2 OCAK 2022 : OĞLAK BURCUNDA URANÜSYEN YENİAY

2 Ocak 2022 Türkiye saatiyle 21’35’de Toprak grubunun öncüsü Oğlak burcunun 12.derecesinde Nunki sabit yıldızı tesirinde bir yeni ay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Aslan burcunun anaretik 28. derecesi bulunuyor ve şans noktası yükselen üzerine konumlanmış durumda.Dolayısıyla , yeniay haritası üzerinden Athla çemberi hesaplamasını kolaylıkla yapmak da mümkün.Aynı zamanda , yükselen kraliyet yıldızı olan Regulus tesiri altında.Bu Yeni Ay aynı zamanda etkisi 2025’e kadar sürecek bir dönemi başlatıyor.

Yeniay haritasında gözümüze ilk çarpanın Toprak grubundaki elementsel baskınlık olduğunu görüyoruz.Ezoterik bakış açısına göre Toprak,bir element değildir ve diğer üç elementin birleşiminden ortaya çıkmıştır.

Klasik bakış açısında; sugibi pasif ve dişil nitelikli olup, dört unsurdan en yoğun, katı ve sabit olanıdır. Bilindiği gibi insanların, beslenme kaynaklarını edindikleri ana unsur topraktır. Pek çok inanışın yaratılış bahsinde insan vücudunun yaratılışında kullanılan madde toprak olarak geçer, insanlar ölünce de vücutları yine toprakla bütünleşir. Sümer mitlerinde Enki’nin Adamu’yu oluşturmasında kil kullandığından bahsedilir.Bu nedenle, inanışlarda doğurganlık ve analık nitelikleriyle belirtilen toprak (Gaia), toprak sembolü, inanışlarda genellikle maddeyi, fiziksel bedeni, tezahür alemi denilen maddi alemi simgeler.Toprak’ın Tatvası (semboliği) karedir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay’ın Nunki Sabit Yıldızı’ndan etki aldığını ve Oğlak burcunun 12. derecesinde konumlandığını görüyoruz.Oğlak burcu sabitleri önemli sabitlerdir. Bu sabitlerin en önemli özelliği, Satürn tarafından yönetiliyor olmalarıdır. (Dolayısıyla yeniay yöneticisi Satürn) Hırs ,disiplin,mücadele gücü verirler.

Deneyimleyeceğimiz Nunki (bir alfa olmamasına rağmen )etkisindeki Yeni Ay, şans faktörünü yaşamlarımıza taşıyabilir. Yeni ay’ın natal haritamızdaki yerleşimine göre ani etkilerini hissettirebilir.Üstelik , Yeni ay derecesinin Uranüs’e trinesi ani gelecek fırsatlarla karşılaşmamızı sağlayacaktır.Fakat , bu şans ani geldiği gibi aniden ellerimizden de kayıp gidebilir.Bildigimiz gibi şans diye adlandırdığımız kavram aslında eszamanliliktir.Dolayısıyla , her ne ile karşılaşırsak karşılaşalım,bu zaten zaman içinde var olmuştur .Bizim bunu idrakimiz ise belirli göksel konumlanmalar vasıtasıyla meydana gelir. Ne ile karşılaşırsak karsilasalim ,ciddiyet ve sorumluluk bilinciyle yaklaşmamız önem arz edecektir.

Yeni ay yöneticisi Satürn’ün Mars’tan aldığı altmışlık açı kontrollü biçimde gayret sarfedebileceğimizi göstermekte. Enerjimizi pratik bir biçimde olumlu şeylere kanalize edebiliriz. Bunu yaparken başkalarına antipatik gelebilme ihtimalimiz olsa bile koşulların kalıcı olarak değerlendirilmesi adına uygun bir etki olduğunu söyleyebiliriz.Yine Satürn’ün Uranüs ile uzaklaşan karede bulunması kalıpları yıkmak adına eylemde bulunmaya devam edebileceğimizi belirtmekte.

Uranüs’ün yöneticisi Venüs’ün de Oğlak burcunda retroda bulunması ve Plüto ile kavuşumu ihtiraslı yanımızı destekleyebilir. Retro Venüs ve Plüton birleşiminin oldukça dramatik olduğu doğrudur. Ancak , bu açı gokyuzunde varlığını sürdürürken hissettiğimiiz tutkuları bir şeyler üretmeye odaklarlarsak açının kötücül yanlarını telafi ederek başarılı olabiliriz. Venüs ve Plüton birlikteliği, yasak meyveyi tatmak, tabuları yok saymaktır.Aldatma,saplantılı,gizli aşklar yaşanabilir.Geçmişteki ilişkilere takıntılar oluşabilir ve geri dönme isteği görülebilir.Buradaki birlikteliğe Merkür’ün kavuşumu , arzularımız için sert bir iletişim dilini tetikleyebilir.Bu dönem güç savaşlarından uzak durulmalıdır.Kad üçgeni ise ilerlememiz gereken yoldaki zorlu engellerin enerjisini bir nebze de olsa sağaltabilir.

Bu açılar altında , kendi ruhsal yaralarımızla yüzleşmemiz ve gölge yönümüzün özellikleri ile aydınlık yönümüzün özelliklerini birleştirilmemiz gerektirdiği vurgulanmaktadır.Böylelikle, yenilenebilir, güçlenebilir ve kişilik bütünlüğüne ulaşabiliriz.Yine bu süreçte, sinir sistemine dikkat etmek gerekir. Venüs Plüton entegrasyonu; “temkinli olmak ve cesur olmak” arasındaki hassas dengeyi içeren bir süreçte ortaya çıkacaktır.

Mecazi düzeyde, bu süreç roman yazarlarının “Anahtar an” veya “Anahtar olay” diye adlandırdıkları kavramla paraleldir. Aynı şekilde, ilişkilerde de bir “Anahtar an” vardır. Anahtar an; katılımcılardan birinin veya her ikisinin sevme kapasitelerine zarar vermiş gizli bir yarayı açığa çıkardığı veya kabul ettiği andır. Bu sayede, sembolik anlamda bilinçaltı kendini ortaya çıkartır ve iyileştirmesi umuduyla kendini sevgiliye sunar. İdeal durumda; sevgili tarafından alınır, anlaşılır, içselleştirilir ve sonra dönüştürülmüş olarak geri verilir.Bu konumlanmalara Neptün’ünsekstil açısı içselleştirme adına yarar sağlayacaktır.Daha önce de bahsettiğim gibi, gökyüzündeki toprak elementinin yoğunluğu mantık çerçevesinde kalmamızı sağlayacaktır.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus aslında sanal bir gösterge olan Lilith’in Yeni Ay derecesine contra-antician çalışmasıdır. Adem ile aynı özden yaratıldığı ifade edilen Lilith, Eski Ahit’te bahsedildiği şekliyle ,Adem ile yaradılışından sonra bireysellik ve dolayısıyla itaatsizlik kavramının ortaya çıkmasına neden olan figürdür.

Tevrat’ta açıkça yer almamasına rağmen; birçok Yahudi dinî kaynağı 2. Bab’da sözü geçen Havva’nın Âdem’in başka bir karısı olduğu, birinci babdakinin ise ilk karısı olan Lilith olduğuna inanır.Ezoterik birçok kaynak bunu destekleyen görüştedir ve soyu devamlılığı süresince anlatır.

İbranilerin eski inanışına göre Lilith, Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdem’in kendisine eşit olduğu görüşündedir. Âdem’le birlikte olmayı şiddetle reddeder. Adem ısrar ettiğinde ise büyü ile kaçar ve onu terk eder. Melekler geri getirmek için Lilith’i bulur ama kendisi Kızıldeniz canavarı (yılan) Livyatan ile birlikte olduğundan 100 den fazla farklı soydan çocuğu olduğunu, bu nedenle artık Adem’e sadık olamayacağını bildirir. Bu arada tanrı Lilith’i durdurmak için üç melek gönderir.

Melekler Lilith’e eğer geri dönmezse her gün bir çocuğunu öldüreceklerini söylerler ve geri dönmediği, Tanrıya ve Adem’e itaat etmediği her gün için bir çocuğunu öldürürler. Bunun üzerine Lilith, Âdem ve Havva’nın soyundan gelenlerin çocuklarını öldürmeye başlar. Rivayete göre, erkekleri doğduktan 8 gün, kızları ise 20 gün içinde öldürmeye çalışır. Bugün dünyada var olduğuna inanılan bazı soylar ( anti madde -görünmeyenler alemi) Âdem ve Lilith’in ve Tuval Kabil eşi Naama’ın birlikteliğinden meydana gelmiştir. Âdem ve Havva’nın sınırlı hayat ile lanetlenmeden önce, cenneti terk ettiğinden ölümsüzdür. Kötü ruh olarak kalmıştır.

Ek bir bilgi olarak ; Süleyman’ın mabedinde ahit sandığının üzerindeki iki melek ile “Kutsalların kutsalı” odasındaki iki büyük melek, İbrani mitolojisine göre Livyatan’ın (deniz canavarı) iki eşidir. Böylece kutsal odadaki hapis ile dünyaya düzen getirmiştir diye bahsedilir.

Dolayısıyla scarlett woman,lilith,inanna ya da Albız iblisi gibi sıfatlarla anılan bu enerji Astrolojik olarak reddetme ,terketme ,saf kötülük ve intikam konularına da değinebilir.İkizlerdeki yerleşimi dediğim dedik tavırların önünü açacaktır. Yöneticisinin Plüto ve Venüs ile birlikte uzak orbda da olsa konumlanması (Kova) bu dönem cinsiyet ile ilgili görsel ve yazılı medyada sert söylemleri ön plana taşıyabilir.Dünya üzerindeki trendler bu şekilde yönlendirilebilir.Satürn ile açılanması kalıcı düzen için çaba harcayan bir enerjiyi destekleyebilir fakat ölçü dahilinde kalmasını da sağlayabilir. Lilith’in Balık’taki Neptün ile açısı ise ; sanat faaliyetlerindeki yansımaları daha da belirginleştirecektir.

Konumuz geri döndüğümüzde,maddi takıntılar bu dönemde üst seviyeye çıkabilir ve para ile ilgili tartışmalar yaşanabilir. Bireysel ve toplumsal şartlarda eşitliğe dair konuşmalar ön plana çıkabilir.Ülke gündemi açısından , diğer ülkelerden gelecek maddi yaptırım kararları,ekonomideki ani hareketler gündeme gelebilir. Altının ani yükselişine şahit olabiliriz.Dini ve gelenekçi söylemler ön plana çıkabilir.Mars ve Neptün’ün orb aralığının daralması ile ve kapanan karede bulunması salgın koşullarını zorlaştırabilir ve vaka sayılarını arttırarak sağlık sektörünü zora sokabilir.Özellike 7 Ocak 2022’den sonra zorlu süreçlerle karşı karşıya kalınabilir.

Bu haritayı bir Athla çemberi gibi düşündüğümüzde ise ,şans noktasinin regulus ile kavuşumu verilen sanslarin (özellikle ekonomik ve sosyal bağlamda) doğru kullanılması gerektiğinin altını çizmekte .Bu dönem verilen güç (ülke gündemi açısından askeri güç olarak düşünülebilir ) ya da kazanılan zafer karşısındaki kibirli söylemler Regulus’un filtresine takılabilir ve bir kraliyet yıldızı olarak bedel ödetebilir.Bireysel olarak da güç gösterilerinden ve kibirden uzak kalmak fayda sağlayacaktır.

19 ARALIK 2021 : İKİZLER BURCUNDA DOLUNAY

19 Aralık 2021 Türkiye saatiyle 07.35’te hava grubunun değişkeni , Yang polariteye sahip kişisel bir burç olan İkizler’in 27. derecesinde yılın son Dolunayını (Cold Moon) deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Yay burcunun 15. derecesi bulunmakta.

Ezoterik aktarımlarda Hava elementinin, ateş ve su elementlerinin birleşiminden meydana geldiğine inanılır. Dolayısıyla, bu iki elemanın unsurlarını içerir.İçerisinde barındırdığı dualiteden ötürü ikizlerin yönetici planeti Merkür hermafrodittir. Bu durum sembolünden de anlaşılır. Bu ikililik ,ikizler burcunda ifade bulur. Ayrıca havanın sembolünü ortasından ayıran çizgi dualiteyi betimler.

Ancak , günümüzde havanın bir element olduğunu baz alırız. Yang polariteye sahip ve nötrdür. Kadimlere göre hayat nefesi hava elementinden gelir. Muhakeme etme,düşünme,paylaşım unsurunu simgeler. Hava ses, düşünce ve radyo dalgaları taşıdığı için iletişim elemanıdır. Bu nedenle, Hermes tanrıların habercisi olarak betimlenir.İkizler hava grubunun değişkeni olduğundan fazla hareketli ve incedir. Genel olarak zihni temsil eder ve mental alemi simgeler.

İkizler, Sirius takımyıldızı üzerinden tüm Güneş sistemi varlıklarını kapsayan sevgi ve bilgelik olarak adlandırdığımız tesirlerin iletkenidir.Bu kapı çok önemlidir çünkü ,dual gerçekliğin birlenmesine aracılık eder.Birlik şuuruna bu enerji üzerinden varılır. Tüm alemi bir arada tutan asal enerjidir. Enerji bedenimizle fizik bedenimiz arasındaki bağlantıyı ifade eder ve chakraların bulunduğu eterik beden de kontrolündedir.İkinci tesir planına etki eder. Toplumsal bazda demokrasiyi simgeler.

Ayrıca İkizler burcu 4-7 yaş aralığımızdır. Piaget’e göre işlem öncesi dönemin sonları ,somut işlemler döneminin başlarıdır. Duyulardan uzaklaşıp ,somut dünyanın zihinsel göstergelerini oluşturmak ile ilgilidir.

Ayrıca , hava grubu ve özellikle İkizler arketipi Prana ile diğer elementaların ötesinde ilişkilendirilebilir.Prana, evrende var olan tüm enerjinin toplamı olan kozmik evrensel enerjidir. Bu enerji, her ne kadar havanın kimyasal bileşiminde bulunuyorsa da akciğerlerimize soluduğumuz havada var olduğu kabul edilmektedir. Fakat, yaşamın her alanında bulunur. Zihnin iradesinin denetimi altına alan yogi, Prana’yı da denetimi altına almış demektir. Bunu başarabilen yogi, kalbini durdurabilir, içtiği zehiri kanına karışmadan dışkı yolu ile bedeninden atabilir.Yani , her şey temelde zihinseldir.

Prana’nın varlığının en basit kanıtı olarak akciğerlerimizde aldığımız enerji gösterilir. Prana’yı zihinsel denetimi altına alabilmek için yogi kendisini çeşitli nefes çalışmalarıyla eğitir. Bu çalışmalardan oluşan bilime (“Prana”, enerji ve “Yama”, egemenlik anlamına gelen sözcüklerden türeterek) Pranayama denir. Prana, başta akciğerler olmak üzere tüm bedenin kullandığı enerjidir. Eğer beden gerek hastalıktan gerekse doğal yasalar çiğnendiği için Prana’yı “sindiremez” hale gelirse, bedendeki canlılık (aynı elektrik kesintisi sonucu yayın yapamayan radyo istasyonunda olduğu gibi) sekteye uğrar. Tüm bunlardan anlaşılıyor ki Prana, ister kozmik radyasyon, ister yaşam gücü olarak adlandırılsın, evrende onsuz hayat düşünülemez. Bu enerjinin bedenimizde olduğunun bir diğer kanıtı olarak ise, bizi nefes almaya mecbur eden güçtür.

Dolunay etkilerine geri döndüğümüzde , 4 Aralık 2021’de deneyimlediğimiz Total Güneş Tutulmasının sonuçlarını görecek ve meyvelerini toplamaya başlanacaktır. Mental olarak yapılandırdığımız,temel attığımız konular etki-tepki prensibi dahilinde şekillenecektir. Özellikle Ay’ın Jupiter ile konumlanması prananın doğru şekilde kullanımını sağlayabilir.

An haritasına baktığımızda;

An haritasının yedinci evinde konumlanan Ay , İkizler burcunun 27. derecesinde bulunuyor ve Polaris Sabit Yıldızı’ndan etki alıyor. Dolunay olması sebebiyle Güneş ile karşıt, Balık burcundaki Neptün ile kare açıda bulunuyor.

Polaris Sabit Yıldızı , içgüdüsel olarak yol almamıza neden olan bir yıldızdır. Zaten bir realite olarak,Polaris kutup yıldızı olduğundan yön gösterici özelliktedir. Özellikle İslam’da kıble bu yıldız baz alınarak bulunur. Fakat ,Ay’ ile etkileşiminde yön belirleyememe ve duygusal çalkantılara neden olabilir. Burada Ay ‘ın Aneretik derecede ve köşe evde konumlanması da etkiyi katlayabilir.

Özellikle ,an haritasının üçüncü evinde konumlanan Neptün ile olan kare açının meydana getireceği enerji dahilinde duygusal aldanmalar,bazı yalanların ortaya çıkması ve verilen sözlerin tutulmaması sonucu hayal kırıklıkları oluşabilir. Kendimizi gerçek olmayan ideallere adamak isteyebilir,yön göstermeye çalışabilir fakat yanılabiliriz.

Fakat, yine de Neptün’ün dispozitoru Jupiter’in , Ay ile olumlu açısı bütünün yararına eylemlerde bulunmamızı sağlayabilir. Burada önemli olan ; kendimize olan güvenimizi kolayca yitirmememiz,kuruntulardan sıyrılmamız,olayları abartmamamız ve deyim yerindeyse peri masallarından sıyrılmamız olacaktır. Bu açılanmaların aktif kullanımı ile hayal gücü ve sanatsal yetenekler harikulade hale gelebilir. Alkol ve diğer bağımlılıklar bu dönemde gölge yansımalar olarak görülebilir.Bu dönemi Astroloji ya da diğer eğitimlere başlamak adına da kolaylıkla değerlendirebiliriz.

Aynı zamanda bu açılanma Ezoterik manada,bilgeliği ortaya çıkarmak adına çok güçlü çalışacaktır.Mükemmel bir sentez yaparak,kozmik kanunlar ile bağ kurulabilir ve bilinç sıçraması yaşayabiliriz.Ruhsal amaca yönlenerek , kaotik düzene bir uyum getirebiliriz.Jupiter’in Gad ve Mars ile (12.ev) kurduğu zorlu açı ,bilinçaltımıza yerleştirilen ve pek çoğu sadece kişisel çıkarlar için kurgulanan dinsel kalıpların ötesinde “Hakikat Bilinci” ile hareket etme enerjmizin aktive olasıdır. Unutmayalım ki, arif olanın dini yoktur ve her şeyin üstünde bir şuur taşır. Teolojinin kurucusu H.P.Blavatsky bu konuya “Hakikatten üstün bir din yoktur “söylemiyle değinmiştir.

Bu açının olumsuz kullanımında ,fanatizm ve anlamsızca / büyük tepkilerle eyleme geçmek birinci seviyede kalmamıza neden olur. Bunun yanında Mars’ın, Chironun yöneticisi de olması sebebiyle bilinçaltına yönelik şifa çalışmaları için de uygun bir dönemdir.

Dolunay yöneticisi Merkür’ün artık Oğlak burcunda transit ediyor olması ise yeni girişimler için sorumluluk almaktan çekinmeyeceğimizi göstermekte. Merkür’ün , Uranüs ile olan üçgen açısı aynı zamanda ani gelişecek ikili ilişkilerin habercisi olabilir. Bedenimiz ve yaşamımızla ilgili hızlı kararlar alabiliriz.Ayrıca bu enerji büyük farkındalıklara erişmemizi ,cesaretli davranmamızı  sağlayabilir.Yine beklemediğimiz anda şok edici haberler alabiliriz. Diyete başlamak adına ideal bir zamandır.( Dolunay sonrası Ay ışığı kuculurken başlanmalıdır )

Bunun yanında Merkür’ün dispozitoru Saturn’ün , Uranüs ile son kez kare açıya gidiyor olması uzun zamandır yıkmakta zorlandığımız engelleri yıkmamızı sağlayabilir. Yenilik isteği klişelere ağır basabilir. Bu dönem yeni bir iş girişimlerinde bulunmak isteyebiliriz.

Venüs’ün iki kötücül arasında kıstırılması ve zayıf konumlanması (hem de durağan periyodunu yaşaması/akşam retroda) ise baskı altında hissettirebilir. Bu yerleşim , maddi anlamda da oldukça güçsüz ve çaresiz hissetmemize yol açabilir. Fakat Kad üçgeni bu noktada yeni fırsatları sunacaktır. Kad’ın an haritasının altıncı ev konumlanması spesifik olarak iş konularına yoğunlaşacağımızı tekrar vurgulamakta.

Aynı zamanda, yine Ezoterik Astroloji perspektifinden baktığımızda Dolunay yöneticisi Venüs’ün bu konumu ; hayatın gerçek dinamikleriyle ilişki kurmakta zorluklar yaşatabilir ve bizleri subjektif düşünmeye zorlayabilir. Bu noktada ; dualiteden olabildiğince sıyrılmak,uyumlu ilişkiler kurmaya çalışmak,yüksek benliğin farkına vararak bütünün hayrına hareket etmek önem teşkil edecektir.

Bu dönem renk olarak indigo ve gemstone olarak ise Safir /Turkuaz kullanımı teşvik edilebilir. Tütsü olarak Günlük agacı veya sakızı kullanılabilir.

4 ARALIK 2021 :YAY BURCUNDA GÜNEŞ TUTULMASI

4 Aralık 2021, Türkiye saatiyle 10.43 ‘te İkizler-Yay aksının son tutulması olan Yay burcundaki Tam Güneş tutulması ile bu hattaki tutulmaları tamamlıyoruz.Özellikle 2020’nin ikinci yarısında gündemimize gelen konularla ilgili tamamlanmalar yaşayacağımız bir sürece başlıyoruz.

Tutulma Yay burcunun 12. derecesinde meydana geliyor ve Antares Kraliyet Yıldızı’ndan etki alıyor ve Saros 152’de (Güney) gerçekleşiyor.Bu Güneş Tutulması hem tam tutulma olması hem de Ay’ın maksimum deklinasyona çok yakın olması sebebiyle etkilerinin daha da yüksek hissedileceği bir Tutulma olacak. Bu tutulma Türkiye‘den gözlemlenemezken, 1 saat 54 dakika sürecek.Tutulmanın, Güney Amerika, Antartika,Afrika, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın güney ucunda gözlemlenmesi bekleniyor. Aynı zamanda Algol etkili Ay tutulmasının da etkileri devam etmekte olduğunu hatırlamakta fayda var.

Güneş tutulması, Ay’ın yörünge hareketi sırasında Dünya ile Güneş arasına girmesi ve dolayısıyla Ay’ın Güneş’i kısmen ya da tümüyle örtmesi sonucunda gözlemlenen doğa olayıdır. Tutulmanın olması için Ay’ın yeni ay evresinde olması ve Dünya’ya göre Güneş ile kavuşum halinde olması, yani yörünge düzleminin Dünya’nın Güneş çevresindeki yörünge düzlemi ile çakışması gerekir. 

Saros 152’nin ilk tutulması 26 Temmuz 1805’te (Partial) gerçekleşirken,son tutulmalar ise 2 Kasım 1967 / 12 Kasım 1985 ve 23 Kasım 2003’te (Total) meydana geldi.Bu seride gerçekleşecek bir sonraki tam tutulma ise 9 Haziran 2328’de gerçekleşecek.

Tutulmalar insan yaşamını kadersel etkiler.Güneş tutulmaları , güçlü Yeniay etkileri taşırlar bu nedenle başlangıç zamanlarıdır. Güney düğüm yönünde gerçekleşen bu tutulmanın ortaya çıkış amacı daha karmiktir.Çünkü, Güney Ay Düğümü olarak nitelendirdiğimiz sanal nokta (ya da Vedic Astroloji’deki deyimiyle gölge gezegen) geçmişte bıraktığımız konuların altını çizer. Eğer tutulma, haritamızda önemli noktalarla temas kuruyorsa ve o noktalarda deyim yerindeyse “Halının altına ittiğimiz” konular varsa bizi onlarla yüzleştirir ve bir arındırma işlemiyle tekrar başlamamızı ister. Çünkü,ilk bölümde de söylediğim gibi temelde yeni başlangıçlar vardır.Tutulma Yay burcunda gerçekleştiğinden ,inandığımız değerler ,sıkı sıkıya bağlı olduklarımız,fanatik yanlarımız vurgulanacaktır. Tabi ki bu, tutulmanın haritamızın hangi evinde gerçekleştiğine ve yaptığı açı kombinasyonlarına bağlıdır.

Tutulmalar öncelikle toplum karmasına ışık tutar ve buradaki etkileri açığa çıkarır. Bu etki şekli macrodan microya doğru bireysel yaşamlarımıza da ulaşır.Ruhun tekamül sürecinde büyük rol oynayan etkilerden biri de içinde bulunduğu toplumdur.Çünkü,o da kişinin swadharmasına göre var olur. Kısaca özetlemek gerekirse Dharma ; tutan,devam ettiren,çeken şey anlamına gelir.Dünya üzerinde macrocosmos’tan microkosmos’a kadar her şeyi devam ettirendir.O ebedi ve ilahi bir kanundur ve bu güç tarafından evren birarada tutulur. İnsanoğluna iyi,doğru ve erdemli olmayı kazandıran O’dur .Mutluluk ve ölümsüzlüğü verir.Evrensel kurallar bütünüdür ve kişiyi huzura kavuşturmak için izlenecek evrensel yoldur.

Bunu bireye indirgediğimizde Swadharma’yı elde etmiş oluruz.Üzerinde yaşadığımız topraklar, kişinin bireysel amacının bulunması yolunda (Swadharma) zorlayarak da olsa hükmeden bir yapıdadır.Hint etiği , Dharmayı birinci sıraya koyar.Burada iyi-kötü ayrımına gitmeksizin (bu sadece algıdır) erdemli olmanın ötesinde bireyin görevini yerine getirme gerekliliği vurgulanır.Çünkü,herkes bu çarkta büyük ya da küçük bir dişe sahiptir ve çark dönmek zorundadır ve görevini bulmak asıl özgürlüğe kavuşturandır.

Güneş tutulmaları ben ve benlik ayrımına ışık tutar.Bilincin üst düzeylerine ulaşabilen kişi , “Benlik” kavramını bedenden ayırabilir ve kendi bedenini zihnine ait bir eşya olarak görmeyi başarır. Böylelikle ; çevremizdeki olaylar,durumlar,kişiler ,beğeniler ve eşyalar bizim için “Benlik-dışı”bir yere itilebilir. Tutulma esnasında Merkür’ün tutulma derecesine kavuşumu işte bu ayrımı yapabilecek zihinsel potansiyelimizi tetikleyebilir. Kadimlerin verdiği isimle benlik , zihinsel doğumları gerçekleştiren “Zihinsel rahim” dir.Benlik dediğimiz şey , herseyden bağımsız zihinde toplanılan veridir.Benlik her tür ve çeşitte zihinsel döl yaratma ve oluşturma gibi gizli güçlerle donanmış olduğunu bilince bildirir.Yaratıcı enerjisinin muazzam gücünü hissettirir.Fakat bunun için yine de yoldaşı “Ben”den yardım alması gerektiğinin bilincindedir. Bu bilinç beraberinde ,çok yüksek bir swadharmik enerjiyi çalıştırır,zihinsel çalışma kapasitesi ve yaratıcı yetenek getirir.

Mahabharata’nın bir bölümü olan Bhaga-vad Gita’da şu cümle geçer :

“Ve görevini (Swadharma) yerine getir. Alçakgönüllü olsa da,büyük olmasa da…Başka birininki olmasındansa , kişinin kendi görevinde ölmesi yaşamdır. Başkasının görevinde yaşamak ölümdür.

An haritasına baktığımızda ;

Tutulma Yay burcunun 12. derecesinde gerçekleşiyor ve Antares Kraliyet yıldızından etki alıyor.Anın yükseleninde Oğlak burcunun 20. derecesi bulunuyor.ASC derecesi şans noktası ile Venüs kavuşumda.

Eski astrologların aktardığı verilere göre Yay burcu binek hayvanlarının (Atlar) zarar görmesi ile ilgilidir. Bu dönemde bunu otomotiv sektörüne bağlı gelişmeler şeklinde yorumlayabiliriz. Bunun yanında ,özgürlük hareketlerinin tetiklendiği zamanlardır ve başkaldırılar görülür.

Mars ve Jüpiter doğasında olan Antares, ‘Batının gözcüsü’ olarak bilinen ve ‘Akrebin Kalbi’ (Alpha (α) Scorpius) olarak nitelendirilmiş kraliyet yıldızlarındandır. Dört büyük melekten Azrail ile temsil edilir. Anti-ares manasına gelen bu yıldız ile (Anti burada yaygın kullanımından farklı olarak pekiştirici nitelik taşır) Mars’ın benzer çalıştığı anlatılır.

Mars’ın an haritasının onbirince evinde konumlanması ve Türkiye’nin haritasının on irinci evine denk gelmesi sebebiyle özellikle salgın koşulları altında yeni düzenlemelere gidileceğinin altını çizmekte. Bu dönemde yeni varyantlar için tedbir kapsamı arttırılabilir.Bunun yanında hak arayışları,protestolar ve bununla birlikte gelen abartılı tepkiler görülebilir. Şiddet içeren protestolar artabilir.Tutulma yöneticisi Jupiter’in Mars ile olan zorlu görünümü de bu etkiyi arttırabilir. Burada önemli olan öfke kontrolünü sağlamak ,aşırıya kaçma eğiliminden uzak durmak olacaktır.Böylelikle iyi sonuçlar alınabilir. Fakat ,Aralık ayının ortalarında son kez tekrar edecek olan Uranus – Satürn karesi -kendi isteğimizle- bu konuyu zirveye taşıyabilir. (Fakat tutulmanın final dispozitor’u Saturn olduğundan yine de bu yıkıcı etki kontrol altına alınabilir.)

Bu dönem , bireysel yaşamlarımızda da benzer etkiler doğuracaktır. Tutulmanın haritalarımızdaki konumlanmasına göre ; öğrenmek,yeni ufuklar keşfetmek,anı yakalamak ve harekete geçmek için çok olumlu tarafları sunacaktır. Güney Ay Düğümü yönünde olduğundan önceden kaçırılan fırsatlar ya da niyetlendiğimiz yarım bırakılan işler de önümüze bir fırsat olarak gelebilir.Burada bizi öfkelendirecek temalar da karşımıza çıkabileceğinden sakin kalmak en akıllıca seçenek olacak ve ilerleyişimizin önünü açacaktır. Ayrıca Saturn’ün tutulma derecesine yaptığı sekstil daha sağlam temeller atmamıza yardımcı olabilir.Tutulma derecesinin Neptün ile dik açısı fazla iyimser,hayalperest veya fedakar olmamıza neden olabilir.Bu nedenle şartları tahlil ederken ,aldatılmadığımızdan emin olmak önem teşkil edecektir.

Bunun yanında dış ülkelerle (müttefik) olan ilişkilerde gerginlikler söz konusu olabilir.Finansal krizlerin oldukça büyüyebileceği bir dönemde olduğumuzun altını tekrar kırmızı kalemle çizmek isterim. (Mars-Jupiter stresli açısı)

Akrep burcunda transitine devam eden Mars’ın Mc noktasına yakın konumlanması ve yine Jupiter ile stresli görünümü dini fanatizmi büyütebilecek nitelikte.Bunun yanında askeri ve silahlar ile ilgili konular gündeme gelebilir.Mars, Unulkalhai’den etki aldığından çocuk tecavüzcüleri,sapkın davranışlar ve kadın cinayetleri konularında üzücü haberleri okumaya devam edebiliriz. Fakat ,burada toplumsal bazda eylemler artarak devam edebilir.Venüs ve Plüton’un diğer gezegenlerle birlikte ASC’de konumlanması ve tutulma derecesine açılanmaları , son zamanlarda daha da ön plana çıkan “Kadın gücü” tanımlamasını uzun süre daha gündemde tutacaktır. (Venüs, retro Uranüs’ün konumlandığı burcu yönetiyor) Özellikle ilk on beş gün anayasa değişikliği ile ilgili gündemleri ve görev degisikliklerini .

Tutulma esnasında, Uranüs gezegeni de yine ayakucu noktasına denk düştüğünden, doğal afetler konusu önem kazanıyor.Çünkü Uranüs Boğa burcunda, retro hareketinde ve IC noktasına çok yakın konumlanıyor. Boğa burcuna denk gelen ‘Dip Noktası’ direk toprakları işaret etmekte. Ve Plüton yine Venüs’le birlikte ‘Yükselen’ derecesinde bulunuyor. Sadece deprem konusunda değil ; topraklarla ilgili erozyonlar, kaymalar, vs. bu tarz riskleri ve yeraltıyla ilgili şeyleri de işaret edebilir. Zaten , Jupiter ve Mars’ın da stresli görünümü kuvvetli yağışları tetiklemekte.

Bu dönem ikili ilişkilerde daha maddi temellere dayanan kararlar almamız olası görünmekte.Bunun yanında Venüs Lucifer pozisyonda bulunduğundan sevgi kavramı sadece dünyevi temellere dayandırılabileceği gibi güç elde isteğini de abartılı hale getirebilir.Yönetici Satürn’ün Uranüs ile olan açısı ani kopuşları,boşanmaları ve özgürleşme isteğini ön plana çıkaracaktır.

Chiron’un retro hareketi ve Günöte konumunda bulunmasını detaylandırdığımızda ve bunun yanında Satürn yörüngesine doğru hareketine eğildiğimizde ; şifalanmak adına bireysel yaşamlarımızda da ,Saturn titreşimlerini aktive etmek fayda sağlayacaktır. Bu noktada Koç burcunda transit eden Chiron’un , ön plana çıkmak ve benlik ile ilgili problemleri ciddiyet çerçevesinde ele alınmalı , sistematik bir şekilde çözüme kavuşturulmalıdır. Herhangi bir konuda girişimde bulunma, öne atılma, hakkını savunma konularında duygusal zorlanmalar varsa da düzenlemeye gidilmelidir. Başkalarına bu konuda (girişimde bulunma vb.) rehberlik edilmelidir. Etkili ve faydalı bir enerjiye dönüşmesi için, kişinin Koç burcunun cesareti,Saturn’ün kalıcı enerjisi ve disipiliniyle birleştirilmelidir. Chiron’un yöneticisi Mars’ın Akrep’te transit etmesi ve Neptün ile olan su grubundaki üçgeni ;kavga ,çatışma ve toksik makülaniteden uzak durmayı ve bencil çıkarların ötesinde, tüm yaradılanlar için mücadele etmeyi gerektirir.

Medikal Astroloji açısından Yay burcunun bu dereceleri bedende , Long saphenous veins: Büyük safen (vena saphena / Bacaktaki sinir ve toplardamarlarla ilgili alanlar) ,Long saphenous veins (Rheumatic fever): Büyük safen, Ateşli romatizma ve Cutaneous vessels of the thighs: Kalça bölgesi derisine ait damarları ön plana çıkarabilir. Aynı zamanda yine kilo alımı tetiklenebilir.(Basen bölgesi yağlanması artabilir)

19 KASIM 2021 : BOĞA BURCUNDA ALGOLOİD AY TUTULMASI

Etkilerini yavaş yavaş deneyimlemeye başladığımız Parçalı (Partial)Ay tutulması 19 Kasım 2021 saat 11.30’da gerçekleşecek ve 1440 yılından beri meydana gelen en uzun Ay Tutulması olmasının yanında, 2669’a kadar gerçekleşecek en uzun tutulma olarak da kayıtlara geçecek. Ay’ın tutulma oranı %97 olurken , 3 saat 30 dakika (Parçalı tutulma olarak) sürecek. Yani bu tutulma etkisi , gökyüzüne bir çentik atarak ortalama üç buçuk yıl süreyle kendini unutturmayacak ve her tetiklenişinde enerjisini ortaya koyacak.Fakat,tutulma penumral etkiyle 09.00’da başlayacak ve 15.05’te yine yarı-gölgeli olarak son bulacak.

Aynı zamanda tutulma , cehennemin lordu olarak kabul edilen Baal- Zebub (Bir dönem uçanların tanrısı ve şeytanların efendisi olarak bilinen ) ya da Al-Ghoul (Türk Mitolojisindeki Gulyabani) ya da Medusa’nın kesik başı ile ilişkilendirilen Algol sabit yıldızından etki alacak. Algol , tek bir yıldızdan meydana gelmez. İki adet yıldıza sahiptir ve bunlar birbirlerinin üstlerini örterek kendi içlerinde de tutulmalar meydana getirirler.

Ülkemizde izlenemeyecek olan tutulma anında ; Avrupa’nın Batısı ve Afrika’nın Kuzey Batısı’da Atlas Okyanusu,Güney ve Orta Amerika’da tutulma devam ederken Ay batacak. Kuzey Amerika ve Büyük Okyanus’un büyük çoğunluğunda tutulmanın tamamı izlenecek. Yeni Zelanda ,Avusturalya ve Asya’nın Doğusu’na Ay tutulmuş doğacak. Alaska ve Hawaii’nin bazı kısımlarından ise 18 Kasım 2021 günü seyredilebilecek.Rusya ise bölgesel olarak tutulmaya şahitlik edecek.(north-east of European Russia)

Astrolojik olarak, Ay tutulmuş olarak doğduğu yerlerde etkisini derinden hissettirip zorlu koşulları yaratırken ,batan yerlerde ise çok güçlü sonlara işaret eder.Fakat, kadimlere göre her ikisi de kendi içinde “Uğursuzluk” olarak nitelendirilen yönler barındırır. Nitekim bu insanın bakış açısıdır,yaşam planı doğrultusunda ; neyin iyi neyin kötü ya da uğurlu-uğursuz olduğuna çizilen planın tamamı karar verir.Bu nedenle algı oluşturmak yerine zorunlu teslimiyet Ay tutulmalarında ön plana çıkar.Çünkü,sonlanma,bitiş ve ölüm enerjisini bir Dolunay’a göre iki kat fazla barındırır.Burada eski sisteme veda ve yeni gelecek olana yer açma durumu vardır. Bizlerin çoğu zaman yaşadığımız duygusal körlüğe sistem tarafından bir son verilir.Çünkü, Ay duygu âlemidir.

Ay düğümleri ,burç değiştirmeye yakınlaşmışken, halihazırda bulunan aksta son tutulmadan bir önceki tutulmada, yeni düğüm aksından kuzey düğüm yönündeki burcu deneyimlerler.Bu duruma “Isınma turu” diyebiliriz. Bildiğiniz üzere, tutulmalar artık Boğa-Akrep aksına geçecek ve 4 Aralık 2021’deki Güneş Tutulması’ndan sonra, İkizler-Yay aksında tutulma meydana gelmeyecek. Ay düğümleri en son 2012 yılında bu aksta ters yerleşimdeydi ve tutulmalar bu aksta meydana gelmişti.

Tutulmanın gerçekleşeceği Lunar Saros 126’da ilk parçalı tutulma 24 Mart 1625’te gerçekleşti ve sonuncusu ise  5 Haziran 2346’da meydana gelecek. Tutulmanın Solar Saros eşi ise SS 133’dür.Tritos serisi olarak 126. seride meydana gelen tutulma , 24 Nisan 1967 ile 11 Agustos 2185 arasındaki tutulmalarda sadece bu tutulma ile parçalı olma özelliği gösterecek.

Lunar Saros serileri 18 yıl 11 günde bir kendi içerisinde tutulma yaratan serilerdir .Birebir olmasa da aynı enerjiler 18 yıl 11 günde bir tekrar eder ve ortalama yetmiş tutulmaya ev sahipliği yaptıktan sonra seri kapanır. Bu etkiler yardımıyla, ruhun bedenlenme döngüleri,eğilimleri (doğum öncesi tutulmalar yardımıyla) incelenir.

Aynı zamanda Babil’li astrologlar her Saros döngüsünün bir karakteri olduğuna inanırlar ve bunun kişiyi doğum haritasına göre etkilediğini belirtirler.Serideki ilk tutulma ,sonrasında oluşan tutulmalar tarafından desteklenir ve bir familya oluşur.(Bu nedenle tutulmaların neden birbirinin aynı olmadığını anlarız.80 farklı familya mevcut olabilir)

Herhangi bir zaman diliminde ise sadece 40 adet Saros döngüsü mevcut olabilir. Biz ,tutulmanın ruhunu anlamak için ilk tutulma olan 18 Temmuz 1228 , son olarak ise 28 Ekim 1985 ve 9 Kasım 2003’te gerçekleşen (Saros 126) tutulmadan destek alacağız.

An haritasına bakıp etkileri detaylandırdığımızda ;

Tutulma Boğa burcunun 27.derecesinde meydana geliyor ve daha önce de bahsettiğim gibi Algol sabit yıldızından etki alıyor. (Algol ‘un Almuten’i Ay’dır) Bunun yanında Dolunay derecesinin Güneş’e yakın hareket eden Merkür’e (Yanık) opposite konumda bulunuyor.Anın yükseleninde ise Oğlak burcunun 12.derecesi bulunuyor ve tutulmanın dispozitörü Venüs (Lucifer pozisyonda) yükselende Nunki yıldızı eşliğinde konumlanıyor.

Öncelikle Algol’ün tüm temsil alanlarını anlamak adına detaylandıralım ;

Algol (β Per / Beta Persei , Kahraman ( Perseus ) takımyıldızı’nda bulunan parlak bir yıldızdır.Perseus parselindeki ikinci parlak yıldız olan Algol, “Şeytan Yıldızı “olarak da bilinir . Arap mitolojisinde mezarlıklarda Gulyabani veya Gul-i beyabani diye anılan varlığın da kökeni buna dayanır ) olduğuna inanılan, demonik /şeytansı varlıktır. Bu yıldız , İbrani kaynaklarda “Rōsh ha Sāṭān” şeytan kafası; Latin dillerinde “Caput Larvae ‘Spectre’s Head” hayalet başı olarak isimlendirilmektedir.

Cadılar bu yıldızı şeytan celbinde kullanırlar çünkü Algol bir kök yıldızdır.Yeryüzündeki yansımalarından biri ise Noel Gülü olarak da bilinen siyah Helleoborus bitkisidir.Bu bitki antik dönemden bu yana zehirle yapılan suikastler (boğularak ölüm verir) Ortaçağ’da kadınlara çocuk düşürtmek için kullanılan ölümcül bir bitkidir.Doz ayarlanamadiğında ölümcül sonuçlar verir

Algol genel anlamda ruhun güçlerini ve karanlıkla mücadele etme şeklini simgeler ve bununla birlikte araştırmalar, bu yıldızın insanlığın kollektif ve bireysel bilincinde yankı uyandıran , infial yaratan olaylarla ilgisi olduğunu göstermektedir.


Literatürde Algol , gökyüzündeki en talihsiz , kötü, acımasız , zulüm , şiddet , vahşet içeren olaylara sebebiyet veren tehlikeli , ölümcül bir yıldız olarak kabul edilir.Yaşam ve ölüm,delilik ve bilgelik arasındaki ince çizgiyi oluşturur.


Çin astronomisinde (Mozolenin Beşinci Yıldızı) olarak bilinir ve aynı zamanda ‘ bu
yıldıza dehşet verici Tseih She , ‘Yığılmış Cesetler ‘adını vermişlerdir .
Simgesi “Medusa’nın kesik başı” olan Algol sabit yıldızı , kadiri her 2 gün , 20 saat , 48
dakika ve 56 saniyede bir 2,3 ile 3,5 arasında değişen ikili bir yıldız sistemidir .( Algol A ,
Algol B )

Algol ,Venüs’ün karanlık yüzünü temsil ettiğinden yedi büyük günahtan Şehvet (Yüksek dişil iştah) ve Oburluk ile de ilişkili tutulur.Zira ,Venüs’ün karanlık yanı yönetimindedir ve Femme Fetale ‘yi tam olarak yansıtır.Fakat bunun yanı sıra,aldığı etkiler ile tam olarak asosyallik ve aseksüellik gibi konular etkiler de verebilir

Medusa Miti ile de eşdeğer tutulan bir yıldızdır.Yunan mitolojisinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı, keskin dişlere sahip dişi bir canavardır .Gorgon kardeşlerin tek ölümlü olanıdır .Medusa’nın kesik başı ise kaynaklarda ALGOL sabit yıldızının simgesi olarak geçer.

Medusa Posseidon’un ona zorla sahip olmasından sonra (Kız kardeşeleriyle birlikte)Athena tarafından bir canavara dönüştürülmüştür .Perseus Athena’nın dediklerini uygulayarak Medusa’nın başını ona bakmadan kesmiş ve ışıltılar saçıp , insanların gözlerini kamaştıran keskin kılıcını savurduğu gibi Medusa’nın yılan saçlı kafasını bedeninden ayırmıştır.Ancak Athena’nın bilmediği bir şey vardır.Güzel Medusa, Poseidon’un kendisine zorla sahip olduğu gece , denizlerin kudretli
Tanrısından hamiledir. Perseus’un gözleri kamaştıran kılıcı Medusa’nın kafasını
bedeninden ayırdığı anda, Poseidon’un Medusa’nın rahmine bıraktığı çocukları Pegasus ve Chrsyar, cansız bedenden doğarlar. Onlar ölümden sonra gelen yeniden doğuşun simgeleridir.

Bunun yanında ,Medusa’nın kafası kesildikten sonra sağ damarından akan kan şifa ,soldan akan kan ise zehirdir. Günümüde Medicine (ilaç) Medusa kökünden gelmektedir. Antik Yunan’da çocuklarını öldüren ve lanetlenen büyücü Medea ve acıyı dindirme anlamına gelen Algoloji de bu kökten gelir. Rönesans tablolarında ise ressamlar Medusa’nın kesik başını koruyucu sembol olarak kullanmışlardır.

Algol türü örten çift yıldızlar, yaşamları boyunca birbirlerine çeşitli evrelerde madde
aktarırlar. Normal koşullarda tek bir yıldızın evrimi onun kütlesine bağlıdır ancak böyle biryıldıza madde eklemek ya da varolan maddeyi çıkarmak onun evrimini değiştirecektir. Bu nedenle Algol türü örten çiftlerin bileşenlerinin evrimleri çeşitli aşamalarda değişikliğe uğrar.Bunun sonucu olarak bir Algol sisteminde bileşenlerin ayrı ayrı özelliklerini belirlediğimizde,beklenen evrim durumlarının aksine, örneğin büyük kütleli yıldızın daha az evrimleşmiş olduğunu görürüz. Diğer yıldızın ise aksine daha küçük kütleli olmasına karşın daha çokevrimleşmiş olduğu görülür. Bu duruma gökbilimde Algol Paradoksu adı verilir.

Bu bilgiler doğrultusunda yola çıktığımızda, Tutulma’nın an haritasının dördüncü evinde oluşmasından dolayı özellikle ülkemizdeki kadınlar konusunda büyük tartışmaların yaşanacağını öngörebiliriz. Kadın cinayetlerinin arttıran bu etkiyle (özellikle son dönemde yaşanan Başak Cengiz cinayetinde başı kılıçla kesilmişti/Medusa miti) dikkatli davranmak herkes için faydalı olacaktır.Yine kadın hareketleri önümzdeki süreçlerde kedini gösterecektir. Yine Ay ve Güneş’in 4-10 aksına konumlanması halk ve yönetim arasındaki gerginliği üst düzeye taşıyacaktır.Tutulmanın dispozitoru Venüs’ün Uranus ile olan açısı zamların önünün alınamadığı bir döneme işaret etmekte. (Örneğin şeker Venüsyen bir gıdadır) Ay’ın Merkür,Güneş ve uzak orb ile Mars ile olan konumlanması basın-yayın ,medya sektöründe büyük bir karmaşanın yaşanacağının altını çiziyor. Ünlü isimler ve faili meçhul cinayetler gündeme gelebilir. Özellikle Via combusta’da bulunan gezegenlerin ve Mars’ın iki sene sonra kendşi yönettiği burçta transit etmesi çocuklar konusunda bizi uyarmakta.Çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar,skandallar,pedofil kişilerle ilgili mağdurun aleyhine olan kararlar ön plana çıkabilir.(Jüpiter’in konumlanmasi)

Bireysel bazda,öfke duygusuyla yapılan eylemler ön planda olabilir.Kardeşler ve dişil – eril enerji olan çatışma ön plana taşınabilir.Hamileliklerde düşük riski artabilir.Karın ön duvarında,deri altındaki Venöz damarlarda genişleme meydana gelebilir. (Masschelein)

Yine bu süreçte iştah artışı gözlemlenebilir ve kilo alımı hızlanabilir.Şekerli gıdalara ve meyvelere olan düşkünlük artabilir.İstenmeyen hamilelikler gündeme gelebilir.Boğaz bölgesi problemleri (tiroid,guatr),yaralanma,kırık-çıkık-burkulma,kazalar,boyun fıtığı dikkat edilmesi konular arasında.Aynı zamanda ,boğulmalara karşı da extra dikkat edilmesi gereken bir dönem. Deniz yolculukları yapanlar,denizciler için de dikkatli olunması gereken dönemler . Sanatsal yaratıcılık,kreatif düşüceler ise oldukça artabilir.Ölüm ve yeniden doğum temalarına çekilebiliriz. Ani aşklar ,hızlı bitişler bizleri sinirlendirebilir.Bir anda aile yoluyla gelen kazanımlar elde edilebilir ya da kazanılan parada artış meydana gelebilir Fakat

  • Electional Astroloji’ye göre Ay tutulmasının gerçekleştiği gün yolculuk yapılması tavsiye edilmez.

Yine Ay’ın bu zorlu açılanmasına Psikomitolojik açıdan Freudyen bir tavırla baktığımızda; Freud’a göre, Medusa’yı görenler iki nedenden dolayı taş kesilir. Bu nedenlerden ilki, kastrasyon korkusudur.Medusa’nın fallik bir niteliğe sahip olan yılanlarla örülü başının Perseus tarafında kesilmesi,bu korkuya işaret etmektedir. Taşa dönüşme olayı, kastrasyon tehlikesine , ereksiyon yoluyla karşı koyma anlamını içinde barındırmaktadır. Dolayısıyla ‘Yılan saçlı kadın’ olarak tanınan Medusa, imgesel kastrasyona ilişkin bir simge olarak ele alınabilir.( Odipyen sevgi/Kastrasyon Kompleksi/ Medusa Travması) Bu etkiyi açılanmalar neticesinde yorumladığımızda tecavüzlere karşı gelebilecek idam yasası vb. istekler artabilir. (T karenin apexinde Jupiter )

Fakat Türkiye, AB’ye giriş sürecinde 2003 yılında, 1985 yılında yürürlüğe girmiş olan ve “savaş zamanı ya da yakın savaş tehdidi” dışında ölüm cezasını kaldıran Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek Ölüm Cezasının Kaldırılmasına İlişkin 6 No’lu Protokol ile “Ölüm Cezasının Her Koşulda Kaldırılmasına İlişkin” 13 No’lu Protokol’ü imzalamış ve onaylamıştır.Tutulma tam da bu dönemlerden etki aldığından bu durum tekrar tartışma konusu haline gelebilir. (Jupiter’in yöneticisi Saturn yine başka bir T-karenin apexinde)

Tutulmanın dispozitörü Venüs’ün konumu ve Nunki yıldızından etki alması bunun yanında Uranüs ile olan üçgeni Kadın liderler ,kadın hareketlerinin ön plana çıkacağını göstermekte.Yine Venüs’ün yöneticisi Saturn’ün apexte bulunduğu T-kare hak arayışlarının ve protestoların topluma mâl olmuş kişiler tarafından yapılacağını göstermekte.Nunki, şans yıldızıdır.Bu nedenle ,özellikle siyasi arenada sol kanatta Kadın bir lider adayına ani şans verilebilir.

Yine krediler ,kamu malları,IMF,Merkez Bankası gibi konular gündemden düşmeyecektir. Altın ve Döviz’in hızlı yükselişinin bu şekilde önüne geçilmeye çalışılacaktır.Erken seçim için düğmeye basılacaktır.Eğlence mekanları,alkole ilişkin yasaklar,sanatçılar ve sporla ilgili değişimler gündeme gelecektir.

Uçak kazaları,kaçırmalar,havalimanları,bankalar ve eğlence mekanlarına (konserler,barlar vb.) yönelik terör faaliyetleri gündeme gelebilir. (20 Kasım 2003-HSBC)

Mesire alanları,Adalar,tarım bölgelerinde yangınlar artabilir.

Gayrimüslim vatandaşların ibadet alanlarına ve konsolosluklara saldırılar gerçekleşebilir.

Gemi enkazları,derinliklerden çıkarılacak yeni materyaller gündeme gelebilir.

Yanardağ patlamaları ,depremler , meteorolojik olaylar , yeraltı ve yerüstü faaliyetleri , elektrik sistemleri ,kitleleri etkileyen trajik olaylar , icatlar ,cinayetler , savaş, fanatizm, acımasızlık, bağnazlık, propaganda, korku,şiddet, kitlesel vandalizm, çete şiddeti, vahşetin aşırılıkları ,mutasyon, genetik manipülasyon gibi konular gündemden düşmeyecektir. Bu dönemde salgın için yeni tedavi yöntemleri denenebilir fakat ölüm oranları artabilir ve yeni mutasyon için sonuç vermeyebilir.Ekim 2022 itibarıyle ise yavaş yavaş azalacaktır.



Aynı zamanda bu tutulma etkisiyle , ihaneti ve bir ideolojiyi diğeriyle değiştirme gündeme gelecektir.Bu dönemde dini fanatizm artabilir.Bu yöntemle kitleler harekete geçirilmeye çalışılabilir ve bu yine kitlelere zarar getirebilir.Multeciler ile gündemler oluşabilir.Siyasi propagandalar, Suriyeli multeciler çatısı altında yapılabilir.

Bireysel ve toplumsal bazda değişim ve dönüşüm temalı tüm olaylar , projeler , icatlar,
genetik manipülasyonlar , genlerle ilgili çalışmalar gündeme gelebilir. (örn; genom projesi-2000 Algol tesiri ile başladı)

Ölüm kalım savaşları , ölümden dönme gibi temalar belirgin hale gelebilir.Töre,kıskançlık,namus cinayetleri artabilir. (Türkiye’de bu gibi olayların çok fazla yaşanmasının sebebi,Tr haritasının beşinci evindeki Jupiter’in Algol’den karşıtlık almasıdır.)

ALGOL’ÜN SERT ETKİLERİNİ NASIL YUMUŞATABİLİRİM ?

  • Algol’ün doğal taş olarak karşılığı yeryüzündeki en sert madde olan Elmastır.Bunun yanında rengi beyaza dönen şeffaf renkli doğal taş kullanımı,kan taşı ve kırmızı lal taşı da kullanılabilir.
  • Negatif tesirlerin artacağı bu dönemde kesinlikle aura temizleme ve kapatma çalışmaları yapılmalıdır.
  • Korkunç düşünceler,düşünme yetisinde bozukluk,zihinsel karmaşa,olayları zihinde abartma gibi durumlar için Evlerde Mavi Ardıç ,mavi menekşe gibi bitkiler bulundurulabilir.Bunun yanında Ametist kesinlikle kullanılmalıdır.Adaçayı,rezene,nane,ceviz,çörekotu,susam,badem tüketimi arttırılmalıdır.
  • Tanrı kompleksi meydana gelebileceğinden ve herkesi yargılamak isteyeceğimizden egoyu dengelemek adına altın kullanılabilir ve zerdeçal tüketilebilir.
  • Aseksüellik ya da yoğun cinsel enerji , cinsel sapkınlık ,bağımlılık için su ile vakit geçirilmelidir. Bunun yanında; Kök chakra ve Sakral chakraya yönelik çalışmalar yapılmalıdır.Zihin intikam duygusundan arındırılmalıdır.Merkur enerjisinin verimli kullanımı & Boğaz chakrası sağlığı için yalandan uzak durulmalıdır .
  • Aynı zamanda aşağıdaki sembol Satürn saatinde çizilip kullanılabilir.

Son olarak Algol bir Vortex yaratır, bireysel anlamda olumlu kullanımda kitleleri peşimizden sürükleyebilme gücüne sahip olabiliriz. Karanlık ve aydınlık daima iç içedir ve birbirlerini dengelerler.

Vedaların felsefik olarak temelini oluşturan Uphanishadlardan bir alıntı ile noktalayalım;

Bir baba oğluna bu tuzu suya koy diyerek bir kap su ve biraz tuz verir.Oğlu babasının dediğini yapar.

Babasının yanına gittiğinde babası su yerine tuzu sorgulamaya başlar.

-Tuz nerede?

Çocuk bu duruma şaşırır ve onu görmediğini , çünkü suda eridiğini söyler fakat babası cevaptan tatmin olmayarak suyu tatmasını söyler.

-Burayı yudumla,tadı nasıl?

-Tuzlu.

-Burası ya da diğer tarafı ?

-Her yerde tuz tadı alıyorum.

Baba oğluna şöyle cevap verir : Görmesek de her yerdedir.

Aynen öyle ,sevgili varlık.Öz her yerdedir, görmesek de her şeyin içindedir. Ondan gelmeyen hiçbir şey yoktur. Gerçek şu ki, O benliğin yücesidir ve sen O’sun.

5 KASIM 2021 : AKREP BURCUNDA URANÜSYEN YENİAY

5 Kasım 2021 saat 00.14’te su grubunun derinliklerinin temsilcisi Yin polarite Akrep burcunun 12. derecesinde yani Via Combusta’da Uranüsyen bir Yeniay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Aslan burcunun 16. derecesi bulunuyor.

Bu Yeniayı diğerlerinden ayıran başlıca özellik , Algoloid Ay tutulması etkileri altında yaşanacak olması. Ay tutulmaları etkileri, güçlü Dolunay etkisi kesinleşmeden yani Ay ve Güneş partil olarak karşı derecelerde bulunmadan önce başlar.Bildiğiniz gibi Ay tutulmaları güçlü Dolunaylardır.Dolayısıyla ,yeniay döngüsünde dolunay enerjisinin de aynı anda aktive olduğunu ve bir prova niteliği taşıdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun yanında gerçekleşecek tutulma iki yıl gibi uzun bir zaman diliminde etkisini sürdürecek ve her tetiklenişinde enerjisi tekrar tekrar aktive olacak.

Via combusta (Yanık yol) karmanın çöpünün bulunduğu noktadır.Burada tam anlamıyla bir boğulma,vurgun yeme deneyimi yaşarız.Kaotik bir bölgedir ama bazı durumlarda kaosu avantaja çevirme gücüne de sahiptir.Burası hükme direnen, daha doğrusu hükme varmanızı engelleyen istikrarsız bir gidişata işaret eder ve bu karmaşa içerisinde kendisinden oldukça memnun, bozuk ve kötü huylu bir doğası vardır.

Jones’a göre Yanık yol, kişinin kendisini psikolojik anlamda toparlarken yaşadığı kaotik bir yeniden düzenleme sürecidir ya da kozmik bir dalgalanmadır.

Bu etki bana daima Oruç Aruoba’nın dizelerini hatırlatır “Ateş yakabileceği her şeyi yakana dek yanar,ancak o zaman söner.”

Burada tutulmanın rolü şu şekilde deneyimlenebilir : Tıptaki Algoloji (Acıyı dindirme) terimi Algol sabit yıdızı ile ilintilidir.Dolayısıyla bu yeni ve şok dalgasıyla gelecek düzenlenme sürecinde sembolik olarak bize ağrıyı dindirmeye yardımcı olan bir yolu gösterebilir.

Akrep ,dönüşümün burcudur.İnsan psikolojisinin derinlikleri,ölüm ve ötesi ile ilgilidir.Buradaki ölümü sadece bedensel olarak ele almak mantıklı değildir.Çünkü, insan ölümü bir düşüncesi öldüğünde de deneyimler ve aslında defalarca ölür.

Teofizik ,teozofi gibi disiplinler bu arketipten türemişir.Kendimiz ile yüzleşmek yine bu arketipin bulunduğu alanla ilgilidir.Öyle ki ,Ökült Astroloji’ye göre haritasında Akrep (özellikle via combusta) /Plüto/Sekizinci ev teması baskın olan kişiler dönüşüme çok daha açıklardır ve adeta bir Simurg gibi küllerinden tekrar doğarlar. Çünkü, bu kişiler çoktan yanıp kül olma halini deneyimlemişlerdir ve artık gölgelerini kimliklerine entegre etmeye hazır hale gelmişlerdir. Carl Gustav Jung’ın deyimiyle “Ben başıma gelenler değilim,olmayı seçtiğim kişiyim “ cümlesi onlar için bu noktada etkin hale gelir.

  • 1986-1991 arasında doğmuş olan ve oluşacak Yeniay derecesinden,doğrudan etki alan (Yeniay Plüto derecelerini etkiliyor )Plüto Akrep kuşağı dönüşümü daha fazla deneyimleyebilir.Üstelik bu dönüşüm fırsatı ,planlanmamış ve ani bir şekilde karşılarına çıkabilir. Bu noktada kolaylıktan bahsetmemiz de pek kolay değildir.Plüton bir jenerasyon gezegenidir ve kitlesel olayları beraberinde getirecektir.

Akrep teması akaşik kayıtlarda bilgi birikimi konusunda zengin hale getirir ve regresyon,psikoanaliz gibi konulara eğilim sağlar. Bu enerjinin baskın olduğu zamanlarda Spirituel konularda gelişim kendiliğinden gelir.An haritasında yeniay dördüncü evde doğduğundan akaşşik kayıtlara ulaşmak,karma temizliği için çalışmalarda bulunmak (karma hiçbir zaman temizlenemez,çünkü varolduğumuz sürece eylem vardır,sadece dharmaya yönelebilir,hafifletiriz) uygun olabilir. Peki akaşik kayıtlar ne anlama gelir ?

Akaşa kayıtları, evrende meydana gelen hiçbir olayın, hiçbir hareketin yok olmadığını, hepsinin izlerini bıraktığını ve kaydolduğunu ileri süren teozoflarca kullanılan bir terimdir. Terim Hint teozofisindeki “Tüm uzayı kapsayan temel esîrî cevher” olarak tanımlanan “Akaşa” sözcüğünden Batılı teozoflar tarafından türetilmiştir.

Bu görüşe göre, nasıl evrende hiçbir madde dönüşümler geçirmekle birlikte yok olmazsa, hiçbir hareket ve olay da yok olmayıp akaşa denilen, algılanması zor, cevhereE kaydolur.Batı teozofisinin kurucusu olan ve akaşa sözcüğünü Batı’ya aktaran Helana P. Blavatsky’ye göre kişisel akaşa kayıtlarının yanı sıra, her gezegenin küresel akaşa kayıtları da mevcuttur .Rudolf Steiner ve Edgar Cayce gibi ünlü yazarların Dünya tarihinin bilinmeyen geçmişiyle (Atlantisyedi kök soy vs.) ilgili olarak aktardıkları bilgileri, bu küresel akaşa kayıtlarıyla irtibata geçerek aktardıkları ileri sürülür. Kimileri Kur’an’daki Levh-i Mahfûz kavramını akaşa kavramıyla ilişkili olarak yorumlarlar.Mitolojik aktarımlara göre ,ruh bedenlenip dünyaya gelirken Lethe nehrinde yıkanır ve bütün bilgi birikimini bırakarak tekrar varlık sahasına döner.Aslinda Akaşa, eter kavramının eş anlamlısı görülebilir.

Tekrar Akrep burcunun ikinci dekanında gerçekleşecek Yeniay’a geri dönersek, Yeniay Akrep burcunun 12. derecesinde meydana geliyor ve Alpheca sabit yıldızından etki alıyor. Aynı zamanda ,Yeniay anında apexi Saturn olan bir T kare meydana geliyor.

Yeniay derecesinin MC noktasına yakın konumlanan Uranus’e olan karşıt açısı ani beklenmeyen,sürpriz durumları göz önüne serecektir.Zaten yanık yoldaki Ay kendi başına Ay-Uranüs kavuşumu gibi şok dalgası yaratırken ,buradaki Uranüs karşıtlığı bu şok dalgasını (kendi irademiz dışında gelişecek olaylar ile) iki katına çıkarabilir.

Yeniay’ın etki aldığı Alpheca sabit yıldızı ihaneti ve skandalları gündeme taşıyabilir. Bireysel olarak haritalarımıza aldığımız etki doğrultusunda , karşılaşacağımız durumları hazmetmek çok da kolay olmayabilir ve intikam duygusuyla hareket etmek isteyebiliriz.Bu noktada, Akrep burcunun ikinci dekan enerjisi bizi stratejik planlar yapmaya itebilir.Ayrıca bu noktada bencillik de devreye gireceğinden “Bana bunu nasıl yaparsın ?” gibi cümleleri daha fazla kurabiliriz.

Yeniay’ın dispozitörü Mars’ın da Akrep burcunun ilk derecelerindeki seyri ve Saturn’e kare açısı ; bugune kadar bizi engelleyen ,kısıtlayan ya da kör körüne saygı duyduğumuz konulara rest çekmemize neden olabilir.

Mars Akrep’te yönetici pozisyondadır ve güçlüdür.Yeniayda ,anaretik derecede bulunan Merkür kavuşumu dolayısıyla, manipülasyon yöntemini kullanmak isteyebiliriz. Fakat unutmayalım ki , hayal kırıklığı her insanın içindeki en tehlikeli enerjiyi ortaya çıkarır. Bu açılanma eşliğinde başkalarının müdahalesi, planlarımıza meydan okunması, reddedilmek ya da istediğimizi elde edememek durumunda aşırı ve saldırganca tepkiler gösterebiliriz. Aşırı ısrar ve konuya hâkim olmak için agresifleşmemiz ve çirkin kelimeler sarfetmemiz söz konusu olabilir.Şartlar ne kadar zorluyor olsa da , kendimizi savunmaktan vazgeçmeyelim fakat öfke kontrolünü de sağlamayı unutmayalım. Burada asıl savaşımızı kendimizle verdiğimizin tekrar altını çizmek isterim. (İçerideki dışarıdaki gibidir ve dşarıdaki de içerideki gibi. Yani, biz ne isek ya da ne değilsek ve bunu tamamlama yoluna giremeye gönüllü davranmıyorsak, gölgelerimizle başka bedenler üzerinden bizlerle tanışırız).Yeniay derecesine kavuşum yapan Psyche ve açılanmaları da ruhumuzun derinliklerine inmek ve gölgemizle yüzleşmek adına bize fırsatlar tanıyacaktır.

Onuncu evdeki Uranüs’ün yeniay derecesiyle konumlanması 4-10 aksında olduğundan ailevi konular,otorite figürleri ,derinlerimizde yatan ve kapalı kapılar ardına hapsettiğimiz kişiliğimiz ile dış dünyaya karşı geliştirdiğimiz kimlik (persona) konusunda ani gel-gitler yaşayabiliriz.

Bu kombinasyonun bir diğer getirisi;  çocuklardan gelebilecek üzüntüleri, mutsuzlukları, çocuk pedofilisini, seri katiller, karanlık insanları gündeme taşıyabilir.Ebevenler lütfen bu dönemde çocuklarını daha sıkı kontrol etme yolunu seçsinler ve sapkın zihinlere karşı temkinli olsunlar. Kişisel kanaatimce , bu dönem çocuk yurtları veya çocuklara hizmet eden dernekler de titizlikle kontrol edilmelidir.

Bahsettiğim gibi, Ay tutulması enerjisi de bu Yeniayda etkili olacak. Tutulmada etkili olan Algol Medusa the Gorgon ile doğrudan bağlantılıdır.Medusa , Mitoloji’de sadece çok güzel olduğu için zorla sahip olunan ve yine de cezalandırılan bir figürdür.Aslında oldukça onurlu bir kadın figürü simgeler ama mitin temelinde bir tecavüz vurgusu vardır.(Bu konuya Ay tutulması postunda daha detaylı değineceğim)

Haritada anaretik derecede (Yay burcunun son derecesinde) Venüs’ün yeniay yöneticisi Mars ile yaptığı sekstil açı aşk için her yolun mubah olduğu gibi bir fikre kapılmamıza neden olabilir. Astrolojide 29 dereceler akrep özellikleri taşır.

Özellikle Venüs-Juno kavuşumunda bahsettiğim Neptün’e karşı zorlu açılanma etkisi uzak orb aralığında olsa da hala etkisini korumakta.Bunun yanında Princeps sabit yıldızı etkisinde hareket eden Mars da Venüs’e paralel çalışıyor.Kısaca Yalan, çevredeki insanlardan zarar görme verebilir ve kandırılabiliriz. Kadınlardan gelebilecek zararlar ve sıkıntılar olabilir. Bunun yanında bir insana sahip olmak adına yapılan maji,büyü gibi çalışmalar sadece kendimize zarar verir.Kesinlikle uzak durmakta yarar var.

Yine Venüs’ün Yeniay derecesine paralel çalışıyor oluşu ani aşkları gündeme taşıyabilir.Bunun yanında dispozitörü Jupiter’in de Merkür-Mars (Merkür /Jüpiter antician çalışıyor) ikilisiyle yaptığı olumlu kontakt iletişimi ve libidoyu yükseltebilir. Fakat yine de işin içinde Uranüs çok etkin olduğundan,ani başlangıçlar ani bitişleri getirebilir.

Türkiye gündeminde ise kurlarda ve kripto parada oldukça yükselişe geçeceğimiz bir dönemdeyiz. Bu dönemde bireysel anlamda da tasarruf politikası izlemek hepimize fayda sağlayacktır.Zamlar önü alınamaz bir ivme kazanabilir. Bunun yanında Altın ani yükseliş yaşayacaktır. Vaka sayılarında olağan seyrin üzerine çıkılacağından özellikle 19 Kasım tutulma döngüsüyle de yeni düzenlemelere gidilebilir. Sosyal alanlarda,eğlence mekanlarında , gençler ve çocukları ilgilendiren konularda tekrar kısıtlama konuları gündeme gelebilir. Bu yeniayda sanat ve siyaset camiasın dair sırlar,skandallara şahit olabiliriz. Cinsel istismara ve ekonomiye yönelik konularda ya da skandallar ile alakalı mecliste sesler yükselebilir,toplumsal hareketler artabilir.Ege bölgesi depremsel risk teşkil edebilir.

Yine an haritasında Akrep burcu dördüncü eve düştüğünden ve yeniay açılanmalarına bağlı olarak ; bataklıklar,kirli ve atık sular,gemi mürettebatları,böcek ve haşere istilaları,kanatsız ve zehirli canlılar ve kuruyan göller,et fiyatları,kumaraneler,hapishaneler ile konular ve kimya labaratuarları gündeme gelebilir.

Medikal astrolojiye göre anüs,üreme organları,bağsur ve prostat gibi konularda sıkıntılar yaşanabilir.

Dünya üzerinde Fas,Cezayir,Norveç’in ormanlık kısmı,Suriye gibi ülkeler ve Frankfurt,Liverpool,Kapadokya,Katalonya,New Orleans,Washington,The Yukon gibi bölge ve şehirler ön plana çıkabilir.

20 EKİM 2021: KOÇ BURCUNDA DOLUNAY

20 Ekim 2021 saat 17.56’da ateş grubunun öncüsü , Yang polarite özelliklerine sahip bir burç olan Koç’un 27. derecesinde Dolunay fazını deneyimleyeceğiz. An haritasının yükseleninde Koç burcunun en güçlü derecesi olan 21. derecesi bulunuyor. Dolayısıyla Dolunay ASC’ye çok yakın bir derecede meydana geliyor.

Koç burcu , genel olarak sergilediği tavır ve tutum itibariyle yüksek eneri rezervini temsil eder.Aynı zamanda cinsel ve saldırgan dürtülerin hemen tatmininin peşinde olan ve Sigmund Freud’un id veya libido (fiziksel enerji) dediği şeyi anlatmaktadır. Burada göreceli olan ham ve ilkel bir enerjinin varlığı söz konusudur.

Koç,doğumdan 18 aylık olana kadarki dönemi temsil eder. Piaget kuramındaki duyu-motor basamağıdır. Aynı zamanda Ayrışma-bireyleşme süreci hakkında bilgi verir.Farklılaşmamış,maskelerden arınmış öz benlik ve saf dürtüdür. Ben Dünyadayım , ben şimdi de buradayım demektir. Dolayısla benlik ile nesneler arasında bir ayrım olmamasıdır. Fakat aynı zamanda masumiyet ve saflıktır.Bununla birlikte, temel güven ihtiyacıdır (Erikson)

Koç arketipinde her şey yepyeni gözlerle görülüp deneyimlenir.Çünkü burada yenilik,doğum,bahar enerjisi hakimdir.Yani her daim fresh kalma arzusu vardır. Bu nedenle Koç arketipinin tanımı “Soylu vahşi”dir. Benliğin ayrı bir varlık olarak doğuşunu ifade eder. Henüz ayrı bir benlik algısı geliştiremese de özerk olma ihtiyacı inanmaz derecede güçlüdür ve benmerkezlidir. İhtiras tramvayı (Streetcar Named Desire) filminde Stanley Kowalski rolündeki Marlon Brando’yu Koç arketipine örnek olarak gösterebiliriz.

An haritasında baktığımızda ;

Dolunay’ın Koç burcunun 21.derecesinde gerçekleştiğini ve Baten Kaitos sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz.Terazi burcunda transit halinde olan Güneş ve Mars ikilisine karşıt, Oğlak burcunda transit eden Plüton’a kare açıda bulunuyor. Bu T-kare’nin apexinde ise Plüton bulunuyor.

Öncelikle Koç arketipi, Terazi arketipi ile doğrudan zıt (işbirliği) ,Oğlakla ise çatışmadadır . (otorite) Bu doğrultuda baktığımızda ; Otorite figürleri ile doğrudan bir sınav vereceğimizi,üzerimizde baskı hissinin hakim olacağını ,kısıtlanmalarla karşılaşabilceğimizi görmekteyiz. Özellikle ikili ilişkiler ,eş ve ebeveyn figürleri (Anne) ile olan sınavlarımız da Dolunay etkisinde doruk noktasına çıkacağından ,karar verme aşamasına gelebiliriz.

“Peki kendim için ne yapıyorum,birşeyler yapmalıyım” düşüncesi doğrudan benliğimizi ele geçirebilir.Hızlı ve gözükara hareket etmek isteyebiliriz. Fakat, Koç ‘un dispozitorü Mars’ın Güneş ile çok dar bir orb aralığında hareket ediyor olması (yanık) bu dürtselliğimize ket vurabilir. Çünkü Mars , Terazi burcunda düşük çalışır ve enerjiyi doğrudan emer. Bu nedenle dışa vurulamayan enerji , eylemlerimize yansıyabilir ve kendimizi cezalandırma yolunu tercih edebiliriz.

Örneğin, bu açılanmalar neticesinde alkol tüketimi ya da yeme alışkanlıklarımız gibi konularda aşırı boyutlara ulaşabiliriz. Ya da ,pasif- agresif tutumlarımızla çevremizdekilere basit konularda bile büyük tepkiler verebilir, ani ve amaçsız yükselişler yaşayabiliriz. Bunun sebebinin öz bilincimizde var olan “Kendimizi gerçekleştirme” arzumuz olduğunu kavramamız bu Dolunay döneminde büyük önem arz edecektir. Fakat bunu yaparken bencil bir tutum sergilememeye özen göstermememiz gerektiğinin altını çizmeliyiz.

Yine de haritanın son düzenleyicisi Satürn olduğundan ve Merkür ile hava grubunda trine açıda bulunduğundan , bu dönemde mental olarak aldığımız kararların arkasında durabileceğimizi göstermekte.

Bunun yanında Merkür’ün retrodan çıkmış olması yeni başlayan ilişkilerde de mental uyumun aranağını göstermekte. Verilen sözlerin tutulması, ilişkileri uzun soluklu kılacaktır. Zira bu dönemde eğer bir ilişki başlatma kararı alırsanız,muhtemelen bu uzun zamandır diyalogda olduğunuz ve derinlemesine araştırdığınız,belki fiziksel olarak sizden uzakta veya özgür yapıda (dürtüsel) olan biriyle olabilir. Zira ,Merkür’ün dispozitörü Venüs’n Yay transiti ve bulunduğu dekan bunu göstermekte. Gökyüzünde öncelikle hava ve ateş elementinin çok yüksek olduğunu, duyguları ifade eden su elementinin ise çok düşük olduğunu tekrar hatırlatmak isterim.

Koç burcu Dolunayı, bitiş,kapanma,sonlanma enerjisi taşıdığı kadar taşıdığı enerji neticesinde hem bitiş hem de çok ani tazelenme enerjisini çok hızlı bir şekilde bir araya getirebilir.

Venüs’ün dispozitörü Uranüs ‘ün Satürn ile kurduğu zorlu açı ,zaten kalıpları yıkmak istediğimizi pekiştirir nitelikte.

Haritada etkin bir konumda bulunan Mars ve retro hareketini henüz tamamlayan Jupiter ‘in trine açısı sosyal çevremizi genişletmemizi sağlayabilir ve yeni insanlarla tanışmamızın önünü açabilir.

Dolunay derecesine etki eden Baten Kaitos sabit yıldızı , kırık-çıkık ,kaza ,yaralanma gibi riskleri de gündeme getirebilir. Aynı zamanda , bu sabit yıldız etkisiyle ağır depresyon belirtileri , psikolojik değişim ve dönüşümler görülebilir. Eril – dişil figürler arasındaki anlaşmazlık had safhaya çıkabileceğinden aile içi şiddet olayları da nüksedebilir. Bu noktada dişil figürlerin daha eril bir enerji ile (Yang polarite) , eril figürlerin ise daha çekinik (ying) bir enerji çerçevesinde harekete geçebileceğini öngörebiliriz. Şiddetin her türlüsü sadece ” Kendi yetersizliklerimizden ” kaynaklanır. Lütfen bu tip davranışlardan kesinlikle uzak kalalım ve otokontrolümüzü sağlam tutalım.

Toplumsal bazda, bu dönemde yangın ,patlama ,kadın cinayetleri ve kazalarda artışlar meydana gelebilir. Artık tutulma döneminin de etkisine girdiğimizden , terör faaliyetleri artış gösterebilir. Dış ülkelerle olan ilişkilerimizde gerginlikler yaşanabileceği gibi Dünya genelinde isim yapmış siyasetçilerin ölümleri gündeme gelebilir. Toprak,vatan,millet gibi konular ön plana çıkabilir.

Bu dönem Dolunay enerjisini dengelemek adına acı biber ,kırmızı meyveler tüketilebilir. Bunun yanında ametist,lal,hematit ve lal taşları ve karanfil yağı kullanılabilir. Bunun yanında sedir tütsüsü ve Kundalini Yoga uygulanabilir. Zira kök chakrala problemlerinde artış gözle görülür noktalara ulaşabilir. Dolayısıyla ,eğer öncü grupta bu derecelere yakın bir yerleşiminiz varsa ilk olarak boşaltım sisteminde sorunlar meydana gelebilir.

Kök Chakra diğer yüksek chakraların yaşamsal temelini oluşturur ve yaşam gücünün kaynağıdır. Burada tükenmez kundalin enerjisiyle içiçeyizdir. İç dengeyi sürdürebilmek için her zaman uyum içinde olmalıdır. Uyumsuz çalışmasının psikolojik yansıması güvensizlik, öfke, saldırganlık, korkudur. Bedensel olarak tüm bunlar kendini kabızlık ve şişmanlık olarak gösterir. Eğer kök chakra kapanmış ise fiziksel olarak zayıf olmaya eğilim verir. Endişe ve belirsizlik hissi hakim olur.

Medikal Astroloji’ye göre bu dereceler Hyoid bone: Dil kemiği (Dilin kökünde bulunan at nalı şeklindeki kemik),Eye muscles (Abscess): Göz kasları, Apseler,Cheek muscles: Yanak kasları ile doğrudan bağlantılıdır. Bu bölgelerde de yaralanma ve diğer risklere karşı tedbirli olmak fayda sağlayacaktır.

6 EKİM 2021 : TERAZİ BURCUNDA MARSİYEN YENİ AY

6 Ekim 2021 saat 14.05’te Hava grubunun öncüsü Terazi burcunun 13. derecesde bir yeniay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Oğlak burcunun 7.derecesi bulunuyor.

Hava elementi bilinçli ve mantıklı bir zihni, öğrenme ve iletişimde bulunma gücünü sembolize eder.Hava şahittir , izleyicidir;ego ve bilinçaltı veya kişi ve çevre arasında objektif bir arabulucu gibi işleyen fonksiyondur. Hava elementi derin duyguları ifade etmez ve yüzeysel kalır. Yeniay an haritasında, hava grubu stelyumu (gezegen yığılması) mevcut olduğundan aşırı zihinsel faaliyet içerisinde bulunacağımızın altını çizmekte. Yaşamı gözlerken o denli zaman harcayabiliriz ki ,her şeyi kafamızın içinde imajine ediyor ve gökyüzündeki ateş elementi yoksunluğundan ,dış dünyada düşüncelerimizi eyleme dökmüyor gibi görünebiliriz.

Yeni ay dönemleri, bir şeyler adına karar almak için uygun dönemlerdir. Bu dönemde ilişki ve diyalog kurma ihtiyacımız en üst seviyeye ulaşabilir.Davranış ve kuralları önemseyebiliriz. Başka insanlardan onay almak ,kültürel bekentiler temel motivasyonlarımızı oluşturabilir. Farkındalığımız o denli yükselebilir ki ,şartların pürüzsüz ve uyumlu çalışmasının önüne geçmesine neden olan kişi ve durumlara yükselen adalet duygumuz neticesinde tepkiler verebiliriz.Eşit haklar ve fırsatlar temin etmek niyetiyle diğer insanlara odaklandığımız ve entelektüel tarafsızlığımız nedeniyle tek bir noktaya odaklanmamız zorlaşabilir. Bu durum kendimize karşı kayıtsız kalmamızın, önyargısız olmamızın da yolunu açabilir. Yani on beş günlük süreçte bireysel egolarımıza ket vurabiliriz.

Fakat , bu durumun gölge kullanımı zayıf ve kararsız kalmamızın da önünü açabilir.

Aşırı uyum çabamız ,etkileşim sistemini dengeleme çabasıyla diğerlerini aşırı saldırgan olmaya itebilir. Çünkü ; evrendeki polarite prensibi gereği bu tutumumuz karşı tarafa Yang enerjisini yükleyecek ; tersine aynalama yaparak saldırgan ,girişken,harekete geçen, eleştirel,uyumsuz taraf niteliklerini onun üzerine yığacaktır. Bu nedenle Terazi’nin temsil ettiği “Denge” prensibine uygun davranmak şartları eşitleyecektir.

  • Şunu unutmamalıyız ; ne pahasına olursa olsun barış presibi diğer tarafın bencil ve kötü eğilimli tutumlarını ön plana çıkarır. Bu nedenle Terazi enerjisinin aşırı kullanımı Bağımlı Kişilik Bozukluğu’na sebebiyet verir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay Terazi burcunun 13. derecesinde doğuyor ve Mars ile partil kavuşum halinde. Bunun yanında retro Merkür de terazi burcundaki bu stelyuma altı derecelik bir orb ile kavuşum yapıyor. Zira, 9 Ekim 2021 ‘de Merkür Güneş’in kalbinde (Synodikos) bulunacak.Yani burada Merkür’ün retro konumda kuracağı aplikasyon açılarından bahsetmek de mümkün oluyor.

Yeniay derecesi Delta Corvus takımyıldızından Algorab sabit yıldızından etki alıyor. Bu yıldız Terazi arketipinin daha çok gölge özelliklerini yansıtan bir yıldızdır , diğer bölgelerdeki yumuşak etki veren yıldızlar gibi çalışmaz. İnsanların gölge yönleridir. Evet Terazi naiftir. Ama Algorab, kaba bir yıldızdır.

An haritasında Ay,Güneş ve Mars ‘ın bu yıldızdaki kombinasyonu şeytani düşünceler ve kötü niyet verecektir.Gizli sadizim ,bu yıldızın özellikle Mars ile kombinasyonunda en önemli yansımalarından biridir. Bilinçli eziyet etmekten hoşlanabilen yapılar ortaya çıkarabilir. Gizli bir hırs, yalancılık zihinsel problemler,mobbing gibi durumlar meydana getirebilir. (Aynı zamanda haritanın üçüncü evindeki Chrion’un da yöneticisi)Burada, Plüton ile kurulan etkileşim bu yıkıcılığın dozunu arttırabilir. An haritasının dokuzuncu evinde konumlanan bu stelyum ,adalet arayışı ,yurt dışı ile olan bağlantılar, uzak akrabalar ,kardeşler,yüksek eğitim ile ilgili bağlantılar,üniversiteler,yargı organları ,dış ülkelerle olan ilişkiler gibi micro (bireysel) ve macro (ülkemiz açısından) etkileri ortaya çıkarabilir.

Anın yükseleninin Facies yıldızından etki alması ve Yeniay derecesine zorlu görünümü yine bu durumu destekleyecektir.Kaza, soğukluk, zihinsel sorunlar, yabancılaşma, ayrılma, şanssızlık, çatışma, iletişim krizleri ,risk alma eğilimleri artabilir. Fakat yükselen’in dispozitörü Saturn’ün haritanın birinci evinde konumlanması ve Yeniay derecesine açısı otokontrol mekanizmamızı devrede tutmamıza katkı sağlayabilir.

Hava olayları (kuvvetli rüzgarlar,yağışlar)görülebilir. Bu durum yanardağ patlamaları,yer hareketlerini (deprem,erozyon) de tetikleyebilir.

Aynı zamanda Plüton’a olan açılanma neticesinde ,iletişim kanallarında meydana gelen arızalar,çökme gibi durumlar tekrar edebilir. Bu nedenle veri yedeklemesi, bu konularda tedbir alınması önem teşkil edecektir.

Yine kaza riski,kemik , diz , kaburga , dirsek kırıkları bu dönemde artabilir. Ameliyatlar gündeme gelebilir.

Yeniay’ın dispozitörü Venüs’e baktığımızda ise kendi üçlüsünde ,detriment (zararlı) çalıştığını görüyoruz. Aynı zamanda kritik derecede bulunuyor. Aynı zamanda retro hareketine devam eden Jupiter ile square açı içerisinde.

Bu dönemde zorlanan ikili ilişkiler,takıntılı davranışlar intikam duygusuyla harmanlanabilir. Venüs’ün Toliman Sabit Yıldızı’nın etki alanına çok yakın durması derinlemesine araştırmalar içerisinde kaybolmuşluk hissi verebilir. Seksüel dürtüler arttığından, deneyim alanının sınırını genişletmek isteyen partner yeni arayışlar içerisine girmekten çekinmeyebilir ve bunun gizli kalması için çaba gösterebilir. Şayet, aldığınız etkiler doğrultusunda böyle bir durum oluşursa, bunun altındaki temel motivasyonun partnerin özgürlüğe ve yeni deneyimlere duyduğu tutku olduğunu idrak etmelisiniz. Bu dönemde vereceğiniz her tepki Retro Merkür’ün Müfrid sabit yıldızından etki alması neticesinde adalet aramak amaçlı olabilir , fakat ilişkide daha büyük bir krizin oluşmasına sebebiyet verecektir. Venüs’ün Güney Ay düğümü ile kavuşuma gittiğini de hesaba kattığımızda çok eski konular dahi gündeme getirilebilir. (Aynı zamanda retro Merkür’ün dispozitörü)

Yine yukarıda bahsettiğim gibi yükselen derecesinin etki aldığı Facies sabit yıldızı etkisi ve Venüs ve Plüton’a da paralel çalışması zorlu etkileri arttıracaktır.

  • Unutmayın ;yukarıda ne varsa ,aşağıda o vardır. Yani gökyüzünde oluşan her planetsel hareket , belirli göksel filtrelerden geçerek enerjisel olarak yeryüzüne yansır ve dolayısıyla haritalarımız doğrultsunda motivasyonlarımıza şekil verir. Bu nedenle anın kalitesini anlayarak, eylemlerimizi bu doğrultuda şekillendirirsek koşulları daha da karmaşık hale getirmekten kurtulmuş oluruz. Doğru zamanda , rahatsız olduğumuz durumları dile getirmek bizi kazançlı çıkaracaktır.

Bu dönemde Venüs’ün Toliman ve Merkür’ün Müfrid sabit yıldızlarının etki alanlarına yakın durması ökültizm gibi konulara aşırı bir çekim duymamıza sebebiyet verebilir. Evrende var olan her şeyin alt nedenlerini incelemeye çekilebiliriz. Tabiata dair olan her şeye merak duyabiliriz. Bunun için rehberlik,danışamanlık hizmeti alabiliriz. Yine asteroid Psyche’nin Başak burcu’na geçisi ve Venüs ile kurduğu kare açı bu konuları fazlasıyla irdeleyebileceğimizin, ruhsal şifa kaynakları arayışımızın derinleşeceğinin altını çizmekte.

21 EYLÜL 2021: BALIK BURCUNDA NEPTÜNYEN DOLUNAY

Bu gece saat 02.54’te , su grubunun değişkeni ve dişil yani Yin enerjinin temsilcisi Balık burcunun 28. derecesinde Neptünyen bir Dolunay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Aslan burcunun 10. derecesi bulunuyor.

Dolunay dönemleri psikolojik olarak hassaslaştığımız ,natal haritamızda aldığımız etkiler doğrultusunda nokta koyma isteğimizin arttığı dönemlerdir. Nokta koyma isteğimiz artık koşulların olgunlaşmasından ileri gelir. Fakat ,astrolojik analizlerle ile ilgili unutulmaması gereken gerçeklik şudur; kader planınızda size vaad edilenden fazlasını ya da eksiğini yaşamazsınız. Yani,eğer bir korkunuz varsa bu sadece anın enerjisinden aldığınız etkiyle iyice belirginleşir. Ya da bir hastalığınız varsa , yine anın enerjisi çözümlemeniz için bu konuyu doruk noktasına taşıyabilir.

Her ne koşulda bakacak olursak olalım ,gerçekleşen her durum bize hizmet eder. Sistem hiçbir zaman kişinin kötülüğü için çalışmaz. Sadece ,bazı durumlarda yoldaki işaretleri okumayı reddeden kişi ,anın enerjisi doruk noktasına ulaştığında daha sert gerçekliklerle karşılaştığında bir yıkım yaşayabilir. Evrensel düzende iyi ya da kötü gibi sınıflandırmalar yoktur. Verileri sınıflandıran insan beynidir. Dolayısıyla, diğer gökyüzü olayları gibi Dolunay dönemleri korkulacak dönemler değildir.

Dolunaylar doyuma ulaşılan dönemlerdir,iki farklı (zıt) ucu görebilme ve farkına varabilme yeteneğidir. Bu fazda artık içgüdünün işi bitmiştir. İçgüdülere değil anlamlandırma yani manaya ihtiyaç vardır. Harekete geçmeden önce anlamak ve düşünmek, bir başka insanı veya durumu göz önüne almak; kendimizi görmek aynı zamanda bütünün hayrını gözetmek durumunda olduğumuz zamanlardır.idealize ettiklerimiz vasıtasıyla kendimizi ifade etmeyi öğreniriz. Diğer bir deyişle kendimizi ifade edebildiğimiz zaman, varoluşumuzun benliğimizi aşan bir sebebi olduğunu ve kendimizden büyük bir nedeni ifade etmeyi de öğrenebileceğimiz zamanlardır.Bu dönemde hareketlerimizin objektif yapısı çizilmiş ve amaca yöneliktir. İçgüdü ve entellekti birleştirme yoluyla kendimizi mükemmelleştirme aşamasına geliriz.

Bunun yanında ,korunmak veya diğer talepler adına yapılacak enerji çalışmaları ve kullanılan materyaller (mantra,esma,tütsü kullanımı,yantra) sabit değildir ve faydadan çok zarara götürebilir.Bunun için söylenen her çalışma yapılmalı diye bir kaide yoktur ki ,aynı anda bir çok enerji çalışması asla birlikte yapılmamalıdır. Örneğin ; esma çalışmalarında Tanrının sıfatlarının kullanımında üç enerji tipi mevcuttur. Celal,Cemal ve Kemal ‘i yansıtan bu sıfatlar doğru zamanlarda (buna doğru gezegen saatleri de dahil olmak üzere) kullanılmalıdır.Yine mantralar ve bununla birlikte kullanılan yantralar da özenle seçilmelidir. Gördüğümüz her yantrayı veya sembolü kolye gibi aksesuarlarda bile kullanamayacağımız gibi her meditasyonda aynı frekansı kullanamayız.Ya da her gün aynı tütsüyü kullanmamız hiçbir işe yaramayacaktır.Hangi yolu ve öğretiyi izliyor olursak olalım bu konularda dikkatli davranmalı ve bilgi kirliliğinden uzak durarak bize en uygun olanı tercih etmeye çalışmalıyız. Çünkü ; anın yükseleni enerji çalışmaları için büyük önem teşkil eder.Bu konuyu daha sonraki postlarda detaylı olarak açıklayacağım.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay’ın Balık burcunun 28.derecesinde (kritik derece) oluştuğunu ve Scheat sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz. Anın yükseleninde ise Aslan burcu bulunuyor ve yönetici Güneş yine Başak burcunun 28. derecesinde konumlanmıs durumda.

Öncelikle , deneyimleyeceğimiz Dolunayın ruhunu anlamak adına Scheat etkisinden biraz bahsetmek gerekir. Scheat,zorlu bir yıldızdır. Ölüm,hapishaneler,kurban /kurtarıcı psikolojisi,depresyon en belirgin özellikleridir. An haritasında Markab etkisindeki Neptün ile yaptığı kavuşum sebebiyle, major depresyonları tetikleyebilir. Kendimizi bir şeylere adama,kurban etme eğilimi gösterebileceğimiz gibi dış etkiler sebebiyle de bu duruma düşürülebiliriz. Alkol bağımlılıkları tetiklenebilir. Vucuttaki su ve sıvı dengesizliği nedeniyle (konstupasyon) kabızlık problemi ile karşılaşabiliriz. Vücuttaki her hastalığın nedeni enerji alanındaki bir bozulma neticesinde ortaya çıktığından ,buradaki açılanmaya karşı kullanılabilecek en etkili devasal tedbir herhangi bir sanat dalıyla uğraşmak ve enerjiyi oraya kanalize etmek olacaktır.

Yükselen yöneticisi Güneş’in Başak burcunda konumlanması ve Terazi burcunun ilk derecelerinde transit eden Mars ile kavuşumu Dolunay haritamızın hangi evinde gerçekleşiyor ise artık istemsiz olarak bir çözülme enerjisi yaşayacağımızın altını kırmızı kalemle çizmekte.An haritasının iki ve sekizinci evindeki bu karşıtlık hem spiritel ve maddi alem arasındaki bir farkındalığı ,hem de kendi mali kaynaklarımız ile ortaklı kaynaklar arasında (buna kamusal kaynaklar da dahil) bir gündem oluşacağını işaret ediyor.

Bunun yanında , Dolunay’ın klasik yöneticisi olan Kova burcunda transit eden Jupiter’in , Merkür hava grubuda oluşturduğu partil trine açı bilginin ve keşfetmenin önünü açılabileceği gösteriyor. Bu dönemde zihinsel aktivitenin yoğunlaşması nedeniyle özellikle yeni spiritüel kanallar açılabilir ve bu konuda araştırmalar yapılabilir.Sador yıldızı etkisindeki Jupiter’in hala retro olması ve Merkür’ün retrodan önceki gölgeli dönemininde (shadow period) olması nedeniyle kaçırılmış eğitim fırsatları tekrar gündeme gelebilir ve bu kez sonuca varabilir. Sador temple kadim bilgilerde şövalyeliği ile bağdaştırılmış bir yıldızdır ve ökült,spirituel bilgiler ve inisiye kabulü ile doğrudan bağlantılı bir yıldızdır.Bu etkilerin yanıda rüyalarımız işaretleyici ve haber niteliğinde olabilir ve aynı frekansta kişilerle rahatlıkla rezone olabiliriz. Aynı zamanda kara büyü,maji gibi negatif çalışmaların çözümlenmesi için çok uygun bir dönem olabilir. (Bununla ilgili bir enerji çalışmasından analizin sonunda bahsedeceğim)

Bu partil trine an haritasının yedinci evi ve üçüncü evi arasında oluştuğundan kaçırılmış ilişki fırsatlarını da ayağımıza getirebilir.Fakat Merkür’ün haritanın dördüncü evinde konumlanması ve diğer deklinasyon açılanmaları sebebiyle ilişkilerdeki baskıcı ve ısrarcı tutumlardan uzaklaşmak bizler için faydalı olacaktır. Bunun yanında Venüs’ün ,Satürn ve şans noktasına olan kare açısı,kendi isteğimizle önüne set çektiğimiz bir ikili ilişkiyi gündemimiz haline getirebilir. Bu konumlanma ailevi ilişkilerde anlaşmazlıkları da tetikleyebilir ve Uranüs karşıtlığı özellikle maddi kaynakların paylaşımı konusunda ani reaksiyonlara sebebiyet verebilir.

Dolunay’a Türkiye gündeminden baktığımızda eğitim-öğretim konularında salgın hızının arttığına şahit olabiliriz.Diplomatik ilişki içerisinde bulunulan ülkeler ile gündemler oluşabileceği gibi,ülkemizin imajı konusu da gündeme gelebilir.Kamusal kaynaklarla ilgili problemler,salgın hızının tekrar yükselmesi gündemi meşgul edebilir.Denizlerle ilgili konular gündeme gelebileceği gibi,yukarıda da bahsettiğim gibi hapishaneler,mahkumlar ile ilgili yeni uygulamalara gidilebilir.Alkollü mekanlar,eğlence mekanları ile ilgili yeni düzenlemeler gelebilir.

Bu dolunayda özellikle blokajların etkisini ortadan kaldırmak adına yirmi bir gün devam etmek şartıyla “Aumm Gam Ganapataye Namaha” mantrası tekrar edilebilir.Özellikle Güneş’ine sert etki alanlarımız rahatlıkla uygulayabilirler.

Farklı bir yöntem olarak bu dolunayda Ya Vedud ve Ya Bâsıt isimleri 380 defa birlikte okunabilir.Fakat doğum haritasında Koç,Yengeç,Oğlak gibi öncü grupta yükselenleri veya stelyumları barındırıyorsak sert etkiler verebilir.Bu nedenle eğer böyle bir etki varsa uzak durulmalıdır.

Alternatif son yöntem olarak ; Hey Zayn Yod/Vav vav lamed levleri bir arada on beş dakika okunabilir.

Bunun yanında bu çalışmaya başlamadan önce ginseng ,anason veya rezene çayı tüketilebilir ,şakayık /ardıç gibi doğal yağlar kullanılabilir. Bunun yanında günlük buhuru /sakızı ve indigo mavisi/mor renkleri kullanmak frekansı yükseltecektir.

Enerji Egzersizleri :

Bu enerji çalışması için üç egzersiz ve Neptün enerji alanıyla bağlantı kurmamızı sağlayacak özel bir hazırlık gerekir.Bu hazırlık auranın güçlenmesi,temizlenmesi ve kapatılmasını içeriyor.

Egzersize Hazırlık ;

Temel yoga oturuşuna geçin ve lotus pozisyonu alın,gözlerinizi kapatın,bedeninizi gevşetin, ve nefesinizi içeri çekerken enerjiyi birinci çakradan dokuzuncu çakraya kadar yükseltmeye başlayın. Birinci çakrayı hissedin ve parlak kırmızı ışık ile doldurun,ikinci çakrayı hissedin ve turuncu ile doldurun,solar pleksusa gelin ve parlak sarı ile doldurun.Enerjiyi anahata (kalp çakrasına)yükseltip burayı zümrüt yeşiliyle,sonra Merkür merkezine gelip burayı turkuvaz mavisi ile ,kaşlarınızın arasındaki altıncı çakraya geldiğinizde indigo rengi ile ve yedinci çakraya gelip mor ile doldurun.Burada sekizinci çakraya tırmanarak saf gümüş rengi ile doldurup dokuzuncu ççakraya gelin.Burası tüm ruhsal rehberlerin ,üstatların,arketiplerin ve koruyucuların alanıdır.Rehberlerinizden bu egzersizler boyunca yanınızda olmalarını isteyin. Derin bir nefes alıp verin ve gözlerinizi açın.Artık egzersize hazırsınız.

Aurayı temizleme ve güçlendirme :

Kollarınızı başınızın üstüne kaldırın ,parmaklarınızı baş parmağınız hariç açın avucunuzun içine doğru bükün ve başparmaklarınızı yukarıya doğru döndürün.Bu durumda iken ateş nefesi egzersizi yapın yani burun deliklerinizden solar pleksusa hiç aralıksız on iki nefes alıp verin.Bu on iki nefesi dört periyod tekrar edin.(Arada kısa bir mola verebilirsiniz.)

Auranın Genişletilmesi :

Auramız güçsüz olduğunda kendimizi korunmasız ve zayıf hissederiz.Auramızın kollarımızı açtığımızdaki ölçü birimi kadar geniş olması gerekir.Güçlendirdiğimizde kendimizi enerjik ve koruma altında hissederiz.

Yere yatıp gevşeyin ve ayaklarınızdan yedinci çakraya kadar tüm enerji merkezlerinin üzerine elinizi tutup sonra kollarınızı kalktığı yere kadar yukarı kaldırarak auranızı genişletin.Bunu yaparken bir çakrada kollarınızı açarak o bölgede auranızı genişletip diğer enerji merkezine geçin.Auranın genişlediği yerlerde kendinizi güvende ve o bölgede bir rahatlama hissedeceksiniz.

Auranın Kapatılması :

Auranızı sağ elinizle ana kontrol merisyeni üzerinde “Fermuar” hareketi yaparak kapatın.Bu hareketi ayaklarınızdan dudaklarınıza kadar, sonra ayaklarınızdan sırtınıza,boynunuza,başınıza,alnınıza kadar yapın. Bunu en az üç veya dört kez tekrarlayın.

7 EYLÜL 2021: BAŞAK BURCUNDA YENİAY

7 Eylül Salı günü saat 03.51’de ,Toprak grubunun değişkeni ve Yin enerjili Başak burcunun 14. derecesinde bir yeniay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde,yani motivasyonun ana kaynağında Aslan burcunun 11.derecesi bulunuyor.

Yenia dönemleri bir fikri oluşturmak,niyet etmek,karar vermek adına olumlu dönemlerdir.Bu dönemlerde yeni fikirleri hayata geçirmek için heves ve coşku duyarız.Zira yeniay dönemleri koç enerjisi taşır.Yeniayda karar verdiğimiz konularda ,hilal fazında harekete geçmemiz olumlu sonuçlar doğurur.Bu doğrultuda kararlarımızı 11 Eylül’de hayata geçirmek faydalı olacaktır.

Pek tabii, her yeniayın enerjisi farklıdır fakat tümünün ortak özelliği enerjilerinin on beş gün etkili olmasıdır.Başak burcu arketipsel karakter olarak; verimlilik uzmanı,tamirci,sorunları tespit eden,sorunları yatıştıran ,pimpirikli,her şeye kusur bulan,evhamlı ,şüpheci,eleştirmen,analist ve acemidir. Arketipsel yerler olarak ise işyeri,ofis,garaj,iş bulma kurumları,klinik ve labaratuvarları temsil eder.

Ebu Ma’şar ve Guido Bonatti’ye göre,Fırat (Türkiye),İspanya,Suriye,Persia William Lily’e göre Afrika,Atina,Fransa’nın Güney Batısı ,Hırvatistan’ın Güney Kısmı,Kudüs,Mezapotamya,Paris,Rodos H.S.Green ‘e göre Batı Hindistan ,Boston,Jarusalem,Lyons,Los Angeles gibi yerleri temsil eder.

Başak burcunun temel motivasyon cümlesi “Dikkatli ol,burada bir sorun var.Sorunu tespit et.” olarak tanımlanabilir. Sosyal bir toprak grubu burç olan Başak,hizmete odaklıdır.Etkin işlevde bulunma dürtüsü nedeniyle ,işlerini daha iyi yapabilmek adına yeni yollar aramakla ilgilidir. Bunun yanında Başak aşağılık kompleksinin burcudur.Bu burcun doğası yanlışlıklara odaklı olduğundan ,ilgi kişiye döndüğünde doğal bir aşağılanma yaşanır. Başak’ın amacı gelişme kaydedebilmesi için hataları fark edip bunların düzeltilmesi yoluna gitmektir.Bu durum kişinin kendisine uygulandığında ,kişi kendisini eleştirmeye ve aşağılamaya yönelik bir eğilim içerisine girer.

Lily Tomlin’in aşırı titiz ve aşka aç tiplemesi “Ernestie” klasik bir Başak arketipidir.

Başak’ın aşırı işlevsellik arzusu ,bedenin nasıl çalıştığı ile ilgilenmesine de neden olur. Vitaminler,gıda takviyeleri,vejetaryenlik,koruyucu tıp,kişisel hijyen gibi konularla doğrudan bağlantılı olan Başak enerjsi, beden kimyası ve fizyoloji konularına eğilimi de beraberinde getirecektir. Kısacası Başak-Balık aksı sağlık konuları ile doğrudan bağlantılıdır.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay’ın Başak burcunun 14. derecesinde oluştuğunu ve Coxa sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz. Coxa öncelikle üst düzey mistisizm yıldızıdır,mesihlik ile ilgilidir. Sezgisellik ve detaycılığı bir arada verir.Yeniay derecesinin Uranüs ile üçgen açısı bu dönem rüyaların,bilinçdışı etkileşimlerin artacağını haber vermekte. Gördüğümüz rüyalar haberci nitelikte olabileceği gibi,rezonans bu dönem oldukça yükselecektir.

Bunun yanında Coxa,bilimsel gelişmeleri,doktorları,tıp insanlarını da temsil alanına alır.Bu nedenle ,yeniay döngüsünde yeni ilaçların aniden piyasaya sürülmesi,yeni bir tedavi yöntemi keşfedilmesi gibi olumlu durumlar oluşabilir.Yine yeniay yöneticisi Merkür’ün haritanın üçüncü evinde konumlanması (Neptün ile antician çalışıyor)ve retro Satürn ile olumlu açısı uzun zamandır üzerinde çalışılan bir tedavi yönetiminin gündeme gelmesine neden olabilir.Bu durum 11 Eylül civarı gündem olacaktır. Fakat burada kökten bir çözüm değil,yavaşça olgunlaşacak bir gelişme beklemek daha realist bir bakış açısı olacaktır.Zira, yeniay derecesi ve yine Başak burcunda transitine devam eden Mars ve asteroid Hygea Uranüs ile trine açıda bulunsa da, Neptün’e ve asteroid Pallas’a opposite konumda bulunuyorlar. Aynı konumlanma , özellikle ilköğretim ve lise aralığındaki öğrenciler için yeni düzenlemeler getirilmesinin önünü açabilir.

Bireysel bazda ise bu döngüde yolculuklarımız artabilir, gelirlerimiz büyüyebilir,özellikle taşınmazlar değer kazanabilir para kazanırsın. Ayaklarımız yere her zamankinden daha sağlam basabilir,  yanımızda çalışanların,çocukluk arkadaşlarımızın veya yakın akrabalarımızın desteğini daha fazla hissedebiliriz.Uzun zamandır beklediğimiz terfi konuları yine bu dönemde gündeme gelebilir.

An haritasının Mc noktasında 0 derece yükselen Boğa burcu’nun yöneticisi Venüs’ün Jupiter’e Üçgen ve Plüton’a kare açıda bulunması, daha önce de bahsettiğim gibi ikili ilişkilerdeki başlangıç şansını ikiye katlayabilir.Bu dönem derin tutku ve aşk ile bağlanabileceğimiz ilişkiler başlatabiliriz(özellikle geçmiş dönemdeki flörtlerle bağlantılı).Fakat baskıcı tutum ve davranış kalıplarından uzak durmak faydalı olacaktır. Süregelen ilişkilerde evlilik kararı alınabilir,evliysek sahiplenme ihtiyacımız ve paylaşımlar artacağı gibi,sürpriz bir hamilelik gündemimize oturabilir.

Hava koşulları değişkenlik gösterebileceği gibi,olağan dışı hava hareketleri ve fırtınalar görülebilir.Bunun yanında Türkiye Natal haritasının ikinci evinin yükselmesi ve yeniay derecesinin Uranüs’e açısı özellikle emlak vergileri,toprak mahsulleri,tarım konularında büyük zamları beraberinde getirebilir.Toplumumuzun kanayan yarası olan kadın cinayetleri yine gündeme gelebilir ve bu doğrultuda yapılan eylemler,protestolar,hak ve hürriyet arayışları basında işlenebilir.Hazine ve Maliye bakanlığı kapsamındaki konular ön plana çıkabilir.Kentsel dönüşüm projeleri hız kazanabilir.Orta şiddetli deprem riski oluşabilir.Doğu’da arkeolojik keşifler yapılabilir ya da bu keşiflere yönelik açıklamalar kamuoyuna sunulabilir

22 AĞUSTOS 2021 : KOVA BURCUNDA MAVİ DOLUNAY

22 Ağustos 2021 saat 15.01’de Yang grubu Kova burcunun 29. derecesinde Mavi Dolunay’ı deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Yay burcunun 11.derecesi bulunuyor.

Kova Burcu , evrensel bilinci temsil eden bir burçtur.Tüm insanlık Kova çağına geçişle birlikte genel olarak bu burcun etkisi altına girmiştir.Evrensel boyutta “insan” arketipini temsil eder. Bütünün hayrı genel yönetimidir ve toplumsal bilinçle hareket eder.

Kova ,bilgi ve bilimsellik yoluyla grup bilincinin geliştirilmesi ve açığa çıkması için çalışır. Toplayıcı ve birleştiricidir. İnsan hakları konusunda eşitlik ve birlik bilincinin doğması ve yayılması konusunda yüksek çaba gösterir. İnsan için insanla beraber çalışır ,topluma hizmet için projeler üretir. Çağdaş ve ilericidir fakat egosuyla sınanır.Ezoterik Astroloji’ye göre beşinci tesir planını (rays öğretisinde )simgeler.

Hava grubu dolunayı dönemlerinde en önemli tesir olarak bilinç krizlerini deneyimleriz.Var olan bütünlük içerisinde ,eksik veya kayıp parçaları tamamlamak ,fazlalıklardan kurtulmak en büyük arzumuz haline gelir.Dolunaylar sonlanma enerjileri taşısa da, buradaki sonlanma öncelikli olarak bilinç düzeyinde gerçekleşir .Kova alın chakrasiyla doğrudan bağlantılıdır ,günümüz yani beşeri alemi temsil eder.Aynı zamanda hormonal bez olarak hipofiz bezine tesir eder. Arketipsel olarak her burç gibi Kova’nin üç seviyesi mevcuttur.Bahsettigim bilinç krizleri de tam bu noktada yaşanır.

Deneyimleyecegimiz mavi dolunay ‘in aneretik derecede (29.drc) oluşacağını göz önünde bulundurdugumuzda,evrenin bizi üçüncü seviyeye ulaştırmayı amaçladığını ya da Natal haritalarimizda Kova semboliğinin bulunduğu alanlarda bir aydınlanma,zincirleri kırma , tamamlanma yaşatacağını öngormemiz mümkündür .

Kova arketipinde ulaşılabilecek üçüncü seviye ise “Kamil insan”diye tabir edilen noktadır.Kolektif bilinç ile çalışır ve gruplarla hareket eder.Toplumun insanca gelişmesi adına hareket eder ve çağdastir .

Astroloji’de 29. dereceler Algoloid yani Akrep temasında çalışır.Yine 29. dereceler Anaretik derece diye adlandırılır ve bazı astrologlar tarafından “Kadersel Derece” olarak nitelendirilir; zaten problemli sayılan bu son derecelerin, diğer bir burca geçmeden önce ulaştığı son nokta hatta bazen bir çeşit zirvedir. Burada yeni bir alana geçilmeden önce, eski olanla ilgili her türlü deneyim yaşanıp, yeni olana, geride tecrübe edilmesi ya da öğrenilmesi gereken hiçbir şey kalmadan başlanılabilmesi için bazı krizler yaşanacaktır. 29 dereceyi hem “sınav” hem de “ustalık” derecesi olarak tanımlamak yanlış olmaz.

“Anaretik Derece” bazı açılardan Ay Düğümlerine benzer, çünkü bu derecenin bulunduğu yer kaderseldir, öğrenilmesi ya da çözümlenip aşılması gereken bir durum vardır. Kişi öğrenmesi gerekenleri öğrenmemiş ise burada krizler yaşayacak, fakat öğrendiyse bu zirveden devam edip kadersel bir misyon tamamlayacak olabilir. Aynı zamanda tekamül etmek için bir “Dönüşüm” yaşanacağının göstergesi olurlar.

Bu dolunayda ise Franz Kafka’nin Dönüşüm adlı romanında kaleme aldığı gibi “Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor.”cümlesinin tam anlamıyla idraki gerçekleşebilir.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay’ın Kova burcunun 29.derecesinde , üçüncü dekanında oluştuğunu ve Gienah sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz.Ay Uranüs ile kontra paralelde ve ayni zamanda,anın yukseleninin dispozitoru retro Jüpiter ile kavusumda bulunuyor.(3 drc orb aralığıyla) Asc derecesi ise Rastaban sabit yıldızından etki aliyor.

Gienah’in bulunduğu bölgenin en önemli özelliği yaşamın sunduğu şanslarla birdenbire yükseliş ve doğru kullanılmaması durumunda ani düşüşler getirmesidir.Birnevi kraliyet yıldızı gibi çalışır.Analizin giriş bölümünde de bahsettiğim gibi bu dönemde bilinç krizleri çok şiddetli ve geniş çaplı yaşanabilir .

Jupiter dokunduğu her şeyi büyütür ,yani büyüteç özelliğiyle çalışır .Aynı zamanda planetin retro hareketini gerçekleştirmesi dolayısıyla, bu krizler geçmişte bize “Haksızlık” yapıldığını düşündüğümüz”konular üzerinden deneyimlenebiliriz .Aynı zamanda yükselen derecesine kavusumda bulunan Güney ay düğümünün dispozitorunun Jüpiter olması da bu enerjiyi destekler bir görünüm oluşturmakta.

Fakat Gienah bolgesinin etkisinden dolayı gerçekten haklı olduğumuz konusunda bir vicdani muhakeme yapmamız gereklidir.Zira ,yanlış kararlar bedel ödetebilir ama hakliysak ya da bir iftiraya ugramissak yükselen derecesindeki rastaban yıldızınin açılanmaları adaletin sağlanması konusunda bizlere yardım edecektir.

Dolunay’in klasik yöneticisi Saturn’e (R) baktığımızda ,geniş orb aralığıyla modern yönetici Uranus’e yaptığı kare bilinçli olarak ,artık dayanamadigimiz noktada,zincirleri kırma isteğimizi gösterecektir.Bu dönemde otorite figürleri ya da bizi kısıtlayan kişiler ile büyük ve çekişmeli sınavlar verebiliriz. Özellikle Uranüs’ün dispozitoru Venüs ‘un Terazi transitinde bulunması ve Satürn ile olumlu açısı bu durumun ilişkiye başka bir boyut kazandırma konusunda yardımcı olabilir.Ayni zamanda geçmiş enkarnasyonlarimizla bağlantılı ya da geçmişte bıraktığımız ilişkiler tekrar başlayabilir.

Bunun yanında, Ezoterik Astroloji’de Jüpiter, Kova burcunu yönetir.Buradaki tesir neticesinde kişiliğimizin içerisindeki mantal ve duygusal departmanları birleştirerek içimizdeki bilgeliği,evrensel sevgiyi ortaya çıkarmanızı mümkün kılacaktır.Mükemmel bir sentez yaratarak kozmik kanunlarla tam senkronize olabiliriz,zira anın yukseleninin yöneticisinin Jüpiter olması da bu durumu destekler nitelikte .

Mantal enerjiyi doğru kullandığımız taktirde sevgi ve birliği doğru bir biçimde yansıtabiliriz. Satürn’ün Venus’e yaptigi trine açı ile sevgi realitesine çok rahat bir geçiş sağlayabilir,bir bilinç sıçraması yaşayabiliriz.

An haritasının ucuncu evindeki Ay’in Uranüs ile kontra-paralel çalışıyor olması daha önce de bahsettiğim gibi ikili ilişkileri bir eşikten atlamasunda bir diğer etken olarak gosterilebilir.

Haritanın on ikinci evinin yoneticisi Mars’in, Merkür ile birlikteliği ve Neptün ‘e opposite konumu su ve sıvılarin derinindeki bir keşfi gündeme getirebilir. Kova burcunun soğuk tabiatlı bir burç olması konuda buzullar ile de bağlantılı kurabilir.

Dolunay haritasında Merkür ve Mars Başak burcunda transitlerine devam ediyorlar ve Neptun’e opposite konumda bulunmaları asi tartışmalarını büyütebilir ve vaka sayılarını arttırabilir .Yine sağlık konularında ani gelişmeler ,farklı ve alternatif tedavi yöntemleri,testler,zorunluluklar ve feragat konularının gündeme gelmesi söz konusu olabilir .Bu dönem doğa olayları ,şiddetli yağışlar görülebilir.

Türkiye gündeminde Dağlar, tepeler , ormanlar; bunları seven insanlarda görülür, bazende dağ kazaları , dağcıların kaybolması,uçak ve demiryolu kazaları,havalimanları saldırıları ve en önemlisi büyük ölçekli depremler oluşabilir.Taş ocakları,güç hatları,enerji sistemleri gündeme gelebilir .Kuşlar (özellikle suda yaşayan) ile ilgili yeni gündemler oluşabilir .Göçmen sorunuyla alakalı toplumsal olaylar,protestolar,eylemler artarak devam edebilir .Kadın hakları ile ilgili bir yasada geri adım atılabilir.Bu dönem medya ,basın organları eleştirilerin hedefinde olabilir.En önemli etki olarak yüksek öğretim konuları ,üniversitelerde tartışmalı kararlara imza atılabilir.

Ebu Ma’şar ve ve Guido Bonatti’ye göre Kova burcu Mısır’in batısı,Al-Suwad ,Azenguch,Ceclem,Alcufa,Sind’in batısı ,Hicaz,Niger gibi yerleri temsil ederken William Lily’e göre ise Rusya,Polonya,İsveç,NorveçBremen,Hamburg,Salzburg,Kafkasya,Sibirya ve İsveç gibi ülke ve şehirleri temsil eder.Bu dönem bu bölgelerdeki olaylar Dünya’da ön plana çıkabilir .

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın