6 EKİM 2021 : TERAZİ BURCUNDA MARSİYEN YENİ AY

6 Ekim 2021 saat 14.05’te Hava grubunun öncüsü Terazi burcunun 13. derecesde bir yeniay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Oğlak burcunun 7.derecesi bulunuyor.

Hava elementi bilinçli ve mantıklı bir zihni, öğrenme ve iletişimde bulunma gücünü sembolize eder.Hava şahittir , izleyicidir;ego ve bilinçaltı veya kişi ve çevre arasında objektif bir arabulucu gibi işleyen fonksiyondur. Hava elementi derin duyguları ifade etmez ve yüzeysel kalır. Yeniay an haritasında, hava grubu stelyumu (gezegen yığılması) mevcut olduğundan aşırı zihinsel faaliyet içerisinde bulunacağımızın altını çizmekte. Yaşamı gözlerken o denli zaman harcayabiliriz ki ,her şeyi kafamızın içinde imajine ediyor ve gökyüzündeki ateş elementi yoksunluğundan ,dış dünyada düşüncelerimizi eyleme dökmüyor gibi görünebiliriz.

Yeni ay dönemleri, bir şeyler adına karar almak için uygun dönemlerdir. Bu dönemde ilişki ve diyalog kurma ihtiyacımız en üst seviyeye ulaşabilir.Davranış ve kuralları önemseyebiliriz. Başka insanlardan onay almak ,kültürel bekentiler temel motivasyonlarımızı oluşturabilir. Farkındalığımız o denli yükselebilir ki ,şartların pürüzsüz ve uyumlu çalışmasının önüne geçmesine neden olan kişi ve durumlara yükselen adalet duygumuz neticesinde tepkiler verebiliriz.Eşit haklar ve fırsatlar temin etmek niyetiyle diğer insanlara odaklandığımız ve entelektüel tarafsızlığımız nedeniyle tek bir noktaya odaklanmamız zorlaşabilir. Bu durum kendimize karşı kayıtsız kalmamızın, önyargısız olmamızın da yolunu açabilir. Yani on beş günlük süreçte bireysel egolarımıza ket vurabiliriz.

Fakat , bu durumun gölge kullanımı zayıf ve kararsız kalmamızın da önünü açabilir.

Aşırı uyum çabamız ,etkileşim sistemini dengeleme çabasıyla diğerlerini aşırı saldırgan olmaya itebilir. Çünkü ; evrendeki polarite prensibi gereği bu tutumumuz karşı tarafa Yang enerjisini yükleyecek ; tersine aynalama yaparak saldırgan ,girişken,harekete geçen, eleştirel,uyumsuz taraf niteliklerini onun üzerine yığacaktır. Bu nedenle Terazi’nin temsil ettiği “Denge” prensibine uygun davranmak şartları eşitleyecektir.

  • Şunu unutmamalıyız ; ne pahasına olursa olsun barış presibi diğer tarafın bencil ve kötü eğilimli tutumlarını ön plana çıkarır. Bu nedenle Terazi enerjisinin aşırı kullanımı Bağımlı Kişilik Bozukluğu’na sebebiyet verir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay Terazi burcunun 13. derecesinde doğuyor ve Mars ile partil kavuşum halinde. Bunun yanında retro Merkür de terazi burcundaki bu stelyuma altı derecelik bir orb ile kavuşum yapıyor. Zira, 9 Ekim 2021 ‘de Merkür Güneş’in kalbinde (Synodikos) bulunacak.Yani burada Merkür’ün retro konumda kuracağı aplikasyon açılarından bahsetmek de mümkün oluyor.

Yeniay derecesi Delta Corvus takımyıldızından Algorab sabit yıldızından etki alıyor. Bu yıldız Terazi arketipinin daha çok gölge özelliklerini yansıtan bir yıldızdır , diğer bölgelerdeki yumuşak etki veren yıldızlar gibi çalışmaz. İnsanların gölge yönleridir. Evet Terazi naiftir. Ama Algorab, kaba bir yıldızdır.

An haritasında Ay,Güneş ve Mars ‘ın bu yıldızdaki kombinasyonu şeytani düşünceler ve kötü niyet verecektir.Gizli sadizim ,bu yıldızın özellikle Mars ile kombinasyonunda en önemli yansımalarından biridir. Bilinçli eziyet etmekten hoşlanabilen yapılar ortaya çıkarabilir. Gizli bir hırs, yalancılık zihinsel problemler,mobbing gibi durumlar meydana getirebilir. (Aynı zamanda haritanın üçüncü evindeki Chrion’un da yöneticisi)Burada, Plüton ile kurulan etkileşim bu yıkıcılığın dozunu arttırabilir. An haritasının dokuzuncu evinde konumlanan bu stelyum ,adalet arayışı ,yurt dışı ile olan bağlantılar, uzak akrabalar ,kardeşler,yüksek eğitim ile ilgili bağlantılar,üniversiteler,yargı organları ,dış ülkelerle olan ilişkiler gibi micro (bireysel) ve macro (ülkemiz açısından) etkileri ortaya çıkarabilir.

Anın yükseleninin Facies yıldızından etki alması ve Yeniay derecesine zorlu görünümü yine bu durumu destekleyecektir.Kaza, soğukluk, zihinsel sorunlar, yabancılaşma, ayrılma, şanssızlık, çatışma, iletişim krizleri ,risk alma eğilimleri artabilir. Fakat yükselen’in dispozitörü Saturn’ün haritanın birinci evinde konumlanması ve Yeniay derecesine açısı otokontrol mekanizmamızı devrede tutmamıza katkı sağlayabilir.

Hava olayları (kuvvetli rüzgarlar,yağışlar)görülebilir. Bu durum yanardağ patlamaları,yer hareketlerini (deprem,erozyon) de tetikleyebilir.

Aynı zamanda Plüton’a olan açılanma neticesinde ,iletişim kanallarında meydana gelen arızalar,çökme gibi durumlar tekrar edebilir. Bu nedenle veri yedeklemesi, bu konularda tedbir alınması önem teşkil edecektir.

Yine kaza riski,kemik , diz , kaburga , dirsek kırıkları bu dönemde artabilir. Ameliyatlar gündeme gelebilir.

Yeniay’ın dispozitörü Venüs’e baktığımızda ise kendi üçlüsünde ,detriment (zararlı) çalıştığını görüyoruz. Aynı zamanda kritik derecede bulunuyor. Aynı zamanda retro hareketine devam eden Jupiter ile square açı içerisinde.

Bu dönemde zorlanan ikili ilişkiler,takıntılı davranışlar intikam duygusuyla harmanlanabilir. Venüs’ün Toliman Sabit Yıldızı’nın etki alanına çok yakın durması derinlemesine araştırmalar içerisinde kaybolmuşluk hissi verebilir. Seksüel dürtüler arttığından, deneyim alanının sınırını genişletmek isteyen partner yeni arayışlar içerisine girmekten çekinmeyebilir ve bunun gizli kalması için çaba gösterebilir. Şayet, aldığınız etkiler doğrultusunda böyle bir durum oluşursa, bunun altındaki temel motivasyonun partnerin özgürlüğe ve yeni deneyimlere duyduğu tutku olduğunu idrak etmelisiniz. Bu dönemde vereceğiniz her tepki Retro Merkür’ün Müfrid sabit yıldızından etki alması neticesinde adalet aramak amaçlı olabilir , fakat ilişkide daha büyük bir krizin oluşmasına sebebiyet verecektir. Venüs’ün Güney Ay düğümü ile kavuşuma gittiğini de hesaba kattığımızda çok eski konular dahi gündeme getirilebilir. (Aynı zamanda retro Merkür’ün dispozitörü)

Yine yukarıda bahsettiğim gibi yükselen derecesinin etki aldığı Facies sabit yıldızı etkisi ve Venüs ve Plüton’a da paralel çalışması zorlu etkileri arttıracaktır.

  • Unutmayın ;yukarıda ne varsa ,aşağıda o vardır. Yani gökyüzünde oluşan her planetsel hareket , belirli göksel filtrelerden geçerek enerjisel olarak yeryüzüne yansır ve dolayısıyla haritalarımız doğrultsunda motivasyonlarımıza şekil verir. Bu nedenle anın kalitesini anlayarak, eylemlerimizi bu doğrultuda şekillendirirsek koşulları daha da karmaşık hale getirmekten kurtulmuş oluruz. Doğru zamanda , rahatsız olduğumuz durumları dile getirmek bizi kazançlı çıkaracaktır.

Bu dönemde Venüs’ün Toliman ve Merkür’ün Müfrid sabit yıldızlarının etki alanlarına yakın durması ökültizm gibi konulara aşırı bir çekim duymamıza sebebiyet verebilir. Evrende var olan her şeyin alt nedenlerini incelemeye çekilebiliriz. Tabiata dair olan her şeye merak duyabiliriz. Bunun için rehberlik,danışamanlık hizmeti alabiliriz. Yine asteroid Psyche’nin Başak burcu’na geçisi ve Venüs ile kurduğu kare açı bu konuları fazlasıyla irdeleyebileceğimizin, ruhsal şifa kaynakları arayışımızın derinleşeceğinin altını çizmekte.

21 EYLÜL 2021: BALIK BURCUNDA NEPTÜNYEN DOLUNAY

Bu gece saat 02.54’te , su grubunun değişkeni ve dişil yani Yin enerjinin temsilcisi Balık burcunun 28. derecesinde Neptünyen bir Dolunay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Aslan burcunun 10. derecesi bulunuyor.

Dolunay dönemleri psikolojik olarak hassaslaştığımız ,natal haritamızda aldığımız etkiler doğrultusunda nokta koyma isteğimizin arttığı dönemlerdir. Nokta koyma isteğimiz artık koşulların olgunlaşmasından ileri gelir. Fakat ,astrolojik analizlerle ile ilgili unutulmaması gereken gerçeklik şudur; kader planınızda size vaad edilenden fazlasını ya da eksiğini yaşamazsınız. Yani,eğer bir korkunuz varsa bu sadece anın enerjisinden aldığınız etkiyle iyice belirginleşir. Ya da bir hastalığınız varsa , yine anın enerjisi çözümlemeniz için bu konuyu doruk noktasına taşıyabilir.

Her ne koşulda bakacak olursak olalım ,gerçekleşen her durum bize hizmet eder. Sistem hiçbir zaman kişinin kötülüğü için çalışmaz. Sadece ,bazı durumlarda yoldaki işaretleri okumayı reddeden kişi ,anın enerjisi doruk noktasına ulaştığında daha sert gerçekliklerle karşılaştığında bir yıkım yaşayabilir. Evrensel düzende iyi ya da kötü gibi sınıflandırmalar yoktur. Verileri sınıflandıran insan beynidir. Dolayısıyla, diğer gökyüzü olayları gibi Dolunay dönemleri korkulacak dönemler değildir.

Dolunaylar doyuma ulaşılan dönemlerdir,iki farklı (zıt) ucu görebilme ve farkına varabilme yeteneğidir. Bu fazda artık içgüdünün işi bitmiştir. İçgüdülere değil anlamlandırma yani manaya ihtiyaç vardır. Harekete geçmeden önce anlamak ve düşünmek, bir başka insanı veya durumu göz önüne almak; kendimizi görmek aynı zamanda bütünün hayrını gözetmek durumunda olduğumuz zamanlardır.idealize ettiklerimiz vasıtasıyla kendimizi ifade etmeyi öğreniriz. Diğer bir deyişle kendimizi ifade edebildiğimiz zaman, varoluşumuzun benliğimizi aşan bir sebebi olduğunu ve kendimizden büyük bir nedeni ifade etmeyi de öğrenebileceğimiz zamanlardır.Bu dönemde hareketlerimizin objektif yapısı çizilmiş ve amaca yöneliktir. İçgüdü ve entellekti birleştirme yoluyla kendimizi mükemmelleştirme aşamasına geliriz.

Bunun yanında ,korunmak veya diğer talepler adına yapılacak enerji çalışmaları ve kullanılan materyaller (mantra,esma,tütsü kullanımı,yantra) sabit değildir ve faydadan çok zarara götürebilir.Bunun için söylenen her çalışma yapılmalı diye bir kaide yoktur ki ,aynı anda bir çok enerji çalışması asla birlikte yapılmamalıdır. Örneğin ; esma çalışmalarında Tanrının sıfatlarının kullanımında üç enerji tipi mevcuttur. Celal,Cemal ve Kemal ‘i yansıtan bu sıfatlar doğru zamanlarda (buna doğru gezegen saatleri de dahil olmak üzere) kullanılmalıdır.Yine mantralar ve bununla birlikte kullanılan yantralar da özenle seçilmelidir. Gördüğümüz her yantrayı veya sembolü kolye gibi aksesuarlarda bile kullanamayacağımız gibi her meditasyonda aynı frekansı kullanamayız.Ya da her gün aynı tütsüyü kullanmamız hiçbir işe yaramayacaktır.Hangi yolu ve öğretiyi izliyor olursak olalım bu konularda dikkatli davranmalı ve bilgi kirliliğinden uzak durarak bize en uygun olanı tercih etmeye çalışmalıyız. Çünkü ; anın yükseleni enerji çalışmaları için büyük önem teşkil eder.Bu konuyu daha sonraki postlarda detaylı olarak açıklayacağım.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay’ın Balık burcunun 28.derecesinde (kritik derece) oluştuğunu ve Scheat sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz. Anın yükseleninde ise Aslan burcu bulunuyor ve yönetici Güneş yine Başak burcunun 28. derecesinde konumlanmıs durumda.

Öncelikle , deneyimleyeceğimiz Dolunayın ruhunu anlamak adına Scheat etkisinden biraz bahsetmek gerekir. Scheat,zorlu bir yıldızdır. Ölüm,hapishaneler,kurban /kurtarıcı psikolojisi,depresyon en belirgin özellikleridir. An haritasında Markab etkisindeki Neptün ile yaptığı kavuşum sebebiyle, major depresyonları tetikleyebilir. Kendimizi bir şeylere adama,kurban etme eğilimi gösterebileceğimiz gibi dış etkiler sebebiyle de bu duruma düşürülebiliriz. Alkol bağımlılıkları tetiklenebilir. Vucuttaki su ve sıvı dengesizliği nedeniyle (konstupasyon) kabızlık problemi ile karşılaşabiliriz. Vücuttaki her hastalığın nedeni enerji alanındaki bir bozulma neticesinde ortaya çıktığından ,buradaki açılanmaya karşı kullanılabilecek en etkili devasal tedbir herhangi bir sanat dalıyla uğraşmak ve enerjiyi oraya kanalize etmek olacaktır.

Yükselen yöneticisi Güneş’in Başak burcunda konumlanması ve Terazi burcunun ilk derecelerinde transit eden Mars ile kavuşumu Dolunay haritamızın hangi evinde gerçekleşiyor ise artık istemsiz olarak bir çözülme enerjisi yaşayacağımızın altını kırmızı kalemle çizmekte.An haritasının iki ve sekizinci evindeki bu karşıtlık hem spiritel ve maddi alem arasındaki bir farkındalığı ,hem de kendi mali kaynaklarımız ile ortaklı kaynaklar arasında (buna kamusal kaynaklar da dahil) bir gündem oluşacağını işaret ediyor.

Bunun yanında , Dolunay’ın klasik yöneticisi olan Kova burcunda transit eden Jupiter’in , Merkür hava grubuda oluşturduğu partil trine açı bilginin ve keşfetmenin önünü açılabileceği gösteriyor. Bu dönemde zihinsel aktivitenin yoğunlaşması nedeniyle özellikle yeni spiritüel kanallar açılabilir ve bu konuda araştırmalar yapılabilir.Sador yıldızı etkisindeki Jupiter’in hala retro olması ve Merkür’ün retrodan önceki gölgeli dönemininde (shadow period) olması nedeniyle kaçırılmış eğitim fırsatları tekrar gündeme gelebilir ve bu kez sonuca varabilir. Sador temple kadim bilgilerde şövalyeliği ile bağdaştırılmış bir yıldızdır ve ökült,spirituel bilgiler ve inisiye kabulü ile doğrudan bağlantılı bir yıldızdır.Bu etkilerin yanıda rüyalarımız işaretleyici ve haber niteliğinde olabilir ve aynı frekansta kişilerle rahatlıkla rezone olabiliriz. Aynı zamanda kara büyü,maji gibi negatif çalışmaların çözümlenmesi için çok uygun bir dönem olabilir. (Bununla ilgili bir enerji çalışmasından analizin sonunda bahsedeceğim)

Bu partil trine an haritasının yedinci evi ve üçüncü evi arasında oluştuğundan kaçırılmış ilişki fırsatlarını da ayağımıza getirebilir.Fakat Merkür’ün haritanın dördüncü evinde konumlanması ve diğer deklinasyon açılanmaları sebebiyle ilişkilerdeki baskıcı ve ısrarcı tutumlardan uzaklaşmak bizler için faydalı olacaktır. Bunun yanında Venüs’ün ,Satürn ve şans noktasına olan kare açısı,kendi isteğimizle önüne set çektiğimiz bir ikili ilişkiyi gündemimiz haline getirebilir. Bu konumlanma ailevi ilişkilerde anlaşmazlıkları da tetikleyebilir ve Uranüs karşıtlığı özellikle maddi kaynakların paylaşımı konusunda ani reaksiyonlara sebebiyet verebilir.

Dolunay’a Türkiye gündeminden baktığımızda eğitim-öğretim konularında salgın hızının arttığına şahit olabiliriz.Diplomatik ilişki içerisinde bulunulan ülkeler ile gündemler oluşabileceği gibi,ülkemizin imajı konusu da gündeme gelebilir.Kamusal kaynaklarla ilgili problemler,salgın hızının tekrar yükselmesi gündemi meşgul edebilir.Denizlerle ilgili konular gündeme gelebileceği gibi,yukarıda da bahsettiğim gibi hapishaneler,mahkumlar ile ilgili yeni uygulamalara gidilebilir.Alkollü mekanlar,eğlence mekanları ile ilgili yeni düzenlemeler gelebilir.

Bu dolunayda özellikle blokajların etkisini ortadan kaldırmak adına yirmi bir gün devam etmek şartıyla “Aumm Gam Ganapataye Namaha” mantrası tekrar edilebilir.Özellikle Güneş’ine sert etki alanlarımız rahatlıkla uygulayabilirler.

Farklı bir yöntem olarak bu dolunayda Ya Vedud ve Ya Bâsıt isimleri 380 defa birlikte okunabilir.Fakat doğum haritasında Koç,Yengeç,Oğlak gibi öncü grupta yükselenleri veya stelyumları barındırıyorsak sert etkiler verebilir.Bu nedenle eğer böyle bir etki varsa uzak durulmalıdır.

Alternatif son yöntem olarak ; Hey Zayn Yod/Vav vav lamed levleri bir arada on beş dakika okunabilir.

Bunun yanında bu çalışmaya başlamadan önce ginseng ,anason veya rezene çayı tüketilebilir ,şakayık /ardıç gibi doğal yağlar kullanılabilir. Bunun yanında günlük buhuru /sakızı ve indigo mavisi/mor renkleri kullanmak frekansı yükseltecektir.

Enerji Egzersizleri :

Bu enerji çalışması için üç egzersiz ve Neptün enerji alanıyla bağlantı kurmamızı sağlayacak özel bir hazırlık gerekir.Bu hazırlık auranın güçlenmesi,temizlenmesi ve kapatılmasını içeriyor.

Egzersize Hazırlık ;

Temel yoga oturuşuna geçin ve lotus pozisyonu alın,gözlerinizi kapatın,bedeninizi gevşetin, ve nefesinizi içeri çekerken enerjiyi birinci çakradan dokuzuncu çakraya kadar yükseltmeye başlayın. Birinci çakrayı hissedin ve parlak kırmızı ışık ile doldurun,ikinci çakrayı hissedin ve turuncu ile doldurun,solar pleksusa gelin ve parlak sarı ile doldurun.Enerjiyi anahata (kalp çakrasına)yükseltip burayı zümrüt yeşiliyle,sonra Merkür merkezine gelip burayı turkuvaz mavisi ile ,kaşlarınızın arasındaki altıncı çakraya geldiğinizde indigo rengi ile ve yedinci çakraya gelip mor ile doldurun.Burada sekizinci çakraya tırmanarak saf gümüş rengi ile doldurup dokuzuncu ççakraya gelin.Burası tüm ruhsal rehberlerin ,üstatların,arketiplerin ve koruyucuların alanıdır.Rehberlerinizden bu egzersizler boyunca yanınızda olmalarını isteyin. Derin bir nefes alıp verin ve gözlerinizi açın.Artık egzersize hazırsınız.

Aurayı temizleme ve güçlendirme :

Kollarınızı başınızın üstüne kaldırın ,parmaklarınızı baş parmağınız hariç açın avucunuzun içine doğru bükün ve başparmaklarınızı yukarıya doğru döndürün.Bu durumda iken ateş nefesi egzersizi yapın yani burun deliklerinizden solar pleksusa hiç aralıksız on iki nefes alıp verin.Bu on iki nefesi dört periyod tekrar edin.(Arada kısa bir mola verebilirsiniz.)

Auranın Genişletilmesi :

Auramız güçsüz olduğunda kendimizi korunmasız ve zayıf hissederiz.Auramızın kollarımızı açtığımızdaki ölçü birimi kadar geniş olması gerekir.Güçlendirdiğimizde kendimizi enerjik ve koruma altında hissederiz.

Yere yatıp gevşeyin ve ayaklarınızdan yedinci çakraya kadar tüm enerji merkezlerinin üzerine elinizi tutup sonra kollarınızı kalktığı yere kadar yukarı kaldırarak auranızı genişletin.Bunu yaparken bir çakrada kollarınızı açarak o bölgede auranızı genişletip diğer enerji merkezine geçin.Auranın genişlediği yerlerde kendinizi güvende ve o bölgede bir rahatlama hissedeceksiniz.

Auranın Kapatılması :

Auranızı sağ elinizle ana kontrol merisyeni üzerinde “Fermuar” hareketi yaparak kapatın.Bu hareketi ayaklarınızdan dudaklarınıza kadar, sonra ayaklarınızdan sırtınıza,boynunuza,başınıza,alnınıza kadar yapın. Bunu en az üç veya dört kez tekrarlayın.

7 EYLÜL 2021: BAŞAK BURCUNDA YENİAY

7 Eylül Salı günü saat 03.51’de ,Toprak grubunun değişkeni ve Yin enerjili Başak burcunun 14. derecesinde bir yeniay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde,yani motivasyonun ana kaynağında Aslan burcunun 11.derecesi bulunuyor.

Yenia dönemleri bir fikri oluşturmak,niyet etmek,karar vermek adına olumlu dönemlerdir.Bu dönemlerde yeni fikirleri hayata geçirmek için heves ve coşku duyarız.Zira yeniay dönemleri koç enerjisi taşır.Yeniayda karar verdiğimiz konularda ,hilal fazında harekete geçmemiz olumlu sonuçlar doğurur.Bu doğrultuda kararlarımızı 11 Eylül’de hayata geçirmek faydalı olacaktır.

Pek tabii, her yeniayın enerjisi farklıdır fakat tümünün ortak özelliği enerjilerinin on beş gün etkili olmasıdır.Başak burcu arketipsel karakter olarak; verimlilik uzmanı,tamirci,sorunları tespit eden,sorunları yatıştıran ,pimpirikli,her şeye kusur bulan,evhamlı ,şüpheci,eleştirmen,analist ve acemidir. Arketipsel yerler olarak ise işyeri,ofis,garaj,iş bulma kurumları,klinik ve labaratuvarları temsil eder.

Ebu Ma’şar ve Guido Bonatti’ye göre,Fırat (Türkiye),İspanya,Suriye,Persia William Lily’e göre Afrika,Atina,Fransa’nın Güney Batısı ,Hırvatistan’ın Güney Kısmı,Kudüs,Mezapotamya,Paris,Rodos H.S.Green ‘e göre Batı Hindistan ,Boston,Jarusalem,Lyons,Los Angeles gibi yerleri temsil eder.

Başak burcunun temel motivasyon cümlesi “Dikkatli ol,burada bir sorun var.Sorunu tespit et.” olarak tanımlanabilir. Sosyal bir toprak grubu burç olan Başak,hizmete odaklıdır.Etkin işlevde bulunma dürtüsü nedeniyle ,işlerini daha iyi yapabilmek adına yeni yollar aramakla ilgilidir. Bunun yanında Başak aşağılık kompleksinin burcudur.Bu burcun doğası yanlışlıklara odaklı olduğundan ,ilgi kişiye döndüğünde doğal bir aşağılanma yaşanır. Başak’ın amacı gelişme kaydedebilmesi için hataları fark edip bunların düzeltilmesi yoluna gitmektir.Bu durum kişinin kendisine uygulandığında ,kişi kendisini eleştirmeye ve aşağılamaya yönelik bir eğilim içerisine girer.

Lily Tomlin’in aşırı titiz ve aşka aç tiplemesi “Ernestie” klasik bir Başak arketipidir.

Başak’ın aşırı işlevsellik arzusu ,bedenin nasıl çalıştığı ile ilgilenmesine de neden olur. Vitaminler,gıda takviyeleri,vejetaryenlik,koruyucu tıp,kişisel hijyen gibi konularla doğrudan bağlantılı olan Başak enerjsi, beden kimyası ve fizyoloji konularına eğilimi de beraberinde getirecektir. Kısacası Başak-Balık aksı sağlık konuları ile doğrudan bağlantılıdır.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay’ın Başak burcunun 14. derecesinde oluştuğunu ve Coxa sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz. Coxa öncelikle üst düzey mistisizm yıldızıdır,mesihlik ile ilgilidir. Sezgisellik ve detaycılığı bir arada verir.Yeniay derecesinin Uranüs ile üçgen açısı bu dönem rüyaların,bilinçdışı etkileşimlerin artacağını haber vermekte. Gördüğümüz rüyalar haberci nitelikte olabileceği gibi,rezonans bu dönem oldukça yükselecektir.

Bunun yanında Coxa,bilimsel gelişmeleri,doktorları,tıp insanlarını da temsil alanına alır.Bu nedenle ,yeniay döngüsünde yeni ilaçların aniden piyasaya sürülmesi,yeni bir tedavi yöntemi keşfedilmesi gibi olumlu durumlar oluşabilir.Yine yeniay yöneticisi Merkür’ün haritanın üçüncü evinde konumlanması (Neptün ile antician çalışıyor)ve retro Satürn ile olumlu açısı uzun zamandır üzerinde çalışılan bir tedavi yönetiminin gündeme gelmesine neden olabilir.Bu durum 11 Eylül civarı gündem olacaktır. Fakat burada kökten bir çözüm değil,yavaşça olgunlaşacak bir gelişme beklemek daha realist bir bakış açısı olacaktır.Zira, yeniay derecesi ve yine Başak burcunda transitine devam eden Mars ve asteroid Hygea Uranüs ile trine açıda bulunsa da, Neptün’e ve asteroid Pallas’a opposite konumda bulunuyorlar. Aynı konumlanma , özellikle ilköğretim ve lise aralığındaki öğrenciler için yeni düzenlemeler getirilmesinin önünü açabilir.

Bireysel bazda ise bu döngüde yolculuklarımız artabilir, gelirlerimiz büyüyebilir,özellikle taşınmazlar değer kazanabilir para kazanırsın. Ayaklarımız yere her zamankinden daha sağlam basabilir,  yanımızda çalışanların,çocukluk arkadaşlarımızın veya yakın akrabalarımızın desteğini daha fazla hissedebiliriz.Uzun zamandır beklediğimiz terfi konuları yine bu dönemde gündeme gelebilir.

An haritasının Mc noktasında 0 derece yükselen Boğa burcu’nun yöneticisi Venüs’ün Jupiter’e Üçgen ve Plüton’a kare açıda bulunması, daha önce de bahsettiğim gibi ikili ilişkilerdeki başlangıç şansını ikiye katlayabilir.Bu dönem derin tutku ve aşk ile bağlanabileceğimiz ilişkiler başlatabiliriz(özellikle geçmiş dönemdeki flörtlerle bağlantılı).Fakat baskıcı tutum ve davranış kalıplarından uzak durmak faydalı olacaktır. Süregelen ilişkilerde evlilik kararı alınabilir,evliysek sahiplenme ihtiyacımız ve paylaşımlar artacağı gibi,sürpriz bir hamilelik gündemimize oturabilir.

Hava koşulları değişkenlik gösterebileceği gibi,olağan dışı hava hareketleri ve fırtınalar görülebilir.Bunun yanında Türkiye Natal haritasının ikinci evinin yükselmesi ve yeniay derecesinin Uranüs’e açısı özellikle emlak vergileri,toprak mahsulleri,tarım konularında büyük zamları beraberinde getirebilir.Toplumumuzun kanayan yarası olan kadın cinayetleri yine gündeme gelebilir ve bu doğrultuda yapılan eylemler,protestolar,hak ve hürriyet arayışları basında işlenebilir.Hazine ve Maliye bakanlığı kapsamındaki konular ön plana çıkabilir.Kentsel dönüşüm projeleri hız kazanabilir.Orta şiddetli deprem riski oluşabilir.Doğu’da arkeolojik keşifler yapılabilir ya da bu keşiflere yönelik açıklamalar kamuoyuna sunulabilir

22 AĞUSTOS 2021 : KOVA BURCUNDA MAVİ DOLUNAY

22 Ağustos 2021 saat 15.01’de Yang grubu Kova burcunun 29. derecesinde Mavi Dolunay’ı deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Yay burcunun 11.derecesi bulunuyor.

Kova Burcu , evrensel bilinci temsil eden bir burçtur.Tüm insanlık Kova çağına geçişle birlikte genel olarak bu burcun etkisi altına girmiştir.Evrensel boyutta “insan” arketipini temsil eder. Bütünün hayrı genel yönetimidir ve toplumsal bilinçle hareket eder.

Kova ,bilgi ve bilimsellik yoluyla grup bilincinin geliştirilmesi ve açığa çıkması için çalışır. Toplayıcı ve birleştiricidir. İnsan hakları konusunda eşitlik ve birlik bilincinin doğması ve yayılması konusunda yüksek çaba gösterir. İnsan için insanla beraber çalışır ,topluma hizmet için projeler üretir. Çağdaş ve ilericidir fakat egosuyla sınanır.Ezoterik Astroloji’ye göre beşinci tesir planını (rays öğretisinde )simgeler.

Hava grubu dolunayı dönemlerinde en önemli tesir olarak bilinç krizlerini deneyimleriz.Var olan bütünlük içerisinde ,eksik veya kayıp parçaları tamamlamak ,fazlalıklardan kurtulmak en büyük arzumuz haline gelir.Dolunaylar sonlanma enerjileri taşısa da, buradaki sonlanma öncelikli olarak bilinç düzeyinde gerçekleşir .Kova alın chakrasiyla doğrudan bağlantılıdır ,günümüz yani beşeri alemi temsil eder.Aynı zamanda hormonal bez olarak hipofiz bezine tesir eder. Arketipsel olarak her burç gibi Kova’nin üç seviyesi mevcuttur.Bahsettigim bilinç krizleri de tam bu noktada yaşanır.

Deneyimleyecegimiz mavi dolunay ‘in aneretik derecede (29.drc) oluşacağını göz önünde bulundurdugumuzda,evrenin bizi üçüncü seviyeye ulaştırmayı amaçladığını ya da Natal haritalarimizda Kova semboliğinin bulunduğu alanlarda bir aydınlanma,zincirleri kırma , tamamlanma yaşatacağını öngormemiz mümkündür .

Kova arketipinde ulaşılabilecek üçüncü seviye ise “Kamil insan”diye tabir edilen noktadır.Kolektif bilinç ile çalışır ve gruplarla hareket eder.Toplumun insanca gelişmesi adına hareket eder ve çağdastir .

Astroloji’de 29. dereceler Algoloid yani Akrep temasında çalışır.Yine 29. dereceler Anaretik derece diye adlandırılır ve bazı astrologlar tarafından “Kadersel Derece” olarak nitelendirilir; zaten problemli sayılan bu son derecelerin, diğer bir burca geçmeden önce ulaştığı son nokta hatta bazen bir çeşit zirvedir. Burada yeni bir alana geçilmeden önce, eski olanla ilgili her türlü deneyim yaşanıp, yeni olana, geride tecrübe edilmesi ya da öğrenilmesi gereken hiçbir şey kalmadan başlanılabilmesi için bazı krizler yaşanacaktır. 29 dereceyi hem “sınav” hem de “ustalık” derecesi olarak tanımlamak yanlış olmaz.

“Anaretik Derece” bazı açılardan Ay Düğümlerine benzer, çünkü bu derecenin bulunduğu yer kaderseldir, öğrenilmesi ya da çözümlenip aşılması gereken bir durum vardır. Kişi öğrenmesi gerekenleri öğrenmemiş ise burada krizler yaşayacak, fakat öğrendiyse bu zirveden devam edip kadersel bir misyon tamamlayacak olabilir. Aynı zamanda tekamül etmek için bir “Dönüşüm” yaşanacağının göstergesi olurlar.

Bu dolunayda ise Franz Kafka’nin Dönüşüm adlı romanında kaleme aldığı gibi “Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor.”cümlesinin tam anlamıyla idraki gerçekleşebilir.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay’ın Kova burcunun 29.derecesinde , üçüncü dekanında oluştuğunu ve Gienah sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz.Ay Uranüs ile kontra paralelde ve ayni zamanda,anın yukseleninin dispozitoru retro Jüpiter ile kavusumda bulunuyor.(3 drc orb aralığıyla) Asc derecesi ise Rastaban sabit yıldızından etki aliyor.

Gienah’in bulunduğu bölgenin en önemli özelliği yaşamın sunduğu şanslarla birdenbire yükseliş ve doğru kullanılmaması durumunda ani düşüşler getirmesidir.Birnevi kraliyet yıldızı gibi çalışır.Analizin giriş bölümünde de bahsettiğim gibi bu dönemde bilinç krizleri çok şiddetli ve geniş çaplı yaşanabilir .

Jupiter dokunduğu her şeyi büyütür ,yani büyüteç özelliğiyle çalışır .Aynı zamanda planetin retro hareketini gerçekleştirmesi dolayısıyla, bu krizler geçmişte bize “Haksızlık” yapıldığını düşündüğümüz”konular üzerinden deneyimlenebiliriz .Aynı zamanda yükselen derecesine kavusumda bulunan Güney ay düğümünün dispozitorunun Jüpiter olması da bu enerjiyi destekler bir görünüm oluşturmakta.

Fakat Gienah bolgesinin etkisinden dolayı gerçekten haklı olduğumuz konusunda bir vicdani muhakeme yapmamız gereklidir.Zira ,yanlış kararlar bedel ödetebilir ama hakliysak ya da bir iftiraya ugramissak yükselen derecesindeki rastaban yıldızınin açılanmaları adaletin sağlanması konusunda bizlere yardım edecektir.

Dolunay’in klasik yöneticisi Saturn’e (R) baktığımızda ,geniş orb aralığıyla modern yönetici Uranus’e yaptığı kare bilinçli olarak ,artık dayanamadigimiz noktada,zincirleri kırma isteğimizi gösterecektir.Bu dönemde otorite figürleri ya da bizi kısıtlayan kişiler ile büyük ve çekişmeli sınavlar verebiliriz. Özellikle Uranüs’ün dispozitoru Venüs ‘un Terazi transitinde bulunması ve Satürn ile olumlu açısı bu durumun ilişkiye başka bir boyut kazandırma konusunda yardımcı olabilir.Ayni zamanda geçmiş enkarnasyonlarimizla bağlantılı ya da geçmişte bıraktığımız ilişkiler tekrar başlayabilir.

Bunun yanında, Ezoterik Astroloji’de Jüpiter, Kova burcunu yönetir.Buradaki tesir neticesinde kişiliğimizin içerisindeki mantal ve duygusal departmanları birleştirerek içimizdeki bilgeliği,evrensel sevgiyi ortaya çıkarmanızı mümkün kılacaktır.Mükemmel bir sentez yaratarak kozmik kanunlarla tam senkronize olabiliriz,zira anın yukseleninin yöneticisinin Jüpiter olması da bu durumu destekler nitelikte .

Mantal enerjiyi doğru kullandığımız taktirde sevgi ve birliği doğru bir biçimde yansıtabiliriz. Satürn’ün Venus’e yaptigi trine açı ile sevgi realitesine çok rahat bir geçiş sağlayabilir,bir bilinç sıçraması yaşayabiliriz.

An haritasının ucuncu evindeki Ay’in Uranüs ile kontra-paralel çalışıyor olması daha önce de bahsettiğim gibi ikili ilişkileri bir eşikten atlamasunda bir diğer etken olarak gosterilebilir.

Haritanın on ikinci evinin yoneticisi Mars’in, Merkür ile birlikteliği ve Neptün ‘e opposite konumu su ve sıvılarin derinindeki bir keşfi gündeme getirebilir. Kova burcunun soğuk tabiatlı bir burç olması konuda buzullar ile de bağlantılı kurabilir.

Dolunay haritasında Merkür ve Mars Başak burcunda transitlerine devam ediyorlar ve Neptun’e opposite konumda bulunmaları asi tartışmalarını büyütebilir ve vaka sayılarını arttırabilir .Yine sağlık konularında ani gelişmeler ,farklı ve alternatif tedavi yöntemleri,testler,zorunluluklar ve feragat konularının gündeme gelmesi söz konusu olabilir .Bu dönem doğa olayları ,şiddetli yağışlar görülebilir.

Türkiye gündeminde Dağlar, tepeler , ormanlar; bunları seven insanlarda görülür, bazende dağ kazaları , dağcıların kaybolması,uçak ve demiryolu kazaları,havalimanları saldırıları ve en önemlisi büyük ölçekli depremler oluşabilir.Taş ocakları,güç hatları,enerji sistemleri gündeme gelebilir .Kuşlar (özellikle suda yaşayan) ile ilgili yeni gündemler oluşabilir .Göçmen sorunuyla alakalı toplumsal olaylar,protestolar,eylemler artarak devam edebilir .Kadın hakları ile ilgili bir yasada geri adım atılabilir.Bu dönem medya ,basın organları eleştirilerin hedefinde olabilir.En önemli etki olarak yüksek öğretim konuları ,üniversitelerde tartışmalı kararlara imza atılabilir.

Ebu Ma’şar ve ve Guido Bonatti’ye göre Kova burcu Mısır’in batısı,Al-Suwad ,Azenguch,Ceclem,Alcufa,Sind’in batısı ,Hicaz,Niger gibi yerleri temsil ederken William Lily’e göre ise Rusya,Polonya,İsveç,NorveçBremen,Hamburg,Salzburg,Kafkasya,Sibirya ve İsveç gibi ülke ve şehirleri temsil eder.Bu dönem bu bölgelerdeki olaylar Dünya’da ön plana çıkabilir .

24 TEMMUZ 2021: KOVA BURCUNDA DOLUNAY

24 Temmuz 2021 saat 05.37’de evrensel bir burç olan Kova’nın 1. derecesinde Buck Dolunay’ını deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Yengeç burcunun 27. derecesi bulunuyor.

Dolunaylar ; Ay’ın Zodyak kuşağında Güneş’in tam zıttı bir konumda parlamakta olduğu, ışıklarının onun tamlığını yansıttığı dönemlerdir. Dolunay’da Ay, ışığıyla zaferle parlarken, aslında aynı zamanda karanlığa doğru gidişini başlatmış olmaktadır. Bu zamandan itibaren, ışık giderek azalacaktır. Bu Kral Güneş’in , Kraliçesini aşkının doruğunda kutsamasıdır. Aynı zamanda ölüm demektir. Güneşin tahılın hasadı için enerjisini göndermesi, öte yandan yeni bir yaşam biçimi için ölünmesi anlamındadır. Tamamlanma döngüsüdür.Bununla birlikte, aynı zamanda, henüz gerçek olmayan ancak yaklaşan sonun ve diğer tarafın farkına varma zamanıdır.

Dolunay’da başkalarıyla olan ilişkilerde önemli krizleri deneyimlenir. Bunun temel nedeni Dolunay’a kadar geçen sürede, kendi benliğimiz içindeki bütünleşmeyi tamamlamadan ve bunun farkına varmadan geçirmektir. Kendi amaçlarımıza dair açıklık ve objektiflik konularını ilişkiler üzerinden deneyimlemek  muhtemelen diğer fazlardan ziyade “dolunay” fazında yer alır. Bu süreç en üstün olan amacın keşfidir. Tamamlanma, hatta bolluk yeterli değildir. Yaşamının nedenine dair aydınlanmaya ulaşmak zorundayızdır.

Dolunaylar Terazi/Akrep enerjisi taşır. İkilemlerin olduğu bir fazdır. Bu dönem bilinç-bilinçaltı çekişmesi yaşarız. Duygu ve düşüncelerimiz birbirine zıt , dualite kavramı belirgin hale gelir. İki seçenek arasında tercih yapmak durumunda kaldığımız dönemlerdir. Yeniay döneminde ekilen tohumların meyvelerini toplarız. Sonuçlanma,bitiş enerjisi taşıdığından benliğimizde vazgeçiş teması ağır basar.

Kova , yang enerjiye sahip bir burçtur.Ebedi gözlemci ve tanık enerjisini taşır.Bu burç arketipinde bir konunun bir adım ilerisini kavrayabilir ve çatışmaları ,süreçleri bağımsız bir perspektiften görebiliriz. Bu objektifliğin nedeni hiç bir dışsal nedene bağlı kalmamasından ileri gelir. Bu nedenle de “Gerçeği görme” yeteneğine sahiptir. Ego savunmalarının ötesini ve özü görür. Hatta bu arketip görmemediğimiz veya görmeye hazır olmadığımız şeyleri de gösterir.

Kova burcu semboliğinde (Saka,su taşıyıcısı )bir dizi üstüne eğilmiş ve omzundaki ayaklı bir kabı dengede tutmaya uğraşan bir adam vardır. Buradaki önemli detay , kabın (testinin) her iki tarafının da açık olmasıdır. Semboliğin anlamına indiğimizde,gökyüzünden yeryüzüne akmakta olan evrensel bilinci içerdiğimizi hem de kanallık ettiğimizi okuruz. Astrosembolizmde daima olduğu gibi bu metafor da yerindedir.

Kova enerjisi ,insana özgü her türlü zayıflığı ve başarısızlığı görebilen geniş bir bakış açısı demektir.Bu bakış açısında zihin gözlemcidir.Fikirler kritik kitleye ulaşana kadar tıpkı bir bilgisayarın içinde gibi birbirleriyle etkileşimdedir ve zihin başka bir anlayış seviyesine kuantum sıçrayışında bulunur.

Aynı zamanda , yeni ve daha iyi bir dünya ihtiyacını ifade eder.Olaylara bütünsel bakar ve alt kümlere ayırmaz.Şair Terrance’ın da dediği gibi Kova da “İnsana dair hiç bir şey bana yabancı değil” der.

An haritasına baktığımızda ;

Ay’ın Kova burcunun birinci derecesinde Altair sabit yıldızından etki aldığını ve içinde bulunduğu Kova burcunun modern yöneticisi Uranüs’e kare açıda bulunduğunu görüyoruz. Aynı zamanda an haritasında Saturn ve Plüton ‘un yani iki kötücülün arasında konumlanmış yani kıstırılmış durumda.

Öncelikle Ay’ın kavuşumda bulunduğu Altair yıldızından bahsedecek olursak Altair, Jupiter/ Mars karakterinde bir yıldızdır. Çok önemli bir alfa yıldızdır. Kartal (Aquila)Takımyıldızındandır.Altair, 0,77’lik kadiri ile, Kartal takımyıldızının en parlak, ve gökyüzünün de 12. parlak yıldızıdır. A-tipi ana kol yıldızı olup Yer’den 17 ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. Gözle görülebilen en yakın yıldızlardandır. Kartallarla alakalı, kuşlarla alakalıdır. Bu dönem kuşlara (flamingo) yapılan katliamın gerçek yüzü ortaya çıkabilir. Bu konu basında sıkça işlenebilir.Bu toplumda da büyük bir tepki uyandırabilir.

İlerleyen yıllarda doğaya dair olanın insan eliyle katledilmesinin sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.Özellikle 2024 sonrası böcek istilaları,aşırı ilaçlanmış ürünler nedeniyle yaşanan tarımsal resesyon gözler önüne serilecek.

Yine bu dönem toplumsal olayların ,tepkilerin fazlalaşması çok olası bir dönem olduğundan ; kadınlarla ilgili konular ön plana çıkabilir.Ay dolunay sırasında ufkun üstünde ve henüz Güneş doğmamışken gerçekleştiğinden bu uğursuz bir gökyüzü görünümü olarak kabul edilir.Kadının etkileceğinin altını çizer.Dişil enerji hakimiyeti kaotik durumlar oluşturabilir.Yükselen yöneticisinin Yengeç’in kritik derecelerinde olması ve Ay’ın içinde bulunduğu diğer konumlanmalar bu dönem kadın cinayetleri ve kadın haklarına dair konuları gündeme gelebilir.

Kova Dolunay’ının yöneticisinin retro konumda olması , modern yöneticiye kare açıda olması ve orb değeri açısıdan bastığımız toprağı,yaşadığımız ülkeyi ve evi temsil ettiğinden ülkede ekonomik ve tarımsal olarak zorlu günlerin işaretçisi olabilir.

Merkür’ün, Plüto ile karşıtlığı bu dönemde ortaya çıkacak bireysel ve toplumsal tepkilerin otorite figürleri tarafından baskı altında tutulmak isteneceğinin göstergesi olabilir. Merkür’ün yöneticisi Ay’ın da konumlanması itibariyle bir yandan dürtüsel davranışlar ve çıkışlar diğer yandan baskı ve üstünlük kurma çabasının ortaya çıkma ihtimali yüksek durumlar arasında sayabiliriz. Bunun yanında ,geçici de olsa dikkat çekmek adına , zekice tasarlanarak yapılan “bilinçli kötülük” bu dönemde ön plana çıkan bir kavram olabilir.

Bu hafta sert rüzgarlar görülebilir, yağışlar artabilir ,sel ve erozyon riski oluşabilir.

Sağlık astrolojisinde Kova burcunun ilk derecesi (Right tibial nerve) Sağ kaval kemiği siniri ile ilgili bulunduğundan , diğer konumlanmaları da göz önünde bulundurduğumuzda(Dolunay’ın klasik yöneticisi retro Saturn- modern yönetici Uranüs’e karede) kazalarla gelecek etkileri görülebilir ve bacağın bu bölümü hasar alabilir. Aynı zamanda kemik,diz ,deri bölgelerinde ani hasara sebebiyet verebilir.

Dolunay’ın psikolojik etkilerine baktığımızda bu dönem üzerimizde büyük bir baskı hissedebilir ve kısıtlanma duygusuyla özgürleşme ihtiyacına girebiliriz.An haritasında yedinci evin aktive olması sebebiyle,ikili ilişkilerimizde,bir yılı geçen ilişkilerimizde, imzalı ilişkilerimizde veya ortaklıklarımızda üzerimizden yük atma ve özgürleşme arzumuzu ön plana çıkabilir. Bugüne kadar sorgulamadan ve konfor alanımızı bozmadan sürdürdüğümüz kemikleşmiş kalıpları kırmaya teşebbüs edebilir,kendimizi derin bir uykudan uyandırabiliriz.Yaşam amacımızı sorgularken ve bilinmeyen artık bilinir duruma geldiğinden, neye kanallık ettiğimizi hangi bütüne bir parça olmak istediğimizi tekrar gözden geçirebiliriz.Karşı aksta bulunan Aslan burcundaki Güneş ego savaşlarını da tetikleyebilir. Ben ya da biz arasında seçim yapmak durumunda kalabilir, kendimizi biz için mücadele etmeye zorlayabiliriz . Dolunay derecesinin asteroid Chariklo ile kavusumda olmasi da buna ek gösterge olarak sunulabilir.

Ruhumuzda hissettiğimiz baskıya rağmen, yön gösterme isteğimiz de artabilir.Unutmayalım ki Altair eski dönemde kutup yıldızıdır ve kutup yıldızlarının en önemli özellikleri yön göstermeleridir.Aynı zamanda Altair yaz aylarında daha etkili çalışır.

Fakat ; dürtüsel davranışlarımız ,aşırı cesaretli halimiz ani kayıpların ve kazaların önünü açabilir. Sorgu mekanizmamız mevcut olandan daha fazla çalışacağından bilinçaltı çalışmaları için çok uygun bir dönem olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Şayet bir çalışma yaptırırsak, bilinçaltımızın deyim yerindeyse bir yanardağ gibi patlayacağını söyleyebiliriz. Chiron’un , Dolunay’ın retro yöneticisi Saturn’e yaptığı sekstil açının da bu duruma desteğini hissedebiliriz.

  Buck dolunayında ani maddi kazançlarımız ,para akışı oluşabilir.Fakat burada dikkali olmamaız gereken nokta ,gelen paranın kontrolünü sağlamamız gerektiğidir. Zira hızlı ve ani kazançlar ,ani kayıplara dönüşebilir.

An haritasının ikinci evinde seyreden Başak burcundaki Venüs ve Alan burcundaki Mars ikilisinin , Balık burcunun sıfır derecesinde seyreden retro Jupiter’e karşıtlık yapması bazı abartıları gündeme getirebilir.

Başak Venüs’ün simgelediği mantığa ve kontrole dayalı sevgi modeli, Mars’ın ateş enerjisini yansıtan , girişken tavrıyla buluştığunda ve Jupiter’e karşıtlık yaptığında büyüteç etkisi meydana gelebilir. Maddi aleme dair her şey daha fazla anlam ve önem kazanırken iç dünyamızda ve hareketlerimizde dengeyi korumaya özen göstermemiz gerekir. Duygusal coşkunluğumuzun kabardığını hissedeceğimiz bu dönemde kontrol ihtiyacımız veya sevgimizi göstermek amacıyla müsriflik yapma ihtimalimizin bulunduğunun da farkında olmak olumlu sonuçlara sebebiyet verir. Diğer bir farkındalık geliştirmemiz gereken durum da çevremizdekilerin özgürlük alanlarını daraltmamak olmalıdır. Daha özgüvenli de hissedebiliriz fakat bu durumu uç noktalara vardırarak kibirli, “en doğrusunu ben bilirim” şeklinde başkalarını eleştiren veya kontrol altına almaya çalışan tutumlar içine girmemeye özen göstermemiz fayda sağlayacaktır.

10 TEMMUZ 2021 YENGEÇ BURCUNDA YENİAY : AKIL EGODAN ÜSTÜNDÜR

10 Temmuz 2021 saat 04.16’da Yin grubu , kişisel bir burç olan Su grubunun öncüsü Yengeç’in 18. derecesinde bir Yeniay deneyimleyecegiz. Anın yükseleninde İkizler burcunun 28. derecesi bulunuyor.

Ay , Dünya’ya en yakın gök cismi olması nedeniyle eski zamanlardan beri kolaylıkla gözlemlenmis ve Astrolojik sembolizmde ön plana çıkmıştır. Ay’ın sıcaklığı ya da ışığının olmaması , bütün etkiyi Güneş’ten alıp yansıtması , alıcılığı vasıtasıyla sürekli dış tepkimelere açık olduğunu gösterir.Bu nedenle hareketleri ile insan psişesi arasında doğrudan bağ kurulmuştur. Ay’ın hareketleri insan psikolojisi üzerinde değişimlere neden olur. İnsan psişesi on iki burçtan oluşan karma bir yapıdır. Tıpkı Ay’ın değişen yüzleri gibi bizler de farklı duygu hallerine bürünürüz.

Yeniay , Ay ve Güneş’in Dünya’dan bakıldığında birleşiyormuş gibi görünmesiyle başlar ve aralarındaki açı 45 derece olana kadar devam eder. Bu esnada biz Ay’ı göremeyiz. Zaten bunu pek düşünmeyiz çünkü burada Koç ve bahar enerjisi barınır. Dolayısıyla tohum atma döneminde oluruz.

Yeniay dönemlerinde güdüsel davranmaya açık hale geliriz . Subjektif davranıp her şeyi duygularımızla değerlendirebiliriz. Dolayısıyla , olayları başkaları tarafından görmekte zorlanabiliriz.

Yengeç burcu Ay tarafından yönetilir , dişil enerjiyi ve kadınlığı sembolize eder. Hormonal sistem, mide , doğum ve annelik , vucut sıvıları , duygusal rahatsızlıklar , aile ,yuva gibi konular Ay’ın kontrolündedir. Bunun yanında geleneksel değerler , aileden gelen duygusal kodlar , hafıza, empati , merhamet , besleme ,büyütme kadınlarla olan ilişkilerdeki duygusal hassasiyetler ve anne -çocuk ilişkileri , çocuk esirgeme kurumu ,sayfiye yerleri, denize kıyısı olan yerler , restaurantlar , aşçılar , bakıcılar ,antikalar ,bağımlılıklar dış dünyadaki tezahürleri arasındadır.

Yengeç bir su grubu burcu olduğundan tıpkı suyun emilen , karışan ve bütünleşen doğasının da ifade ettiği gibi sevmek ve sevilmekle ilintilidir. Her şeyin birlikte ve bağlantıda olduğunu hissetme ihtiyacı büyüktür. En temel ihtiyacı bireysel , koruyucu ve sahiplenici bir şekilde sevmektir. Yani varolan her şeye annelik içgüdüsüyle yaklaşır. Bu korumacı ve kendini adayan bir sevgidir.

Yengeç kişisel bir burç olması dolayısıyla buradaki sevgi de kişiseldir ; bir annenin çocuğuna sevgi duymasının temelinde onun kendi çocuğu olması yatar.Hassas bir enerji mekanizması olduğundan her türlü etkiye aşırı tepki verebilir , duyarlılık gösterebilir ve incinebilir. Fakat , tüm bu özelliklerinin yanında öncü bir burç olmasına karşın ihtiyaçlarına tatmine geçerken endirekt harekette bulunur. Çekingen ve güven arayan yapısı nedeniyle duygusal bağ kurmak için tedbirli bir biçimde harekete geçer ve şefkatli bir tepki ortaya çıkaracak pasif aksiyon başlatır. Temel güdüsü başkalarıyla harmoniyi yakalamak , etkin bir şekilde uyumlanmak ve duygusal denge kurmaktır. Bunu yaparken çevresinin rengine ve moduna bürünür. Bu nedenle Yengeç enerjisi , bilgiyi duygusal seviyede absorbe eden büyük bir alıcı gibidir. Zaman zaman kendi hislerini ayırt etmekte zorlanabilir ve bu durum onu psikolojik olarak aşağı çekebilir.

Koşulsuz sevgi ihtiyacı nedeniyle Yengeç bağımlılık ihtiyaçlarını da sembolize eder. “Bağımlı” kelimesi küçük düşürücü bir durum gibi algılansa da insanlar sevgi ve destek arayışında birbirlerine bağımlı konumdadırlar ve her halükarda kolektif bilinçle hareket ederler. Buradaki bağımlı sözcüğünde bağımlı bir ifade söz konusudur. Ancak bu temel ihtiyaç engellendiğinde yoğun bir biçimde hissedildiği için bazı kusurlar ortaya çıkabilir. Yengeç reddedilmeye karşı aşırı duyarlıdır. Bu hislerinden bunaldığında bayılan “Güneyli Kadın” arketipine benzer.

An haritasına baktığımızda ,

Yeniay ‘ın Yengeç burcunun 18. derecesinde oluştuğunu ve Wasat sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz. Balık burcunda transitine devam eden Neptün ile trine ve Boğa burcunda bulunan Uranüs ile sekstil açıda bulunuyor.

Wasat sabit yıldızının en önemli özelliği zehirli gazlar ,zehirlenmeler , gaz patlamaları ile ilgili olmasıdır. Aynı zamanda kimyasal savaş ve saldırıları da temsil eder. Yeniay derecesinin Neptün ve Uranüs ile olan temasları bu gibi durumları gözler önüne serebilir. Zehirlenme konuları, ilaç firması sahipleri veya kimyagerler aniden ön plana çıkabilir. Yine gıda zehirlenmeleri ,su ve sıvılar, sahte alkol konuları can sıkıcı sonuçlar doğurabilir.Bunun yanında Wasat ,kamusal meseleler ve insan hakları ile doğrudan ilintili bir yıldızdır. Bu doğrultudaki toplumsal eylemlere şahitlik edebiliriz.

Kişisel bazda ise ,bu dönemde küstahça davranışlardan uzak durmamız , ani tepkilerden uzak ve objektif kalarak hareket etmemiz fayda sağlayacaktır. Diğer insanların da bakış açılarını bu yönde algılamamız mümkün olduğundan , olabildiğince farkındalıkla yaklaşmak yararlı olacaktır. Yine aynı etkinin olumlu tezahürlerini kullandığımızda manevi gelişim ve farkındalık adına büyük adımlar atabilir ve varlığımızın anlam arayışı yönünde bu psikolojik süreci olumlu yöne çevirebiliriz.

Öte yandan gökyüzünde geçtiğimiz günlerde kesinleşen T-kare açı kalıbının özellikle ikili ilişkileri oldukça ani gelişimlere sürükledi .Yeniay’da Venüs ve Mars hala birlikte hareket edecekler. Bu ikili Duphe sabit yıldızından etki alırken , Saturn’e karşıt ,Uranüs’e ise kare açıda bulunacaklar.

Dubhe önemli bir yıldızdır. Büyükayı’ nın en önemli yıldızıdır. Bu yıldız egoyu çok yükseltir ve güçlü bir enerji yaratır.

Diğer ismi Dabpe olarak bilinir , Dabbetul arz ile alakalı bir yıldızdır.Büyük Ayı’nın yedi kutsal rishisinden biridir.

Duphe , bu dönemde güzellik, sanat, estetik gibi konularda çok büyük bir şans yaratacaktır ama çok kibirli, egosu yüksektir.Bu nedenle tolare edilmesi de zorlaşacaktır. Bu dönem kendimizi toplum içinde göstermeye,sahnede olmayı normalden çok daha fazla isteyebiliriz. İstediğimizi almak için otorite figürleriyle karşı karşıya gelebilir deyim yerindeyse isyan bayrağını açabiliriz. İkili ilişkilerde ya da başlamasını istediğimiz bir ilişki için oldukça baskıcı davranabilir,istediğimizi alamadığımızda çok ağır aşağılık kompleksleri yaşayabiliriz. Bunun yanında ikili ilişkilerimizde üstünlük kompleksi gibi durumlar da tetiklenebilir.

Duphe’nin Venüs ile olan birlikteliğinde gücü kontrol edilmelidir.Aksi taktirde çok yıkıcı sonuçlar doğurabilir.Daha fazla sevilmek ve dikkat çekmek isterken , yalnız ve antipatik bir kişiye dönüşebiliriz. Bu süreçte harcama isteğimiz ,lükse düşkünlüğümüz ve Venüs ve Mars’ın yöneticisinin konumlanması itibariyle alkol tüketimi artabilir. Bu dönemde kardiyovasküler rahatsızlıklar , kalp, akciğer hastalıkları artabilir.

Merkür’ün Neptün ile olan kare açısı da bu dönem vaka sayılarını arttırabilir.

Anın yükseleninde bulunan İkizler burcunun kritik 28. derecesi ise bize bu Yeniay sürecinde bazı tamamlanmalar yaşanacağını , sonuçalarını görmeyi ertelendiğimiz konuların karşımıza gelebileceğini gösteriyor. Yönetici Merkür’ün de yükselen üzerinde konumlanması ve retro Jupiter ile trine açısı bu durumu desteklemekte.

Yükselen derecesi Polaris yıldızından etki alıyor.Polaris yön bulmak ,rehberlik etmek ile bağlantılı bir yıldızdır.Olaylara geniş açıdan bakabilmek ve bir anlam geliştirmek için de çok uygun bir dönem olabilir. İlgilendiğimiz konularda büyük bir hevesle konuşmak isteyebiliriz. Bir şeyin özünü algılamakta istekli olacağımız için eğitim programlarına dahil olabiliriz. Doğrunun ve anlamın peşinde olmak temel ihtiyacımız olabilir . En iyisini ümit edebilir, büyük fikirler üretebiliriz . Fakat Jupiter retro harekette bulunduğundan ilgi alanımız oldukça geniş olabilir . Jupiter yayılmayı ,sınırları aşmayı ,büyümeyi temsil ettiğinden bu büyüme kontrolsüz gerçekleşebilir.

Bunun yanı sıra , Merkür’ün Neptün ve Pallas ile kare açıda bulunması veri toplarken yanılgılara düşebileceğimizin de işaretçisi olabilir. Şişirilmiş içi boş düşünceler risk teşkil edebilir , bir amaca odaklanırken zihin körlüğü yaşayabiliriz. Bu nedenle fikirlerimize gelebilecek eleştirileri kabul etmekte zorlanabilir,en doğru olanın kendi bildiğimiz olduğunu savunabiliriz. Üstelik bunu bilgimiz ya da fikrimizin olmadığı konularda yorum yaparak gerçekleştirebiliriz. Konuyu üst boyutlara taşıyarak yalan söylemeye meyledebiliriz. Psikolojik problemlerimiz tetiklenebilir.Yine asteroid Pholus’un Merkür’e karşıtlığı kırıcı olabileceğimizin altını kırmızı kalemle çizdiğinden , iletişim dilimize dikkat etmemiz özellikle duygusal ilişkilerimizde sonrası için fayda sağlayabilir. Çünkü burada oluşacak durum kendimizle yüzleşmek ve arınmak adına büyük bir fırsat olabilir.

Unutmayalım ki Pholus , varoluş yolculuğumuzda bize eşlik eden ve ilişkilerimiz vasıtasıyla kendilerini ifade eden içsel arketiplerimizin dışsal yansımasını anlatır. Ve temelinde dünyasal realitemizi oluşturan ruhumuzu ve onun özgün doğasını açığa çıkartmak için çalışır.

Pholus, Zeus’un çocuğudur ve Zeus’un “Tanrıyı oynayan” tarafını ifade eder. Anneleri birer su perisi olan centuarlar yaradılışları gereği tam olarak bir tanrı değillerdir ve hayvani doğaları her zaman ağır basar. Özellikle bunlardan, eksikliğini kapatmak için tanrıyı oynayan Pholus, ilişki içinde olduğu kişiye acılar çektirerek onun ilahi olana yaklaşması için bir anlamda kendini feda eden bir arketipi anlatır ki dişil enerjinin özellikle gidip gidip kendine eziyet veren ve acı çektiren eril enerjiye aşık olmasının temelinde, ilahi birlik duygusuna onları yaklaştıracak partnerleri kendilerine bilinçdışı çekmeleri yatar. Bu da Pholus sembolizminde görünür.

Bu noktada, hayatımızda bize acı çektiren bir Pholus arketipini, mitolojisi gereği öldürmemiz gerektiğini vurgularız.

“ Her bir centuar öldüğünde ortaya büyük bir farkındalık ve uyanış çıkar.”

BALIK BURCUNDA YENİAY: HAKİKATLE AYNI AKIŞTA OLMAK

13 Mart 2021 saat 13.19’da su grubunun değişkeni  ,Yin enerji hakimiyetindeki Balık burcunun 23. derecesinde bir Yeniay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Yengeç Burcunun 14. derecesini görüyoruz.

Balık burcu arketipinde aşkınlık , sonsuz sevgi ve güzellik ,birleştirici bilinç ,affedicilik ,feda etme , teslim olma ,yaşamla/doğayla bir olmayı barındırır. Hakikatle aynı akışta olma hali vardır. Varsın olsun , akışına bırak , Tanrı’ya havale et gibi ifadeler , kendini evrenin karşılıksız sevgisine bırakmış Balık’ın ifadeleridir.

Balık akışta olmayı , tutkusuz ve çabasız çaba içinde olmayı ifade eder. Evrensel bir su grubu burcu olan Balık bütün ile bir olma arzusundadır. Bu kişisel bir sevgi değil herkesi kapsayan ve ayrım yapmayan bir sevgidir. Balık’ın sevgisi her şeyi kapsadığından , hiç kimse ve hiçbir şey bunun dışında kalamaz. Her şey kabullenilip hiçbir şey ile özdeşleşilmeyince de arzular ortadan kalkar. Olan her şey kişinin bir parçası ise geriye arzulanacak ne kalır ki ? Zaten her şeyi vardır .Bütün ile bir oluş hali birleştirici bir bilinç oluşturur.

Balık’ın her şeyi kapsayan bu hali , onu olan biten her trajik duruma karşı hassas kılar. Kurbanlarla özdeşleşmek ve kendine yardımı dokunmayanlara yardım etmeye çabalamak Balık’ın tabiatında vardır. Fakat , kendini başkalarına adamaya dayalı bu sevgi alışverişi sırasında kendine zarar veren insanlarla  kişisel seviyede bir araya geleceğinden kurban tarafından kurban edilme durumu orataya çıkar. Psikolojide bu duruma “bağımlılık” denir. Bu yardımda bulunan kişinin yardıma ihtiyacı olanın bağımlılık eğilimini daha da pekiştirmesidir. Yardım eden ile edilen arasında bilinçaltı düzeyde bir özdeşleşme vardır. Bunun nedeni , Balık’ın kurbanın çektiği acıdan kendisini sorumlu tutmasından kaynaklanan bilinçaltından gelen suçlamadır. Kısaca Balık enerjisi , kısa sürede yardıma muhtaç olanın enerjisine uyumlanır . Bu polarizasyon aşamasında ise negatife uyumlanarak kendine zarar verme eğilimine girebilir.

Budizm’e göre bilinç , özne ve nesne arasındaki ilişkidir. Bu iki terim birbirleriyle bağlantılıdır. Özne olmadan nesne , nesne olmadan özne var olamaz. Ego ya da Budist terminolojisine göre “satva” bu polariteyi kabullendiği için vardır. Egosal bilinç , realiteyi zıt yönlere böler. İyi – kötü , umut – korku , yaşam – ölüm gibi. Bu zıt kavramlar birbirlerine bağlıdır çünkü birinin hakim olabilmesi için diğeri ortadan kaldırılmalıdır. Budizm’e göre dualiteden özgürleşmek bu zıtlıkların zihnin bir oyunu , kişinin kendi kendine yarattığı bir illüzyon (maya) olduğunu görme yeteneğine bağlıdır. Zıtlıkların farkındalık seviyesinde nötralize edilmesiyle düalite yanılsaması ortadan kalkar ve kişi nirvanaya ulaşır.

Bu , tipik bir Balık yaklaşımıdır. Kendimizden vazgeçmemiz için , tam bir olgunluğa erişmiş olmamız gerekir. Özfarkındalığa erişmek düaliteyi anlamaktan geçer. Ayrı bir kimlik oluşturmak için , kendimizi diğerlerinden ayıran sınırların kesin ve belirgin olması gerekir. Aksi ihtimalde ise , öznel ve nesnel gerçeklik birbirine karışır , yaşamda kendimizi gerçekleştiremediğimiz noktalara çekilebiliriz .

Balık enerjisi aşkın bir ideale kanalize olma isteğiyle birlikte , aldanmaya , zayıflığa , kararsızlığa ve hakikati reddetmeye eğilimlidir . Balık , sonsuz aşk ve güzellik gibi aşkın ideallere duyduğumuz hasreti ifade ettiğinden , kendimizi bu ideallerden alıkoyan şeyleri görmemize engel olabilecek bir tabiata sahiptir. Bu nedenle gerçekler ideallerden farklılık gösterdiğinde , gerçeklerin yerine idealleri koymak oldukça mantıklı gelebilir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay derecesinin Balık burcunun 23. derecesinde oluştuğunu görüyoruz ve ezoterik astrolojide önemli bir yere sahip değişken karakterli su yıldızı Markab Sabit yıldızı ile etkileşimde bulunuyor. Aynı zamanda Plüto ile sekstil açı içerisinde konumlanıyor.

Enteresandır ki; tüm su karakterli yıldızlar ezoterik bilgilerde yaşamın kaynağı olarak nitelendirilirler. Su karakterli yıldızlar, kişiliğin, ruhsal tekamülünde gittiği yönü göstermesi açısından çok önemli yerlere sahiptirler.Enerjisel olarak bu yıldız , bilinçdışından gelen ilahi bilgiyle doğrudan bağlantılıdır. Aynı zamanda Pegasus’un kanatları ile ilgilidir. Büyük acılardan sonra gelecek ödüllerle alakaldır. Fakat bunun yanında ruhsal bir bunalım hali de getirebilir.

Bu etki doğrultusunda bu dönem özellikle ikili ilişkiler açısından yüzleşmek istemediğimiz , kaçtığımız her türlü durumla yüzleşmek zorunda kalabiliriz. Plüton açıları genel olarak olumlu da olsa sert enerjileri barındırdığından bu bizim için çok kolay olmayabilir. Aynı zamanda ; derinlerimizde yatan , reddettiğimiz duygusal bağımlılıklarımız ve zayıflıklarımızla yüzleşebilir , bunun sonucundaysa dönüşüm ve özgürleşme fırsatı yakalayabiliriz. Önemli olan kendimizi kandırmaktan vazgeçmeye gönüllü olmaktır.

Yeniay’ın yöneticsi Jupiter’e baktığımızda ise Castra sabit yıldızı ile etkileşimde bulunduğunu görüyoruz. Castra bu noktada kontrol edilemeyen öfke , yıkıcılık ya da her şeye muhalefet etme isteği verebilir. Fakat , bu güne kadar bağlı olduğumuz , inandığımız her sisteme karşı bir uyanışı da tetikleyebilir. Sürecin rahatlaması adına , bilinçaltı şifa tekniklerinden yardım alabiliriz. Bunun yanında sanatsal faaliyetler ile zaman geçirmek büyük ölçüde etkili olabilir.

Diğer konumlanmalara baktığımızda ; yeniay derecesinin yücelimde olan Venüs ile kavuşumda bulunduğunu görüyoruz. Aynı zamanda Venüs , Neptün ile paralel çalışıyor.

Bu dönem başlayan ilişkiler deyim yerindeyse ayaklarımızı yerden kesecek şekilde gelişebilir. Ait olma ihtiyacının oldukça artacağı bu dönemde , karşımızdaki insanın kim olduğuna dair derin bir analiz yapamayabiliriz. Zira Neptün , sis etkisidir. Bulunduğu her yerde görüş mesafesini düşürür. Aradığımız şey asıl olarak kendimizden üstün bir güce bir teslim olma hali olduğundan , akışta kalmak daha gerçekçi bakmamıza fayda sağlayabilir. Mars’ın Satürn ile bulunduğu trine açı , sabır ve zamanlama konusunda bizlere destek olabilir.

Haritadaki diğer konumlanmalara baktığımızda ise ,Balık’taki stelyuma ve aynı zamanda kendi yöneticisine trine açıda bulunan ASC noktası ise Sirius yıldızından etki alıyor.

 Sirius gibi büyük ak yıldızlar, analitik aklı, iletişimi, toplumsal ilişkileri, bunun yanında da kültürel ve entelektüel gelişmeyi temsil eder. Bu konumlanma ve açılanmasıyla Sirius , mücadele eden ve entelektüel bilgi sahibi olanın, mücadelesinde hak ettiği gerçeklikle karşılaşacağını haber vermesi açısından çok önemli bir yerleşimde bulunuyor.

Asc yöneticisi Ay’ın da yerleşimini hesaba kattığımızda ,daha yüksek bir gerçeklik perdesine çıkabilenler için ödül zamanı olduğunu söyleyebiliriz. Sirius etkisindeki asc noktasının , Plüto ile kontra paralel açılanması ise daha önce de söz ettiğim gibi , meyveleri toplamanın bir mücadele ve derinleşme sürecinden sonra gelişeceğini işaret ediyor.

Asc’nin Kad ile paralel çalışması kararlı , bir şeylere önderlik etmemizi ve ön ayak olmamızı destekleyebilir. Mars ile Satürn arasında trine açı, en zor işleri yapma ve harekete geçme, mükemmel olma isteği ile tamamlama gücü, tutkusu ve azmini verecek ve gelişim kaydetmenin en etkili yollarını bulduracak özveriyi sağlayacaktır. Satürn’ün Uranüs ile square açısı ise kalıpları yıkma cesaretini destekleyecektir.

Bu dönem kozmik bilgi akışı oldukça ivme kazanacağından , rüyalarımız işaretleyici olabilir. Genel olarak uyku ve uyuşukluk hali , düşüncelerde bulanıklık , alkol ve antidepresan kullanmaya meyil görülebilir.

Türkiye gündeminde en dikkat çekici konu başlığı olarak, kadın haklarıyla ilgili olumsuz yonde verilecek kararlar büyük yankı uyandırabilir.

Finans sektorunde hizmet veren şirket yoneticilerinde ya da Merkez Bankası’nda pozisyon değişiklikleri görülebilir.

27 ŞUBAT 2021 : BAŞAK BURCUNDA DOLUNAY

27 Şubat 2021 saat 11.17’de ruhun maddeye dönüşümünü sembolize eden Toprak grubunun değişkeni , Yin enerjinin hükümdarlığındaki Başak Burcunun 8. derecesinde bir Dolunay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde İkizler burcunun 1. derecesini görüyoruz.

Yin grubu ; kontrol sahibi ,sınırlandıran, konsolide eden bir enerjiye sahiptir. Psişenin parçalanmasını ve dış dünyaya yayılmasını engeller. Bizleri bir patlamadan ve çözülmeden koruyan psişik bir yapışkan etkisi gibi , bedene ve duygulara bağlanmamızı sağlar. Maddi güvenlik , mükemmellik idealleri uğruna mücadele ettirmek gibi özelliklere sahiptir. Aynı zamanda kişisel gelişim ve üretkenlik kapasitesi verir. Çalışma ve bilinç odaklı hale gelmemizi sağlar.

Acı çekme ve korku ile ilintili olduğundan tedbirli davranmaya , kendimizi korumaya odaklanmamıza neden olur. Dolayısıyla şüpheci ve çekingen bir tavır sergiletir. Yansıttığı özellikler gölge yanlar gibi görünse de kötü diye nitelendirilemez. Bunun nedeni dişil özelliğin tedbir , korku ve sıhhatten endişe duyma ile ilişkili olmasında yatmaktadır.

Aynı zamanda Toprak elementi de kaynakların etkin kullanımı ve üretken hale gelmesi ile ilgilenir. Bu tür kaygılar olmaksızın büyüme gerçekleştirilemez fakat bir yandan da katı tavırlar , arzuların fiziksel dünyayla sıkı sıkıya bağlanması ,sürekli düzeltmeve mükemmele ulaşma çabası sonucunda işler istediğimiz yönde gelişmediğinde acılı bir dönüşüm sürecine sebebiyet verebilir. Bunların sonucunda ; obsesif – kompulsif bozukluk ,sürmenaj, sürekli endişe durumu , zayıf hayal gücü ,inatçılık , aşağılık kompleksi , mükemmelliyetçilik sonucu hiçbir şeyi beğenmeme gibi gölge yönleri doğurabilir.

Başak bir sistem burcudur. Düzeltmek , düzenlemek ve iyileştirmek için çalışmak temel motivasyonudur. “Sizin için ne yapabilirim ? Nasıl yardımcı olabilirim ? ” cümleleri adeta mottosudur. Bu bakış açısına göre , yapmaya değer her şey daha iyi yapmaya değerdir. Fakat yanlışlara odaklı olduğundan , konu bireysel eylemlere döndüğünde doğal bir aşağılama yaşanır ve bunu bile isteye kendini aşağılama , hor görme şeklinde gerçekleştirir.

Değişken bir burç olması sebebiyle koşullara çabuk adapte olur. Fakat , detaylara bakmaktan resmin bütününü göremez. Parçaları bütünden ayırabilmek için yüzeyin altını derinlemesine inceler. Bu atomcu yaklaşımdır. İnceleyip araştırmasının ardında etkinlik arzusu yatar.

Ortaçağ astrolojisinde Başak – Balık aksı köle – efendi aksıdır. Burada köleliği, çok çalışmayı ifade eden arketip Başak burcudur. Üstelik bu köleliğin gönüllü bir yanı vardır ve övülmekten çok hataların fark edilmesini ister.

Başak arketipinde etkin işlevsellik bedenin nasıl çalıştığı ile ilgilenmesine de yol açar. Vitaminler, gıda takviyeleri ,vejetaryenlik gibi konulara da oldukça eğilimli olan Başak enerjisi , beden kimyası , sağlık ve zindelik , koruyucu tıp ,hijyen ve fizyoloji konularına da eğilim verir.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay’ın 8 derece Başak burcunda gerçekleştiğini görüyoruz ve Aura Borealis bölgesinde Thuban Sabit Yıldızı ile etkileşimde bulunuyor.

Thuban’ın kurşunu altına çevirmek gibi sembolik anlamları vardır.Niteliksel olarak derindekileri arama , sağlık konuları ,doğa bilimleri,vejateryenlik,Maliye Bakanlığı , ekonomik stratejiler,peysaj konuları , define avcılığı,bitcoin, simya gibi alanlarla doğrudan bağlantılıdır. Dolunay fazında bu konularla ilgili belirleyici gündemler görebiliriz.

Kişisel olarak doğada vakit geçirmek isteyebilir , bahçe ve bitki bakımları ile ilgilenebilir, kişisel sağlığımızı iyileştirmek adına derin ve titiz araştırmalar sonucu yeni bir sisteme geçiş yapabiliriz.

Aynı zamanda, detaylar konusunda çok hassas davranabilir ve ökült ilgi alanlarına yönelebiliriz. Ay ‘ın Uranüs ile olan trine açısı neticesinde farklı bakış açıları geliştireceğimizden ; homeopati ,aromaterapi ,ayurveda gibi altertanif tıbbı şifa yöntemleri ilgimizi çekebilir. Et tüketimini azaltma veya yaşamlarımızdan çıkarma kararı alabiliriz.Ceres’ in Koç burcunda transit etmesi acılı ve baharatlı beslenmeyi isteği uyandırabilir fakat asidik sorunlara yol açabilir.

Ay’ın dispozitörü Kova burcunda transitine devam eden Merkür’e baktığımızda ise Jupiter ve Satürn ile stelyum içerisinde bulunduğunu görüyoruz ve Uranüs’e zorlu görünümde bulunuyorlar.Aynı zamanda Merkür , Jupiter ile paralel çalışıyor.

An haritasında yükseleni de dispoze eden Merkür , Kova burcundaki retrograde hareketini bitirdikten sonra düz seyrine dönerek temsil ettiği iletişim konularında biraz daha rahatlama sağlayacaktır .Fakat yine de Güneş ve Venüs’ün dispozitörüyle birlikte bulunduğu stelyumun Uranüs’e yaptığı sert açı nedeniyle , azınlık ya da marijinal olarak görülen toplulukların adalet,eşitlik ve özgürlük arayışını devam ettirecektir.

Burada kadın figürler yine ön planda olacaktır. Bunun yanında bu dönem ekonomik olarak yeni stratejiler belirlenebilir ve piyasalarda ani dalgalanmalar oluşabilir.Ortak kaynakların kullanımı ve köklü kurumların hijyenik üretimine dair kafa karıştıracak gündemler oluşabilir. Daha adil bir sistem için belirli taraflarca görüşler dile getirilebilir.

Kişisel yaşamlarımızda ise artık geçmiş konuları bir kenara bırakarak , cesur fakat herkes için daha adaletli bir rota çizmemizin yolunu açabilir.

Ay’ın konumlanmasının karşı aksında ise Güneş ve Venüs kavuşumunu görüyoruz. Güneş Skat , Venüs ise Fomalhaut yıldızından etki alıyor.Güneş ile etkileşimde bulunan Skat etkisi ruhsal olarak yükselmemizi sağlayacaktır. Uranüs’ten sekstil açı alan Güneş ile sezgilerimiz oldukça güçlenebilir , kavuşumda bulunduğu Venüs’ün de Fomalhaut’tan etki alması sebebiyle haberci rüyalar görebilir, yeni ruhsal kanallar açabiliriz.

Ay’ın Venüs ile kontra paralel ve aynı zamanda opposition konumu nedeniyle yeni temellendirilecek ilişkilerde reddedilme korkusu ya da varolan ilişkilerde yeterli olduğumuzu düşünmeme gibi durumlar yaşayabiliriz. Bu nedenle ; ilişkiler için daha fazla şey yapma ihtiyacıyla adanabilir hatta yer yer mantıksız hareketlere eğilim gösterebiliriz. Yine bu dönemde kendimizi güzel bulmayabilir , dış görünüşümüzü dert edebiliriz. Daha iyi görünmek adına estetik operasyonlara başvurabiliriz.Evimizi düzenleme, işlerimizi tasnif etme konusunda motive olmuş hissedebiliriz.

Mars’ın konumlanmasına baktığımızda ise dispozitörü Venüs ve Güneş ile ile zorlu görünümde ve Kaput Algol üzerinde transit ettiğini görüyoruz. Algol , malefik bir yıldızdır. Astrolojik bakış açısıyla şeytan olarak tanımlanır. Mitolojide “Medusa the Gorgon” dur. Medusa’nın kesik başıdır.

Düzenli bir şekilde parlaklık değiştiren ve kötülük dolu yıldız ünvanını alan Algol, Perseus Takımyıldızı içinde yer alır. Algol kelimesi, aslında eski Araplar tarafından ra’s al-ghul / ghoul’ s head/ gul’un başı olarak adlandırılmıştır.

Ghoul, Eski Arap inançlarında ıssız yerlerde bekleyen, şekil değiştirebilen ürkütücü bir şeytandır ve bizde bilinen “gulyabani” terimine kaynak olmuştur. Yıldız, İngilizcede -the ghoul star- adıyla da anılır Ghoul, Mezopotamyada Gallu adı ile, yeraltı dünyasının yedi şeytanını anımsatır. İbrani kaynaklarında rosh ha satan; şeytan kafası, Latin dillerinde caput larvae; hayalet başı, Çinlilerde ise tseih she; yatık ceset adlarını alır.

Algol ağrı verir, acı verir, zehirlenmeler verir.Algoloji acıyı dindirme Algol’den gelir. Boyun kırılmaları, kafa kesmeler ile birebir ilgilidir. Mars ile çok ağır etkilerle çalışabilir. Özellikle ikili ilişkilerde intikam, öfke ,kin ,nefret,tutku,şehvet gibi gölge duygulara dair enerjileri uyandıracaktır.Fakat ,dikkat etmemiz gereken nokta ilerlemeyen ilişkilerde ısrar etmemek , kişisel iradeye saygı duymak ve bu yolun aksini sağlayacak negatif enerji çalışmalarından uzak durmak olacaktır. Ayrıca, yasak ilişkilerden de uzak durmak benefik etkiler yaratabilir.

Venüs Balık burcunda yücelimde oluşu ve kraliyet yıldızı olan Fomalhaut ile kavuşumu , haksız yolla elde edilen iradeye ve göz göre göre yapılan aldatma ya da kötülüklere karşılık büyük bedeller ödeterek yıkım etkisi gösterir. Dolayısıyla gölge duyguların kurbanı olmamanızı öneririm.

Bu dönemde boyun bölgesi ile ilgili sorunlar , boyun hasarları artabileceğinden olası risklere karşı tedbirli davranmak büyük önem teşkil edecektir. Büyük duygular ve öfke tiroid,guatr gibi rahatsızlıkları da tetikleyebilir.Diğer gorunumleri de hesaba kattığımızda bağırsak ve sindirim sistemi sorunları ve zehirlenmeler meydana gelebilir .

Toplumsal bazda çeşitli grupların terör eylemlerine de şahit olabiliriz.Kadın cinayetleri işlenebilir.

Fakat Algol’ün aydınlık tarafta kalan yüzü olarak Mars’ın Plüton ile yaptığı trine açıyı baz aldığımızda , irade gücümüzü rahatlıkla kullanabiliriz.İlgilendiğimiz ve uğraştığımız her şeyi yenilemek değiştirmek mümkün olacaktır.

Hayatın dinamik yönlerini bilerek ve uygulayarak bedenlerimizi ve zihinlerimize “reset” atabiliriz. Burada yine doğa ile iç içe olmak ya da kısa geziler gündeme gelebilir.

Algol’ün taşı elmastır.Elmas bildiğiniz gibi kömürden meydana getirilir. Bitkisi ise siyah Helleborus. İlginç biçimde Hell, cehennem; Bore ise sıkıntı, kuyu gibi anlamlar içerir.Bu bitki, Ortaçağ Avrupa’sında cadıların şeytanları celbinde kullandıkları, ayrıca ilaç yaptıkları bir bitkidir.Yine de, ilaç haline getirildiğinde, Helleborus türü bitkilerin, on ayrı çeşidinin, tümörlerle savaşındaki gücünü ortaya koyarlar ve suda çözülmüş ekstresinin çeşitli kanser hücrelerinde, kendi kendilerini yok etmesine yol açtığı görülmüştür. Buradan da anlaşılacağı gibi her zehir şifa da içerir. Önemli olan doğru ve iyicil amaçlar kullanmayı bilmektir.

Mars’ın yan etkilerinden kurtulmanın en etkili yöntemlerinden biri yoga, uzak doğu dövüş sanatları, sert sporlar ya da düzenli olarak meditasyon yapmaktır. Belli bir disiplin çerçevesinde saldırgan enerjilerin yumuşatılabileceği bir aktivite yapmak Mangala enerjisinin olumlu bir şekilde tezahür etmesini sağlar.
Mars okült uygulamalara en az yanıt veren gezegendir, bunun nedeni büyük ihtimalle Mars’ın bir mantık, akıl yürütme, tartışma ve savaş gezegeni olup, ikna edilmeye yanaşmamasıdır. Aktivite Mars için önemlidir ve bu gezegen enerjik disiplinlere iyi bir şekilde yanıt verir .

Urduca bir metin olan Lal Kitap’ta Mars’ın yan etkilerinin suya kırmızı mercimek atarak, kardeşe yardım ederek ve saf gümüş kullanarak hafifletileceğinden de bahsedilir.

Aşağıdaki enerji çalışmasını dolunay döngüsünde yedi gün boyunca kullanabilirsiniz.

BAŞAK DOLUNAYINDA AURA TEMİZLEME VE KAPATMA ÇALIŞMASI :

Bu çalışma esnasında Oud ağacı /Sandal Ağacı tütsüsü veya üzerlik tohumunu tütsüleyerek kullanabilirsiniz.


Kollarınızı başınızın üzerine kaldırın ,parmaklarınızı (baş parmak hariç) avucunuzun içine doğru bükün ve başparmaklarınızı yukarıya doğru döndürün.
Burun deliklerinizden hiç durmadan on iki kez ,karnınıza doğru nefes alıp verin.
Bunu dört tur tekrarlayın. (İlk turda hızlı nefes alıp verirken hızınız sonlara doğru düşer.Bu nedenle arada mola verebilirsiniz.)
Sonrasında yere yatıp gevşeyin ve ayaklarınızdan yedinci chakraya kadar (Başın bitiş noktasının hemen üstü) tüm enerji merkezlerinizin üzerinde ellerinizi tutup, sonra kollarınızı kalktığı kadar yukarı kaldırıp auranızı genişletin.
Bir chakrada kollarınızı açarak o bölgede auranızı genişlettikten sonra kollarınızı indirip diğer enerji merkezinde (chakrada)aynı işlemi tekrarlayın. (7 chakrada)
Auranız genişledikçe kendinizi güvende hissedeceğiniz için bir rahatlama hissedebilirsiniz.
Auranızı sağ elinizle fermuar hareketi yaparak kapatın.
Bu hareketi ayaklarınızdan dudaklarınıza kadar , sonra da ayaklarınızdan sırtınıza ,boynunuza ,başınıza,alnınıza kadar yapın.

11 ŞUBAT 2021: KOVA BURCUNDA YENİAY

11 Şubat 2021 saat 22.05’te evrensel bir burç olan Kova’nın 23.derecesinde oluşacak Yeniayı deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Terazi Burcunun 5.derecesini görüyoruz.

Yeniaylar , geçmişten bağımsız olarak dürtüsel hareket etme zamanlarıdır.Bu on beş günlük süreçte meydan okumalara, yüzleşmelere hevesli hale geliriz. Kendimizi ifade etme ve ön plana koyma isteğimiz artar. Kristalize edilmiş düşünceleri eyleme geçirmek için uzun uzun formüle etmek yerine büyük adımlar atarız.Üstelik bunu geçmişi yok sayarak veya geçmişi tamamen silmek isteyerek yapabiliriz.

Yeniay Güneş ile Ay’ın kavuşum açısı yapmasıdır. İstekler duygular birleşmiş, yeni bir enerji doğmuştur. Bu dönemdeki yeni başlangıçlarımız yaklaşık 7.5 gün sonra birinci çeyrekte bir sınavdan geçer. Yeniaydan on beş gün sonra Dolunayda da doyuma ulaşılır ya da fiziksel veya ruhsal gerilim yaşanır. Bundan 7.5 gün sonraki 2.çeyrekte o zamana kadar yaşananların değerlemesinin yapılarak, yeni başlangıçlara hazırlama dönemidir. Ortalama 29.5 gün süren bu süreci ancak duyarlılığımız üst seviyedeyse tam anlamıyla idrak edebilir , giriş-gelişme ve sonucu tam anlamıyla bir skalaya oturtabiliriz.

Ancak , yine de gökyüzüne bakarak Yeniayda neler hissettiğimizi, nasıl bir ruh halinde olduğumuzu tartabiliriz. Eğer tanımlayamadığımız bir huzursuzluk hissediyorsak yaşamımıza ve duygularımıza yeterli özeni göstermediğimizi anlayabiliriz. Haritamızda Yengeç burcu özellikleri güçlüyse ya da Yeniay döngüsünde doğduysak Ay’ın etkilerini daha yoğun hissedebiliriz.Bu dönemde büyütmek istediğimiz her türlü konu için çalışmalar yapabiliriz.

Yeniayın gerçekleşeceği Kova burcu evrensel burçlardan biridir ve her şey ile kolektif seviyede ilgilenir. Örneğin, o konunun esasıyla/ilkesiyle ,kişisel ve sosyal seviyede fazla ilgilenmez. Yani burada daha üstün bir hedef uğruna güvendiği her şeyden vazgeçebilir ve kendini adayabilir. An haritasındaki Kova steyumunun da vurgulanması nedeniyle ,ideale o kadar büyük bir takıntı ortaya çıkabilir ki bireysel ve insani yan ortadan kaybolabilir.

Kova Yang (eril) burçlar grubundan olduğundan eylem ve düşünce odaklı yapısının yanında kendini suçlu hissetme eğiliminde değildir.Dışadönüklüğü sağlıkla , içedönüklüğü hastalıkla bağdaştırma eğilimi vardır.Yine gökyüzünde de vurgulandığı gibi Kova’daki hava grubu stelyumu aşırı zihinsel faaliyetleri ortaya çıkaracaktır.

An haritasına baktığımızda, Yeniay derecesinin Kova Burcu’nun 23.derecesinde buluduğunu görüyoruz ve Sadalsuud Sabit Yıldızı’ndan etki alıyor. Sadalsuud, Fortuna Fortunarum, Alfa yıldızıdır, çok önemli bir yıldızdır. Bilimsel gelişmeler,astronomi,astroloji ,üst akılla yapılan işleri sembolize eder.

Yeniay derecesinin Sadalsuud karakterinde olan Merkür ile olan kavuşum açısı bu etkiyi güçlendirecektir.Bu dönemde – daha önce başlayan projelere dair-uzay yolculukları ile ilgili bilimsel açıklamalar,keşifler,astronomi ve astrolojiye dair konular, büyük plandan bakılarak oluşturulan ve eşitliği savunan toplumsal fikirler, özgürlük hareketleri ön plana çıkacaktır. (Uranüs’ün ülkemizin Ay/Uranüs orta noktasından geçişi ve Güneş’ine opposition konumda bulunması bir diğer gösterge olarak kabul edilebilir. )

Zira ,Merkür’ün Kova Burcundaki retrograde hareketi önceden başlamış bu kitlesel hareketin tekrar gündeme gelmesini sağladı.Etkilerinden daha önce de bahsettiğim gibi, Uranüs-Satürn’ün opposition konumu bunu tetikledi.

Bunun yanında yükselen yöneticisi Venüs ,Jupiter ve Satürn’ün (yeniay yöneticisi) ; Ay ile paralel açı içerisinde bulunması ve özellikle “Cinsiyet özgürlüğü ve eşitliği ” kavramını ön plana taşıyacaktır. Bu yenilikçi ,eşitlikçi ve yeni düzenlemeler isteği çerçevesinde gelişen fikirler istikrarlı ve uzun süreli olacaktır. Aynı zamanda Hamal yıldızı etkisindeki Uranüs ile kontraparaleli de bu etkilerin ani , sıradan olmayan ,eksantrik yollarla oluşumunu destekleyecektir.Fakat halihazırda bulunan Mars -Uranüs karesi büyük blokajları ve yerleşik materyalist sistemin katı kurallarını dayatmaya çalışacaktır.

Yine bu dönem özellikle Ege bölgesinde büyük ölçekli depremler meydana gelebilir.

Yeniay derecesinin , Uranüs Mars kavuşumuna yaptığı kare neticesinde bireysel yaşamlarımızda da özgürlük isteğimiz devam edecek ve kalıp kırmaya yönelik ani bitişler ya da başlangıçlar,dönüşümler yaşayabiliriz.

Toprak grubundaki Uranüs ve Mars’ın zorlu görünümü idealize ettiğimiz ve mental olarak tutkuyla üzerinde yoğunlaştığımız bu özgürlük fikrinin önünde bir set oluşturabilir. Bu etki , natal haritalarımıza bağlı olarak değişecektir.Kimimiz için aile bireyleri,eş,arkadaş çevresi olabilecekken kimilerimiz için ise sadece kendi bilinçaltımız olabilir. Unutmayalım ki , insan kendini yine kendi iradesiyle de tutsak edebilir ve önünde engel oluşturabilir.

An haritasında Jupiter’in ,Merkür ve Venüs ile olan kavuşumu aynı zamanda Ay ve Venüs ile olan paraleli, yeni ilişkilere sıcak bakmamızı sağlayabilir.Sevgimizi ifade etme, sosyal ilişkiler için bağlantı kurma isteğimiz artabilir. Chiron bu kavuşuma yaptığı sekstil ile destek verebilir.

Geçmiş ilişkiler hakkında düşünüp harekete geçebiliriz. Başlayan arkadaşlık ilişkileri aşka dönüşebilir. Varolan eski arkadaşlıklar veya arkadaş çevresi vasıtasıyla başlayan ilişkiler gündeme gelebilir.

Bu temelde bağlantı kurmak, bir düşünceyi bir yere taşımak iştah duyabiliriz. Merkür’ün geri hareketinden dolayı kendimizi doğru ifade etmek,yanlış anlaşılmamak adına ekstra özen göstermemiz gerekebilir.Aynı zamanda Jupiter -Venüs kavuşumu Dorsum sabit yıldızından etki aldığından,olası bu ilişkide -sonrasında- zarar görmemek için mantıklı düşünmemiz faydalı olacaktır.

Bu durumun olumlu tezâhürü için gerçekten tarafsız bakabilmek, yeni bilgiye açık olmak ve karşımızdakini anlamaya istekli olmak gerekir. Açık fikirlilik, çoğulculuk, çok kültürlülük, çeşitlilik, renklilik ve tüm ihtimalleri anlayabilmek bu sürecin anahtarıdır.Kısacası bu bir aşk ilişkisinden öte temelde insan kavramını anlamaya ve her yönüyle kabul etmeye yönelik bir yapı olacaktır. Hayatın rüzgarı eserken tarafsız bir şâhit olmak gerekir.

Fakat , Merkür’ün Retrograde harekette olmasından dolayı yeni başlayan ilişkiler,bu dönem yapılan evlilikler ve ticari faaliyetler dahil atılan imzalar uzun süreli olmayacaktır. (Haritasında Merkür retro olanlar hariç) Bu nedenle bir isim koymak yerine karşımıza çıkan fırsatları ya da bitirme kararı aldığımız (tekrar başlayabilmek için )konuları enine boyuna iyi değerlendirmek ve Merkür’ün Retrograde döneminden sonra resmiyete dökmek faydalı olacaktır.

Jupiter -Venüs’ün bir diğer etki alanı doğrultusunda iştahımız da artabilir.

Neptün ve Mars arasındaki sekstil açı ise bizlere ,suyun renginin akmak olduğunu tekrar hatırlatıyor .Hayallerimiz ya da karşımızda çıkan fırsatlar için savaşırken, benliği aşan, tüm varoluşu kapsayan idealler için mücade etmemiz gerektiğinin altını çiziyor. Gezegenlerin bulunduğu dişil Boğa ve Balık burçları, bu spiritüel savaşın yaşandığı psikolojik süreci gösteriyor: Bu ruhsal mücadele, sessizlik, sükunet ve huzur kanalıyla benlikten daha büyük olan “Bir”i idrak etme ve onda kaybolma sürecini içeriyor.

Bu açıya verilebilecek yanlış tepkilerden biri eril saldırganlığı idealize etmektir. Bu tarz Marsiyenfantezi-ızdırap modelleri, egoyu sağlıksız bir şekilde besler ve bu transitin önemli hale getirdiği benliği aşma, empati ve anlayış fırsatını heba eder. Bu açının bir başka olumsuz kullanımı, uyuşukluğa kapılmak, hayallerin gölgesinde gerçeklikten kaçmaktır. Alkol ve uyuşturucu gibi bağımlılıklar, sanrı yaratan halüsinatifler de bu etki altında çok tehlikelidir. Neptün-Mars ikilisi aldatıcı hareketler şeklinde tezahür etme riskine de sahiptir.

İki gezegenin de bulunduğu burçların yöneticileri Kova’da konumlandığından akışta kalıp ,olanlara bir isim koymaya zorlamamız önem teşkil ediyor.Benliğinin sınırlarını eritmekten, isteklerinde diretmekten ,kendini garantiye altına almaktan kaçınarak bütünün faydasını gözetenlerimiz ise bu süreçten oldukça kazançlı çıkabilir.

Bunun yanında Merkür(R) ve Venüs’ün Mars ve Uranüs’e kontraparalelleri ve kare açılarının güçlü etkileri (aynı zamanda bu iki gezegene eşlik eden sabit yıldızlar Dorsum ve Alnair) neticesinde toplumsal alanda siber saldırılar,sosyal mecralarda kısıtlamalar,elektrik ve internet kesintileri görülebilir. Kripto para ve ekonomiyle ilgili ani gelişmeler meydana gelebilir.Devlet yönetiminde aniden emekliye ayrılan kişileri görebiliriz. Siyasi iklimde büyük dalganmalar meydana gelebilir.Kişisel olarak elektrik çarpmaları, zehirli canlılardan gelebilecek ısırıklara da dikkat etmek gerekebilir. Yine bu dönem dünya üzerinde çeşitli canlıların istila haberlerin okuyabiliriz.(Dorsum sabit yıldızının boyle bir etki alanı vardır)Venüs’ün yükselen yöneticisi olması sebebiyle,kadınlar yine ön planda olacaktır.Hak,hukuk,adalet konuları irdelenecektir. Aşı konusunda yeni düzenlemelere gidilebilir.

Sağlık açısından baktığımızda;sinir sistemi problemleri, insomnia, spinal nervous system(bel kemiğine ait sinir sistemi), apandisit, romatizma, cervical and brachial plexi (Nerves debility, boyun ve kol sinir ağı) , baş ağrıları ve tansiyon sorunları tetiklenebilir. Ayrıca, unutkanlık ve alkolizm de bu dönem büyük bir sorun haline gelebilir.

MERKÜR’ÜN RETROGRADE ETKİSİNDEN KORUNMAK İÇİN ENERJİ ÇALIŞMALARI :

Okaliptus ,papatya,kişniş,lavanta,ekinezya ve adaçayı yağları boğaz chakramız için faydalı aromaterapik yağlardır. Çalışmaya başlarken bu yağları veya tütsüleri kullanabiliriz.

Lapis Lazuli, Mavi akik,Kuvars, Turkuaz,Akuamarin,Opal gibi mavi renkli taşlar bu chakrada şifa çalışmaları için uygun doğal taşlardır.

Yapabiliyorsak öncesinde topraklanma ve merkezlenme çalışmalarını uygulayalım.

Sonrasında bağdaş kurup mümkünse hasır, yün, ahşap, keçe gibi doğal bir malzemeden zeminin üstünde oturalım. Bağdaş kuramıyorsak, bacaklarımızı kendimize doğru toplayarak, ellerimizle dizlerimizden tutalım ve oturalım.

– Burnumuzdan, diyaframımıza derin nefes alıp, hızlı bir şekilde vermeye başlayalım.

– Boğaz chakramızın bulunduğu bölgede mavi bir ateş topu hayal edelim. Chakramızda dönen bu ateş topunun, tüm dengesizlikleri yok ettiğini düşünelim.

Ardından 21 gün devam etmek üzere Merkür saatinde “OM SHUKRAYA NAMAHA” mantrasını tekrar edelim. (Bu süreçte yalandan,yıkıcı düşünceler ve sözcüklerden uzak durulmalıdır.)

Mantrayı tekrar ederken görselde bulunan sayılara odaklanalım.

Ve son olarak aşağıdaki olumlamaları da her gün Merkür saatinde devam edeceğimiz (21gün) Mantramıza ekleyelim :

Duygu ve düşüncelerimi rahatça ve özgürce ifade edebiliyorum.

Düşüncelerimi kimseden saklamak için bir nedenim yok. Çünkü kendim olmayı hak ediyorum ve duygularıma değer veriyorum.

Herkese eşit mesafede yaklaşıyor ,polarize etmiyor ve zihnimdeki önyargılardan kurtuluyorum.

Meylettiğim her düşüncede bütünün hayrını diliyorum.

Okyanusta bir damla olduğumu kabul ediyorum.Kendimi değersizleştirmeden veya kibre kapılmadan ahenkle hareket ediyorum.

31 OCAK -22 ŞUBAT 2021 : KOVA BURCUNDA MERKÜR RETROSU

Merkür,Dünya bakış açısıyla yılda üç defa hız kesen bir gezegendir.Retrograde diye adlandırdığımız bu dönemlerde temsil alanlarıyla ilgili bazı pürüzler ortaya çıkarır ve gözden kaçırdığımız konuları tekrar incelememiz için önümüze sunar.

Bu kapsamda , yılın ilk Merkür Retrosu’nu 31 Ocak – 22 Şubat 2021 tarih aralığında Kova burcunun 26. ve 11. dereceleri aralığında deneyimleyeceğiz.

Merkür yaşamlarımızda biliş , mantık ,konuşma ,zihin , iletişim ,düşünme ,rasyonalite ,zeka ,ticari kapasite ile ilgili fonksiyonları yöneten gezegendir.

Analiz etmek , incelemek, parçalara bölmek ,hizmet etmek ,geliştirmek ,düzeltmek, renöve etmek ,bakım yapmak ,eleştirmek ,hata bulmak ,sistematize etmek bu gezegenin işlevleridir.

Merkür , gezegensel arketip olarak yardımcı ve üretken olma çabasındadır.Sıkıcı olmak ve kayıtsızlıktan kaçınır ve doymak bilmez bir öğrenme arzusu içerisindedir.Tipik tezahürleri içerisinde medya ve iletişim mecraları ,yazı yazma ,gazetecilik ,bilginin klasifikasyonu ,veri girişi gibi konular yer kaplar.Bunun yanında elektronik aletler ve imza işleri gerektiren her türlü ikili anlaşma da Merkür’ün himayesi altındadır.

Merkür burç değiştirdiği zamanlarda , değişen enerjiyle birlikte bizler de yepyeni konulara odaklanırız.Bu yeni bir dil öğrenmekle eşdeğer sayılabilir. Çünkü Merkür’ün birleştiği burçla birlikte ; iletişimimizin kalitesi, sohbetlerimizin içeriği ve dolayısıyla gündemin konuları da değişir. Kısacası Merkür , kısa süreli toplumsal bakış açısı oluşturan ve dolayısıyla kolektif bilince hizmet eden bir gezegendir.

Merkür Kova burcundayken amaç, dünyayı farklı açılardan da değerlendirerek, anlamlandırabilmektir. Özgür düşünce ve eşitlik üzerine kafa yorarız. Entelektüel olma eğilimimiz artar . Geçmişten çok geleceğe odaklanabilir ,fütüristik bir bakış açısı sergileyebiliriz.

Merkür’ün Kova burcundaki retro hareketi , her retro döneminde olduğu gibi ikili ilişkilerde sorunlar, eski ve bitirilmiş ilişkilere dair problemler ya da tekrar eden durumlar ,kariyer ve iş arkadaşları ile ilgili konular ,elektronik aletlerde bozulmalar , sosyal çevremizle iletişim problemleri ve sinir sistemimizle ilgili sorunları tekrar gündeme getirebilir. Fakat Merkür doğası gereği Kova burcunda yerleşmeyi sevdiğinden , önümüze gelen problem her ne olursa olsun daha geniş bir perspektiften bakmayı destekleyecektir. Merkür burada deyim yerindeyse bir dahi gibi çalıştığından , ince detaylara takılmak ve melankoli yerine ,olaya neden olan asıl bileşeni bulmaya konsantre olacaktır. Dolayısıyla bu dönemi olumlu değerlendirebildiğimiz taktirde ,aslında her olay ve kişinin bir damla katkı sağladığı içsel okyanusumuzda , tekrar eden sorunlara yönelik bir çok cevabı bulabiliriz.

Bu içsel sorgu sürecinde ; yalın olarak insan kavramı ,etik , özgürlük , her türlü ilişki dinamiği ve ham bilgi üzerine yoğunlaşabiliriz. Ayrıca bu dönemde hayatımızdaki özellikle geçmişten gelen insanlar ufkumuzu açabilir ve bize bambaşka yollar gösterebilirler.

Buradaki önemli detay , bireyleşme sürecimize hizmet eden her şeyin yine başka insanlar üzerinden tezahür ettiğini kavramaktır.Yaşam planımızda , ideal olana dönüşme yolculuğumuzda deneyimlediklerimizin -çoğu zaman- iyi olaylar üzerinden gerçekleşmediğini düşünerek yakınırız.Oysa ki ,bu sadece bizim algımıza bağlıdır.Ruhun asıl amacı, yaşamın tüm olasılıklarını deneyimleyerek belli bir yüksek bilinç seviyesine erişmek ve bu vesileyle bir erdem edinmektir. Dolayısıyla, tesadüf yoktur ve hiç kimse nedensiz etkileşim içerisinde bulunmaz. Bu durumu kavramak , Kova burcundaki retro enerjisini verimli kullanmamızı sağlayacaktır.Zira ,enerji de bu bakış açısıyla düşünmemizi destekleyecektir.

Klasik bir astroloji kuralı olarak ; Merkür Retro dönemlerinde bir konu hakkında eğitime başlamak ,yeni bir ilişkiye isim koymak ,evlenmek,kontrat yapmak uygun değildir .Çünkü , retro döneminde başlayan ilişkiler , atılan imzalar uzun süreli olmayacaktır. Yine bu dönem (özellikle retro Kova burcu etkisiyle) elektronik eşyalarda sorun çıkma ihtimali yükselecektir.Fakat yenisini tedarik etmek için de uygun bir süreç olmadığından ,satın almak için retro hareketin sonrasındaki dönemi tercih etmemiz fayda sağlayacaktır. Tüm bu ihtimallere karşı verilerimizi yedeklememiz de sonrasında yaşanacak kaosun önüne geçebilir.Unutkanlıklarımız artacağından, buradaki problemi çözmek adına yeni ve sıradışı yöntemler bulabiliriz.

Retro Kova burcunda gerçekleştiğinden teknoloji, sosyal medya, internet, elektrik, havacılık gibi konularda aksaklık ve problemler normalden fazla görülebilir. Gökyüzündeki Kova burcu vurgusu sebebiyle bu dönem bu aksaklıklar daha büyük planda olabilir. Seyahat planları ve organizasyonlar konusunda da hiçbir şeyi son ana bırakmamak da önem teşkil edecektir.Yine bu dönem zaman kavramı oldukça yavaşlamış gibi hissetmemiz mümkündür.

Retro dönemlerinde yaşamın olağan dinamiğini durduramayız fakat bireysel haritalarımız doğrultusunda bu işleyişi lehimize kullanabileceğimiz durumlar vardır. Ayrıca doğum haritasında Merkür’ü retro olan kişiler bu enerjiden yaşam boyu etki aldıklarından,retro sürecinde sadece karmik borçlar doğrultusunda tehlikeye maruz kalabilirler.

Retro Türkiye haritasının sekizinci evinde gerçekleştiğinden geçmiş konulara dair krizleri tetikleyen konuları gündeme getirebilir ve kitlesel hareketlerin önünü açabilir. Bu dönem cinayetler , ekonomik sürece dair dair üzeri kapanmış konular ve bu konularla alakalı kişiler tekrar gündeme gelebilir. Nefret söylemleri artabilir . Sekizinci ev aynı zamanda şifa evi de olduğundan ,pandemi ve aşı sürecine ilişkin konular kafa karıştırabilir.Tartışmalar ve halkı kandırmaya yönelik yalan haberler artabilir.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın