16 MAYIS 2022 : AKREP BURCUNDA TAM AY TUTULMASI

16 Mayıs saat 07.14’te su grubunun sabiti , yin polarite Akrep burcunun 25. derecesinde Güney Düğüm yönünde Total (Kanlı) Ay Tutulmasını deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde İkizler burcunun 18. derecesi bulunuyor.

Kanlı Ay Tutulmaları, adını Tam Ay Tutulması meydana geldiğinde Ay’ın aldığı kırmızımsı renkten alır ve oldukça güçlüdür. Ay tutulmaları artık hepinizin bildiği gibi sonlanmalar ile ilişkilidir.

Tutulmanın sabian sembolü : An X ray / Bir röntgen cihazı olarak karşımıza çıkıyor. An haritasının etkilerini göz önünde bulundurduğumuzda , olayların derinine inip , karmik hesapları açığa çıkaracağından oldukça etkili bir sembolik olduğunu söyleyebiliriz. Ezoterik perspektifte burç derecesi bazında baktığımızda ise ; içgüdüsel ve kendine güvenen, eleştirel ve delici algısı olan , yakıcı ve yıkıcı konuşma olarak tanımlanıyor. Nitekim , bu tanım da tutulma an haritasında kendini açıkça ortaya koyuyor.

Ayrıca bu derece Mitolojik açıdan , Stheno doğrudan bağlantılıdır. Gorgon enerjisi burada belirgin çalışır. Stheno , Medusa’nın büyük kızkardeşidir ve bu üç kızkardeş arasında en yırtıcı ve vahşi olanıdır. Mite göre , çok fazla erkek öldürdüğü için feminizm ile doğrudan bağlantılı görülür. Bu süreçte Yin yani, dişil enerji oldukça yükselecektir.

Stheno, saç yerine başının etrafında kıvrılan kırmızı yılanlarla ince bir gorgon canavarı olarak tasvir edilme eğilimindedir. Bununla birlikte, tasvirler onun pullu bir kafaya, domuz dişlerine, bronz ellere, çıkıntılı bir dile, parlayan gözlere ve belinin etrafında yılandan bir kemere sahip olduğunu anlatır. Yani, aslında burada da Femme Fetale prototipine sahip bir kadından bahsetmek mümkündür. Onun , Medusa’dan tek farkı ölümsüz olmasıdır.

Medusa’nın başı Perseus tarafından kesildiğinde, Stheno ve Euryale onu öldürmeye çalışmıştır. Ancak Perseus’un , Hades’in şapkasını kullanması nedeniyle başarısız olmuşlardır ve bu da Stheno’yu görünmez kılmıştır. Dolayısıyla , buradaki ana tema sinsi davranışlar , perdenin arkasındakiler , intikam isteği , krizler ve asabi davranışlar olacaktır.

Tutulma, Ay’ın kuzey ucunun Dünya’nın gölgesinin merkezinden geçtiği karanlık bir tutulma olmasının yanında , Saros 131’in ilk merkezi tutulması olacak. Bu Saros serisindeki son tutulmaların ise ; 24 Nisan 1986 ve 4 Mayıs 2004’te yine Total olarak meydana geldiğini görüyoruz. Yansımalar yine bu tarihlerden gelebilir.

8 Kasım’da 2022’de bir Kanlı Ay tutulması daha olacak ve iki tutulma birlikte çalışacak. Kasım Tutulmasının, Mayıs Tutulması altında benzer temalar taşıycağını şimdiden belirtmek isterim.

Tutulma Türkiye’den gözlemlenemezken , Kuzey ve Güney Amerika’nın büyük bir kısmında tamamen görülebilecek, Kuzeybatı Kuzey Amerika ve Pasifik Okyanusu üzerinde yükselecek ve Afrika ve Avrupa’ya doğru ilerleyecek.

Akrep burcunun üçüncü dekanı daha önce de bahsettiğim gibi kartal akrep olma eğilimi gösterir. Bu dekanda Ay / Yengeç etkisi oldukça baskın olduğundan ve Tutulma Ay’a ait bir dekanda deneyimleneceğinden , Akrep’in özelliklerini biraz daha temkinli ortaya koymasını sağlayacaktır.Aslında , bu dekanda Akrep’in kıskaçlarında zehir yoktur. Doğru kullanımda ; derinlemesine araştırma, perde ardındakileri görme kabiliyeti, daha mantıklı şekilde içselleştirilme ,bilgelik sevgisi ortaya çıkar. Çürümüş ve paslı olan bırakılır.

Fakat ; yine de klasik bir bakış açısıyla Ay Akrep burcunda zarar görür. Dolayısıyla tutulma etkisiyle , düşük bilinçlerde gölge yönlerini de ortaya çıkarabilir ve şiddetli sonlanmaları beraberinde getirebilir. Özellikle , iletişim konusu bu süreçte önem kazanacaktır. Manipülasyonlar ve speklasyonlar artabilir.

An haritasına baktığımızda ;

Tutulmanın haritanın altıncı evinde ve Akrep burcunun 25. derecesinde oluştuğunu , görüyoruz. Öncelikle burası , başta da aktardığım gibi Sthenoid olarak adlandırdığımız bir derecedir. Tutulma Güney Düğüm yönünde oluştuğundan , geçmişe yönelik ,karmik durumların bu bir aylık (en güçlü etkiler) periyot içerisinde gündemimizde olacağından bahsedebiliriz. Altıncı ev, astrolojik olarak açık düşmanlıklar evi olarak da kabul edildiğinden , bu süreçte negatif eylemler artabilir. Aksın diğer ucunda , yani on ikinci evde Güneş’e yakın konumlanan ikizler burcundaki retro Merkür geçmişte yapılan dedikoduları , söylenen yalanları ve atılan iftiraların arka planını ortaya çıkaracaktır.

An haritasında oluşan T-kare görünümünün apexinde gördüğümüz , MC noktasında yerleşen karmanın lordu Satürn ile kare açılanan bu görünüm , adaleti sağlayacak ve bütün sırları bilen Ay’ın gizli kapaklı tüm konuları ortaya çıkarmasına izin verecektir. (Asteroid Karma da tutulma derecesiyle kavuşumda) Eğer , geçmişe dair şüpheleriniz veya karmik olarak alacağınız olduğunu düşündüğünüz konular varsa , bu süreci ödül zamanı olarak adlandırabilirsiniz. Evet , bu süreçte baskı altında hissedebilirisiniz fakat bulunduğumuz gezegenin yasaları gereği hiçbir eylem karşılıksız kalmaz. Ayrıca, hayatlarınızda hangi döngüyü kapatırsanız kapatın , Anka kuşu misali küller vasıtasıyla yeniden doğuşlar yaşanacaktır.Unutmayalım ki ; tüm Tutulmalar, ruhumuzun büyümesi ve evrimi içindir.

Tutulmanın dispozitörü Mars’ baktığımızda , Neptün ile haritanın onuncu evindeki kavuşumu bu enerjiyi desteklemekte. Markab Sabit Yıldızı etkisinde bulunan Mars ve Neptün ‘ün Ay ile olumlu açısı , duyguları şifalandırmanın akışta kalarak sağlanabileceğini göstermekte.Bu noktada şayet duygusal zorlanmalar yaşanırsa , yapılabilecek tek şey zehrin akmasına izin vermektir. Ay tutulması süreçleri eyleme geçme değil ( Merkür retro ), sonuç alma zamanlarıdır. Fakat , metafizik saldırılara dikkat edilmelidir.

Yükselen yöneticisi retro Merkür’ün , haritanın sekizinci evindeki Plüto ile kurduğu olumlu kontakt ortaklı bütçeler konusunda güç kazanmamızı sağlayabilir. Bunun yanında , geçmişe dair miras ,nafaka ,sigorta ödemeleri gibi konular gündeme gelebilir. Bu görünüme destek veren Mars ve Neptün ikilisi , ihtiyaç halinde terapiye başlamak ve sonuç almak için de olumlu olacaktır. Bilinçaltı çözümlemeleri için oldukça uygun zamanlardır. Ayrıca hipnoz tedavisi de bu süreçte oldukça etkili olabilir.Bunun yanında , önceki süreçte yurtdışı bağlantılı bir işe başvuru gerçekleştirilmiş ise sonuçlar alınabilir.

Bu Kanlı Ay Tutulması altında Venüs ve Chiron da aynı hizada olacaklar. Bu gezegensel kombinasyon yolumuza arındırıcı, iyileştirici titreşimler gönderebilir ve bizi rahatsız eden yaraları kapatmamıza yardımcı olabilir. Bazı yaralar iyileştirilemez ancak sağaltılabilir. Bu tutulmanın altında denge bulmamızda bizi destekleyebilecek yatıştırıcı enerjiler mevcut olduğundan iyileşme dahi sağlanabilir. Jupiter’in Koç burcunun sıfır derecesinde bulunması zaten yeni ve taze bir enerjinin altını çizmekte. On birinci evde bulunan bu yerleşimler yeni bir sosyal çevre yaratma konusunda oldukça destek olacaktır.

Ekonomik kriz daha da derinleşecektir. Toplumsal karışıklıklar, ayaklanmalar görülebilir. Büyük şiketlerin iflasını duyabiliriz. Savaş enerjisi yükselecektir.

Demir ve bakırla ön plana çıkabilir, hammade temininde sıkıntılar yaşanabilir. Yangınlarda artış görülmesi kuvvetle muhtemeldir.Bu nedenle tedbir alınmalıdır.Orta şiddetli depremler ve patlamalar yaşanabilir.

Sağlık çalışanlarına baskı yapılabilir .Bu süreçte güvenlik konusunda da tedbirleri arttırılmalıdır.Covidin yan etkilerinin ortaya çıkacağı bir süreç yaşanabilir.

İletişim araçları bozulabilir fakat retro bitimine kadar yenisi alınmamalıdır.

Riskli yatırımlardan kaçınmak akıllıca olacaktır.

Dişil enerjiyi dengelemek için ; Gümüş takmak, dolunay çanağı çalmak, tuzlu su banyosu yapmak, daha çok doğada vakit geçirmek, topraklanmak için bedensel hareketi arttırmak, tuz tüketimini azaltmak, su içmeyi dengelemek gerekir.

Ay mantraya ilk 21 gün düzenli devam edilmelidir.

30 NİSAN 2022 : BOĞA BURCUNDA URANYEN GÜNEŞ TUTULMASI

30 Nisan 2022 saat 23.27’de Boğa burcunun 10.derecesinde ve Solar Saros 119. serinin 66. tutulması olarak Uranyen bir Güneş tutulması deneyimleyeceğiz.Kuzey düğüm yönünde oluşacak bu parçalı Güneş Tutulması’nda , anın yükseleninde Yay burcunun 23. derecesi bulunacak.

Serideki son tutulmaları ; 7 Mart 1932 ‘de (Annular) , 18 Mart 1950 (Annular) , 28 Mart 1968 (Partial), 9 Nisan 1986 (Partial), 19 Nisan 2004 (Partial) şeklinde deneyimledik.

Bir saros serisinde , tutulmalar 18 yıl 11 günde bir tekrarlananır ve ortalama 71 tutulma içerir.119. Seri, MS 15 Mayıs 850’de kısmi güneş tutulması ile başladı. 9 Ağustos 994 ve 20 Ağustos 1012’de tam tutulmaları, 31 Ağustos 1030’da melez bir tutulma izlemiştir. Yine serinin 10 Eylül 1048’den 18 Mart 1950’ye kadar halkalı tutulmaları vardır. 119. Seri, 24 Haziran 2112’de parçalı tutulma ile sona erecektir.

Tutulmalar , ortalama 18 senede bir aynı enerjilerin birebir olmasa da benzer çevinimine dayanır. Dolayısıyla , en yakın tarihte , 19 Nisan 2004 ‘te gerçekleşen parçalı tutulmayı referans alabiliriz.

Yılın ilk Güneş tutulması önümüzdeki 6 ayı önemli ölçüde etkilerken, Akrep- Boğa aksında yaşanacak tutulmalar 2023 yılının sonbaharına kadar devam edecek. Güneş tutulması Antartika, Güney Amerika, Pasifik okyanusundan izlenirken, ülkemizden izlenemeyecek. (Southeast Pasific , Southern South America)

Güneş tutulmaları güçlü yeni aylardır. Gökyüzünde başlangıç enerjileri hakimdir. Bu süreçte , başlatılmak istenilen projeler için adımlar atılır ,yeni kararlar alınır . Oluştuğu burcun haritalarımızda düştüğü alanlarda bizlere şans tanıyan süreçlerdir.

Deneyimleyeceğimiz bu tutulma , Uranyen yani Uranüs etkili olduğundan hızlı ve ani fırsatlar , kararlar ilk sırada olacaktır. Tutulmanın Boğa burcunda oluşacak olması ; özellikle ekonomik konulara, maddi durumumuzu ilgilendiren koşullara yeni farkındalıklar ve beklenmedik sonuçlar getirme aşamasına geçmemize olabilir. İş ve çalışma koşullarımıza da dikkat etmemiz gerekmektedir.

Daha önce de bahsettiğim gibi Boğa arketipi tamamen dünyasal varlıkları ifade eder ve somut konuları ön plana çıkarır. Çünkü , dispozitor Venüs’tür. Ezoterik birikimlerden yola çıktığımızda; örneğin Mithra inancının sembolizminde Boğa takımyıldızı vardır. Yine Antik Mısır’da Apis Boğa’sı ve sonrasında Eski Ahit kaynaklı Altın buzağı ( עֵגֶּל הַזָהָב Egel hazahav) olayı da oldukça meşhurdur. Mısır’da tarım tanrısı Osiris’in boğayı imgeler.

 Boğa yine özellikle İbrani kaynaklarda, kurtarıcının dönüşü ve onun tam zaferine odaklanan üçüncü ve son astrolojik birimi başlatmakla yükümlü tutulur. Bu birim Boğa ile açılır ve Aslan (Leo) ile sona erer, bu nedenle güç ve yetki ile ilgilidir. Yapılan en erken referans, İncil’deki Eyüp Kitabı’ndan gelir. 

Ayrıca boynuz bir çok kaynakta, güç ve yetkiyi temsil eder.Boğa burcunun boynuzları ve Zebur’un kehanetleri anlamanın anahtarı olarak bildirilir. Yapılan kehanetlerde ,yargı saati için kullanılan Grekçe sözcük horo‘dur, “Horoskop” kelimesinin köküyle aynıdır. Kehanet okumasına göre bazı gruplar, bu zamanın geleceğini ve eski astrolojik burçta Boğa’yı işaretleyen zaman olduğunu söylerler. Kutsal kitabımızda ise , Boğa burcunun sembolize ettiği mal-mülk kavramlarına ve insanoğlunun bu kavramlara aşırı düşkünlüğüne oldukça fazla değinilmiştir.

Teolojik Metinleri ve Mitolojileri doğru anlamak için, simgelerin arkasında asıl anlatılmak istenen gerçeği görmek gerekir. İnsanoğlunun zengin olma hırsı ve bu hırs ile maddeye ve paraya tapması, Boğa ve Altın alegorisi kullanılarak anlatılmıştır. Yani ,sembolizma çerçevesinde şekillenen anlatılar günümüze kadar ulaşmıştır. Boğanın hırsı ile altının cazibesine kapılan insan, Tanrı ile Madde arasında seçim yapma konusunda, EGO’su ile hayatı boyunca mücadele eder.

An haritasına dönersek ;

Tutulma an haritasının dördüncü evinde oluşuyor ve Uranüs ile toprak stelyumu oluşturuyor. Aynı zamanda yeniay derecesi Mars (chiron’un da yöneticisi) ile sextile ve Satürn ile contra-paralel bulunuyor. Boğa burcunun ilk dekanında (Merküryen) oluşan bu Uranyen tutulma enerjisi özellikle gelecek ile ilgili aldığımız ani kararı desteklerken , iletişim trafiğini ise arttıracak. An haritasında Merkür’ün de ikizler burcunun sıfır derecesinde bulunması bu etkiyi hayli yükseltecek. Aile teması ön plana çıkarken , ikili ilişkiler konusunda da hareketli zamanlar olduğunu belirtmekte yarar var. Bu süreçte yüreğimizi bir aşka açmak ve o aşkı ilahi boyutta yaşamak isteyebiliriz. Fakat tutulma , bizi öncelikle maddi ve manevi kaynaklar konusunda sağlam bir temel oluşturmaya itiyor.

Dispozitör Venüs’ün , Jupiter ile Balık burcunun 27. derecesinde (yücelim derecesi) yaptığı partil kavuşum etkisi ve ay düğümlerine olumlu açısı da ikili ilişkiler konusunu desteklerken , özellikle geçmiş dönemlerde içinde bulunduğumuz topluluklar ile tekrar bir araya getirerek nostalji yapma isteğimizi arttırabilir.

Venüs-Jupiter ve Neptün’ün haritanın üçüncü evinde oluşturduğu su stelyumu’nun Plüton’a yaptığı olumlu açı bireysel manada dönüşüm sürecine fayda sağlayacaktır.Bu süreçte özellikle enerji çalışmalarına başlamak (Mars olumlu açıda), ezoterik konular hakkında okumak ve eğitime başlamak oldukça fazla yarar sağlayabilir. Eğer doğru bir enerji kanalındaysak , bu süreçte rüyalar haber niteliği taşıyabilir , sezgiler oldukça yükselebilir.Venüs’ün aynı zamanda Mc’nin de (Mc spica kavuşumunda) yöneticisi olması sebebiyle bu süreçte sosyal medya üzerinde ya da diğer iletişim kanallarında tanınmış kişilerin ya da siyasetçilerin spiritualist söylemleri oldukça ön plana çıkabilir.Aynı zamanda tutuklu gazetecilerin bu süreçte serbest bırakılmaları söz konusu olabilir.Aslında af konusunun genel olarak gündeme gelmesini bekliyorum. Bu süreçten sonra covid artık griple eşdeğer tutulacaktır.Finansal manada ise güç kazanmak,bütçe planı yapmak ve paramızı büyütmek isteyebiliriz.

Para birimleri ,bankacılık sistemindeki koşullarda dönüşümlerle karşılaşabiliriz. Üretim, tarım, ziraat, toprak, para piyasalarıyla ilgili dengesizlikler meydana gelebilir. Gıda fiyatlarındaki artış, zamlar beli bükebilir, bankacılık sisteminde koşullar yenilenebilir, değişebilir. Uranüs volkanik patlama ve toprak hareketlerini şiddetlendirebilir. Özellikle Tutulmanın gözlemlendiği yerlerde depremler meydana gelebilir.Dünya geneline yayılacak barış hareketleri başlatılabilir.

Tutulmada 27 Yay burcu yükselirken, Acumen sabit yıldızıyla birleşimi ülkemizde liderlerin söz düellosu, secim sinyalleri, muhalefet partilerinin öne çıkışı, meclis, hukuk, adalet ve yasalarla ilgili gelişmeleri ortaya çıkartacaktır. Acumen ikiz nebuladan biridir Astrolojide “Kör yıldız” olarak nitelendirilen bir sabit yıldızdır,Akrep’in iğnesidir ve taraflar arasındaki polarizasyonu arttırır. Bu nedenle körü körüne bağlılık konusunu da ön plana çıkarabilir. Bu süreçte kamu çalışanlarının maaşlarına zam konusu gündeme gelebilir.

Büyük şirketlerin iflasları, küçük ölçekli şirketlerin kepenk indirmesi söz konusu olabilir.

Bu altı aylık süreçte tren ve gemi kazaları oluşabilir. Bu nedenle gerekli tedbirler alınmalıdır.Yök konusunda yeni kararlar alınabilir. Denizler ön plana çıkabilir ve kanal istanbul projesini yine üst başlıklarda görebiliriz. Vatandaşlarının günlük yaşamlarında ,eğitimde geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçeler konusunda sınırlar esnetilebilir. İş ve sanat dünyasında önemli simaların ölümleri gündeme gelebilir. Uyuşturucu kaçakçılığı yapan kişiler da sahte alkol üreticileri konuşulabilir.Bu süreçte gıda fiyatlarındaki artış (özellikle unlu mamüller ,buğday ve şeker) zirveyi görebilir.

Buğday demişken tarihin en ünlü anekdotlarından biriyle bitirmek isterim… Buğday , tarihte devrim için kullanılmış önemli bir mahsüldür. Öyle ki , dönemde yaratılan “Sahte buğday kıtlığı ” Paris’teki ekmek sıkıntısını doruğa ulaştırmıştır. XVI. Louis’nin taç giyme töreni, yine Paris’teki ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, Reims’de gerçekleşirken bu dönemde söylenmiş olan, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” (“Qu’ils mangent de la brioche”) cümlesi ortaya atılmıştır. Pek tabi burada , pasta ile kastedilen makarnadır. Cümlenin sahibinin Marie Antoinette olduğu zıhınlerimize kazınsa da yazılı bir kaynak bulunmamaktadır. Fakat , insanları harekete geçiren en büyük gücün yine bir gıdaya ulaşamama sıkıntısı olduğu apaçık ortadadır. Boğa’daki tutulma sürecinin ekmek yerine “Pasta”yı tercih etmeyeceğimiz günlere umut olması dileğiyle…

16 NİSAN 2022 TERAZİ BURCUNDA DOLUNAY : MAAT’IN TÜYÜ

16 Nisan 2022 saat 21.55’te hava grubunun öncüsü Terazi burcunun 26. derecesinde Plüton’un , oluşacak T kare açı kalıbının apex’inde bulunduğu bir dolunay deneyimleyeceğiz. T kare öncü grup burçlarda oluştuğundan, daha güçlü bir etkiden söz edebiliriz. Burada birikmiş enerjininin açığa çıkması muhtemeldir. Gökyüzünde su enerjisi oldukça baskın ve Dolunay an haritasının yükseleninde ise Akrep burcunun 23. derecesi bulunmakta.

Plüton ,takıntı ve kaosla ilgilidir. Odaklanmalar, konsantrasyonlar açısından geçtiğimiz periyoda göre biraz daha toparlayıcı etkileri olsa da , haritamızdaki etkiler doğrultusunda Plüton’un gölge yönleri de ortaya çıkarabilir.Bu nedenle ilişkiler alanında önemli ayrımlar ve seçimler yapılabilir.Yani ,Terazi dolunayı dönemleri başlıca ikili ilişkiler açısından karar verme ve denge bulma dönemleridir.Pek tabi , adalet kavramı da beraberinde gelecektir. Mental olarak baskılanma hissi ve korkular da gölge yanlar arasında sayılabilir.

Terazi burcu ; Koç arketipine karşılık politik, uzlaşma yanlısı, barışçıl, olayları dışarıdan gören ve dengeleri sağlamaya çalışan bir yapıya sahiptir. Ayrıca evlilik , işbirlikleri ,estetik , güzellik, cinsellik ,sanat ,küçük paralar,siyaset gibi temaları da doğrudan yönetir. Bu süreçte , özellikle ilişkiler açısından sürpriz kararlar alınabilir. Evlenmek veya boşanmak gibi radikal yönler baskın gelebilir.

1 Nisan 2022 Koç yeniayını sonuçlandıracak bu dolunay döngüsü ; bir takım konuları, ilişkileri, projeleri tartmak bakımından da faydalı olabilir ve fikirlerde olgunlaşma veya sonuç alma aşamasına geçilebilir.

Aslında bu açı kalıbında Mısır Panteonuna atıfta bulunusak , mitlerdeki adalet tanrıçası Maat semboliğinin çalışacağını söyleyebiliriz. Bir deve kuşu tüyü ile bazen de başında tüy geçirilmiş olan bir bant ve bir tanrıça figürü ile sembolleştirilmiştir. Maat kelime olarak ; düzen, denge, kozmik yasa ve adalet anlamlarına gelir.

Antik Mısır kozmolojisine göre evren oluşmadan önce kaos vardı. İlksel güçler düzensizlik halindeydi.  Atum , kaosu düzene sokmak için Maat tanrıçası doğurmuştur. Kısacası, ”Maat” düzene ait bütün yasaları temsil eder.Antik Mısır’da “Maat” kişinin yaşamında da önemli bir rol oynamaktaydı.

Öldükten sonra ölüm ve ceza tanrısı Anubis ölen kişinin ruhunu ifade eden kalbini maat tüyüyle bir terazide tarttığı düşünülmekteydi. Eğer kalp ve maat tüyü dengede olursa sınav başarılı olur, ölen kişi tanrılarla birlikte yaşamaya hak kazanırdı. Kalp tüyden ağır gelirse ölen kişi sonsuza kadar yer altında ölüler ülkesinde kalmaya mahkûm olurdu.

Dolayısıyla burada vicdanen verilecek bir sınavdan ve yargılamadan sonra gelecek sonuçtan bahsedebiliriz. 26 derece Terazi burcundaki Ayın burç değiştirmeden önce ilk ve son açısı Plüton gezegeni ile olacak. Dolunay gerçekleştikten sonraki günlerde plütonik etkiler devreye girerek bizleri büyük bir metaformoz yaşatacağı manasına gelmektedir.Özellikle 18 Nisan’da oluşacak Güneş-Plüto karesi de büyük etki yaratacaktır.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay an haritasında ; Ay Terazi burcunun 26. derecesinde bulunuyor haritanın 11. evinde bulunuyor.Kadiri güçlü yıldızların devrede olduğunu görmekteyiz. Ay üzerinde Rigel sabit yıldızı, Merkür üzerinde ise Alhena ve Aldebaran sabit yıldızları etkili gözüküyor. Yeni fikir, proje vesilesiyle yaşamda ilerleme sağlanabilir.Ticarette dürüst iyi huylu olunduğu takdirde ilerleme kat edilebilir fakat büyük düşüşlerin, iflasların yaşanması ve gerçeklerin büyüyerek iyice görünür olmasıyla tüm yanılgılar da geri planda kalacak dememiz yanlış olmaz.

Şeker, şeker ürünleri, tekstil, pastacılık, un ve ekmek gibi ürünlere zam haberlerini okuyabiliriz. Tüm dünyada üretim sıkıntısı yaşanabilir. Hırsızlık, dolandırılma ve aldatılma vakaları yargı sistemini oldukça meşgul edebilir gözüküyor. Sismik hareketler görülebilir. Değerli madenlerden Altın başta olmak üzere yukarı yönlü gelişme kaydetmesi mümkün olabilir. Büyük kavuşumlar ve tutulma ekseni ek olarak deprem tehlikelerine karşı da bizleri uyarmakta.Dünya genelinde deprem ve tsunamiler gibi doğal afetler tetiklenebilir.

Bu süreçte , yargıda bulunan ve sonuçlanma aşamasında bulunan bir hukuksal mesele varsa ve haritanız olumlu etkiler alıyor ise , pozitif sonuçlar alınabilir.

Mars ve Saturn’ün haritanın dördüncü evinde konumlanan dispozitörlerine sekstil açıda bulunan Plüto etkisiyle bu süreçte aile kurma kararı alınabilir. Yine Ay’ın dispozitorü Venüs’ün de dördüncü evdeki konumu ve Uranüs – Merkür ile olan sekstili bu durumu destekeleyecek ve ani sürpriz kararları beraberinde getirecektir.Yeni bir düzen isteyebiliriz.Dolunay , birçoğumuz için de yeni ilişki fırsatlarını barındırabilir.

Başta da bahsettiğim gibi , gökyüzünde su enerjisinin baskın olması ilişkilerde affedicilik ,şifa temalarını besleyecektir.Fakat , sorunları görmemezlikten gelip, kendimizi kandırmaya yatkın enerjiler var. Ortaya çıkan olayların da aniden büyüme ihtimali yüksek.İntikam ile hareket etmek ise bu süreçte daha büyük denge kayıplarını beraberinde getirebilir. Şayet ilişkimiz pamuk ipliğine bağlı ise , baskı ve kıskançlık tamamen kopmaya neden olabilir.

Kısaca ; Ya hep ya hiç tarzında davranışlar olabilir. Bir taraftan ise kendimizi akışa bıraktığımız durumlar görülebilir. İkisi arasında bir denge bulmak faydalı olacaktır.

Dolunay anının öne çıkan diğer etkileşimleri incelediğimizde ise Ay-Jüpiter, Ay-Neptün 150’lik konfigürasyonlarını görmekteyiz. Esasen fark etmekte zorlandığımız küçük mutluluklara da vurgu yapıyor. Karamsar baktığımız konularda ansızın önümüze çıkan gelişmeler bizleri hem şaşırtıp hem de yüzümüzü güldürebilir. Diğer yandan tüm dünyayı yakından ilgilendirecek inanç sömürüleri, aldatma ve dolandırıcılıklar ayyuka çıkabilir. Doğru rehberlikler edinmeli ve mantığın yolunu takip etmeliyiz.

Dolunay anında Akrep burcu yükseldiğini ve Güney Ay Düğümü ile kavuşumda olduğunu görmekteyiz. Manevi değerlere tutunma, geçmişteki kişi ve eylemleri tekrardan mercek altına alarak doğru seçim ve yolu belirlemek istememiz mümkün. Psikolojik olarak zaaflarımız ve bağımlılıklarımız bizleri kolayca kontrol altına alabilir.Yükselenin Agena sabit yıldızından etki alması ve Satürn’ün ay düğümlerini karelemesi geçmiş ve gelecek arasında karmik sınavlara yol açabilir.

Öte yandan gizli hastalıkların da ortaya çıkabileceği bir süreç. Bilhassa üreme organları, rahim, yumurtalıklar, bel, bel altı, böbrekler, rektum ve kalın bağırsak ile ilgili sağlık sorunları bu süreçte tetiklenebilir. Bu süreçte sorun oluşması halinde , kök ve sakral chakraya yönelik çaışmalar yapılmalı ve bol su tüketilmelidir.

Dolunay’ın sabian sembolü ise (26 derece Terazi burcu) : ’’Havada duran bir Uçak.’’ Bu sembolde yolculuğun bitişi, iniş hazırlığı fakat ayrıca iniş için yoğun bir hava trafiğinin varlığını görüyoruz. Hedeflerimizi tekrardan gözden geçirmek, hemen yükseklerde uçmaktansa ortalama bir değer belirlemek önemli olabilir. Yaşamda bazı yolculukların tamamlanmak üzere olmasına işaret edebilir.

1 NİSAN 2022 : KOÇ BURCUNDA CHİRONYEN YENİ AY

1 Nisan 2022 Saat 09.24’te ateş grubunun öncüsü , Yang polarite bir burç olan Koç burcunun 11. derecesinde Chiron etkili bir yeniay gerçekleşecek. Anın yükseninde İkizler burcunun 6. derecesini görürken , şans noktasın da burada konumlandığına şahitlik ediyoruz. Yeniay’ın sabian sembolü ise ; The president of the country : Ülkenin başkanı olarak karşımıza çıkıyor.

Cnouphis

Koç arketipine , tüm antik medeniyet ve dinlerde sembolik olarak çok fazla anlam yüklenmiştir. Kimi zaman doğurganlığın sembolü olarak görülürken , kimi zaman ise kutsal bir ruhun cisimleşmiş hali olarak görülüyordu. Örneğin ; Antik Mısır’da deltadaki Mendes şehrinin Bi-neb-ded (u) yani “Busiris’in Efendisinin Ruhu” denen kutsal koçuyla ilgili oldukça geniş bir mesele ortaya çıkmaktadır. Komşu şehir Busiris’n tanrısı Osiris’in ruhunun cisim bulmuş hali olarak anlaşılan bu sembolik , bazen de “Ra’nın Ruhu” olarak da isimlendirilmeteydi. Yani , anlaşıldığı kadarıyla bu semboliğe Osiris gibi doğurganlık sıfatıyla tapınım mevcuttu.

Bir diğer örnek ise Khnum’dur. Khnum ya da (Khnemu Romalılaştırılmış /kəˈnuːm/ ), bilinen en eski Mısır tanrılarından biriydi, asıl olarak Nil’in kaynağının tanrısıydı. Nil’in yıllık selinin beraberinde alüvyon ve kil getirmesi ve suyunun çevresine hayat vermesi nedeniyle, çömlekçi çarkında kilden yaptığı ve yerleştirdiği insan çocuklarının bedenlerinin yaratıcısı olduğu düşünülüyordu. Daha sonra diğer tanrıları şekillendirdiği tanımlandı ve “İlahi Potter” ve “Kendinden yaratılan şeylerin Efendisi” unvanlarına sahipti.

Kısacası Koç arketipi yaşamın her döngüsünde başlangıç ,yaratım,savaş,muhafaza etme,üreme,çocukluk, hüküm aynı zamanda hız ve cesaret temalarında işlenmiştir.

Koç burcundaki yeniay süreçleri hızlı başlangıçların , bireyselleşmenin ve libidonun artmasıyla yeni maceralara atılmanın zamanlarıdır . Burada insanın en ham hali mevcuttur ve aslında beşer kavramı en rahat bu arketiple açıklanır.

Güneş ve Ay’ın bu arketipte aynı derecede bulunması (kimlik ve duygular) kontrol mekanizmasının kaybına yol açabilir ve oldukça güçlü bir şekilde özgüven duygusunu tetikleyebilir. Güneş , Koç burcunda yücelim yöneticiliğinde olduğundan,oldukça güçlü bir etki sağlayacaktır. Yeniayın , Chironyen olması başta varoluş amacımıza dair fikirlerimizi şifalasa da , buradaki hayvani güdüleri (id) ortaya çıkaracaktır.

“İd”, içimizdeki doyumsuz hayvandır. Kendisini yalnızca ihtiyaçlara göre ayarlayan, eleştiri kabul etmeyen, güdüsel, durdurulamayan yanımızdır. Buna verilebilecek en iyi örnek cinsellik, saldırganlık, açlık, kin vb. gibi tutumlardır. Bu yönü ağır basan birey vicdan olgusundan yoksunluktur.

İd kişinin ilkel benligidie. Hazın doyumu ilkesine göre çalışır. Hiçbir sosyal kuralı önemsemeyen idin tek istediği, isteğinin anında yerine getirilmesidir. İdi baskın olarak bebeklerde görebiliriz. İd için aynı zamanda kişiliğin çocuksu tarafı da denilebilir. Kişilik gelişimini dönemlere ayıran egitim bilimciler  id’in, bu dönemlerin en alt basamağında yer aldığını söyleseler de, kisisel gelisim basamaklarının herhangi birisinde sorun yaşayan bir bireyde id’lere çok sık rastlanabilir. Bir bireyde İd’i dengelemek için egi (Kişilik Savunma Mekanizması) devreye girer. Pallas’ın yenşay derecesine yakın durması ,savunma mekanizmasını kırmak adına işimizi zorlaştırabilir.

Bu nedenle balans sağlanmaya özen gösterilmelidir. Dispozitor Mars’la kurulan sekstil açı ise , (haritalarımıza göre) içerisinde bulunacağımız bu yeni oluşumu kendi irademiz dahilinde , özgürce eyleme dökmeye itebilir. Zira ,an haritasında yeniay on birinci evde oluştuğundan çevremizdeki kişileri ihtiyaçlarına tatmin ararken oldukça spontane hareket ederken görebiliriz. Bu on beş günlük süre zarfında , bu enerji dahilinde gelişecek hiçbir eylem bizleri şaşırtmamalıdır. Toplumsal olaylar artarken , çocuklar ve gençler gündemde olabilir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay’ın Koç burcunun 11. derecesinde oluştuğunu ve Alderamin sabit yıldızı etkisinde olduğunu görmekteyiz. Aynı zamanda , Chiron ve Merkür bu dereceye yakın konumlanıyor. Alderamin ,Koç burcunun Cepheus (Keyfus) Takımyıldızında bulunan sabit yıldız Satürn ve Jüpiter doğasındadır. Araçada “Kralın sağ kolu” anlamına gelen yıldız genellikle olumlu etkilere sahip bu yıldız sezgisel ve dişil enerjinin uyumunu anlatır. Burada en önemli etki ikincil lider özelliğinin görülmesidir. Bu nedenle , Dünya sahnesinde yeni bir liderin ön plana çıkışını seyredebiliriz.

Bunun yanında Alderamin , sezgisel ve dişil enerjinin uyumunu anlatır. Bu dönemde sezgilerimiz ve rüyalarımız oldukça belirgin hale gelebilir. Aynı zamanda bilinçaltına yönelik çalışmalar için de oldukça olumlu bir süreç olduğunu söyleyebiliriz.

Yeniay derecesinin Kova’daki Mars ‘ın içinde bulunduğu stelyum ile irtibatı eylemlerimizde , zorbalık kavramını geliştirebilir ve katı gündemlerden bahsedilebilir. Bu nedenle başta da bahsettiğim gibi , balans ayarı yapılmalıdır. Venüs’ün de bu stelyum içerisinde bulunması , özellikle ikili ilişkilerde özgürlük kavramının arkasına sığınarak bencillik yapmamamız gerektiğini vurgulamakta. Saturn’un bu noktada bulunması ve Ay düğümlerini kareliyor olması durducu,yavaşlatıcı bir etki gibi görünse de sağaltıcı bir görev üstlenebilir. Fakat aynı zamanda etkin olan Boğa’daki Eros’un yöneticisi Venüsün , Kuzey Ay Düğümüne olan karesi özgür cinsellik kavramına değinebilir.Tabi burada , Mars’ın Uranüs ile oluşturduğu kapanan kare açının da etkisi büyük olacaktır.

Eros ve Psyche’nin arasındaki üçgen açı , dünyasal temeller üzerine kurulmuş , kendi içinde çok derinleşemeyen bir aşkı gündemimize taşıyabilir ve Psyche’nin yöneticisi Merkür’ün yeniayda etkili olması ve açılanmaları sebebiyle bu dönem yeni başlangıçlara kapı açabilir.

Bu süreçte doğal felaketlerden de söz etmemiz mümkündür. Özellikle 2-3 Nisan tarihleri temkin gerektirebilir.

Yeniay derecesine yakın duran Merkür’ün , 12 Nisan 2022’de kavuşumu kesinleşecek Jupiter ve Neptün’e contra-antician çalışması kollektif bilinç kavramından uzaklaşmamıza sebebiyet verebilir. Yani ,yeniay etkisiyle içinde bulunacağımız yeni oluşum ya da takınacağımız tutumlar , içinde bulunduğumuz sosyal topluluklara ,akadaşlıklara zarar verebilir. Bütünün hayrına hizmet etmeyebilir.

Yeniay döngüsünde okült ve ezoterik konulara ilgimiz artabilir. Sıradışı sanat eserleri, uzay ile ilgili konular ve uçak teknolojileri gündeme gelebilir.Houston uzay üssü konuşulabilir.Bu dönem Dağcılar ve çığ düşmeleri gündeme gelebilir. Daha önce de belirttiğim gibi ; kar yağışları , 12 Nisan civarında tam kavuşum gerçkleştirecek Jupiter ve Neptün nedeniyle Nisan ayının ortasına kadar sürecektir. Türkiyede erken seçim konuşulabileceği gibi,dijital oylama gündeme gelebilir.

18 MART 2022 : BAŞAK BURCUNDA DOLUNAY

18 Mart 2022 saat 10.17’de Yin polaritede , toprak grubunun değişkeni Başak burcunun 27. derecesinde bir dolunay deneyimleyeceğiz. Bu gökyüzünde 27 derecede meydana gelen altıncı hareket olurken , anın yükseleninde ikizler burcunun 5.derecesi bulunuyor. 2 Mart 2022’de deneyimledimiz Balık burcundaki Jupiteryen yeniayın sonuçlarını da yine bu dönemde alacağız. Gökyüzünde ateş elementinde hiçbir gezegenin bulunmaması hava ve ozellikle su grubunun baskınlığı göze çarpıyor.

Başak burcu dolunay an haritasında Ay beşinci evde bulunurken , aksın diğer ucunda Güneş Balık stelyumunun bir parçası olarak on birinci evde karşımıza çıkmakta.Başak burcu klasik bakış açısıyla hizmete , çalışmaya ve emeğe pragmatist bir yaklaşımı vardır. Etkin bir işlevi vardır ve mükemmeli aradığından yeni ve aktif kanallar bulmak ister. Sosyal bir burçtur. Analitik ,derine inen bir yapısı olmasına rşın bu arketipin vizyonu dardır. Bu işlevsellik arzusu bedene indirgendinde sağlıklı yaşam koşulları için farklı yollar dener. Horary Astrolıji’de Başak ; Merkür doğasında yerleri temsil eder.Tarımı, toprağı (ekip-biçmek), hastaneler ,astlar ,çalışanlar ve çalışma ortamı,kütüphaneler,diyetisyenler,detox klinikleri ,doktorlar yine Başak burcu yönetimindedir.

Ay’ın Dolunay an haritasındaki yerleşimini Ezoterik geleneğe göre değerlendirdiğimizde ; asıl temanın ferdiyet bilinci ve ruhsal arzunun ifadesi olduğunu görüyoruz. Bunun yanında yüksek benliğin ferdiyette gerçekleşmesi ,varlık bilinci ve arzusu ,potansiyelin dışa vurumu duygusal motivasyon kaynağımız olacaktır. Aksın diğer tarafında, yani on birinci evde konumlanan stelyum ise manayı maddeye icra , kollektif ruhsal bilince ait bir birey olma , spiritual görüş / ilham ve yönelimler konusunda bir yoğunlaşma etkisini arttıracaktır. Buradaki görünüm , kollektif için yararlı yollar bulma ihtiyacından geçecektir.

Bu süreçte yoğun yağışının yanında ,tarım ve arazi koşulları ve Alkaid sabit yıldızı etksiyle ,çocukları ve gençleri etkileyen problemler görülebilir. Doğal felaketler; ekinlerin yanması ve kaybı anlamına gelen bir yıldızdır.

An haritasına daha detaylı baktığımızda ;

Kova tipi olan an haritasında Ay , Ursa Major takımyıldızından Alkaid ile etkileşim içerisinde bulunuyor. Dolunay ve yükselen yöneticisi Merkür ise aksın karşısındaki su stelyumunun içerisinde Jupiter ile kavuşum halinde.Ay ,aynı zamanda Oğlak burcunda kritik derecede bulunan ve Kova bucuna geçmeye hazırlanan Plüto ile trine açı içerisinde.

Öncelikle bu etkilerle kolektif bilinç kavramının en üst düzeyde hissedildiği günlerde olduğundan bahsedebiliriz. Bunun yanında sağlıkçıların protestoları ve bu yöndeki söylemlerin kamuoyunda aldığı tepkiler çığ gibi büyüyecektir. Gemi kazaları ,su ve denizlerden gelecek zararlar , toprak ve ekinlerle ilgili konular gündemde olacaktır.Yine gıda, gaz ve sahte alkol zehirlenmeleri gündeme gelebilir. Üniversiteler ,dini kurumlar,erken seçim konusu ve anayasal değişiklikler diğer başlıklar olacaktır. Özellikle anayasa değişikliği ile ilgili gündemin büyük ses getireceğini düşünmekteyim. Yine Tr’nin ay düğümleriyle etkileşimde bulunan planetler önemli günlerde olduğumuzu vurguluyor.

Bu süreçte barış antlaşmaları imzalansa da özellikle Jupiter’in Koç geçişi ,sonbahardaki Mars retrosu ve en önemlisi 2023’teki Plüton’un Kova geçisi üçüncü dünya savaşında oluşan tabloya çok yakın bir görünüm sergileyecek. 1945’te Plüto Aslan burcundaki seyrinde bir çok krallığın yıkılmasına sebebiyet verirken ,buradaki savaş süreci daha çok bağımsızlık ,özgürlük ve teknolojik altyapıları kapsayan bir tema içerisinde göze çarpacaktır.

Bireysel manada , sağlık açısndan yeni adımlar atmak ,şifalanmak adına uygun bir süreçteyiz. Bir taraftan su grubundaki stelyum etkisiyle dış etkilere açık olmayı , çok çabuk etkilenmeyi ya da depresyonu deneyimlerken diğer tarafta oluşan dolunay etkisiyle “Silkelen ve kendine gel” diyebiliriz. Diyet ,detox ve yeni tedavi süreçlerine başlamak için uygun bir süreçteyiz. Özellikle ; yükselen ya da altıncı evinde toprak veya su grubu etkisi olanlarımız içi oldukça ideal bir süreç. Özellikle , Plüto ile kurulan açı dönüşüm için gerekli desteği verecektir.Halk sağlığını , normalleşme adına yeni düzenlemeler kamuoyuna sunulabilir.

Psikolojik olarak, kurban psikolojisinden kaçınılması gereken bir süreç . Neptün’ün Markab sabit yıldızından etki alması bu etkiyi uç noktalara taşıyabilir. Bir tarafımız fantastik hayallere dalarken , diğer tarafta uyanmamız için bizi zorlayan bir etki mevcut. Bu süreçteki rüyalarınızı not almanızı tavsiye ederim.

Odaklanma problemleri ,iştah artışı ve antidepresan kullananlar için doz arttırma gibi etkiler gündeme geldiyse bu süreçte bu konularda da yeni düzenlemeler yapılabilir. Depresyon, anksiyete, psikosomatik rahatsızlıklar (Borderline vb.) nüksedebilir. Takıntılar artabilir. Yaşam enerjisi düşenilir. Bu nedenle farkındalıkla yaklaşılmalıdır. Spiritual çalışmalar , ezoterik konularla ilgilenmek ,dua ve meditasyon süreci rahatlatabilir. Yalandan uzak durulması gereken bir süreç olduğunun ve yardıma muhtaç olanlar için birşeyler yapılması gerektiğinindikkatle altını çizmek isterim.

MC’de bulunan Kova burcu etkisi ve yine aynı noktadaki Mars ,Venüs ve Saturn’ün ,Uranüs ile olan kare açısı protest fikirlerin ,konuların ,sanatsal işlerin gündeme gelmesine neden olabilir. Bunun yanında özgürleşme ihtiyacı ve marijinal kararlar bireysel yaşamlarımızda da etkin rol oynayabilir.Fakat , uzun vadeli ve istikrarlı sonuçlar da elde edebiliriz.

Enerji tüketimi konusunda yapılacak zamlar artarak devam edecektir.Sağlık sektöründe önemli dönüşümler meydana gelebilir. Yeni ilaçlar piyasaya sunulabilir. Tarım, toprak, gıda sektörü, sendikalarla ilgili önemli konular gündeme gelirken, dünya üzerinde grevler, hak arayışları, işçi ve işveren kesim arasında seslerin yükselmesi ön plana çıkabilir. Neptün -Ay karşıtlığı nedeniyle yalan haberler de bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlar arasında olmalıdır.

Sağlık açısından ; intihara götüren psikolojik rahatsızlıklar veya birinin ölümünden (kayıptan) duyuan yas sonrası derin depresyon, kalça damarları, kronik böbrek iltihabı,Hepatic plexus (Tuberculosis): Karaciğer sinirağı, Quadrate lobe of liver: Karaciğer kuadrat (dördül) lopu,Hepatic duct: Karaciğer kanalı gibi bölgelerde sounlar meydana gelebilir.Yine bağırsaklar ile ilgili sorunlar oluşabilir.Cystic duct (Enteric fever): Safra kesesi kanalı, Gall-bladder (İnsanity,appendicitis): Safra kesesi, Delilik(cinnet), Apandisit ve omurga ayrıca dikkat edilmesi bölgeler arasında gösterilebilir.

Remedy : üçüncü chakraya ait çalışmalar yapılabilir.

Üçüncü chakrada insanlarla ve maddi dünyayla ilişki içine gireriz. Bedenimizin duygusal enerjiyi yaydığı bölgesi burasıdır. Ülserler, midevi sorunlar ve karaciğer, dalak ve pankreasa ait rahatsızlıklar hep dengesiz duygulardan kaynaklanırlar. Pozitif ve negatif enerji kutbiyetleri de burada yer alır. Uyumlu çalışmasında kendimizi aydınlanmış ve neşe dolu hissederiz. Uyumsuzluğunda ise kasvetli ve dengesiz hissederiz. İçimizde bulamadığımız kabullenme ve tatmini maddi dünyada ararız. Bu chakra, duygusal hassasiyetlerin ve kişisel güç konularının temizlenme, arınma odasıdır.

Terapi şekilleri: Ses: Nota Mİ, Mantra RAM/Renk: Sarı/Taş: Kaplan gözü, Amber, Topaz, Sitrin/Aroma: Lavanta, Biberiye, Bergamut/Yoga şekli: Karma Yoga.Ayrica bu dönem çörekotu tüketmek veya yağını kullanmak fayda sağlayabilir.

Dördüncü yol öğretisinin onemli temsilcilerinden P.D. Ouspensky ‘den bir alintiyla noktalayalim .

“Kendimizin dört boyutlu varlıklar olduğumuzu ve yalnızca bir yanımızla, yani varlığımızın yalnızca küçük bir parçasıyla üçüncü boyuta yöneldiğimizi söylemek için çok iyi bir nedenimiz olabilir. Sadece bu parçamız üç boyutta yaşar ve biz sadece bu parçanın bedenimiz olarak bilincindeyiz. Varlığımızın büyük bir kısmı dördüncü boyutta yaşar, ama biz kendimizin bu büyük parçasının bilincinde değiliz. Veya dört boyutlu bir dünyada yaşadığımızı, ancak kendimizin yalnızca üç boyutlu bir dünyada bilincinde olduğumuzu söylemek daha doğru olur. Bu, bir tür koşulda yaşadığımız, ancak kendimizi başka bir koşulda hayal ettiğimiz anlamına gelir.”

2 MART 2022 : BALIK BURCUNDA JUPİTERYEN YENİAY

2 Mart 2022 saat 20.34’te Su grubunun değişkeni,Yin polariteye sahip evrensel ve aynı zamanda sağır bir burç olan Balığın 12. dereceside bir yeniay deneyimleyeceğiz.Anın yükseleninde Terazi burcunun 4. derecesi bulunuyor. Yeniay’ın oluşacağı derecenin Sabian Sembolü ise ; An examination of initiates : Yeni gelenlerin imtihanı olarak karşımıza çıkıyor.

Yılın en şanslı dönemlerine adım atmışken bir diğer tarafta Mars ve Plüton’un Oğlak burcundaki partil kavuşum etkisine anın yükseleninin dispozitoru Venüs’ün eşlik edecek olması , ikili ilişkilerde manipülatif hareketleri ve yıkıcı şekilde güç kazanma arzusunu tetikleyebilir. Fakat , kaybet – kaybet’e oynayanların zararlı çıkacağı düşüncesine de rahatça sırtımızı dayayabiliriz. Gökyüzü , su elementinin baskınlığıyla ruhsal şifa dağıtmaya hazrken ; durgun suları bulandıranların , kendini aklamak için, uçurumdan itmek üzere günah keçisi arayanların kaybedeceği bir süreçte olacağız.

Balık burcu Jupiter yönetiminde olan bir burçtur ve dolayısıyla ” İlahi Adalet ” kavramı bu burç bazında gerçekleşen göksel hareketlerde daha belirgin hale gelir.Yeniay sürecinde gökyüzündeki kombinasyonlar neticesinde adalet kavramının hem makro,hem de mikro düzeyde nizamla işlediğine şahit olacağız. Üstelik , bu süreçte adaletin tecellisi zamana yayılmayacaktır. Karmalamız doğrultusunda , hak edişlerin pay edildiği bir süreçte olacağız.

Aynı zamanda Yeniay enerjisiyle “Zeigarnik Etkisi” dediğimiz durum da ortaya çıkabilir. Zeigarnik etkisi; kişilerin tamamlanmamış veya bölünmüş-yarıda kesilmiş etkinlikleri, tamamlananlara göre daha kolay hatırladığını ifade eden psikolojik bir kavramdır.Yarıda kalmış,takıntı haline getirdiğimiz ilişkilere bir şans daha vermek isteyebilir, bu kişileri yaşamımıza çekmek için elimizden gelen her türlü manipülasyonu yapabiliriz. Fakat,bu süreçte intikam ve nefret tohumları ekip ,bu doğrultuda harekete geçenlerin bir de kendileri için mezar kazmaları gerekeceğini hatırlatmak isterim.

Balık arketipi aynı zamanda şifa,kurban psikolojisi ya da kurban edilme,fedakarlıklar,ezoterizm,bağımlılıklar,hayalperest tutumlar,körlük seviyesinde iyi niyet,sular,sıvılar,yağışlar,ilaçlar,depremler,seller,hasta bakım evleri,hastaneler,aşırı değişken görüşler,monoteist dinler ve öğretiler ile de dorudan bağlantılı olarak görülür.

Şimdi gelin yeniay an haritasını detaylı analiz ederek sürece daha yakından bakalım ;

Yeniay an haritasının altıncı evinde Balık burcunun ikinci dekanında oluşuyor ve dispzitorü Jupiter ile çok yakın orbda kavuşum etkisi alıyor. Aynı zamanda Alfa Eridanus ‘un alfas Achernar Sabit Yıldızından etki alıyor.Bu görünüm , Uranüs ile sexstile açı oluşturuyor. Öncelikle , bu etki doğrultusunda şifa temasının bu sürece temel oluşturacağını söyleyebiliriz. Sürpriz bir şekilde kamu yararına sunulacak ilaçlar ,tedavi yöntemleri gündeme gelebilir.Aseroid Hygeia da yeniay gönümüne destek açısı yapıyor. Bu dönemde aşılanma konusundaki baskılar da artabilir. Özellikle sanatçılar vasıtasıyla yeni propagandalar yapılabilir.Fakat diğer etkileri de hesaba kattığımızda karşıt görüş de güçlü bir şekilde kendini ifade edebilir ve Merkür ve Satürn kavuşumu etkisiyle görüşünü sağlam bir temele oturtabilir . Sağlık çalışanları için maddi yeni düzenleme getirilebilir.

Türkiye arabuluculuk konusundaki adımları ise çözüm getirecek gibi görünmüyor.Daha önce de bahsettiğim gibi gücün el değitirmesi, Doğu’ya kayması kolaylıkla gerçekleşmeyecektir.Bu süreçte din adamlarının söylemleri ön plana çıkabilir. Washington’un da alacağı kararlar gündeme gelecektir.

Bireysel yaşamlarımızda bedensel ve ruhsal mana şifalanmak adına yapılacak her türlü tedavi ve enerji çalışması için çok uygun bir süreçte olacağız. Bu süreçte bilinç düzeyinde farkındalığımızı arttırmak,yeni spiritual açılımlar yapmak yani uyanmak adına gayet olumlu bir görünüm mevcut. Farkıdalığını yükseltmiş olanlarımız için ise şifa dağıtmak ,bir yaraya merhem olmak adına görev zamanı… ” İyilik bulaşıcıdır” söylemini eyleme dökmek adına çok uygun bir süreç. Tabi ki bunun eyleme geçmesini sağlayacak koşulları da yeniay sürecinde deneyimleyeceğiz. Ceres’in MC’de olması ve dispozitorunun konumu dış üklere erzak ve ilaç yardımı gibi konuları gündeme getirebilir.

Bu sürecin zor koşullarını ise tekrar edecek olan Mars-Plüto kavuşumu oluşturuyor. Plüto’nun 250 yıllık bir döngüyü kapatıyor olması , artık yeni bir döngüye başladığımızın işaretçisi. Mars -Plüto kavuşumunun toprak grubunun öncüsü Oğlak’taki kavuşumu sismik hareketleri tetikleyebilir. Depremler konusunda riskli bir dönem. Aynı zamanda aşırı yağışlar da bu süreçte etkin olacaktır. Yükselenin dispozitörü ve yeniay’ın yücelim yöneticisi Venüs’ün de bu kavuşuma eşlik etmesi yüksek maddi tutkuları , bu doğrutuda yapılacak eylemleri gösterebir.Aynı zamanda çok güçlü patlamalar ,bombalı saldırılar gündeme gelebilir. Ay sonunda ise birçok ülkede OHAL durumlarına şahit olabiliriz.

Astrokartografi haritasında ; Bakü, San Francisco ve Los Angeles bu etkilerde ön plana çıkıyor. Yine bu bölgelerde büyük eylemlere de şahit olabiliriz. Kadın cinayetleri konusunda da genel olarak temkinli olmak gereken bir süreç…

Bireysel yaşamlarda ; ikili ilişkilerdeki maddi kaynaklı güç çekişmelerinden,kıskançlıklardan,nefretten uzak durmak yerinde olacaktır. Vesta’nın da burada konumlanması yaşamımızı neye adandıysak onun dışarı çıkmasına sebebiyet verecektir. Kuzey Ay Düğümü’nün Algol etkisinde olması ve toprak grubundaki b steltyuma üçgen açıda bulunması dikkat çeken bir görünüm oluşturuyor.Sappho ile oluşan açılanma , olayları dramatize etme isteğini arttırabilir.

Mars -Plüto kontrol etmesi güç bir enerjidir.Örneğin ;gölge yönüyle zaten nefret doluysanız ufak bir parlamadan çok büyük yıkımlara sebebiyet verebiliriz.Ya da bu etkilerle her yol mubah diyerek türlü fanatik,saplantılı düşüncelere sarılabilir ve her yasaklı yolu denersiniz.Fakat benefik yönüyle çok güçlü bir irade de ortaya çıkabilir. Özellikle ailevi meseleler de bu süreçte derinleşebilir. Aile terapistine danışmak için ideal bir zaman olduğunu söyleyebiliriz.Bunun yanında yeni ilişkiler adına oldukça sürpriz ve romantik başlagıçlar olabilir.

Bu süreçte sağlık olarak , ayaklardaki hastalıklar ,gut hastalığı, balgam ve kabuklu yaralar,kaşıntı ve şişlikler,çıbanlar ve şişlikler ,soğuk algınlıkları artabilir.

16 ŞUBAT 2022 : ASLAN BURCUNDA DOLUNAY

Dolunay günündeyiz.Bugün 19.57’de Yang grubu ve sabit bir burç olan Aslan’ın 27. dereceside bir dolunay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Başak burcunun 14. derecesi bulunuyor. Dolunay derecesi Alfard sabit yılızında etki alıyor.Aynı zamanda bu dolunay , tutulma derecesini karelediğinden ve ay düğümleri de tam noktada konumlandığından kritik etkileri içerisinde barındırıyor. Gökyüzünde oluşan grand cross enerjisini rahat atlatabilmek için ise kriz yönetimini profesyonel bir biçimde gerçekleştirmek gerekiyor.

Makro bir bakış açısıyla ele aldığımızda Aslan burcu ; gücü ve onun kaynağının nereden geldiğini , hüküm vermeyi ,altını,ekonomik döngüyü,egoyu,krallıkları,diktatörleri,sanatın icra edildiği her türlü mekanı ve sanatçıları,askeri hareketleri,şan ve şöhreti,yaratıcılığı,çocukları (özellikle erkek çocukları),eğlenceyi,modayı,aşkı,ikili ilişkileri, kendimizi toplum önünde nasıl lanse ettiğimizi,nelerle mutlu olduğumuzu,hobilerimizi,eğlence anlayışımızı anlatır.

Aslan dolunayı dönemlerinde genel olarak benlik duygumuz ağır basar ve bireysel hareket etmek isteriz.Çünkü bir tarafta Ay peregrin olduğu Aslan burcundadır ve aksın diğer ucunda Güneş zararlı olmayı deneyimlediği Kova burcunda yerleşmiştir. Bu noktada artık gözle görünür hale gelip ,parlamak için çarpıcı adımlar atarız.Duygusal açıdan ben olmak , biz olmaya ağır basar.Bütünün yararına yapılması gerekenler konusunda yaşamlarımıza ayna tutulur . Gölge yanlarıyla ego savaşlarını ve jakoben tavırları beraberinde getirir. Duygusal olarak uç noktalara sürüklenme yaşatacağından ; mevcut faaliyetler ile ilgili konuşurken, bir yaratıcı gibi gibi yücelme eğilimi taşıyabiliriz. Ya da ;Dünyayı, güç kullanımı yoluyla kendini yücelteceğimiz bir yer olarak görebilir, öncelikle kişisel imajımızı geliştirmek amaçlı hareket edebiliriz.Bu koşullar altında ,ters orantılı olarak , görüntümüz ve ifadelerimiz ile orantısız bir endişe taşır.

Tam da bu noktada Hubris Sendromu yani halk arasındaki ismiyle Güç Zehirlenmesi dediğimiz kavram ortaya çıkabilir.

İlk kez nörolog David Owen tarafından dile getirilen Hubris Sendromunda ; aşırı özgüven görülür,gerçeklik ile bağı kopar, bir mesih gibi yücelme eğilimi taşınır. Enerji bu noktada yoğunlaştığında , karşıt görüşler geliştirmiş olanlar küçümsenir ve hor görülür.Bu kişilerde “Beni sadece Tanrı yargılayabilir” düşüncesi mütemadiyen hakimdir.Diğer insanlara karşı sorumluluk duymadıklarını açıkça dile getirebilirken,Tanrı katında da haklı olduklarını kanıtlayabileceklerini düşünürler. Genellikle astroloji haritaları incelenen ve bu sendroma yakalanan politikacıların , mutlak güce eriştiklerini düşünseler de sürekli bir endişe halinde oldukları görülür.

Kökenini Antik Yunan’dan alan Hubris kelimesi, başarıdan sarhoş olmuş ve  tanrı gibi davranmaya başlayan kahramanı tanımlar. Herşeyi yapabileceği duygusu onu bir hatadan diğerine sürükler. Hubris, insanı suç işlemeye iten ölçüsüzlük, hırs ve aşırı kendine güvendir. Fakat kahramanın hikayesi böyle gitmez, sahneye Nemesis gelir, aşırı gurur ve kibre düşenleri adaleti sağlamak adına cezalandırır. Tanrıça Nemesis insanlarda ölçüsüzlüğü, kendine ve talihine aşırı güveni cezalandıran varlık olarak gösterilir.

Kısacası Aslan Dolunayı dönemlerinde , Dolunay etkisine ek olarak Asteroid Nemesis,Hubris (Hybris) ve Ate de detaylıca incelenir.Çünkü her ölçüsüzlük atalet (gaflet) doğurur ve bir duracağı noktayı kavraması adına ceza gerektirir.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay’ın Aslan burcununun 27.derecesinde oluştuğunu ve Hydra takımyıldızı içinde bulunan Alfard sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz .Dolunay ,aynı zamanda Ay düğümlerine kare açıda bulunuyorç Buradaki önemli detay ise , Kuzey Ay düğümünün Algol tesiri altında yaşanan Ay Tutulmasının bulunduğu derecelerde seyretmesi. Alfard ; güçlü tutukular , öz denetim eksikliği , zehirlenme veya boğulmalar ,isyankarlık , insan doğasına dair bilgi ve bilgelik ,müzik ve sanatsal kabiliyet veren bir yıldızdır. Fakat bu yıldız özelinde , zehir ile ilgili konular kötü bir şekilde vurgulanmaktadır. Örneğin , kan zehirlenmesi , zehirle öldürme ,zehirleme girişimleri ,gaz zehirlenmesi , yanlış ilaç kullanımı veya iyi yaşama aşırı düşkünlük nedeniyle hayati tehlike doğurabilir. Aynı zamanda , duman soluma, zehirli canlılardan gelebilecek ısırıklar ,kuduz köpekler bu yıldız etkisinde gündeme gelebilir. Sağlığımıza dikkat etmemi gereken bir süreçte olduğumuzu üstüne basa basa hatırlatmak isterim.

Dolunay’ın haritanın on ikinci evinde meydana gelmesi (Neptünyen) ve Ay düğümlerini karelemesi (Aynı zamanda Plüton’un haritanın 5. evinden partil 150’lik açısı) partnerler arasındaki “Duygusal zehirlenme“nin de önünü açabilir ve kadersel konular gündeme gelebilir.Aynı zamanda sırlar ve gizli düşmanlıklar ortaya çıkabilir, spiritual konulardan destek almak istenebilir,mesafeler konusu sorun teşkil edebilir. Fakat Dolunay’ın dispozitorü Güneş ‘in Gienah etkisinde olması , karmik doğrultuda bir hak edilmişlik var ise ve bir şans elde ettiysek doğru kullanımı konusunda bizleri uyarmakta. Bunun yanı sıra Gienah , duygusal hassasiyeti arttırabilir. Bu dönemde bilinçaltına itilmiş ve bizleri zehirleyen konular da gündeme gelebilir. Dolayısıyla , Dolunayda bu sabit yıldızların enerjisi olabildiğince doğru ve temkinli kullanılmalıdır. Haritada Mars ve Venüs’ün Oğlak burcunun 16. derecesinde partil kavuşumda bulunması ve Uranüs’e üçgen açıda bulunması ani başlayan ilişkilerin ve hızlı alınan kararlara sebep olabilir.Ortak kazançlar, miras, nafaka, borç, alacak, ödemeler gibi tüm finansal konularda dönüşümler yaşanabilir.

Anın yükseleninde Başak burcu vurgusunun bulunması özellikle Türkiye gündemi açısından,toprak, vatan,taşınmaz varlıklar, araziler ve çiftçiler ile ilgili konuları gündeme getirebilir.Güçlü yağışlar görülebilir. Bunun yanında önümüzdeki on beş gün sağlık konuları ön planda olacaktır.Toplumsal olarak halkın sağlığıyla ilgili devlet yöneticilerinin alacağı önemli kararlarla karşılaşabiliriz. Sorumluluk ve iş yükü artacaktır. Yeni projeler, planlar, çalışma koşullarında değişimler meydana gelebilir. Ekonomik olarak yeni bir zam dalgasının daha yolda olduğunu belirtmekte fayda var. Özellikle elektrik faturaları konusu daha büyük bir sorun haline gelebilir.

Dış ülkelerle ilgili konularda , dini söylemler ve destek verici ani çıkışlar gündemde olacaktır. Dünya genelinde , savaş çanlarının daha güçlü çaldığını ve liderlerin kendilerini adeta kendilerinifeda ediyomuşcasına ulusları adına karar aldıklarına şahitkil edeceğiz. Fakat bu dönemde alınan kararlar ulus çıkarları adına değil ekonomik politikalar için alınacaktır. Türkiye gündemine döndüğümüzde dolunay derecesi hazine ve maliye bakanlığını gündeme taşıyabilir. Spekülatif piyasalarda sert hareketler görülebilir.

Başta söz ettiğim gibi ,an haritasına güç zehirlenmesi ve doğuracağı sonuçlar doğrultusunda baktığımızda ; Hubris’in Koç burcunun 3. derecesinde , haritanın yedinci evinde bulunduğunu görmekteyiz. Dispozitoru Mars, Asteroid Ate’nin yöneticisi (haritanın sekizinci vinde konumlanıyor) Venüs ile partil kavuşum halinde Uranüs’e üçgen açıda bulunmakta.Bu durumda , libido doğrultusunda ani başlayan ilişkilere şahit olabileceğimizi söyleyebiliriz. Fakat Ate ,direkt olarak gafleti anlattığından problem de tam olarak burada başlamakta. Jupiter’in yedinci evden desteği duyguların büyük yaşanmasına sebebiyet verebilir ve yıkılmaz olduğunu varsayabiliriz.Fakat , Venüs ve Mars’ın dispozitorü Satürn’ün Uranüs ile olan zorlu konumu kalıcılık konusunda zorlayabilir.Aynı zamanda Nemesis’in Merkür birlikteliğiyle, beşinci evden uranüs’e olan karesi de işleri zorlaştırcaktır.Arkadaş çevresi,yakın akraba ya da kardeşlerden kaynaklı sorunlar bu dönemde ani söylemlerle bize ayna olarak fazla özgüvenin yararsız ve zararlı olacağını hatırlatabilir. Bu doğrultuda kendimizle sert yüzleşmeler yaşayabiliriz.

Bu dönem vaka sayıları artabilir. Kalp, dolaşım sistemi, tansiyon, sırt ağrıları, kas ve eklem ağrıları görünür olabilir.Alfard sabit yıldızı kalp hastalıkları, kapakçık hastalıkları ve kalbin alt bölümleriyle alakalı hastalıkları tetikleyebilir. Bu nedenle kalp chakrasına yönelik enerji çalışmaları için uygun bir süreç olarak nitelendirebiliriz.

1 ŞUBAT 2022: KOVA BURCUNDA SATURNYEN YENİAY

Zor enerjilerin hakim olduğu bir aya giriş yapmış bulunmaktayız.1 Şubat 2022 saat 08.45’te hava grubunun sabiti evrensel bir burç olan Kova burcunun 12. derecesinde , Uranüs kareli ve Satürn kavuşumlu bir Yeni Ay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde yine Kova burcunun 27.derecesi bulunuyor.

Deneyimleyeceğimiz Yeni ay’ın ana teması özgürleşmek olacak. 2021’de meydana gelen (Ocak, Şubat, Mayıs, Haziran ve Aralık aylarında) Satürn/Uranüs etkileşimini tetikleyecek. Dolayısıyla o dönem yapageldiklerimiz üzerinde de söz hakkına sahip olacak.Bu etkileşim ; eski ve kemikleşmiş yapılardan sıyrılmayı, yeniye adapte olabilmeyi, devrimleri, büyük değişimleri işaret eder. Geriye dönüp baktığınızda , 2021’de hayatımızda hangi alanlarda büyük değişimler yaşıyorduk? Gerçekletirebildiklerimiz ya da yarım kalan süreçlerimiz nelerdi? Bunları tekrar ele alma zamanı.Yeni Ay’dan bahsediyorsak pek tabii bu süreçler yeni yapılandırmalar ile karşımıza çıkacak. Bazı konularda tek engelin kendimiz olduğunun farkına varacağız.Sorgu mekanizmamız en üst düzeye çıkacak.Sürecin sonunda ise Jose Saramago’nun Körlük kitabını noktaladığı cümle gibi “Kör olmadık,biz zaten kördük” diyeceğiz.

Kova yeni aylarında , toplumla birlikte (kolektif bilinç) diye kalıplaşmış bir fikir hakim olsa da bu yeni ay süreci daha farklı çalışabilir. Öyle ki ; an haritasında bütün gezegenler haritanın sol tarafında toplanmış durumda. Dolayısıyla; yine Kova enerjisini absorbe etmeden yani bütünün yararı için bireysel adımlar atmaktan çekinmeyeceğimiz bir süreç içinde olacağız. Mantık kavramını ve analitik zekayı çok daha güçlü şekilde ön plana çıkarmaya çalışacağız. Yine kararlarımızda objektif olmaya çalıştığımız dönem olsa da Merkür retro hareketine devam ettiğinden ,daha sona vazgeçmemek adına kararlarımızı sorgulamakta fayda var.

An haritasına detaylı olarak baktığımızda ;

Yeni Ay’ın Kova burcunun 12. derecesinde oluştuğunu ve Eta (n) Capricornus Takımyıldızı üyesi Armus Sabit Yıldızından etki aldığını görüyoruz.Kabalistler tarafından bu takımyıldız İbranice Yod harfi olarak betimlenir. Batlamyus’un gözlemlerine göre ; Oğlak takımyıldızında göbek ve sırt bölgesine düşen sabit yıldızlar Merkür ve Mars karakterindedir. Armus ,iletişimde istikrarsızlık,bayağılık,uyumsuzluk ,utanmazlık getirebilecek etkilere sahipken çekişmeli bir tabiat verir.

Dispozitör Saturn’un yeni ay derecesine kavuşumu ve bu stelyumun Uranüs ile olan sert açılanması ani kararları destekler nitelikte.Sosyal ilişkilere çekidüzen vermek, işe yaramayan ilişkileri sonlandırmak, arkadaşlık ilişkilerimizi gözden geçirmek bizim açımızdan önemli olacak.Tüm bunlar olurken iletişim dili büyük önem arz ediyor.

Konu Kova olduğunda sinir sistemimiz çok hassas hale geleceğinden ,uyku düzeninde büyük dengesizlikler yaşayabiliriz. Uranüs’e olan açılanma , bizleri sürekli meşgul bir zihin ile başbaşa bırakacağından dikkatli olmamız fayda sağlayacaktır.

Bunun yanında ; Left cruciate ligaments: Sol haç şeklindeki bağ dokuları, Right-left tibial artery (Rheumatic fever): Sol-Sağ tibyal arter. (Kaval kemiğine ait damar) ,Lymph vessels of right lower leg: Sağ alt bacak lenf damarları,Lymph vessels of left lower leg: Sol alt bacak lenf damarları,Spinal nervous system: Bel kemiğine ait sinir sistemi,Spinal nervous system (chronic glomerulonephritis): Bel kemiğine ait sinir sistemi,Kronik böbrek iltihabı da ortaya çıkmaya meyledebilir. Çarpılmalara karşı da dikkatli olunmas gereken bir süreç

Merkür’ün geri hareketine devam ettği süreçte Plüton ile kavuşumu ve Neptün ile olan uyumlu açısı ise enerjiyi biraz olsun iyileştirmeye yardımcı olabilir.Bu dönem,olayların gidişatını değiştirmek adına baskıcı ve gelenekçi bir tutum takınmamız olasıdır. Fakat , dispozitorü Satürn’ün, demin de bahsettiğim gibi Uranüs ile olan açısı şifalanma sürecinin ani ve yıkıcı olaylarla ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nasıl olabilir derseniz…

Evrende her şey benzeriyle tedavi edilir. Örneğin Homeopatide bir kür hazırlanacaksa ,o hastalığın benzeri içerikte olur. Ya da bir yeriniz yandığında ,oraya buz koymanızın nedeni aslında orayı yenıden yakıp dağlayarak iyileşmesine vesile olmaktır. Ama buz yakmaz derseniz hatırlatmak isterım , Dante de İnferno’sunda cehennemin en alt katını buz olarak tasvir etmiştir.

Retrodan henüz çıkan Venüs’ün, Mars ile yakın konumu /üranus üçgeni ve Apex’inde Jupiter’in bulunduğu açı kalıbı özellikle 4 Şubat sonrası yeni başlangıçlar adına şansları destekle nitelikte. Hislerimizi eyleme dökmek adına adımlar atmak için daha olumlu bir süreç olabilir. Bildiğiniz üzre Şubat ayının ortalarından itibaren Jupiter ve Neptün kavuşumunun iyicil /şifalandırıcı enerjisini yavaş yavaş deneyimlemeye başlayacağız. Aynı zamanda Venüs ve Mars da yakın zamanda Oğlak burcunda kavuşum gerçekleştirecekler. Bu etkiler az da olsa umut verici olarak değerlendirilebilir.

Bu süreçte ; yeni akımlara, yeniliklere, icatlara, yeni teknolojilere, uzaya, astrolojiye dair pek çok bilgiyi yakından takip edebiliriz.Denemediğimiz bir şeyi denemek -örneğin imajımızı değiştirmek ,çok farklı bir hale getirmek- çekici hale gelebilir.Marijinal gruplar ,hak ve özgürlükler konusunda daha hassas davranabiliriz. Yine sanat dünyasında bu tip konular tekrar gündeme gelebilir.Gündemdeki konulara yapılan yorumlar sınırları zorlayabilir. Skandallar ,sırlar ,ölüm oranlarına dair gerçeklikler ortaya çıkabilir.

Dünya açısındansa, bilimsel gelişmeler, uzayla ilgili yeni keşifler olmasını bekleyebiliriz. Bunun yanı sıra grevler, isyanlar, iş bırakmalar söz konusu olabilir. Retro bir Merkür olduğundan, ulaşımda sorun yaşanabilir. Bu yeniayda elektrik kesintileri, enerji kaynaklı sorunlar meydana gelebilir.

Ülkemiz açısından baktığımızda ;Ekonomik anlamda yeni bir sürece girdiğimizi belirtmek isterim.Yeni kararlar uygulamaya konulacaktır. uzay, teknolojik yatırım, dijital para, özgürlük, insan hakları ve grev gibi konular ön planda olabilir. Bu dönemde tutuklanan ya da gözaltına alınan kişiler tepkilere yol açabilir. Krediler, borçlar, faizler, zamlar çok fazla konuşulabilir.Özellikle , elektronik ürünlere ciddi zamlar gelebilir. Ekonomik konularda,ürün satışlarında,sosyal mekanlarda kısıtlamaya gidilebilir.

Dijital parayla ilgili önemli gelişmeler söz konusu olabilir. Dijital para yatırımcıları için Yeni Ayı takip eden ilk 10 gün ve 30 Nisan’da meydana gelecek olan Uranüsyen Güneş tutulması kazanç sağlayabilir. (30 Nisan öncesi-sonrası 15 gün dahil)

Yine Jose Saramago’nun Körlük kitabından bir alintiyla sonlandıralım … “Utanma duyguları eksik olduğu için kursaklarını dolduranlar hep olmuştur.”

18 OCAK 2022 : YENGEÇ BURCUNDA PLÜTONYEN DOLUNAY

18 Ocak 2022 Türkiye saatiyle 02.48’de , su grubunun öncüsü Yengeç burcunun 27. derecesinde kaotik durumları ve dolayısıyla dönüşümü körükleyen bir Dolunay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Akrep burcunun 11. derecesi bulunuyor. Dolunay derecesi ise Procyon sabit yıldızından etki alıyor.

Yengeç burcu ,ruhsal bilincin maddi vasata indirilmesinden sorumludur.Yaşamsal döngüleri başlattığında,ruhsal bilinci maddeye bağlar.Bu alan kolektif bilincin maddi alemine giriş olarak değerlendirilir. Yengeç, zodyaktaki insan kapısıdır. Orion’dan gelen enerji bedenlenerek madde aleminde tezahür eder. Ancak bu maddi planda yer bulabilmek için kök salmak gerekir. Bu nedenle başlıca yuva kurmak,muhafaza etmek,beslemek gibi dişil enerjileri yansıtır.Ancak , bir yandan kolektif bilincin yeryüzüne tutunmasına hizmet ederken , diğer yandan ruhsal düzlemle olan kuvvetli bağlantısı bizleri spiritual tarafa çeker. Bu enerji ile başa çıkmayı öğrenemediğimiz taktirde dağılmaya yol açar. Yengeç burcunda yine Plütonik bir Dolunay deneyimlemiştik.

13 Ocak 2021’de yani aksın karşısındaki Oğlak burcunda yine Plütonik bir Dolunay deneyimlemiştik.

Bildiğiniz gibi Yengeç burcu’nun asıl yöneticisi Ay’dır.Kabaca bir tanımlama yapacak olursak Ay ; duyguları,hormonları,anneyi,erkek haritalarında eşi,su ve sıvıları,kız çocuklarını,aileyi,vatanı ve evi,nostaljiyi,vintage ürünleri,anıları ve spititual konuları sembolize eder. Aynı zamanda kozmik biliç yani ilahi zekadır. Metali Gümüştür.

Örneğin; Ezoterik uygulamalarda Gümüş’ün suya atıldığında onu antibakteriyal hale getirdiği ,temizlediği düşünülür. Aynı zamanda vücuttaki sıvı ve hormonal dengeyi sağlamak açısından da bu tip uygulamalar kullanılır.Yine zümrüt ve ay taşları da bu gezegen için kullanılır.Bunun yanında Yengeç Kuzey’i temsil ettiği gibi, doğum,ana rahmi, mezarlıklar,hemşirele ile de ilgili bulunur.

Al Buruni’ye göre ibadet yerleri de Yengeç tesiri altındadır.Biz buna kutsal emanetleri de ekleyebiliriz.

Ebu Ma’şar ve Guido Bonatti’ye göre ; Azerbaycan , Çin , Doğu Horasan , Ermenistan bu burcun tesiri altındadır. William Lily ise ; Amsterdam ,Cenova,Cezayir,Hollanda,istanbul,İskoçya,Milano,Venedik,Tunus, Kuzey ve Batı Afrika gibi yerlerin bu burç tesiri altında olduğundan bahseder.

Yengeç burcunda Dolunay fazına geçtiğinde ise duygular zirveye taşınır.Sonuçlanması gereken meseleler daha güçlü vurgulanır.Yukarıda bahsi geçen tüm konular daha belirgin hale gelir ve bir sonuç beklenir.

Gelelim an haritasının aldığı etkilere ;

An haritasında Dolunay Yengeç burcunun 27. derecesinde oluşuyor ve Procyon sabit yıldızından etki alıyor.Procyon gökyüzünde Sirius’dan sonra görebileceğiniz en parlak ikinci yıldızdır, Canis Minör’ün alfasıdır. Burada önemli olan konu ise Ay’ın Procyon etkisinde bulunma halidir. Çünkü , Ay buraya geldiğinde sağaltım ve şifa çalışmaları yapılır.  Procyon’un diğer ismi Rümeysa yıldızıdır. Al Shi’ra, al Shamiyyah diğer ismi Kabalistik anlamda Rachel, Razriel denilen melekle alakalıdır.

Fakat , mevcut Dolunay Oğlak burcunda transit eden Güneş Plüto kavuşumundan karşıtlık alacağından bu etkiler zorlayıcı çalışabilir. Yani , öncesinde çok şiddetli bir yıkım veya ruhsal/bedensel bir dağılma ile gelen şifadan bahsedebilir.Nitekim , çoğu Okült çalışma da zaten kişiyi öncesinde zorlar. Negatif ve pozitifin dengelenmesi esnasında, negatif fazlalığı atılırken örneğin ; bir çalışma yapmaya başladığınızda mide bulantısı,aşırı ağlama ve gülme isteği ,diyare,kanamalar ,kasılmalar ve ya güçlü depresyonlar,sinir sistemi bozuklukları gibi bir çok yan tesir görülebilir.Bu normal olarak kabul edilir.Kukai ve reiki gibi aurayı temizleme ve kapatmaya yönelik çalışmalar için de uygundur.Bu dönem özellikle kız çocuklarına çok dikkat edilmelidir.

Türkiye gündemi açısından baktığımızda ,müttefik ülkelerinsöylemlerinin ve üzerimizdeki baskıların artacağından söz edebiliriz. Kadın hakları konusu tekrar yüksek organlarca gündeme gelebilir.Dini söylemlerin,din adamlarının,yurtların ve tarikatlerin,adalet sisteminin,vatan ve millet olarak birlik çağırılarının ön plana çıkacağı bir dönemdeyiz.Salgın bu süreçte tam gaz devam edecektir. Ülke olarak , Dünya arenasında çok konuşulacağımız bir süreçteyiz.

Oğlak burcunda retro hareketine devam eden Venüs’ün ,Uranüs ve Part of Fortune ile kurduğu üçgen açı ani gelişecek olayları işaret edebilir. Geçmişte bıraktığımızı sandığımız ilişkiler tekrar gündemimizde yer bulabilir. Venüs Oğlak burcunda aynı zamanda finansal varlığı da gösterdiğinden kaybedilen ya da borç verilen bir paranın geri dönüşümü yaşanabilir. Ani bir satın alma fırsatı doğabilir ya da miras konuları gündeme gelebilir. Venüs’ün dispozitorü Saturn’un Kova burcunda retro hareketine başlayan Merkür ile birlikteliği ve Uranüs’e uyumsuz açısı iletişim dilinde sert tutumlara sebebiyet verebilir. Merkür’ün tek başına Saturn ile birlikteliği astrolojik dilde depresyon olarak nitelendirirken, bir de retro konumda olması ve Uranüs’e sert açısı ani çıkışlara sebebiyet verebilir.Merkür Satürn kavuşumu işitme ve hafıza sorunları, yaşlılarda alzheimer belirtileri ve kemik ağrılarını da getirebilir.

Dolunay anında Akrep burcunun yükselmesi (Via combusta) ve dispozitorü Plüton’un yaşam enerjimizi temsil eden Güneş ile kavuşumda olması ilişkilerimizde egoyu, nemrutluğu, katılığı ve acımasız davranışları bırakmaz isek büyük kayıplar yaşayabileceğimizi gösteriyor. Her zaman ketum bir tavır takınmak bu dönem yeterince güven sağlamayabilir. Israrcı olmadan kartları açık oynamak, tüm duyguları ortaya sermek ve sorunların merkezine inmek gerekebilir.Bu nedenle bilinçaltına yönelik çalışmalar için de oldukça uygun bir dönemdir. Akrep burcunun bir diğer yöneticisi Mars’ın Yay burcundaki transiti ve Neptün’e kare açısı bu dönemin hayal kırıklıklarına,aldanma ve aldatılmalara da açık olduğu konusunda bizleri uyarmakta.Bu enerji altında ; sonradan pişman olmamak adına pembe gözlüklerimizi çıkarıp,gerçekçi olarak bakmamız isteniyor.

An haritasında Güney Ay Düğümü birinci evde konumlanırken Kuzey Ay Düğümünü yedinci evde bulunuyor. Dolunay gerçekleştikten hemen sonra Ay düğümleri net olarak Boğa ve Akrep aksına yerleşeceğinden , yaşamımızda yepyeni sayfa açmasına vesile olabilecek adımları ifade edebilir. Sürpriz ilişki başlangıçları, ilişkilerdeki skandalların ortaya çıkması, evlilik dışı ilişkiler, zengin kızın fakir oğlana gönlünü kaptırması, sevdiği için ailesini terk edenler, sırf çocuk sahibi olmak için yapılan evlilikler, evlenip işini gücünü bırakan insanlar gibi dramatik hikayeler duyabiliriz.

Küçük bir hatırlatma; Her şeyi yoluna koyduğunuzu düşünürken, Venüs’ün Lucifer pozisyonda olduğunu unutmamamız gerekiyor. Bu süreçteki her etki , 29 Ocak döngüsünde tepki olarak dönebilir.

Natal haritamız doğrultusunda , her ne yaşıyor isek sorunların temelinde geçmişin ayak izlerinin olduğunu bilmemiz gerekir. Varlık sahasında önümüze sunulan dönüşüm fırsatlarını değerlendirdiğimizde muhteşem bir dönüşüm fırsatı ile karşılaşabiliriz.Keskin bir yol ayrımında kendimiz için en olumlu kararı vermek yine bizlerin elinde.Yeter ki , yaptıklarımızın sorumluluğunu alabilelim . Gözlerimizi bakan değil gören şekilde açıp,duyduklarımızı işitmek yerine idrak edebilelim.

2 OCAK 2022 : OĞLAK BURCUNDA URANÜSYEN YENİAY

2 Ocak 2022 Türkiye saatiyle 21’35’de Toprak grubunun öncüsü Oğlak burcunun 12.derecesinde Nunki sabit yıldızı tesirinde bir yeni ay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Aslan burcunun anaretik 28. derecesi bulunuyor ve şans noktası yükselen üzerine konumlanmış durumda.Dolayısıyla , yeniay haritası üzerinden Athla çemberi hesaplamasını kolaylıkla yapmak da mümkün.Aynı zamanda , yükselen kraliyet yıldızı olan Regulus tesiri altında.Bu Yeni Ay aynı zamanda etkisi 2025’e kadar sürecek bir dönemi başlatıyor.

Yeniay haritasında gözümüze ilk çarpanın Toprak grubundaki elementsel baskınlık olduğunu görüyoruz.Ezoterik bakış açısına göre Toprak,bir element değildir ve diğer üç elementin birleşiminden ortaya çıkmıştır.

Klasik bakış açısında; sugibi pasif ve dişil nitelikli olup, dört unsurdan en yoğun, katı ve sabit olanıdır. Bilindiği gibi insanların, beslenme kaynaklarını edindikleri ana unsur topraktır. Pek çok inanışın yaratılış bahsinde insan vücudunun yaratılışında kullanılan madde toprak olarak geçer, insanlar ölünce de vücutları yine toprakla bütünleşir. Sümer mitlerinde Enki’nin Adamu’yu oluşturmasında kil kullandığından bahsedilir.Bu nedenle, inanışlarda doğurganlık ve analık nitelikleriyle belirtilen toprak (Gaia), toprak sembolü, inanışlarda genellikle maddeyi, fiziksel bedeni, tezahür alemi denilen maddi alemi simgeler.Toprak’ın Tatvası (semboliği) karedir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay’ın Nunki Sabit Yıldızı’ndan etki aldığını ve Oğlak burcunun 12. derecesinde konumlandığını görüyoruz.Oğlak burcu sabitleri önemli sabitlerdir. Bu sabitlerin en önemli özelliği, Satürn tarafından yönetiliyor olmalarıdır. (Dolayısıyla yeniay yöneticisi Satürn) Hırs ,disiplin,mücadele gücü verirler.

Deneyimleyeceğimiz Nunki (bir alfa olmamasına rağmen )etkisindeki Yeni Ay, şans faktörünü yaşamlarımıza taşıyabilir. Yeni ay’ın natal haritamızdaki yerleşimine göre ani etkilerini hissettirebilir.Üstelik , Yeni ay derecesinin Uranüs’e trinesi ani gelecek fırsatlarla karşılaşmamızı sağlayacaktır.Fakat , bu şans ani geldiği gibi aniden ellerimizden de kayıp gidebilir.Bildigimiz gibi şans diye adlandırdığımız kavram aslında eszamanliliktir.Dolayısıyla , her ne ile karşılaşırsak karşılaşalım,bu zaten zaman içinde var olmuştur .Bizim bunu idrakimiz ise belirli göksel konumlanmalar vasıtasıyla meydana gelir. Ne ile karşılaşırsak karsilasalim ,ciddiyet ve sorumluluk bilinciyle yaklaşmamız önem arz edecektir.

Yeni ay yöneticisi Satürn’ün Mars’tan aldığı altmışlık açı kontrollü biçimde gayret sarfedebileceğimizi göstermekte. Enerjimizi pratik bir biçimde olumlu şeylere kanalize edebiliriz. Bunu yaparken başkalarına antipatik gelebilme ihtimalimiz olsa bile koşulların kalıcı olarak değerlendirilmesi adına uygun bir etki olduğunu söyleyebiliriz.Yine Satürn’ün Uranüs ile uzaklaşan karede bulunması kalıpları yıkmak adına eylemde bulunmaya devam edebileceğimizi belirtmekte.

Uranüs’ün yöneticisi Venüs’ün de Oğlak burcunda retroda bulunması ve Plüto ile kavuşumu ihtiraslı yanımızı destekleyebilir. Retro Venüs ve Plüton birleşiminin oldukça dramatik olduğu doğrudur. Ancak , bu açı gokyuzunde varlığını sürdürürken hissettiğimiiz tutkuları bir şeyler üretmeye odaklarlarsak açının kötücül yanlarını telafi ederek başarılı olabiliriz. Venüs ve Plüton birlikteliği, yasak meyveyi tatmak, tabuları yok saymaktır.Aldatma,saplantılı,gizli aşklar yaşanabilir.Geçmişteki ilişkilere takıntılar oluşabilir ve geri dönme isteği görülebilir.Buradaki birlikteliğe Merkür’ün kavuşumu , arzularımız için sert bir iletişim dilini tetikleyebilir.Bu dönem güç savaşlarından uzak durulmalıdır.Kad üçgeni ise ilerlememiz gereken yoldaki zorlu engellerin enerjisini bir nebze de olsa sağaltabilir.

Bu açılar altında , kendi ruhsal yaralarımızla yüzleşmemiz ve gölge yönümüzün özellikleri ile aydınlık yönümüzün özelliklerini birleştirilmemiz gerektirdiği vurgulanmaktadır.Böylelikle, yenilenebilir, güçlenebilir ve kişilik bütünlüğüne ulaşabiliriz.Yine bu süreçte, sinir sistemine dikkat etmek gerekir. Venüs Plüton entegrasyonu; “temkinli olmak ve cesur olmak” arasındaki hassas dengeyi içeren bir süreçte ortaya çıkacaktır.

Mecazi düzeyde, bu süreç roman yazarlarının “Anahtar an” veya “Anahtar olay” diye adlandırdıkları kavramla paraleldir. Aynı şekilde, ilişkilerde de bir “Anahtar an” vardır. Anahtar an; katılımcılardan birinin veya her ikisinin sevme kapasitelerine zarar vermiş gizli bir yarayı açığa çıkardığı veya kabul ettiği andır. Bu sayede, sembolik anlamda bilinçaltı kendini ortaya çıkartır ve iyileştirmesi umuduyla kendini sevgiliye sunar. İdeal durumda; sevgili tarafından alınır, anlaşılır, içselleştirilir ve sonra dönüştürülmüş olarak geri verilir.Bu konumlanmalara Neptün’ünsekstil açısı içselleştirme adına yarar sağlayacaktır.Daha önce de bahsettiğim gibi, gökyüzündeki toprak elementinin yoğunluğu mantık çerçevesinde kalmamızı sağlayacaktır.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus aslında sanal bir gösterge olan Lilith’in Yeni Ay derecesine contra-antician çalışmasıdır. Adem ile aynı özden yaratıldığı ifade edilen Lilith, Eski Ahit’te bahsedildiği şekliyle ,Adem ile yaradılışından sonra bireysellik ve dolayısıyla itaatsizlik kavramının ortaya çıkmasına neden olan figürdür.

Tevrat’ta açıkça yer almamasına rağmen; birçok Yahudi dinî kaynağı 2. Bab’da sözü geçen Havva’nın Âdem’in başka bir karısı olduğu, birinci babdakinin ise ilk karısı olan Lilith olduğuna inanır.Ezoterik birçok kaynak bunu destekleyen görüştedir ve soyu devamlılığı süresince anlatır.

İbranilerin eski inanışına göre Lilith, Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdem’in kendisine eşit olduğu görüşündedir. Âdem’le birlikte olmayı şiddetle reddeder. Adem ısrar ettiğinde ise büyü ile kaçar ve onu terk eder. Melekler geri getirmek için Lilith’i bulur ama kendisi Kızıldeniz canavarı (yılan) Livyatan ile birlikte olduğundan 100 den fazla farklı soydan çocuğu olduğunu, bu nedenle artık Adem’e sadık olamayacağını bildirir. Bu arada tanrı Lilith’i durdurmak için üç melek gönderir.

Melekler Lilith’e eğer geri dönmezse her gün bir çocuğunu öldüreceklerini söylerler ve geri dönmediği, Tanrıya ve Adem’e itaat etmediği her gün için bir çocuğunu öldürürler. Bunun üzerine Lilith, Âdem ve Havva’nın soyundan gelenlerin çocuklarını öldürmeye başlar. Rivayete göre, erkekleri doğduktan 8 gün, kızları ise 20 gün içinde öldürmeye çalışır. Bugün dünyada var olduğuna inanılan bazı soylar ( anti madde -görünmeyenler alemi) Âdem ve Lilith’in ve Tuval Kabil eşi Naama’ın birlikteliğinden meydana gelmiştir. Âdem ve Havva’nın sınırlı hayat ile lanetlenmeden önce, cenneti terk ettiğinden ölümsüzdür. Kötü ruh olarak kalmıştır.

Ek bir bilgi olarak ; Süleyman’ın mabedinde ahit sandığının üzerindeki iki melek ile “Kutsalların kutsalı” odasındaki iki büyük melek, İbrani mitolojisine göre Livyatan’ın (deniz canavarı) iki eşidir. Böylece kutsal odadaki hapis ile dünyaya düzen getirmiştir diye bahsedilir.

Dolayısıyla scarlett woman,lilith,inanna ya da Albız iblisi gibi sıfatlarla anılan bu enerji Astrolojik olarak reddetme ,terketme ,saf kötülük ve intikam konularına da değinebilir.İkizlerdeki yerleşimi dediğim dedik tavırların önünü açacaktır. Yöneticisinin Plüto ve Venüs ile birlikte uzak orbda da olsa konumlanması (Kova) bu dönem cinsiyet ile ilgili görsel ve yazılı medyada sert söylemleri ön plana taşıyabilir.Dünya üzerindeki trendler bu şekilde yönlendirilebilir.Satürn ile açılanması kalıcı düzen için çaba harcayan bir enerjiyi destekleyebilir fakat ölçü dahilinde kalmasını da sağlayabilir. Lilith’in Balık’taki Neptün ile açısı ise ; sanat faaliyetlerindeki yansımaları daha da belirginleştirecektir.

Konumuz geri döndüğümüzde,maddi takıntılar bu dönemde üst seviyeye çıkabilir ve para ile ilgili tartışmalar yaşanabilir. Bireysel ve toplumsal şartlarda eşitliğe dair konuşmalar ön plana çıkabilir.Ülke gündemi açısından , diğer ülkelerden gelecek maddi yaptırım kararları,ekonomideki ani hareketler gündeme gelebilir. Altının ani yükselişine şahit olabiliriz.Dini ve gelenekçi söylemler ön plana çıkabilir.Mars ve Neptün’ün orb aralığının daralması ile ve kapanan karede bulunması salgın koşullarını zorlaştırabilir ve vaka sayılarını arttırarak sağlık sektörünü zora sokabilir.Özellike 7 Ocak 2022’den sonra zorlu süreçlerle karşı karşıya kalınabilir.

Bu haritayı bir Athla çemberi gibi düşündüğümüzde ise ,şans noktasinin regulus ile kavuşumu verilen sanslarin (özellikle ekonomik ve sosyal bağlamda) doğru kullanılması gerektiğinin altını çizmekte .Bu dönem verilen güç (ülke gündemi açısından askeri güç olarak düşünülebilir ) ya da kazanılan zafer karşısındaki kibirli söylemler Regulus’un filtresine takılabilir ve bir kraliyet yıldızı olarak bedel ödetebilir.Bireysel olarak da güç gösterilerinden ve kibirden uzak kalmak fayda sağlayacaktır.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın