ,başınıza,alnınıza kadar yapın.

11 ŞUBAT 2021: KOVA BURCUNDA YENİAY

11 Şubat 2021 saat 22.05’te evrensel bir burç olan Kova’nın 23.derecesinde oluşacak Yeniayı deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Terazi Burcunun 5.derecesini görüyoruz.

Yeniaylar , geçmişten bağımsız olarak dürtüsel hareket etme zamanlarıdır.Bu on beş günlük süreçte meydan okumalara, yüzleşmelere hevesli hale geliriz. Kendimizi ifade etme ve ön plana koyma isteğimiz artar. Kristalize edilmiş düşünceleri eyleme geçirmek için uzun uzun formüle etmek yerine büyük adımlar atarız.Üstelik bunu geçmişi yok sayarak veya geçmişi tamamen silmek isteyerek yapabiliriz.

Yeniay Güneş ile Ay’ın kavuşum açısı yapmasıdır. İstekler duygular birleşmiş, yeni bir enerji doğmuştur. Bu dönemdeki yeni başlangıçlarımız yaklaşık 7.5 gün sonra birinci çeyrekte bir sınavdan geçer. Yeniaydan on beş gün sonra Dolunayda da doyuma ulaşılır ya da fiziksel veya ruhsal gerilim yaşanır. Bundan 7.5 gün sonraki 2.çeyrekte o zamana kadar yaşananların değerlemesinin yapılarak, yeni başlangıçlara hazırlama dönemidir. Ortalama 29.5 gün süren bu süreci ancak duyarlılığımız üst seviyedeyse tam anlamıyla idrak edebilir , giriş-gelişme ve sonucu tam anlamıyla bir skalaya oturtabiliriz.

Ancak , yine de gökyüzüne bakarak Yeniayda neler hissettiğimizi, nasıl bir ruh halinde olduğumuzu tartabiliriz. Eğer tanımlayamadığımız bir huzursuzluk hissediyorsak yaşamımıza ve duygularımıza yeterli özeni göstermediğimizi anlayabiliriz. Haritamızda Yengeç burcu özellikleri güçlüyse ya da Yeniay döngüsünde doğduysak Ay’ın etkilerini daha yoğun hissedebiliriz.Bu dönemde büyütmek istediğimiz her türlü konu için çalışmalar yapabiliriz.

Yeniayın gerçekleşeceği Kova burcu evrensel burçlardan biridir ve her şey ile kolektif seviyede ilgilenir. Örneğin, o konunun esasıyla/ilkesiyle ,kişisel ve sosyal seviyede fazla ilgilenmez. Yani burada daha üstün bir hedef uğruna güvendiği her şeyden vazgeçebilir ve kendini adayabilir. An haritasındaki Kova steyumunun da vurgulanması nedeniyle ,ideale o kadar büyük bir takıntı ortaya çıkabilir ki bireysel ve insani yan ortadan kaybolabilir.

Kova Yang (eril) burçlar grubundan olduğundan eylem ve düşünce odaklı yapısının yanında kendini suçlu hissetme eğiliminde değildir.Dışadönüklüğü sağlıkla , içedönüklüğü hastalıkla bağdaştırma eğilimi vardır.Yine gökyüzünde de vurgulandığı gibi Kova’daki hava grubu stelyumu aşırı zihinsel faaliyetleri ortaya çıkaracaktır.

An haritasına baktığımızda, Yeniay derecesinin Kova Burcu’nun 23.derecesinde buluduğunu görüyoruz ve Sadalsuud Sabit Yıldızı’ndan etki alıyor. Sadalsuud, Fortuna Fortunarum, Alfa yıldızıdır, çok önemli bir yıldızdır. Bilimsel gelişmeler,astronomi,astroloji ,üst akılla yapılan işleri sembolize eder.

Yeniay derecesinin Sadalsuud karakterinde olan Merkür ile olan kavuşum açısı bu etkiyi güçlendirecektir.Bu dönemde – daha önce başlayan projelere dair-uzay yolculukları ile ilgili bilimsel açıklamalar,keşifler,astronomi ve astrolojiye dair konular, büyük plandan bakılarak oluşturulan ve eşitliği savunan toplumsal fikirler, özgürlük hareketleri ön plana çıkacaktır. (Uranüs’ün ülkemizin Ay/Uranüs orta noktasından geçişi ve Güneş’ine opposition konumda bulunması bir diğer gösterge olarak kabul edilebilir. )

Zira ,Merkür’ün Kova Burcundaki retrograde hareketi önceden başlamış bu kitlesel hareketin tekrar gündeme gelmesini sağladı.Etkilerinden daha önce de bahsettiğim gibi, Uranüs-Satürn’ün opposition konumu bunu tetikledi.

Bunun yanında yükselen yöneticisi Venüs ,Jupiter ve Satürn’ün (yeniay yöneticisi) ; Ay ile paralel açı içerisinde bulunması ve özellikle “Cinsiyet özgürlüğü ve eşitliği ” kavramını ön plana taşıyacaktır. Bu yenilikçi ,eşitlikçi ve yeni düzenlemeler isteği çerçevesinde gelişen fikirler istikrarlı ve uzun süreli olacaktır. Aynı zamanda Hamal yıldızı etkisindeki Uranüs ile kontraparaleli de bu etkilerin ani , sıradan olmayan ,eksantrik yollarla oluşumunu destekleyecektir.Fakat halihazırda bulunan Mars -Uranüs karesi büyük blokajları ve yerleşik materyalist sistemin katı kurallarını dayatmaya çalışacaktır.

Yine bu dönem özellikle Ege bölgesinde büyük ölçekli depremler meydana gelebilir.

Yeniay derecesinin , Uranüs Mars kavuşumuna yaptığı kare neticesinde bireysel yaşamlarımızda da özgürlük isteğimiz devam edecek ve kalıp kırmaya yönelik ani bitişler ya da başlangıçlar,dönüşümler yaşayabiliriz.

Toprak grubundaki Uranüs ve Mars’ın zorlu görünümü idealize ettiğimiz ve mental olarak tutkuyla üzerinde yoğunlaştığımız bu özgürlük fikrinin önünde bir set oluşturabilir. Bu etki , natal haritalarımıza bağlı olarak değişecektir.Kimimiz için aile bireyleri,eş,arkadaş çevresi olabilecekken kimilerimiz için ise sadece kendi bilinçaltımız olabilir. Unutmayalım ki , insan kendini yine kendi iradesiyle de tutsak edebilir ve önünde engel oluşturabilir.

An haritasında Jupiter’in ,Merkür ve Venüs ile olan kavuşumu aynı zamanda Ay ve Venüs ile olan paraleli, yeni ilişkilere sıcak bakmamızı sağlayabilir.Sevgimizi ifade etme, sosyal ilişkiler için bağlantı kurma isteğimiz artabilir. Chiron bu kavuşuma yaptığı sekstil ile destek verebilir.

Geçmiş ilişkiler hakkında düşünüp harekete geçebiliriz. Başlayan arkadaşlık ilişkileri aşka dönüşebilir. Varolan eski arkadaşlıklar veya arkadaş çevresi vasıtasıyla başlayan ilişkiler gündeme gelebilir.

Bu temelde bağlantı kurmak, bir düşünceyi bir yere taşımak iştah duyabiliriz. Merkür’ün geri hareketinden dolayı kendimizi doğru ifade etmek,yanlış anlaşılmamak adına ekstra özen göstermemiz gerekebilir.Aynı zamanda Jupiter -Venüs kavuşumu Dorsum sabit yıldızından etki aldığından,olası bu ilişkide -sonrasında- zarar görmemek için mantıklı düşünmemiz faydalı olacaktır.

Bu durumun olumlu tezâhürü için gerçekten tarafsız bakabilmek, yeni bilgiye açık olmak ve karşımızdakini anlamaya istekli olmak gerekir. Açık fikirlilik, çoğulculuk, çok kültürlülük, çeşitlilik, renklilik ve tüm ihtimalleri anlayabilmek bu sürecin anahtarıdır.Kısacası bu bir aşk ilişkisinden öte temelde insan kavramını anlamaya ve her yönüyle kabul etmeye yönelik bir yapı olacaktır. Hayatın rüzgarı eserken tarafsız bir şâhit olmak gerekir.

Fakat , Merkür’ün Retrograde harekette olmasından dolayı yeni başlayan ilişkiler,bu dönem yapılan evlilikler ve ticari faaliyetler dahil atılan imzalar uzun süreli olmayacaktır. (Haritasında Merkür retro olanlar hariç) Bu nedenle bir isim koymak yerine karşımıza çıkan fırsatları ya da bitirme kararı aldığımız (tekrar başlayabilmek için )konuları enine boyuna iyi değerlendirmek ve Merkür’ün Retrograde döneminden sonra resmiyete dökmek faydalı olacaktır.

Jupiter -Venüs’ün bir diğer etki alanı doğrultusunda iştahımız da artabilir.

Neptün ve Mars arasındaki sekstil açı ise bizlere ,suyun renginin akmak olduğunu tekrar hatırlatıyor .Hayallerimiz ya da karşımızda çıkan fırsatlar için savaşırken, benliği aşan, tüm varoluşu kapsayan idealler için mücade etmemiz gerektiğinin altını çiziyor. Gezegenlerin bulunduğu dişil Boğa ve Balık burçları, bu spiritüel savaşın yaşandığı psikolojik süreci gösteriyor: Bu ruhsal mücadele, sessizlik, sükunet ve huzur kanalıyla benlikten daha büyük olan “Bir”i idrak etme ve onda kaybolma sürecini içeriyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri eril saldırganlığı idealize etmektir. Bu tarz Marsiyenfantezi-ızdırap modelleri, egoyu sağlıksız bir şekilde besler ve bu transitin önemli hale getirdiği benliği aşma, empati ve anlayış fırsatını heba eder. Bu açının bir başka olumsuz kullanımı, uyuşukluğa kapılmak, hayallerin gölgesinde gerçeklikten kaçmaktır. Alkol ve uyuşturucu gibi bağımlılıklar, sanrı yaratan halüsinatifler de bu etki altında çok tehlikelidir. Neptün-Mars ikilisi aldatıcı hareketler şeklinde tezahür etme riskine de sahiptir.

İki gezegenin de bulunduğu burçların yöneticileri Kova’da konumlandığından akışta kalıp ,olanlara bir isim koymaya zorlamamız önem teşkil ediyor.Benliğinin sınırlarını eritmekten, isteklerinde diretmekten ,kendini garantiye altına almaktan kaçınarak bütünün faydasını gözetenlerimiz ise bu süreçten oldukça kazançlı çıkabilir.

Bunun yanında Merkür(R) ve Venüs’ün Mars ve Uranüs’e kontraparalelleri ve kare açılarının güçlü etkileri (aynı zamanda bu iki gezegene eşlik eden sabit yıldızlar Dorsum ve Alnair) neticesinde toplumsal alanda siber saldırılar,sosyal mecralarda kısıtlamalar,elektrik ve internet kesintileri görülebilir. Kripto para ve ekonomiyle ilgili ani gelişmeler meydana gelebilir.Devlet yönetiminde aniden emekliye ayrılan kişileri görebiliriz. Siyasi iklimde büyük dalganmalar meydana gelebilir.Kişisel olarak elektrik çarpmaları, zehirli canlılardan gelebilecek ısırıklara da dikkat etmek gerekebilir. Yine bu dönem dünya üzerinde çeşitli canlıların istila haberlerin okuyabiliriz.(Dorsum sabit yıldızının boyle bir etki alanı vardır)Venüs’ün yükselen yöneticisi olması sebebiyle,kadınlar yine ön planda olacaktır.Hak,hukuk,adalet konuları irdelenecektir. Aşı konusunda yeni düzenlemelere gidilebilir.

Sağlık açısından baktığımızda;sinir sistemi problemleri, insomnia, spinal nervous system(bel kemiğine ait sinir sistemi), apandisit, romatizma, cervical and brachial plexi (Nerves debility, boyun ve kol sinir ağı) , baş ağrıları ve tansiyon sorunları tetiklenebilir. Ayrıca, unutkanlık ve alkolizm de bu dönem büyük bir sorun haline gelebilir.

MERKÜR’ÜN RETROGRADE ETKİSİNDEN KORUNMAK İÇİN ENERJİ ÇALIŞMALARI :

Okaliptus ,papatya,kişniş,lavanta,ekinezya ve adaçayı yağları boğaz chakramız için faydalı aromaterapik yağlardır. Çalışmaya başlarken bu yağları veya tütsüleri kullanabiliriz.

Lapis Lazuli, Mavi akik,Kuvars, Turkuaz,Akuamarin,Opal gibi mavi renkli taşlar bu chakrada şifa çalışmaları için uygun doğal taşlardır.

Yapabiliyorsak öncesinde topraklanma ve merkezlenme çalışmalarını uygulayalım.

Sonrasında bağdaş kurup mümkünse hasır, yün, ahşap, keçe gibi doğal bir malzemeden zeminin üstünde oturalım. Bağdaş kuramıyorsak, bacaklarımızı kendimize doğru toplayarak, ellerimizle dizlerimizden tutalım ve oturalım.

– Burnumuzdan, diyaframımıza derin nefes alıp, hızlı bir şekilde vermeye başlayalım.

– Boğaz chakramızın bulunduğu bölgede mavi bir ateş topu hayal edelim. Chakramızda dönen bu ateş topunun, tüm dengesizlikleri yok ettiğini düşünelim.

Ardından 21 gün devam etmek üzere Merkür saatinde “OM SHUKRAYA NAMAHA” mantrasını tekrar edelim. (Bu süreçte yalandan,yıkıcı düşünceler ve sözcüklerden uzak durulmalıdır.)

Mantrayı tekrar ederken görselde bulunan sayılara odaklanalım.

Ve son olarak aşağıdaki olumlamaları da her gün Merkür saatinde devam edeceğimiz (21gün) Mantramıza ekleyelim :

Duygu ve düşüncelerimi rahatça ve özgürce ifade edebiliyorum.

Düşüncelerimi kimseden saklamak için bir nedenim yok. Çünkü kendim olmayı hak ediyorum ve duygularıma değer veriyorum.

Herkese eşit mesafede yaklaşıyor ,polarize etmiyor ve zihnimdeki önyargılardan kurtuluyorum.

Meylettiğim her düşüncede bütünün hayrını diliyorum.

Okyanusta bir damla olduğumu kabul ediyorum.Kendimi değersizleştirmeden veya kibre kapılmadan ahenkle hareket ediyorum.

31 OCAK -22 ŞUBAT 2021 : KOVA BURCUNDA MERKÜR RETROSU

Merkür,Dünya bakış açısıyla yılda üç defa hız kesen bir gezegendir.Retrograde diye adlandırdığımız bu dönemlerde temsil alanlarıyla ilgili bazı pürüzler ortaya çıkarır ve gözden kaçırdığımız konuları tekrar incelememiz için önümüze sunar.

Bu kapsamda , yılın ilk Merkür Retrosu’nu 31 Ocak – 22 Şubat 2021 tarih aralığında Kova burcunun 26. ve 11. dereceleri aralığında deneyimleyeceğiz.

Merkür yaşamlarımızda biliş , mantık ,konuşma ,zihin , iletişim ,düşünme ,rasyonalite ,zeka ,ticari kapasite ile ilgili fonksiyonları yöneten gezegendir.

Analiz etmek , incelemek, parçalara bölmek ,hizmet etmek ,geliştirmek ,düzeltmek, renöve etmek ,bakım yapmak ,eleştirmek ,hata bulmak ,sistematize etmek bu gezegenin işlevleridir.

Merkür , gezegensel arketip olarak yardımcı ve üretken olma çabasındadır.Sıkıcı olmak ve kayıtsızlıktan kaçınır ve doymak bilmez bir öğrenme arzusu içerisindedir.Tipik tezahürleri içerisinde medya ve iletişim mecraları ,yazı yazma ,gazetecilik ,bilginin klasifikasyonu ,veri girişi gibi konular yer kaplar.Bunun yanında elektronik aletler ve imza işleri gerektiren her türlü ikili anlaşma da Merkür’ün himayesi altındadır.

Merkür burç değiştirdiği zamanlarda , değişen enerjiyle birlikte bizler de yepyeni konulara odaklanırız.Bu yeni bir dil öğrenmekle eşdeğer sayılabilir. Çünkü Merkür’ün birleştiği burçla birlikte ; iletişimimizin kalitesi, sohbetlerimizin içeriği ve dolayısıyla gündemin konuları da değişir. Kısacası Merkür , kısa süreli toplumsal bakış açısı oluşturan ve dolayısıyla kolektif bilince hizmet eden bir gezegendir.

Merkür Kova burcundayken amaç, dünyayı farklı açılardan da değerlendirerek, anlamlandırabilmektir. Özgür düşünce ve eşitlik üzerine kafa yorarız. Entelektüel olma eğilimimiz artar . Geçmişten çok geleceğe odaklanabilir ,fütüristik bir bakış açısı sergileyebiliriz.

Merkür’ün Kova burcundaki retro hareketi , her retro döneminde olduğu gibi ikili ilişkilerde sorunlar, eski ve bitirilmiş ilişkilere dair problemler ya da tekrar eden durumlar ,kariyer ve iş arkadaşları ile ilgili konular ,elektronik aletlerde bozulmalar , sosyal çevremizle iletişim problemleri ve sinir sistemimizle ilgili sorunları tekrar gündeme getirebilir. Fakat Merkür doğası gereği Kova burcunda yerleşmeyi sevdiğinden , önümüze gelen problem her ne olursa olsun daha geniş bir perspektiften bakmayı destekleyecektir. Merkür burada deyim yerindeyse bir dahi gibi çalıştığından , ince detaylara takılmak ve melankoli yerine ,olaya neden olan asıl bileşeni bulmaya konsantre olacaktır. Dolayısıyla bu dönemi olumlu değerlendirebildiğimiz taktirde ,aslında her olay ve kişinin bir damla katkı sağladığı içsel okyanusumuzda , tekrar eden sorunlara yönelik bir çok cevabı bulabiliriz.

Bu içsel sorgu sürecinde ; yalın olarak insan kavramı ,etik , özgürlük , her türlü ilişki dinamiği ve ham bilgi üzerine yoğunlaşabiliriz. Ayrıca bu dönemde hayatımızdaki özellikle geçmişten gelen insanlar ufkumuzu açabilir ve bize bambaşka yollar gösterebilirler.

Buradaki önemli detay , bireyleşme sürecimize hizmet eden her şeyin yine başka insanlar üzerinden tezahür ettiğini kavramaktır.Yaşam planımızda , ideal olana dönüşme yolculuğumuzda deneyimlediklerimizin -çoğu zaman- iyi olaylar üzerinden gerçekleşmediğini düşünerek yakınırız.Oysa ki ,bu sadece bizim algımıza bağlıdır.Ruhun asıl amacı, yaşamın tüm olasılıklarını deneyimleyerek belli bir yüksek bilinç seviyesine erişmek ve bu vesileyle bir erdem edinmektir. Dolayısıyla, tesadüf yoktur ve hiç kimse nedensiz etkileşim içerisinde bulunmaz. Bu durumu kavramak , Kova burcundaki retro enerjisini verimli kullanmamızı sağlayacaktır.Zira ,enerji de bu bakış açısıyla düşünmemizi destekleyecektir.

Klasik bir astroloji kuralı olarak ; Merkür Retro dönemlerinde bir konu hakkında eğitime başlamak ,yeni bir ilişkiye isim koymak ,evlenmek,kontrat yapmak uygun değildir .Çünkü , retro döneminde başlayan ilişkiler , atılan imzalar uzun süreli olmayacaktır. Yine bu dönem (özellikle retro Kova burcu etkisiyle) elektronik eşyalarda sorun çıkma ihtimali yükselecektir.Fakat yenisini tedarik etmek için de uygun bir süreç olmadığından ,satın almak için retro hareketin sonrasındaki dönemi tercih etmemiz fayda sağlayacaktır. Tüm bu ihtimallere karşı verilerimizi yedeklememiz de sonrasında yaşanacak kaosun önüne geçebilir.Unutkanlıklarımız artacağından, buradaki problemi çözmek adına yeni ve sıradışı yöntemler bulabiliriz.

Retro Kova burcunda gerçekleştiğinden teknoloji, sosyal medya, internet, elektrik, havacılık gibi konularda aksaklık ve problemler normalden fazla görülebilir. Gökyüzündeki Kova burcu vurgusu sebebiyle bu dönem bu aksaklıklar daha büyük planda olabilir. Seyahat planları ve organizasyonlar konusunda da hiçbir şeyi son ana bırakmamak da önem teşkil edecektir.Yine bu dönem zaman kavramı oldukça yavaşlamış gibi hissetmemiz mümkündür.

Retro dönemlerinde yaşamın olağan dinamiğini durduramayız fakat bireysel haritalarımız doğrultusunda bu işleyişi lehimize kullanabileceğimiz durumlar vardır. Ayrıca doğum haritasında Merkür’ü retro olan kişiler bu enerjiden yaşam boyu etki aldıklarından,retro sürecinde sadece karmik borçlar doğrultusunda tehlikeye maruz kalabilirler.

Retro Türkiye haritasının sekizinci evinde gerçekleştiğinden geçmiş konulara dair krizleri tetikleyen konuları gündeme getirebilir ve kitlesel hareketlerin önünü açabilir. Bu dönem cinayetler , ekonomik sürece dair dair üzeri kapanmış konular ve bu konularla alakalı kişiler tekrar gündeme gelebilir. Nefret söylemleri artabilir . Sekizinci ev aynı zamanda şifa evi de olduğundan ,pandemi ve aşı sürecine ilişkin konular kafa karıştırabilir.Tartışmalar ve halkı kandırmaya yönelik yalan haberler artabilir.

30 ARALIK 2020 :YENGEÇ BURCUNDA DOLUNAY

30 Aralık 2020 saat 06.28’de Yengeç Burcunun 8.derecesinde bir dolunay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde 14 derece Yay Burcu bulunuyor.

Yaşamımızda değişmeyen tek şey değişimdir. Hiçbir şey statik değildir. En küçük hücreden en karmaşık organizmaya varıncaya dek,  yaşam–gelişim–bozulma–ölüm–yaşam şeklindeki döngü sürekli tekrarlar. Gezegensel sembolizmde, sürekli olarak büyüyen – küçülen döngüye sahip olan Ay değişim ile birlikte anılmaktadır.

Dolunay döngüleri ,yaptıklarımızın amacını sorgulama zamanlarıdır. İç hesaplaşma dönemleridir. Bitirilmesi gereken konuları gündeme getirir,eylemlerin sonuçları görülerek karar aşamasına gelinir. Belki yaşam yolunda çalan şarkının süregelen ritmi içerisinde bir “Es verme” zamanıdır. Böylece ,çalınacak yeni şarkı için daha zevkli seçimler yapılır. Ayrıca , yeni şarkıyı seçerken dinleyici kitlesinin sadece kendimizden ibaret olmadığının farkına varır , çok farklı zevklere sahip kişilerin zevklerine de -istemli ya da istemsiz- kulak kabartmayı öğreniriz.

Yengeç , hafızayı ifade eder. Bir anlamda hatırlanacak bir geçmişe sahip olma ihtiyacını sembolize eder. Dolayısıyla Yengeç ,duygusal güven kaynağı olan ,ait olma duygusunu yaşatıp sevilme, kabullenilme ve koruma ile ilgili hatıraları canlandıran kökler ve temellerle ilintilidir. Geçmişe olan bağlılık, aile yadigarları, hediyelik eşyalar, hatıralar, eski eserler gibi şeyleri biriktirip ,eski güzel günleri hatırlatacak bir şeyleri elde tutmak şeklinde kendini gösterir.

Aile olmak, ev ile ilgili konular, duygusal güvenlik , koşulsuz sevgi, beslenmek, merhamet etmek, kulak vermek, önemsemek, aynı titreşimde olmak , hissetmek, kapsamak ,hatırlamak ve tepki vermek yine su grubu Yengeç Burcundaki Ay’ın direkt yansımalarıdır. Ay burada , ait olma ve yakınlık arayışındadır. Reddedilmekten kaçınmaya çalışır ve çekingen davranır . Özellikle , yaşam döngümüzdeki kadınlar ve spesifik olarak anne profilini net biçimde ön plana çıkarır. Aynı zamanda Yengeç , kişisel burçlardan olduğundan cümlelerin içinde “benim” kelimesinin sıklıkla kullanılmasına sebebiyet verir.

Dolunay an haritasına baktığımızda , Yengeç burcundaki Ay’ın Mirzam yıldızından etki aldığını ve Oğlak burcunda seyrine devam eden Merkür ile opposite poziyonda olduğunu görüyoruz. Mirzam Yıldızı ,Sirius’un yükselişini ilan eden ve özellikle Ay ile çalıştığında büyük güzellikler veren bir yıldızdır.

İyi niteliklerle çalışan Ay , sosyal olarak güzel etkiler sağlarken, ev ve aile ortamında , sevgiyi ve güven duygusunu hissetmeye odaklı olacağımızı göstermekte. Merkür ise Alya yıldızı ile etkileşimde bulunuyor. Bu ikilinin Ay ile opposite konumu bizlere bazı konularda sabit fikirli davranabileceğimizi ,mükemmeli arayacağımızı göstermekte.Bu etkileşimde ortamda ön plana çıkma ,öncülük etme isteğimiz artabilir.Duygular ve mantık arasında zorluk yaşayacağımızdan denge unsuru büyük önem taşıyacaktır. Dolunay’ın ana enerjisi empati üzerine vurgu yaptığından, zaman zaman durup dinlemek, kendimizi karşımızdakinin yerine koymak büyük önem arz edecektir. Aynı zamanda ,hicvetme konusunda güçlü bir enerji çalışacağından ve alınganlıklar artabileceğinden bu konuda da temkinli davranmamız yarar sağlayabilir.

İkili ilişkilerimizde Cemal Süreya’nın dizelerindeki ” Sen , aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin” durumunu yaşamamak için yine denge unsurunu göz önünde bulundurmak önem teşkil edecektir.Zira , kalp ve zihin arasındaki çelişki bizi duygusal yıpranmaya sürükleyebilir. Kararsızlıklar neticesinde, söylemlerimizi önce çok mantıksız olarak algılarken, çok kısa süre sonra mantıklı bulabiliriz.Bu duruma Venüs ile karşıt açılanan Kuzey Ay Düğümü de katkı sağlayacaktır. Merkür’ün transit ettiği burcun yöneticisi Satürn , Jupiter ve Pallas ile Kova burcunun ilk derecelerinde kavuşum halinde bulunduğundan enerjisel olarak daha objektif olarak bakmamıza olanak sağlayabilir.

Buradaki keskin çözüm , duygular ve mantığı harmanlamaya çalışmamız, bencil duygularımızı bir kenara bırakarak herkesin yararına olacak biçimde davranmamız olacaktır.Ay’ın Uranüs ile yaptığı sekstil açı da bu durumu destekleyecektir.Daha üst plandan bakmamızı sağlayacak bu kontakt , mevcut durumda ne olduğundan çok “nasıl geliştirilir” sorusunu zihinlerimizde canlandıracaktır.Gelişmeye ve ilerlemeye önem vereceğimiz bu dönemde zekamızı daha aktif kullanarak , günlük işleri hiç alışılmadık şekilde çözebiliriz. Yeni fikirlere çok çabuk adapte olabilir ve herkesin yararına kullanabiliriz. Aynı zamanda sezgilerimiz ve kolektif bilinç ile bağımız güçlenebilir. Duygusal ilişki ihtiyacımız artacağından ani başlangıçlar olabilir.

Fakat an haritasında Sabık yıldızıyla etkileşimde olan Venüs’ün , Neptün ile olan partil karesine de farkındalıkla yaklaşmamız gerekir. Sabık Yıldızı , Venüs ile çok güçlü ve ihtiraslı çalışacaktır. Dolayısıyla hayal kırıklığı ya da tatminsizlik yaşamamak adına neye çekildiğimizi ekstra gözlemlememiz gerekir. Sevgi paylaşımında gerçek dışı hayaller ve beklentiler nedeniyle , idealize edilmiş fantaziler ile dünyevi iştah arasında uyumsuzluk yaşayabiliriz. Bu gerilimin temelini bir tarafta her şeyi öğrenme, bilgi toplama, tecrübe etme sevgisiyle diğer yanda bilinçli aklın isteklerini feda etme, olanı kabullenme ideali arasındaki çelişki oluşturacaktır.

Venüs’ün , Mars ile olan trine açısı bu sisli enerjinin içinde büyük bir duygusal enerji açlığını ortaya çıkaracak ve dolaysız harekete geçmemizi sağlayacaktır.

Yaşam ışığı Güneş ile bağımsızlığın gezegeni Uranüs arasındaki trine açı özgürlük isteğimizi arttıracak , farklılığımızı ve yaratıcılığımızı cesurca yansıtmamızı sağlayacaktır. Bu bağımsızlaşma, iyimser bir şekilde ve uzak ufuklara doğru genişleyerek; benliğimizi var etmemize olanak sağlayacaktır.Çünkü bu değişime büyük katkı sağlayan bir enerjidir.

Bu dönemde enerjiyi doğru kullanmanın ve stratejik hareket etmenin önemli olduğunu hatırlarsak çok olumlu sonuçlar alabiliriz.

Sahte alkol veya yiyecek zehirlenmeleri ise bu dönemde dikkat etmemiz gereken konulardan bir diğeridir. Aşırı alkol tüketimi ve yemek yeme eğilimleri gösterebiliriz. Alkol bağımlılığı olanlarda durum uç noktalara ulaşabilir.

Aşı konusunda tartışmalar oluşabilir , güvenilir olup olmadığı tartışılabilir.Bu durum uluslarası bir krize dönüşebilir.

Toplumsal bazda baktığımızda duygusal sapkınlıklar ,toplum normlarına uymayan ahlaki davranışlar ,kadın cinayetleri, tecavüz veya taciz haberlerini ön plana taşıyabilir.

Haritadaki Mars açılanmaları ve Güneş ile Uranüs arasındaki trine açı ,toplumsal olarak hareketli süreçler yaşayacağımızı işaret ediyor.

Uranüs ‘ün kolektiflere yaptığı kare neticesinde iletişimde ani kopmalar meydana gelebilir.

Özellikle yükselen yöneticisi Jupiter’e olan dokunuşu neticesinde, üniversiteler, akademisyenler, yargı organları gündeme taşınabilir.

Dolunay etkisi ve özellikle 18 Ocak 2021 ‘de açısını kesinleştirecek Boğa Burcundaki Uranüs ve Kova burcunda transit eden Jupiter ile Satürn ve Pallas ikilisini de hesaba kattığımızda (ve hala Yay burcundaki tutulma etkisinde olduğumuzdan ) dünya üzerinde özgürlük,adalet,eşitlik adına kitlelerin harekete geçeceğini ve bu durumun pek olağan şekilde oluşmayacağını öngörebiliriz. Süregelen tolumsal normları yıkmaya gelişecek bu süreçte (18 Ocak (±)9 gün ) ekonomi, inanç sistemi, adalet sistemi, yöneticiler, eğitim,süregelen materyalist sistem büyük dönüşümlere uğrayabilir. Bunun yerine daha özgür altyapılı ,kolektif, fütüristik ve ilginç sistemler önerilebilir. Fakat , işin içerisinde Uranüs olduğundan ve bu genişleme çok ani etkilerle kontrol edilemez boyutlara ulaşabileceğinden ,yeni sistem oluşturmakta zorluklar oluşabilir. Yine Uranüs’ün açılanmalarının yıl içerisinde tekrar edeceği bu dönemde daha önce tanımadığımız yeni bir lider profili ortaya çıkabilir. Ortaya çıkacak bu kadın profil siyasette süregelen eril enerjiyi kırabilir.

Bahsettiğim bu süreçte, ülkemiz ve dünya genelinde büyük ölçekli depremler yaşanabileceğinin de altını çizmek gerekir .

Bu süreçte bakış açımızda optimist bir hal görülecek fakat bu durum gerçeklik imtihanına tutulacaktır. Aşırı iyimser ve girişken durumun neleri göz ardı etmemize sebep olduğu etraflıca düşünülmelidir. İnandıklarımıza körü körüne bağlılığın neleri kaçırmamıza sebep olduğu analiz edilmelidir. Aldığımız risklerin ölçeğini belirlediğimiz sınırlar oluşmalıdır.

Jupiter’in 19 Aralık 2020 ‘den 14 Mayıs 2021’e ve sonrasında 28 Temmuz 2021’den 29 Aralık 2021 ‘e kadar olan transiti bireyleşme hızını arttıracak ve büyütecektir.

Bu süreç Jung analizlerinin de nihai hedefi olan birey olma kavramının altını çizecektir.Birey olma yolunda , insan bilinçli ve bilinçdışı tüm yönlerini kabul edip , kendi denge merkezini bilinç ve bilinçdışının tam ortasına konumlandırır.

Burada vermemiz gereken sağlıklı tepki gerçeklik ışığında özgür bir ruh geliştirmek ve bunu benliğimizle özdeşleştirmektir.Uranüs ,Merkür’ün bir üst oktavı olduğundan aklın yanında yüksek ve kolektif aklı da kabul etmektir.Yüksek bilgi ışığında felsefi bir görüş,bilimsel icat ve özgün sanatsal eserler oluşturmaktır.Jupiter eşliğinde bunun genişlemesinin önünü açmaktır.Bilinç sıçraması yaşamaktır.

Dolunay sürecinde topraklanma ve merkezlenme çalışmaları yapılabilir.

Vishuddha (boğaz) ve Svadhistana (kuyruksokumu) chakralarına yönelilk enerji egzersizleri , adaçayı , okaliptus,sandal ağacı tütsüleri ,turuncu ve mavi renkleri kullanmak fayda sağlayacaktır.Bunun yanında bol su içmek (ayrıca turuncu meyve- sebze suları veya blueberry tüketmek) ve bu yüksek enerjiyi dengelemek adına tuz kullanarak duş almak etkili olacaktır.

★ Eğer sınırsız uzay ve sonsuz gökyüzü gibi açılırsak, bilginin ve içgörünün en derin düzeyiyle ödüllendiriliriz. Benliğinizdeki ışığı keşfetmenin hazzını yaşayacağınız bir yıl olması dileğiyle …

14 ARALIK 2020 :YAY BURCUNDA TAM GÜNEŞ TUTULMASI

14 Aralık 2020’de Türkiye saatiyle 19.16′ da Yang enerjiyi yansıtan Yay Burcunun 23. derecesinde yılın son Güneş Tutulmasını deneyimliyor olacağız.Tutulma Solar Saros 142 ‘de (Güney) gerçekleşecek ve dört saat yirmi dakika sürecek.Anın yükseleninde Yengeç Burcu bulunuyor.

Güney düğüm yönünde gerçekleşecek serinin ilk tutulması 17 Nisan 1624′ te deneyimlendi.Saros döngüsünü kapatan son tutulma ise 5 Haziran 2904′ te deneyimlenecek.Serinin gerçekleşen son tutulmaları 4 Aralık 2002 ve 22 Kasım 1984’te meydana geldi.Derecesel olarak en yakın tutulma ise 15 Haziran 2011’de gözlemlendi.Yaşamlarımızda bu dönemlerde gelişen olayların yansımalarını görebiliriz.

Tutulma, Güney Amerika, Antarktika, Pasifik Okyanusu, Atlantik Okyanusu’nun güneyi ve Afrika’nın Güneydoğusundan izlenebilecek. Tutulmanın tam olarak görülebileceği tek kara parçası ise Güney Amerika. Güney Amerika’da da Arjantin olacak.İlerleyen yıllarda ise 2021 Aralık Antartika’da, 2023 Nisan’ında Endonezya ve Avustralya’da, 2024 Nisan’ında ise ABD ve Kanada’da izlenebilecek. 2026 yılında Ağustos ayında ise tam Güneş tutulması İspanya’nın kuzeyinden Grönland ve İzlanda’ya kadar görülebilecek.

Yay burcu değişken bir burç olduğundan ve astrolojik olarak değişken burçlardaki tutulmalar her saat için haftalık dilimle kıyaslandığından, Hiper tutulma etkisini bir ay yirmi gün kadar hissediyor olacağız.Hiper Tutulma; tutulma serilerinin içinde en güçlü olanıdır, dolayısıyla etkileri de yüksek ölçekte deneyimlenir.

Tutulmanın gerçekleşeceği Yay burcu ateş elementi burçlarından bir tanesidir.Mitoloji’de Zeus’tur.Coşku kelimesini en çok yansıtan burçlardan ilkidir.Coşku ,Yunanca’dan gelen ve Tanrı ile dolu olmak anlamına gelen bir sözcüktür.Bu sözcük orijinal metinlerde “Enthusiasm” şeklinde yazılmış ve etimolojik olarak baktığımızda en(içinde) ve theos (Tanrı) köklerinden türemiştir.Dolayısıyla bu arketipteki anahtar sözcük inançtır.Yay yaşama , Tanrıya ve evrene duyulan inancı ifade eder.Altında yatan kanı ,adil ve lütuf sahibi bir güç tarafından yönetilen düzenli ve kendi dimağına sahip olan bir evren içerisinde yaşıyor olmamızdır. Gölge yönleriyle ise ,fanatizm kelimesinin eş anlamlı görülebilir.Yay ,iyi/kötü ,doğru/yanlış gibi lineer kavramlar konusunda yargılayıcı bir tavır sergiler.Ateş grubu ve evrensel bir burç olduğundan erdem ve hakikate o kadar bağlıdır ki diğer husular geri planda kalır.

Ateş elementi burçlar harekete geçmeye meyillidir. Bu burçlarda gerçekleşen tutulmalar sansasyonel ve sıcak olaylar ortaya çıkmasına, din ve inançlarla, kültürel ve sosyal konularla ilgili hızlı gündemlere işaret edebilir. Feda olma karşılığında arınma dürtüsünden kaynaklanan riskli tavırlar, fanatik eylemlere sebep olabilir.

Tutulmanın gerçekleşeceği Yay burcu değişken burçlardan biridir. Değişken burçlarda tutulmalar, esnekliği, uyumu, yeni koşulları algılama ve adapte olma ihtiyacını gösterir. İş ve ev değişiklikleri, kararsızlıklar ve dağılma riski dikkat çeker. Değişken burçlar, gerginliği ve huzursuzluğu yansıtabilirler. Yay burcu felsefi fikir ve görüşleri, din ve inançları, sosyal ve kültürel konuları temsil ettiğinden, bu tutulma civarındaki günlerde bu konularda hızlı değişimler, adaptasyon gerektirecek yeni yaklaşım ve ideolojiler, keşif ve buluşlar görülebilir.Aynı zamanda , dünya dışı yaşamla ilgili konular gündeme gelebilir.

Güneş tutulmaları güçlü yeniaylardır.Yaşamlarımızda yeni tohumlar ekmek için güçlü istekler duyduğumuz zaman dilimleridir.

Mundane Astroloji’de ise devlet adamları,yönetici ve idarecilerle bağdaştırılırlar.Bu etki,yöneticilerin gözden düşme, alaşağı edilme, sürgüne gönderilme, hapsedilme ya da ölümlerine yönelik öngörülerle eş anlamlı tutulmuştur.

Tutulma an haritasına baktığımızda ,tutulma derecesinin Venüs ve Saturn doğasındaki Ras Alhugue yıldızıyla birlikte bulunduğunu görüyoruz.Merkür tutulmada başrolü oynuyor ve Atria yıldızından etki alıyor.Aynı zamanda tutulma Güney düğümde bulunuyor.

Ras Alhugue ,kendi içinde mistisizm ve şifa taşıyan fakat gölge yönleriyle sapkınlıklara ,zehirlenme ,sapkın ayinler ve tecavüz gibi olaylara sebebiyet veren bir yıldızdır.Suçluluk duygusunu arttırarak ,bedel ödeyerek bir şeylerden kurtulma duygusunu tetikler.Enfeksiyonlar ve mantarlar bu yıldızın etki alanındadır.

Bireysel yaşamlarımızda , hayaller ve idealizasyonlar net algılamayı engellenebilir.Haritalarımızda tutulma derecesinin bulunduğu ev konularıyla alakalı kafa karışıklıkları yaşayabiliriz. Aynı şekilde fazla mantıklı düşünce, içsel bilgiyi ve sezgileri baskılayabilir.Bu gerginlik, kendi bakış açımızın tek doğru olduğuna inanan yargılayıcı zihin ile ışıltılı özlemlerin, büyüleyici fantezilerin sisi içinde kaybolmamıza sebebiyet verebilir.Voltaire’in Candide adlı eserindeki zapt edilmesi güç profesör Pangloss buna iyi bir örnektir.

Bu ışıltılı, ilüzyonlu etki altında aşırı hayalperestliğe kapılmamak bizlere fayda sağlayacaktır.

  • Tutulma enerjisiyle birlikte , rasyonel bakış açısından öte sezgisellik ön plana çıkabilir.

Tutulma ve Merkür’ün bulunduğu derece Güney Ay Düğümü ile kavuşumda olduğundan, zaman aşımına uğramış konuların, sarfedilen sözlerin gündemde olacağı bir zaman diliminde olacağız. Eylemlerimizde ego tatmini yerine ,yeni bir karma oluşturmaktan uzak durmak hepimiz için en doğru seçenek olacaktır.

Zehirlenme tehlikelerine ve bağışıklık sistemimize bu dönem dikkat etmemiz daha faydalı olabilir.

Yine tutulma derecesi ve Merkür’ün , Mars’a yaptığı trine açı neticesinde tutulma döneminde keskin düşünme kabiliyetine sahip olabiliriz. Hayata olumlu ve işlevsel bakma arzumuz artabilir. Özellikle hayal gücümüz çok kuvvetli çalışacağından ,yaratıcılık ve edebi yetenek gerektiren işlerde başarılı sonuçlar elde edebiliriz. Yeni eğitimler almak adına atılımlarda bulunabiliriz.

Fakat çevremizdeki her şey çok hızlı gelişmesini isteyeceğimizden huzursuz ,depresif hissetmemiz de olasıdır. Burada önemli olan ; nokta tek yöne konsantre olmayı başarıp,o doğrultuda ilerlemek olacaktır.

Tutulmanın yöneticisi Jupiter’e baktığımızda,kolektiflerle birlikte Oğlak burcunda son günlerini yaşarken ,Koç burcunda transitine devam eden Mars ile kare açıda bulunuyor.Mars ise Baten Kaitos yıldızıyla kavuşum gerçekleştiriyor.

 Bu ikilinin verdiği aşırı enerji hissi, sürmenaj tehlikesi barındırabilir. Kök salma,genişleme ve bir krizden diğerine atlama isteğimiz yüksek seviyelere ulaşabilir,aşırı özgüvenli davranabiliriz.Bunun temelinde ağır bir psikolojik dönüşüm yatabilir. Bu etkiyle , tutulma döneminde gereksiz risk almak kaza tehlikesi oluşturabilir. Özellikle bu dönemde sudan gelen riskler (boğulma vb.) artabilir.Daha önce de bahsettiğim gibi Mars ,Baten Kaitos’tan etki aldığından ve Jupiter ile kare açıda bulunduğundan , eğitim alınacak doğru alanı bulmak için etraflı şekilde düşündükten sonra karar verilmelidir.

Kibirli ve ukala tavırlar sergileyebiliriz. Çevredeki her şey hakkında bir söylemde bulunarak ego tatmini sağlamaya çalışabiliriz. Bu dayatmacılık ve nobranlık, sosyal ilişkilerimizi olumsuz etkileyecektir. Jüpiter-Mars karesinin bir diğer verimsiz kullanımı, aşırı iyimserlikle projelere aceleci, sabırsız, düşünmeden ve planlamadan girişmektir. Bu optimist girişkenlik hata yaptırır, bedel ödetir. Ayrıca aşırı yayılmaya ve sağlıksız genişlemeye yol açabilir.

Olumlu kullanımda içinde bulunacağımız enerjik ve faal dönemi kaliteli bir biçimde tecrübe edebiliriz. Kontrollü şekilde harekete geçmeyi başarabilirsek,potansiyellerimizi keşfedebilir,yeni temeller atabiliriz.

Tutulma esnasında Venüs’ün , Jüpiter ve Satürn ile sekstil açıda olması ise, karşılaşılan zorluklarla başa çıkma konusunda yardımlaşma enerjisini güçlendirecektir.

  • Bu dönemde iç bilgiye yönelmek isteyebiliriz.Bilinçte sıçramalar ,eşikten atlama ve yeni vizyonlar oluşabilir.Yeni boyutlara taşıyan ani entelektüel ve kozmolojik ufuklar görülebilir,teoriler gelişebilir.Bu enerji daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi 21 Aralık 2020’deki Jupiter/Satürn kavuşumu (Büyük zamanlayıcılar)da büyük ölçüde perçinlenecektir.

Tutulma etkilerine Türkiye ve Dünya gündemi açısından baktığımızda ;

 Yayıncılar,medya patronları/çalışanları, din adamları, gezginler, akademisyen ve eğitimciler, profesör ve dekanlar, sanayiciler, yabancı kişiler, kültürler ön plana taşınabilir.

Bu dönemde ülkemizde orta ölçekli depremler meydana gelebilir.

Neptün’ün de tutulma derecesine kare açıda bulunması nedeniyle, toplumda büyük yankı uyandıracak skandallar,din adamları ile ilgili gizli ,ve can sıkıcı gerçeklikler gündemde yer bulabilir.Hizmet-sağlık sektörü ,eğitim,hukuk ve basın-yayın kuruluşları vb. kurumlar ile ilgili çıkacak yeni kanunlar,yapılacak yeni düzenlemeler yankı uyandırabilir.Sanatçılar,mimari (özellikle dinsel mimari)konuları ön plana çıkabilir.Yeni belgeler, sırları açıklayan yayınlar, belgeseller, videolar bu dönemde basına sızabilir.

Gemi kazaları gündeme gelebilir.

Uluslararası ticaret ve ekonomi, ittifak halinde bulunulan ülkelerle ilişkiler irdelenebilir.


Sosyolojik çalkantılar, ayaklanmalar oluşabilir.

Siber saldırılar artabilir.

 Aşırı, körü körüne inançlar gözden geçirilebilir.

Bilim ve teknolojide çok hızlı gelişmeler görülebilir.

Yıldırım, şimşek ve hava ile ilgili doğal afetler tetiklenebilir.Dünyanın herhangi bir bölgesine meteor düşebilir ya da dünya dışı yaşamla ilgili gerçeklikler açıklanabilir. Bu tip deneyimler yaşadığını dile getiren kişi sayısı artabilir. Yine bu dönemde ani rezonans değişimleri yaşanabilir.

Dünya üzerindeki önemli yapılarda patlamalar, yangınlar meydana gelebilir.Tutkulu ve fanatik dinsel bir amaç uğrunda kurban edilenler, toplu intiharlar, sapkın ritüeller gündem olabilir.

Seyahat kısıtlamalarına yenı maddeler eklenebilir.

30 KASIM 2020 :İKİZLER BURCUNDA PENUMBRAL AY TUTULMASI

Yılın son Ay Tutulması, 30 Kasım 2020 saat 12.29′ da Yang enerjiyi yansıtan İkizler burcunun 8.derecesinde meydana gelecek.Tutulma, Lunar Saros 116 ailesine ait olacak ve 4 saat 21 dakika sürecek.Anın yükseleninde ise Kova burcunu görüyoruz.

Tutulma Avrupa’nın kuzey batısı, Kuzey ve Güney Amerika, Avustralya, Asya, Atlantik Okyanusu’nun kuzeyi ve Pasifik Okyanusu’ndan görülebilecek.

Kuzey düğüm yönünde gerçekleşecek tutulmanın, ait olduğu serinin ilk tutulması 11 Mart 993 yılında meydana geldi. Sonuncusu ise 14 mayıs 2291’de görülecek.

Lunar Saros 116. seriye ait son iki tutulmayı 8 Kasım 1984 ve 20 Kasım 2002’de deneyimledik.Benzer derecede tutulmalar ise ; 29 Kasım 1993 ve 29 Kasım 1974 tarihlerinde meydana gelmişti. İkizler- Yay ekseninde meydana gelen tutulma serisini ise Aralık 2010 ile Mayıs 2013 aralığında deneyimlemiştik. Bu yıllarda yaşanan belirgin temaları, yaşayacağımız tutulma evresinde de görebiliriz.

Tutulmalar önemlidir, çünkü “Karma” ile doğrudan ilgilidir.İnsan hayatındaki en önemli olaylar genelde tutulmalar çerçevesinde deneyimlenir.Sadece bireysel yaşamlarımızda değil,toplumsal olaylar da bu etki sürecinde gerçekleşir.Tutulma etkilerini astrolojik bir kural çerçevesinde açıklarız.Sürdüğü her saat için, bir ay etki verirler ve on beş gün öncesinden etkilerini hissettirmeye başlarlar.Bu bir ön hazırlık sürecidir.Bu tutulma etkisi ise dört ayı aşkın bir süre geçerli olacak.

Klasik dönem astrologlarına göre, hava burçlarındaki tutulmaların sosyolojik çalkantılar, ayaklanmalar, isyana teşvikler, yıkıcı fırtınalar, rüzgarlar, anlaşmalar -ittifakların yanı sıra,  insanların sosyal durumu ve ticaret ile ilgili konularda değişiklikler getireceğini bildirmektedir.

İkizler burcu değişken burçlardan biridir.Değişken burçlardaki tutulmalar insanların durumu ve ticaret ile ilişkilendirilir.Bu alanda stres ve sıkıntılar ön plana çıkar.Aynı zamanda grevler, suçlar, solunum yolları ile ilgili hastalıklar, huzursuzluk, din ve eğitim gibi konular gündeme gelir.Dini konularda hoşgörüsüzlüğün artmasının yanı sıra insanlar arasındaki güvensizlik , dini kullanma, ün sahibi kişilerin aleyhine gelişecek olaylar, bu olayların gerçek yüzü, kuşların zarar görmesi, denizlerle ilgili doğa olayları da ön plana çıkabilir.

*Astrolojide İkizler-Yay aksı iletişim, kültürel, felsefi, hukuksal konular, özgürlük arayışı ile bağdaştırılır.

İkizler burcundaki tutulmalar, sosyal alanda ve politikada komplike taktiklerin hareketlendiği dönemlerdir. Hile, kandırma, yanlış yönlendirme riski taşır. Uluslararası bilgi akışları hızlanır, asparagas haberler, söylentiler arttırırlar.

Günümüzde ise bilgi hırsızlığı ile doğrudan ilgilidir. Bu dönemde hackerlar iş başındadır. Siber saldırılar artar. ABD astroloji haritasının Uranüs derecesinin üzerinde gerçekleşen bu tutulma, ABD’nin de bu gibi durumlarla karşılaşabileceğini gösteriyor.

Tutulmanın gerçekleşeceği İkizler burcu değişken burçlardan biridir. Değişken burçlarda tutulmalar, esnekliği, uyumu, yeni koşulları algılama ve adapte olma ihtiyacını gösterir. İş ve ev değişiklikleri, kararsızlıklar ve dağılma riski dikkat çeker.

Değişken burçlar, gerginliği ve huzursuzluğu yansıtabilirler. İkizler burcu fikir ve görüşleri temsil ettiğinden, bu tutulma döngüsündeki günlerde fikirlerde hızlı değişimler görülebilir.

Hava şahittir,izleyicidir ; ego, bilinçaltı veya kişi ve çevre arasında objektif bir arabulucu olarak işleyen fonksiyondur. Bu sayede mevcut durumun üzerine çıkılabilir , çatışmalar ve süreçler farklı bir perspektiften görülebilir. Hava elementi , adapte olabilen bir elementtir.Şartları stabil hale dönüştürene kadar çaba sarfeder.İkizler somut gerçekler ve ampirik veri ile daha fazla ilgilenir.Fakat benmerkezli bir burç olmasından dolayı kişisel doğruları empoze etmek konusunda ısrarcı davranabilir.

Yine ikizler’in Yang enerjisi nedeniyle , özgürlük odaklı,dışadönük,farklılaşan,girişken,spontane,direkt,gelişime açık ve dürtüsel davranışlar sergileyebilir.

Bu tutulma, George Orwell’ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’te kaleme aldığı ” İki kere iki dört diyebilmektir. Buna izin verilirse, arkası gelir. “cümlesini zihinlerde tazeleyecektir.

Fakat hedeflerin ne olduğunu bilmeden ilerlemek bu dönem bir şey kazandırmayacaktır. Odak noktası belirlemeden çıkılan yolculuklar zafere götürmekten öte ,kaybolmaya sebebiyet verebilir.Güçlü yanların aşırı vurgulanmasından kaynaklı dikkat dağınıklığı,konudan kopmalar yaşanabilir.Yine bu dönem başkalarının ne düşündüğü de göz önünde bulundurulmalı,empati kabiliyeti geliştirilmelidir.

Tutulma an haritasına baktığımızda ,yükselende Kova burcunu görüyoruz.Klasik yöneticisi Satürn kolektiflerle birlikte son günlerini yaşarken Ay ile trine açıda bulunuyor , modern yöneticisi Uranüs ise Boğa ‘da ve Akrep Venüs ile karşıt açılanmış durumda.

Sorumluluk almak için gönüllü davranabilir ,yaşamda bir şeyleri tasnif etmek,dönüştümek ve tekrar yapılandırmak için gerekli motivasyona sahip olabiliriz.Bunu yaparken kişisel görüşleri,zevkleri ön plana çıkarmak için ani çıkışlarda bulunabilir,dürtüsel davranma eğilimi gösterebiliriz.Bu özellikle ikili ilişkilerde kıskançlık, maddi sorunlar, ilişkiden özgürleşme vb. sebeplerle ani bitiş ve kopuşlara sebebiyet verebilir.

Neptün’ün KAD ve GAD’a yaptığı olumsuz açılar neticesinde realiteye uzak kalabilir,gerçekleri anlamakta zorlanabiliriz.Mental olarak ,geçmiş ve gelecek arasındaki köprüyü kurmakta zorluk çekeceğimizden diyalog kurduğumuz kişiler tarafından da anlaşılamayabiliriz.Uzun zamandır ilerlemeyen, kilitli kalmış konuların hızla ilerlemesine dair kuvvetli bir etki olan Mars ve KAD üçgeni, hedefe giden yolda karşımıza çıkabilecek kişi ve durumların nazikçe kenarından geçmek veya onlara çekilmelerini rica etmek yerine, hırsla kenara itmemize sebep olabilir.

Tutulma anında kraliyet yıldızları büyük rol oynuyor.Güneş Antares ,Ay ise Aldebaran yıldızlarıyla etkileşimde bulunuyor.

Güneş ile birlikte bulunan Aldebaran , Doğu’nun gözcüsüdür. Zenginlik, büyük başarı getiren ticaret yıldızıdır. İletişim, ticaret, medya, radyo televizyon yayıncılığı ile de alakalıdır. Konuşma yeteneği, yazma yeteneği verir. Melek Michael ile alakalı bir yıldız olduğu için, tabiat olaylarını kontrol eder. Yaratım ve üretim süreçlerine büyük katkı sağlar.

Bunun yanında Aldebaran , zaman zaman çıkışlara sebebiyet veren, zaman zaman da çıkıştan sonra gelecek sakinlikle ilgili bir yıldızdır. Fakat en önemli özelliği -diğer kraliyet yıldızlarının da olduğu gibi- sınava tabi tutmasıdır. Ticarette, sözde, yazıda, ihtişamda, şöhrette dürüstlüğünü ve ahlakı korumak büyük önem arz eder.Güneş ile Aldebaran ‘ın etkileşimde bulunması büyük bir enerjiyi ortaya çıkaracaktır.Fakat Ay (Antares) karşıtlığı nedeniyle ,duygularda sürekli değişim yaşatabilir.Bu dönemde yaratıcılık gerektiren işlerde başarı sağlanması olasıdır.

Ay’ın birlikte bulunduğu Antares , diğer ismiyle Satavis veya Uriel, Batı’nın gözcüsüdür. Uriel aslında Azrail anlamına gelir. Antares zaten direkt olarak “Akrebin Kalbi” denilen yıldızlardan biridir.Antares (anti-ares)Eski Yunan ve Latin dilinde Mars benzeri, savaş demektir.

Bunun yanında Antares çift yıldızdır. Çift yıldız olması da onun etki gücünü arttırır. (Betel Stars) Savaş yıldızıdır. Acımasızlıkla ve aynı zamanda ahlakla alakalı bir yıldızdır.

Aldebaran nasıl ticaret ile ilgili bir yıldızsa , Antares o kadar erdemli savaşçılık, erdemli mücadele anlamına gelir. Olumlu yanlarıyla Antares aslında faydalıdır. Onur, güç kuvvet verir.Fakat gölge kullanımıyla sürekli etik ve ahlakı sorgulatabilir. Maddi ve manevi terazi dengelenmek zorundadır.

Bu dönemde gereksiz güç mücadelelerinden ,agresif davranışlardan,riskli ortamlardan kesinlikle uzak durmak gerekir.Ay’ın yöneticisi Merkür’ün ,Güneş’in yöneticisi Jupiter ile kurduğu sekstil açıyı kullanarak enerjiyi yazmak,çizmek gibi sanatsal faaliyetlerde kullanmak fayda sağlayacaktır.Antares ; kalp hastalıkları, ani kalp problemleri, tansiyonda iniş-çıkışlar yaşatabileceğinden sağlığa bu doğrultuda özen göstermek gerekebilir.

Yine Merkür’ün yöneticisi Mars’ın KAD ile üçgeni de tansiyon problemlerini tetikleyen bir diğer faktör olarak görülebilir.

*Mars -KAD aşırı enerjisini az baharatlı, ılık veya soğuk yiyecekler tüketerek, süt içerek de azaltabiliriz.Yoga yapanlarımız için savaşçı pozu da yüksek enerjiyi dengede tutmaya yarayabilir. 

Tutulmaya Türkiye ve Dünya gündemi açısından bakacak olursak ,

Yönetici figürlerinin güç ve otorite arzusu artabilir. Bu figürler basın- yayın işleri ile ilgili kişiler de olabilir. Güneş’in Mars-Jüpiter Antares aşırılıklarla ilgilidir.Büyük başarı vaat eder. Ama aynı zamanda takıntılar dolayısıyla kendini bitirme sebebi olabilir. 

Mundane Astrolojide Antares, giriş ya da tutulma haritalarında köşede ya da etkinse krizlere, tehlikelere ya da ölümlere işaret edebilir. Güneş ile etkileşiminde ana tema otorite temsilcisi kişiler olabilir.

Hükümet-Muhalefet gerginliği artabilir. 30 Kasım haftası güç mücadelesi zirveye varabilir.

Aldebaran savaşlar, saldırılar, işgaller, deniz savaşları, deniz kazaları, yoğun şiddet olayları, yangınlar, seller,suikastler, patlamalar, facialar, ülke liderleri ile ilgili olaylarla ilişkilendirilir.

Eski astrologlara göre ,tutulma İkizler burcunda olduğunda “Havanın bulanıklaşmasına, şiddetli rüzgar esmesine, toz ve karanlığın çoğalmasına, hayrete düşüren hava olaylarının meydana gelmesine, kehanet işlerinin kuvvetlenmesine, insanların hasenat işlerde kuvvetlenmesine ve sanayi işlerinin bozulmasına sebep olur ”kanısı hakimdir.Gökyüzünde bulunan açılanmalar neticesinde bu dönemde şiddetli kar yağışı veya kuvvetli rüzgarlar görülebilir.

Tutulma ikizler burcunun ilk dekanında gerçekleştiğinden yağmalama olayları,istila,savaş,saldırılar artabilir.Antares ve Aldebaran etkisiyle bu bir askeri müdahale olabilir.

İkizler burcu kapsamına giren ülkeler ve bölgeler: Afrika’nın Kuzeydoğu kıyıları, Ermenistan, Belçika, Brabant, Mısır, Flanders, Lombardia, Sardunya adası, Tripoli, Kuzey Amerika, Los Angeles, Plymouth, Versay, Galler, İngiltere’nin Batısıdır. 

Merkür’ün 30 Kasım tutulmasının derecesini tetikleyeceği 7 Aralık Pazartesi günü eğitim, yayıncılık, uluslararası ilişkiler, seyahatlerle ilgili sınırlama getiren kararlar alınabilir.

Kutsal mekanlar ve din adamları, dini örgütler ile ilgili skandal durumlar oluşabilir.
 İnternet bankacılığında sorunlar, dolandırıcılıklar artabilir.Uçak kazaları, ulaşım sorunları görülebilir.
 Medya, gazeteciler,eğitim konuları gündeme gelebilir.
Gizli belgeler basına sızabilir.

Protestolar, grevler, gösteriler artabilir. Bu durum bir çok ülkede eşzamanlı görülebilir.

Virüs sebebiyle hastaneler, sağlık çalışanları büyük zorluklar yaşayabilir. Virüs önüne geçilemez bir artışla yayılabilir ve bu durum Aralık döneminde kontrol edilemez hale gelebilir.

15 KASIM 2020 :AKREP BURCUNDA YENİAY

15 Kasım’da İstanbul saatiyle 08:07’de 23 derece Akrep burcunda bir Yeniay deneyimleyeceğiz. An haritasının yükseleninde de Akrep burcunun 25.derecesi bulunuyor.

Yeniay, Dünya bazlı bakış açısıyla bakıldığında Ay ve Güneş’in birleşiyormuş gibi görünmesiyle başlar. Aralarındaki açı 45 dereceye ulaşana kadar devam eder. Yeniaylar,doğum ve bahar enerjisi gibi dinamik bir enerjiye sahiptir .Yeni projeler başlatmak için uygun zamanlardır. Takip eden üç gün boyunca da yoğun etkilerini deneyimleriz. Devam eden etki ise bir sonraki dolunaya kadar, yani on dört gün sürer.Bu dönemlerde güdüsel davranışlarımız artar ve bir eylemi ardını düşünmeden başlatmak önceliğimiz haline gelir.

Akrep arketipinde, birlik ve bütünlük hissetmek için başkalarına ihtiyaç vardır. Ayrı öğeleri bir bütün haline getirme , farklılıklar arasında uzlaşı sağlama ve bu kaynaşma sayesinde dönüşüm yaratma ihtiyacı söz konusudur. Kriz girişimlerinde bulunmak, risk almak, daha derin ilişkiler kurmak bu burcun rolleri arasındadır. Akrep şunu sorar ” Daha derin, bütünleşmiş ve güçlü hissetmek için ne yapmalıyım? “

Akrep sosyal burçlar grubunda olduğundan bu dönem sosyal ilişkilerin önemini, kendi ihtiyaçlarımızın yanı sıra başkalarının da ihtiyaçları olduğunu göz önünde bulundurabiliriz. Akrep aynı zamanda sabit bir burç olduğundan anın enerjilerinde dikkat etmemiz gereken en önemli husus, yeniliğe karşı direnç göstermemek ve kontrol mekanizmamızı stabil seviyede tutmak olacaktır. Hayatımızda Akrep’in etki alanında karşımıza çıkan fırsatları korku ve tehtid olarak algılamamak yarar gösterecektir.

An haritasında Yeniay derecesi Agena Yıldızı ile kavuşumda bulunduğundan,sağlık konusunda yeni adımlar atabilir yeni şifa yöntemlerini yaşamlarımıza entegre edebiliriz. Yeniay yöneticisi Mars’ın da retrosunun bitmesiyle birlikte bedensel ve ruhsal enerjimizi daha verimli kullanabilir, kendimizi daha sağlıklı hissedebiliriz.

Yeniay derecesinin kolektiflere ve Pallas’a yaptığı sekstil açı etkisiyle , kurallara uyum sağlamak ve otorite gördüğümüz figürlerle köklü ilişkiler kurmak ya da ilişkilerimizi derinleştirmek adına çaba sarfedersek olumlu sonuçlar alabiliriz. Yine Yeniay’ın Venüs’ün bir üst oktavı olan Neptün ile kurduğu trine açı etkisi olayları daha geniş,ilahi plandan görmeye başlamıza yarar sağlayabilir. Kolektif enerjiye ayak uydurabilir, kadersel etkileri kabullenebiliriz.

 Benliğin özünden gelen istekle ve içsel yaratıcılıkla temas kurabiliriz. Benliği aşan idealler için kendini adamak isteyebiliriz. Fakat, bu yüksek ilhamlı ve yaratıcı şansı yakalamak için, kendi derinliklerimizdeki karanlık materyalle yüzleşmeye cesaret etmek ve kabulleniciliği geliştirmemiz gerekir. Burada Sigmund Freud’un “Thanatos” kavramını birebir uygulayabilir,bizi bütünleşmekten alıkoyan karanlık parçamızı dönüştürüp tekrar kendimize entegre edebiliriz. Bu etki altında, mantık ötesi alanla ve ezoterik konularla ilgilenme, hayal gücü, sanatsal yetenek ve kolektif olarak diğerlerine adanmışlık gözlemleyebiliriz. Bilincin genişlemesi, duyu ötesi enerjileri algılama ve evrendeki her şeyle bir ve uyumlu hissetme gibi etkiler baskın olabilir. Maddesel olanın ötesine geçme ve spiritüel olanı deneyimlemek ilgi çekici gelebilir.

An haritasında, Venüs Foramen/Spica ve Yeniay yöneticisi Mars Alpheratz yıldızından etki alıyor. Mars -Alpheratz etkisiyle oluşacak enerji neticesinde keskin zihin, enerjik davranışlar, kendi çabamız ile işte başarı ama bunun yanında benmerkezci tavırlar, özgürlük arayışları hatta flörtöz davranma isteği artabilir. Buna karşın Venüs -Foramen ikilisi ilişkilerde ahenk yakalama ihtiyacı, yıkımın ardından gelen büyük güç, hakedimiş mutlulukları yaşamlarımıza çekebilir. Foramen karadelik demektir.Bir çeşit galaksi gözüdür.Büyülü bir frekanstır.

Spica ise bereket getiren yıldızdır.  Venüs Spica etkisiyle bu dönem önemli bilgilere ulaşabiliriz.Yeni bir ilişkiye başlama şansımız büyük ölçüde artabilir. Venüs’ün Terazi burcunda yönetici ve güçlü konumunun KAD ile yaptığı üçgen ile amaçlarımıza gidecek yolda akıllıca ilerlememizi kolaylaştıracaktır.

Fakat Mars ile karşıt açısı sebebiyle alma -verme dengesinde sıkıntı, ilişkilerde duygusal açıdan doyumsuzluk,ego savaşları oluşabilir .

Merkür-Uranüs karşı açısı nedeniyle ani çıkışlarda bulunabilir,iğneleyici ,manipülatif davranabiliriz.Özellikle Merkür’ün Zuben El Genubi yıldızından etki almasıyla ,bu geçmişte deneyimlediğimiz ve bilinçaltımızda yer edinen aldatılmalar,yalanlar vb. kaynaklı çıkışlar olabilir.Çünkü ,burası karmanın çöpüdür.Merkür ve Uranüs’ün yöneticislerinin de karşıtlık yapması sebebiyle,yeni bir ilişkiye başlamak eğer karma temizlenmediyse zarar getirecektir.

Bu gölgeli etkilerden kurtulmak için ,Yeniay’ın Neptün’e yaptığı trine açının olumlu tezahürlerini kullanabiliriz.

Bu etki altında egosal istekleri aşma, diğerleri için merhamet ve şefkat geliştirme, enerji çalışmaları yapma,yardım faaliyetlerine adanma gibi eğilimler gösterebilirsek,buradaki zorlu karşıtlıkları nispeten rahatlatabiliriz.Böylelikle,ikili ilişkilerde benmerkezcil tavır ile aşırı uyum sağlama arayışı arasındaki köprüyü daha üst bir amaca hizmet ederek kurabiliriz.

Fakat,bu enerjiye verilebilecek yanlış (Neptünyen)tepkilerden biri maddi dünyanın gerçeklerinden kaçma isteğiyle hayallere, rüyalara, bağımlılıklara kaçmaktır. Bu açı altında benliğin sağlıklı sınırlarının tamamen erimesi; ve böylece etrafımızdakilerin tesiri altında kalmamız söz konusu olabilir. Bu egonun silinmesine ve kimlik kaybına yol açar. Aldatılma, kandırılma riskine kapı açar.Agena Yıldızı’nın gölge yönleri de bu Neptünyen etkinin sonucundaki kandırılma,aldatılma durumlarını destekleyebilir.Bu dönem sezgilerimizle yol almalı ,derinleşmeli ve dış etkileri akıl süzgecinden geçirerek değerlendirmeliyiz.

Mars-Venüs karşıtlığı yaşaycağımız bu Yeniay’da aşağıda belirttiğim enerji egzersizlerini kullanabilir bu sayede enerji alanınızı dengeleyebilirsiniz :

*Çalışmaya başlamadan önce Sandal ağacı -Karanfil ya daYlang-Ylang-Sedir ağacı tütsü kombinasyonlarından herhangi birini kullanıp bulunduğunuz alanın enerjisini değiştirebilirsiniz.

*Bu egzersize başlamadan önce ,merkezleme egzersizi yapmanız gerekir.Bunun için ellerinizi dördüncü(Kalp) chakrasının üzerinde birleştirin ve nefes verirken tüm enerjinin birinci (Muladhara)ve yedinci (Sahasrara)chakraya doğru yayılmasını sağlayın.

*İkinci aşamada elleriniz Anahata (Kalp)chakra üzerinde nefes alıp,nefes verirken ikinci chakraya (Svadhistana) doğru indirin.Sonra yeniden nefes alırken ellerinizi ikinci chakranın önünde iki yana açın.Bunu sekiz kez tekrarlayın.

*Ayakta dik bir şekilde durun ve ayaklarınızla sürekli olarak bir topuğunuza bir parmak ucunuza basın.

*Daha sonra kalçanızla yatay bir sekiz veya sonsuzluk işareti çizin.

*Kendinizi okyanusta bir dalga olarak imgeleyin ve bu ahengi hissedin.

Yeniay’ın Türkiye gündemi açısından etkilerine baktığımızda ,

Jüpiter-Plüton kavuşumundan hemen sonra gerçekleşen bu yeniay, , hukuk ve ahlak konularında işe yaramayanın sonlanacağı döngüyü gündeme getirecektir.

Yine Jupiter- Plüton kavuşum etkisiyle, virüs sebepli ölüm oranlarının en yuksek olduğu döngüde olduğumuzu soyleyebılırız.

Tutulma etkisini de hesaba kattığımızda, yasakların genişletileceğini öngörebiliriz.

Önemli kişiler hakkında gizli bilgiler ifşa edilebilir,toplum tarafından bilinmeyen konular gündem yaratabilir.

Para piyasalarıyla ilgili ani kararlar,uygulamalar açıklanabilir.Dış ülkelerle mali kaynak anlaşmalarına gidilebilir.

Kadın ve çocuklara yönelik özellikle cinsel taciz olayları konuşulabilir.

Denizler,gemi kazaları (kargo gemileri vb.)gündeme gelebilir.

Kadın,sanatçı hareketleri ,eylemleri artabilir.Fakat bu hareketler sert engellerle karşılaşabilir.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın