24 Temmuz 2021 saat 05.37’de evrensel bir burç olan Kova’nın 1. derecesinde Buck Dolunay’ını deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Yengeç burcunun 27. derecesi bulunuyor.

Dolunaylar ; Ay’ın Zodyak kuşağında Güneş’in tam zıttı bir konumda parlamakta olduğu, ışıklarının onun tamlığını yansıttığı dönemlerdir. Dolunay’da Ay, ışığıyla zaferle parlarken, aslında aynı zamanda karanlığa doğru gidişini başlatmış olmaktadır. Bu zamandan itibaren, ışık giderek azalacaktır. Bu Kral Güneş’in , Kraliçesini aşkının doruğunda kutsamasıdır. Aynı zamanda ölüm demektir. Güneşin tahılın hasadı için enerjisini göndermesi, öte yandan yeni bir yaşam biçimi için ölünmesi anlamındadır. Tamamlanma döngüsüdür.Bununla birlikte, aynı zamanda, henüz gerçek olmayan ancak yaklaşan sonun ve diğer tarafın farkına varma zamanıdır.
Dolunay’da başkalarıyla olan ilişkilerde önemli krizleri deneyimlenir. Bunun temel nedeni Dolunay’a kadar geçen sürede, kendi benliğimiz içindeki bütünleşmeyi tamamlamadan ve bunun farkına varmadan geçirmektir. Kendi amaçlarımıza dair açıklık ve objektiflik konularını ilişkiler üzerinden deneyimlemek muhtemelen diğer fazlardan ziyade “dolunay” fazında yer alır. Bu süreç en üstün olan amacın keşfidir. Tamamlanma, hatta bolluk yeterli değildir. Yaşamının nedenine dair aydınlanmaya ulaşmak zorundayızdır.
Dolunaylar Terazi/Akrep enerjisi taşır. İkilemlerin olduğu bir fazdır. Bu dönem bilinç-bilinçaltı çekişmesi yaşarız. Duygu ve düşüncelerimiz birbirine zıt , dualite kavramı belirgin hale gelir. İki seçenek arasında tercih yapmak durumunda kaldığımız dönemlerdir. Yeniay döneminde ekilen tohumların meyvelerini toplarız. Sonuçlanma,bitiş enerjisi taşıdığından benliğimizde vazgeçiş teması ağır basar.
Kova , yang enerjiye sahip bir burçtur.Ebedi gözlemci ve tanık enerjisini taşır.Bu burç arketipinde bir konunun bir adım ilerisini kavrayabilir ve çatışmaları ,süreçleri bağımsız bir perspektiften görebiliriz. Bu objektifliğin nedeni hiç bir dışsal nedene bağlı kalmamasından ileri gelir. Bu nedenle de “Gerçeği görme” yeteneğine sahiptir. Ego savunmalarının ötesini ve özü görür. Hatta bu arketip görmemediğimiz veya görmeye hazır olmadığımız şeyleri de gösterir.
Kova burcu semboliğinde (Saka,su taşıyıcısı )bir dizi üstüne eğilmiş ve omzundaki ayaklı bir kabı dengede tutmaya uğraşan bir adam vardır. Buradaki önemli detay , kabın (testinin) her iki tarafının da açık olmasıdır. Semboliğin anlamına indiğimizde,gökyüzünden yeryüzüne akmakta olan evrensel bilinci içerdiğimizi hem de kanallık ettiğimizi okuruz. Astrosembolizmde daima olduğu gibi bu metafor da yerindedir.
Kova enerjisi ,insana özgü her türlü zayıflığı ve başarısızlığı görebilen geniş bir bakış açısı demektir.Bu bakış açısında zihin gözlemcidir.Fikirler kritik kitleye ulaşana kadar tıpkı bir bilgisayarın içinde gibi birbirleriyle etkileşimdedir ve zihin başka bir anlayış seviyesine kuantum sıçrayışında bulunur.
Aynı zamanda , yeni ve daha iyi bir dünya ihtiyacını ifade eder.Olaylara bütünsel bakar ve alt kümlere ayırmaz.Şair Terrance’ın da dediği gibi Kova da “İnsana dair hiç bir şey bana yabancı değil” der.
An haritasına baktığımızda ;
Ay’ın Kova burcunun birinci derecesinde Altair sabit yıldızından etki aldığını ve içinde bulunduğu Kova burcunun modern yöneticisi Uranüs’e kare açıda bulunduğunu görüyoruz. Aynı zamanda an haritasında Saturn ve Plüton ‘un yani iki kötücülün arasında konumlanmış yani kıstırılmış durumda.
Öncelikle Ay’ın kavuşumda bulunduğu Altair yıldızından bahsedecek olursak Altair, Jupiter/ Mars karakterinde bir yıldızdır. Çok önemli bir alfa yıldızdır. Kartal (Aquila)Takımyıldızındandır.Altair, 0,77’lik kadiri ile, Kartal takımyıldızının en parlak, ve gökyüzünün de 12. parlak yıldızıdır. A-tipi ana kol yıldızı olup Yer’den 17 ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. Gözle görülebilen en yakın yıldızlardandır. Kartallarla alakalı, kuşlarla alakalıdır. Bu dönem kuşlara (flamingo) yapılan katliamın gerçek yüzü ortaya çıkabilir. Bu konu basında sıkça işlenebilir.Bu toplumda da büyük bir tepki uyandırabilir.
“İlerleyen yıllarda doğaya dair olanın insan eliyle katledilmesinin sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.Özellikle 2024 sonrası böcek istilaları,aşırı ilaçlanmış ürünler nedeniyle yaşanan tarımsal resesyon gözler önüne serilecek.“
Yine bu dönem toplumsal olayların ,tepkilerin fazlalaşması çok olası bir dönem olduğundan ; kadınlarla ilgili konular ön plana çıkabilir.Ay dolunay sırasında ufkun üstünde ve henüz Güneş doğmamışken gerçekleştiğinden bu uğursuz bir gökyüzü görünümü olarak kabul edilir.Kadının etkileceğinin altını çizer.Dişil enerji hakimiyeti kaotik durumlar oluşturabilir.Yükselen yöneticisinin Yengeç’in kritik derecelerinde olması ve Ay’ın içinde bulunduğu diğer konumlanmalar bu dönem kadın cinayetleri ve kadın haklarına dair konuları gündeme gelebilir.
Kova Dolunay’ının yöneticisinin retro konumda olması , modern yöneticiye kare açıda olması ve orb değeri açısıdan bastığımız toprağı,yaşadığımız ülkeyi ve evi temsil ettiğinden ülkede ekonomik ve tarımsal olarak zorlu günlerin işaretçisi olabilir.
Merkür’ün, Plüto ile karşıtlığı bu dönemde ortaya çıkacak bireysel ve toplumsal tepkilerin otorite figürleri tarafından baskı altında tutulmak isteneceğinin göstergesi olabilir. Merkür’ün yöneticisi Ay’ın da konumlanması itibariyle bir yandan dürtüsel davranışlar ve çıkışlar diğer yandan baskı ve üstünlük kurma çabasının ortaya çıkma ihtimali yüksek durumlar arasında sayabiliriz. Bunun yanında ,geçici de olsa dikkat çekmek adına , zekice tasarlanarak yapılan “bilinçli kötülük” bu dönemde ön plana çıkan bir kavram olabilir.
Bu hafta sert rüzgarlar görülebilir, yağışlar artabilir ,sel ve erozyon riski oluşabilir.
Sağlık astrolojisinde Kova burcunun ilk derecesi (Right tibial nerve) Sağ kaval kemiği siniri ile ilgili bulunduğundan , diğer konumlanmaları da göz önünde bulundurduğumuzda(Dolunay’ın klasik yöneticisi retro Saturn- modern yönetici Uranüs’e karede) kazalarla gelecek etkileri görülebilir ve bacağın bu bölümü hasar alabilir. Aynı zamanda kemik,diz ,deri bölgelerinde ani hasara sebebiyet verebilir.
Dolunay’ın psikolojik etkilerine baktığımızda bu dönem üzerimizde büyük bir baskı hissedebilir ve kısıtlanma duygusuyla özgürleşme ihtiyacına girebiliriz.An haritasında yedinci evin aktive olması sebebiyle,ikili ilişkilerimizde,bir yılı geçen ilişkilerimizde, imzalı ilişkilerimizde veya ortaklıklarımızda üzerimizden yük atma ve özgürleşme arzumuzu ön plana çıkabilir. Bugüne kadar sorgulamadan ve konfor alanımızı bozmadan sürdürdüğümüz kemikleşmiş kalıpları kırmaya teşebbüs edebilir,kendimizi derin bir uykudan uyandırabiliriz.Yaşam amacımızı sorgularken ve bilinmeyen artık bilinir duruma geldiğinden, neye kanallık ettiğimizi hangi bütüne bir parça olmak istediğimizi tekrar gözden geçirebiliriz.Karşı aksta bulunan Aslan burcundaki Güneş ego savaşlarını da tetikleyebilir. Ben ya da biz arasında seçim yapmak durumunda kalabilir, kendimizi biz için mücadele etmeye zorlayabiliriz . Dolunay derecesinin asteroid Chariklo ile kavusumda olmasi da buna ek gösterge olarak sunulabilir.
Ruhumuzda hissettiğimiz baskıya rağmen, yön gösterme isteğimiz de artabilir.Unutmayalım ki Altair eski dönemde kutup yıldızıdır ve kutup yıldızlarının en önemli özellikleri yön göstermeleridir.Aynı zamanda Altair yaz aylarında daha etkili çalışır.
Fakat ; dürtüsel davranışlarımız ,aşırı cesaretli halimiz ani kayıpların ve kazaların önünü açabilir. Sorgu mekanizmamız mevcut olandan daha fazla çalışacağından bilinçaltı çalışmaları için çok uygun bir dönem olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Şayet bir çalışma yaptırırsak, bilinçaltımızın deyim yerindeyse bir yanardağ gibi patlayacağını söyleyebiliriz. Chiron’un , Dolunay’ın retro yöneticisi Saturn’e yaptığı sekstil açının da bu duruma desteğini hissedebiliriz.
Buck dolunayında ani maddi kazançlarımız ,para akışı oluşabilir.Fakat burada dikkali olmamaız gereken nokta ,gelen paranın kontrolünü sağlamamız gerektiğidir. Zira hızlı ve ani kazançlar ,ani kayıplara dönüşebilir.
An haritasının ikinci evinde seyreden Başak burcundaki Venüs ve Alan burcundaki Mars ikilisinin , Balık burcunun sıfır derecesinde seyreden retro Jupiter’e karşıtlık yapması bazı abartıları gündeme getirebilir.
Başak Venüs’ün simgelediği mantığa ve kontrole dayalı sevgi modeli, Mars’ın ateş enerjisini yansıtan , girişken tavrıyla buluştığunda ve Jupiter’e karşıtlık yaptığında büyüteç etkisi meydana gelebilir. Maddi aleme dair her şey daha fazla anlam ve önem kazanırken iç dünyamızda ve hareketlerimizde dengeyi korumaya özen göstermemiz gerekir. Duygusal coşkunluğumuzun kabardığını hissedeceğimiz bu dönemde kontrol ihtiyacımız veya sevgimizi göstermek amacıyla müsriflik yapma ihtimalimizin bulunduğunun da farkında olmak olumlu sonuçlara sebebiyet verir. Diğer bir farkındalık geliştirmemiz gereken durum da çevremizdekilerin özgürlük alanlarını daraltmamak olmalıdır. Daha özgüvenli de hissedebiliriz fakat bu durumu uç noktalara vardırarak kibirli, “en doğrusunu ben bilirim” şeklinde başkalarını eleştiren veya kontrol altına almaya çalışan tutumlar içine girmemeye özen göstermemiz fayda sağlayacaktır.









