28 TEMMUZ 2022 : ASLAN BURCUNDA YENİ AY

28 Temmuz 2022 , saat 20.55’te Ateş grubunun sabiti , bireysel bir burç olan Yang polarite Aslan burcunun 5. derecesinde bir yeni ay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Kova burcunun 17. derecesi bulunuyor. Yeni Ay’ın Sabian sembolü : Tutucu eski moda bir kadına karşı çıkan bir hippi kız olarak karşımıza çıkıyor. Aslan burcunun 5. derecesinin ezoterik anlamı ise ; bireysel ve kendine güvenen , içe dönük fakat enerjik , mükemmelliyetçi , kendi yeteneklerini fazla önemseyen gibi betimlemeler içeriyor.

Aslan Yeniay süreçleri , bireysel başlangıçlar yapmaktan korkmadığımız süreçlerdir. Yine bu süreçte ego kavramı parlayarak ön plana çıkar. Hatta, Narsizme varan büyük egoları sahnede izleriz. Çünkü, Güneş Aslan burcunda kendi tahtında oturur ve Ay’ı hükümdarlığı altına alarak kraliçesini kutsar. Kimlik çatışmalarının en fazla görüldüğü dönemlerdir.

Bu yeniay süreçi Solar Plexus (Güneş sinirağı) veya Manipura dediğimiz chakrayı doğrudan etkiler çünkü entellektüel farkındalık , ego yansımaları, başarılar ,irade , hayati enerjiler ,kontrol ve kendimiz olma özgürlüğü , içgüdü ve “Olma” hali yine bu chakra ile ilişkilidir .

Göbek deliğinin arkasında yer almaktadır ve buraya (eril enerjinin doğurganlık alanı) karanlık rahim bölgesi de denir. Bir üretim isteği , yaratım enerjisi taşır fakat bu enerji kalp chakrasıyla dengelenerek kullanılmadığında sadece primal dürtleri ön plana çıkarır. En önemli görevi kök ve pelvis chakra merkezlerinin isteklerini ve arzularını özümsemek ve arındırmaktır. Ancak, özümseme ve arınma tamamlandıktan sonra üst düzeylere ulaşılacak spiritüel enerjiye sahip olunabilir. Günümüzde çoğu insanın Solar Plexusus dengesizliği vardır ve bunun asla farkına varmazlar .

Freud , 1933’te Psikanaliz Üzerine Yeni Giriş Dersleri kitabında, id ile ego arasındaki ilişkiyi bir at ve binicininkiyle karşılaştırır. At, id’i temsil eder, ileri hareketi harekete geçirecek enerjiyi sunan güçlü bir kuvvettir. Sürücü ise, egonun gücünü bir hedefe yönlendiren yani yönlendirici güç olan egoyu temsil eder.Ancak Freud, bu ilişkinin her zaman planlandığı gibi gitmediğini belirtir. Daha az ideal olan durumlarda, bir binici, atının gitmek istediği yöne gitmesine izin verirken, sadece gezinti boyunca kendini bulabilir. At ve binicideki gibi, id’in primal dürtülerinde egonun kontrol altında tutulması için bazen çok güç olabilir.

An Haritasına baktığımızda ;

An haritasında Aslan burcunun 5. derecesinde oluşan yeniay Praesaepe sabit yıldızından etki alıyor ve haritanın altıncı evde konumlanıyor. Aynı zamanda haritanın ikinci evinde oluşan durağan Jupiter ile üçgen açı içerisinde bulunuyor. Oldukça güzel olan bu açılanmanın enerjisel yansıması başlıca büyük umutların yeşermesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu defa ,çok fazla emek sarfetmeden deyim yerindeyse önceden hak ettiğimiz bir hediyenin kucağımıza düşmesi halini deneyimleyebiliriz. Kendimize güvenimiz artabilir , oldukça cömert davranabiliriz. Yaratıcı yeteneklerimiz ve sevme – sevilme isteğimiz üst boyuta çıkabilir. İş konusunda şanslı başlangıçlariz yapılabiliriz veya beklediğimiz haberlerler gelebilir. Bunun yanında sosyal çevremizde değişikliğe gitmek için oldukça ideal bir süreçtir. Yeni bir ben yaratma arzumuz burada devreye girebilir .

Burada önemli olan egosantrik davranışlardan uzak kalmak olacaktır. Çünkü ateş grubunda oluşan bu üçgen açı , fazla özgüvenin gereksiz olduğunu hatırlatabilir.

Haritada yeniay derecesine yakın konumlanan ve paralel çalışan Merkür ise Merach Sabit Yıldızı etkisinde bulunuyor ve DSC ‘de konumlanıyor. İşte tam bu noktada , emir kipiyle ilişki yönetmeye çalışma durumu oluşabilir .Fakat , yöneticiliğinin altında da bir özgüvensizlik yatabilir. Öfke kontrolü iyi yapılmalıdır ve ikili ilişkilerde , karşımızdaki insan bize bir şey yapmaya mecburiyetindeymiş gibi davranılmamalıdır . Zira, Merkür’e partil kare açıda bulunan Boğa burcundaki Uranüs ve Kuzey Ay Düğümü kombinasyonu buna ağır bir tepki ile karşılık verebilir.

Jupiter’in dispozitörü Mars’ın da dört derecelik orbla onlara eşlik etmesi öngörülemeyen , tutarsız ve oldukça kadersel olaylar ile karşılaşabilir ve ani kopuşlara sürüklenebiliriz. Yine bu enerji altında , maddi konulardaki sürtüşmeler olduça büyüyebilir. Riskli yatırımlardan uzak durulması gereken bir süreçtir. Satürn’ün yükselen derecesine yakın konumlanması ve Merkür’e karşıt açısı ile sevgi konusunda yetersizlik hissine kapılabiliriz ve daha fazlasını talep edebiliriz. Fakat , karşılığında ilişki içerisindeki “kişisel alanlarımız” hakkında başlıklar oluşabilir. Biz kavramı , ben kavramını gölgede bırakabilir ya da ikili ilişkilerdeki sorumluluklar kısıtlanma hissi verebilir ve tartışmalar oluşturabilir. T- karenin apexinde bulunan ve ay düğümlerine zorlu açıda bulunan Merkür ego ve kaprisi bir kenara bırakmamız gerektiğinin ve geçmiş ve gelecek dengesinin kurulması gerektiğinin altını çiziyor. İçimizdeki kontrol edilemez bir kızgınlıktan kurtulmamız gerekiyor.

Bu süreçte taşınma kararları da sekteye uğrayabilir. Ortaklıklarda ego çatışmaları görülebilir. Otorite figüreriyle tartışmalar yaşanabilir.

Yeni ilişki başlangıçları için de olumlu bir süreç olabilir. Sahiplenme dürtümüz tavan yaparken , Venüs’ün Chiron ile olan olumsuz açısı , sevginin bazı koşullara bağlı olduğu fikrine sürükleyebilir. Sırf kendimiz olduğumuz için sevilmeyi hak ettiğimizin bilincine varmamız , abartısız davranışlar sergilemeden ya da süslü laflar etmeden de bir ilişki yürütülebileceğini görmemiz gerekir. Çünkü , süslü laflar ederek , sahne önünde boy göstererek mental olarak şifalandığımızı düşünsek de bu ikili ilişkilere zarar verebilir. Bu gösteriş düşkünlüğünden uzaklaşmak gerekecektir.


Ülke gündemi açısından , Hazine ve Maliye Bakanlığı ön plana çıkabilir . Spekülatif hareketler görülebilir. Başta da bahsettiğim gibi riskten uzak durulmalıdır. Altın , bu süreçte yükselişe geçecektir. Bunun yanında , toplumsal hareketler artabilir. Eğlence mekanlarına ilişkin kısıtlamalar gelebilir ve bu tepki çekebilir. Mavi vatan konusu , denizler ile ilgilli konular ve hatta sert hareketlenmeler görülebilir.

13 TEMMUZ 2022 : OĞLAK BURCUNDA PLÜTON TESİRLİ DOLUNAY

13 Temmuz 2022 saat 21.37’de toprak grubunun öncüsü yin polarite Oğlak burcunun 21.derecesinde bir dolunay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Kova burcunun 11. derecesi bulunurken , Dolunayın Sabian Sembolü : Yenigiyi zerafetle kabullenerek karakterinin soyluluğunu açığa vuran bir general olarak karşımıza çıkıyor.

Herkes için oldukça çarpıcı sonuçlar doğuran Lilithyen yeni ay sürecinin on beş günlük etkisinden sonra , artık tamamlanma fazına gidiyoruz. Her ne oluyorsa olsun hepsinin nihai bir planının parçası olduğunun idrakini sağladığımız taktirde daha kolay bir süreç olacağının altı çiziliyor. Çünkü , bu dolunayda aktif görev alacak Plüton , oldukça büyük bir dönüşümle son noktayı koymaya hazırlanıyor. En son 17 Temmuz 2019 ‘da Oğlak burcunun 24. derecesinde yine Plüton’un baskın ve Satürn’ün tutulma dispozitörü olduğu bir Ay Tutulması deneyimlemiştik. Bu dolunayda ise , Plüton Ay ile altı derecelik orb ile kavuşum açısında bulunuyor ve haritanın 12.evinde konumlanıyor. Dolayısıyla an haritasında doğal bir altıncı ev vurgusu bulunuyor.

Astrolojide Plüton, takıntı verir, Uranüs gibi sadece dönüştürmez, yıkımla acı vererek dönüştürür; dönüşmeyeni öldürür, gizli düşmanlıkların, yeraltı zenginliklerin ve gizli olayların gezegenidir . Mottosu : “Yok etmek”dir. Çürümüş olanı atar. Çok büyük farkındalıklar yaratır ve bunu güle oynaya yapmaz. Çünkü , temelde Akrep enerjisini çalıştırır ve manipüle ederek , yıkarak dönüştürür.

Toplum içindeki gerginlikleri arttırır ve sembolize ettiği “Yangın yeri” prensibini çalıştırır. Zaten , artık oğlak burcundaki transitini bitirmeye hazırlanan Plüton ile başka bir gündeme hazırlık vardır ve yıkımla gelen dönüşüm söz konusudur. Plüton’un enerjisi kontrol edilemez. Bu nedenle , eski sisteme dair her şeyin burada bittiğinin idrakine varacağımız bir sürece merhaba diyeceğiz. Evet , Plüton aynı zamanda korkudur fakat insan ancak beş duyuyla deneyimlemediği şeylerden korkar ve sonrası artık özgürlüktür . Dolayısıyla , olmakta olana saygı duyup sadece teslimiyet göstermek , güç mücadelesinden kaçınmak olağan gidişatı rahatlatacaktır. Burada size tek tavsiyem yeni bir algı boyutuna geçişte , sistemdeki yeni enerjiye hızlı adapte olmanızdır.

Buna bir örnek verecek olursak , elinizdeki son kaleyi korumak adına savaşırken kullandığınız tahta kılıcın artık hiçbir anlamı kalmamıştır. Çünkü , karşınızda insansız hava aracı gibi son teknolojiye uyumlu donanıma sahip bir ordu vardır. Bu noktada , çöken imparatorluğunuzdan kurtaracağınız son kale size psikolojik yükten fazlasını getirmeyecektir. Kaybetmenin de bir onuru vardır ve köşeli olan her şey törpülenmelidir. Toprak elementinin tatvası karedir. Kare , maddi aleme dair her varlığı kapsar . Fakat , artık toprak elementi değil Hava grubunun dönemi başlayacaktır. Onun tatvası ise mavi bir yuvarlaktır. Bu nedenle , başta da belirttiğim gibi köşeleri yumuşatmak gereklidir.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay sabit Oğlak burcunun 21. derecesinde oluşuyor ve Dheneb Sabit Yıldızı’ndan etki alıyor. Haritanın on ikinci evinde konumlanan Ay’a , altıncı evindeki Güneş Merkür karşıt açıda bulunuyor. Ay’ın zararlı yerleşimde olduğu Oğlak burcunda bir dolunay meydana gelirken üstüne nam-ı diğer yer altı lordu yani Plüton’la kavuştuğunda duygusal tatmini zorlaştıracak gibi görünüyor.

Zira bastırdığımız istek, arzu ve öfkeyi örtbas etmek maksadıyla taktığımız maskenin altında zorlanmaya başladığımızı hissedebiliriz. Sevme ve sevilme ihtiyacı, bireysellik, zaaflar ve zayıflıklarımızın şimdi o kadar da yerin dibine saklanması gereken ayıp şeyler olmadığını düşünebiliriz. Huzur kavramını tekrardan sorgulayarak hayatta neyi neden yaptığımızı, yaptıklarımızın bir mecburiyet mi yoksa kişisel tercih mi olduğunu düşünerek radikal kararlar almamız olasıdır. Bu süreçte sırlar,atılan çamurlar ,yapılan kötülükler ortaya çıkabilir. Karma yani eylemlerin sonuçları güç savaşında kalmaya devam etmeye çalışan kişilere çok yıkıcı sonuçlar getirebilir. Oğlak burcunda gerçekleşen dolunay diğer yandan garanti olduğu düşünülen sonuçlardan pek de emin olmamamız gerektiğinin altını çiziyor. Dönüşümler dip katmandan başlayıp , bu süreçte yüzeye tırmanyor. Zaten “Kıyamet” diye tasvir ettiğimiz şey de tam olarak buna işaret ediyor. Kıyam yani uyanmak , ayağa kalkmak öncelikle büyük bir içsel yangın sonucunda potansiyelin farkına varılmasıyla başlayan bir süreçtir. Dolayısıyla , içgüdüsel uyarıları uzun zamandır dikkate almayan kişiler yakıcı durumlarla yüzleşmek zorunda kalabilir. Bu süreçte ailevi problemler,kayıplar ,otorite ile ilgili sorunlar ve baskılar gündeme gelebilir.

Dolunay 12. evde meydana geldiğinden bilinçaltındaki korkuları da ortaya çıkarabilir. Uyku kalitesi bozulabilir ve iç sıkıntları artabilir. Covid ve diğer salgınlar konusunda bu süreçte dikkatli davranılmalıdır. Dolunay’ın dispozitörü Saturn’un haritanın birinci evinde konumlanması ve Venüs ile olumlu açısı uzun süreli yeni ilişkiler için yeşil ışık yakıyor. Bunun yanında , ailemizdeki yaşça büyük kadın figürlerden destek almak için de olumlu bir süreç olacağını işaret ediyor. Venüs’ün dispozitörü Merkür’ün Güneş ile kavuşumda ve haritanın altıncı evdeki konumlanması , iş ve günlük düzen değişikliklerinin altını çiziyor. Ayrıca bu dönemde , işyerindeki manipülasyonlar ve gizli sakli kalmış konular açığa çıkabilir. Günlük hayat düzenimizi, işimizi, sorumluluklarımızı kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda düzenlersek dağınıklık ve belirsizlikten kurtulma şansına sahibiz.Ayrıca , Uranüs’ün de haritanın üçüncü evinden yaptığı sekstil açı ani durumları , beklenmeyen gelişmeleri ve hızı beraberinde getirebilir. Dolunay gerçekleştikten üç gün sonra 16 Temmuz’da Güneş ve Merkür partil kavuşumu kesinleşmesi vadesi dolan alışkanlıkları bırakarak bizleri ileriye taşıyacak, sağlam temeller attıracak yeni kararları hayata geçireceğimizi göstermektedir.

Dolunay anında Kova burcu yükseliyor olması toplumsal reform gerçekleştirme ihtiyacını arttıracaktır. Kişisel manada belli başlı kalıpları yıkmak oldukça çekici hale gelebilir. Ayrıca bu süreçte dünya genelinde zamansız diye nitelendirilebilecek lider ölümleri ya da suikastleri görülebilir. Boğulmalar bu süreçte artabilir , dikkat edilmelidir.

Sağlık astrolojisine göre diş, deri, kemik ve diz hastalıkları bu süreçte sorun yaratabilir. Spesifik olarak ise ;Tendons of left knee: Sol diz tendonları Muscle insertions of upper to lower legs: Üst bacaktan alt bacağa doğru uzanan kasın kemik üzerinde tutunma gösterdiği yer gösterilebilir.

Ve her birimiz beden ve ruh sağlığımızı dengeye sokmak için yeni yollar bulabiliriz. Bu süreçte depresyon derinleşebilir. Belirsizlikleri bu dönemde netleştirmek isteyebilir , bilinçaltı çalışmalarına yönelebiliriz. Freud’a göre; Depresyona yatkın olan kişiler oral bağımlı ve sürekli narsistik doyum arayışı içindedirler. Sevgisiz ve ilgisiz kalmaları onları depresyona sokar. Bu gerçek bir sevgi nesnesinin yitimi olabileceği gibi bilinçdışı imgesel bir kayıp da olabilir. Gerçek bir kaybı yaşadıklarında da yitirdikleri nesneyi içselleştirirler, öfkelerini içşelleştirdikleri nesneye, dolayısıyla kendilerine yöneltirler. Bu Dolunay enerjisiyle , bağımılıklar belirginleşebilir ve öfke içe dönebilir.

Türkiye haritasının yedinci evinde gerçekleşecek dolunay dış ilişkiler ve açık düşmanlıklarla kriz ortamına çekileceğimizi gösteriyor. Ancak inançlı, yürekli ve aklımızla kendi alanımızı korumamız muhtemel gözüküyor. Politik sahnede ülkece jeopolitik başarımızdan söz ettirebilecek kozlar elimize geçebilir. Komşularımızla ilişkilerimizi de daha iyiye taşıyarak hayırlı ittifaklar yapabiliriz. Sağlık ve hizmet sektöründe gelişen acımasız olaylara karşın sıcağı sıcağına güvenlik konusunda güçlendirmeye gitmemiz mümkün olabilir. Diğer yandan ekonomik koşullara dair özellikle mecliste sesler yükselebilir.

29 HAZİRAN 2022 : YENGEÇ BURCUNDA LİLİTHYEN YENİ AY

29 Haziran 2022 saat 05.41’de Su grubunun öncüsü , Yin Polarite Yengeç burcunun 7. derecesinde bir yeni ay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde yine Yengeç burcunun 9. derecesi bulunurken , Mirzam Sabit Yıldız’ı başrolde bulunuyor. Aynı zamanda Lilith yeniay derecesine 1 derecelik orbla eşlik ediyor.

Ay Yengeç burcunda yönetici pozisyondadır ve burada tüm özelliklerini doğrudan yansıtır. Bu pozisyonuyla , ölümsüz bilge kadındır Ay. Dolayısıyla Yeniay döngüsünde oldukça baskın olduğundan söz edebiliriz. Kararlar duygularla alınmaya yatkın olunacaktır.

Yengeç aynı zamanda Limbik alandır. Hipotalamus ve hipofiz bir araya gelerek “Limbik Sistemi” oluştururlar. Burası duygularımızın fizyolojik mekanıdır. Midemiz kazındığında, öfkelendiğimizde, sırılsıklam aşık olduğumuzda, ya da kederlendiğimizde limbik sistemin eline düşeriz. Limbik Sistem deneyimlediğimiz her şeyi metabolize eder, sürekli olarak bedenimizi yeniden yaratır. Bu sistem içinde amigdala ve neokorteks de önemli rol oynar. Sürüngenler gibi neokorteksi olmayan türlerde anne şefkati yoktur; yavrular yumurtadan çıktıklarında, yem olmamak için saklanmak durumundadır. Büyük bir soğukkanlılıkla vahşet uygulayan ve suçluluk hissetmeyen psikopatlara “omurgasız” denmesinin bir nedeni de bu sistemin büyük hasar görmesinden kaynaklanır.

Bunun yanında Yeni ay ; içgüdülerimiz, sezgilerimiz ve bilinçaltımıza dokunacaktır. İçsel imajımız ve bu imajı başkalarına nasıl yansıttığımız , annelik ya da çocukluğumuz ve her ikisi arasındaki ilişkiyi irdeleyecektir. Hayatımızdaki etkili kadın figürler hakkında tohum atma; belki kız kardeşler ya da eş, belki de evlilik karaları ,ailevi meseleler ya da boşanmalar konusunu gündeme getirecektir. Ayrıca , ailemiz, köklerimiz, tarihimiz ve evimizdir. Bu konuda da yeni girişimler yapma motivasyonunu kendimizde bulabileceğiz. Ayrıca , bu süreçte dini gündemler ve sayfiye alanlarında bulaş hızı artışı tekrar gündeme gelebilir. Şiddet konusu tekrar ön plana çıkabilir.

Mars – Plüto karesinin kesinleştiği günlerde yangınlara özellikle dikkat edilmesi gerekir. Dünya genelinde yanardağ patlamaları,depremler ve savaş konularinda alevlenme görülebilir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeni ay’ın Mirzam sabit yıldızı etkisinde haritanın birinci evinde oluştuğunu ve Lilith , Eros’un yeni ay derecesine yakın konumlandıklarını görüyoruz.

Mirzam ya da Murzim ( Al Murzim) Sabit Yıldızı beta (β) Canis Major, Araplar tarafından genellikle beta (β) Canis Minor (Gomeisa) yıldızı ile birleştirildi ve bu iki beta yıldızı birlikte “The Anouncers” olarak adlandırılarak, gökyüzündeki en büyük yıldız Sirius’un gelişini müjdelediler . Çünkü, gece gökyüzünde Sirius’un önünde yükseldiler.

Yeni ay derecesine etki eden Mirzam , Venüs doğasındadır ve Mısır uygarlığında ulak (haberci) yıldız olarak kabul edilmiştir. Sadakat veren bir yıldızdır. An haritasında başkalarının sözcülüğünü üstlenme gibi bir etki de verebilir. Bunun yanında , Satürn de güçlü bir pozisyonda fakat retroda olduğundan geçmişe yönelik konularla ilgili yeni bir sayfa açmaya yardımcı olabilir. Kendimizi şanslı hissedebileceğimiz bir süreçte olabiliriz. Yeni başlayan ilişkiler açısından oldukça olabilir ve bağlanma isteğini arttırabilir. Jupiter’e olan kare açı neticesinde ; aşırı sahiplenme , ebeveyn gibi davranma isteği görülebilir. Duygular oldukça büyük yaşanabilir. Lilith’in kavuşumda bulunması özellikle arınma konusunda aktif çalışacaktır. Çevremizdeki toksik konular ( özellikle ailevi meseleler ve kadınlar bazlı) bu süreçte ayıklanabilir. Eros’un 6 derecelik orb ile yakın yerleşimi cinsel sağlık , rahim sağlığı konularında yeni bir süreç başlatabilir.

Fakat her şeyden önce , Yengeç burcunun haritalarımızda düştüğü alanlara göre oluşacak etkilere abartılı yaklaşımlar sergilemememiz gerekmektedir. Bu süreçte gösteriş merakı artabilir ve maddi açıdan hızlı gündemler oluşabilir.

Jupiter’in dispozitöru Mars’a baktığımızda ise ; Koç burcundaki transitine devam ettiğini ve Acamar sabit yıldızından etki aldığını görüyoruz. Aynı zamanda Satürn ile sextil ve Plüto ile kare açı içerisinde bulunuyor. Ayırca Eris , Mars ‘a kavuşumda bulunuyor.

Bu noktada Mars , inançları için mücadele eden , baskın fikirler ve kendi görüşlerini dikte etmeye çalışan bir hale dönüşecektir. Haritanın yedinci evinde bulunan Plüto ile kare açısı neticesinde ise ; ikili ilişkilerde yıkıcı tutumlar sergiletebilir. Bu kontakt , bir korku halini tetikleyecektir.Mars’ın Plüton’u kışkırtmasıyla, iktidar sahibi insanlar ve kurumlar tarafından kısıtlandığımızı, engellendiğimizi ve köşeye sıkıştırıldığımızı hissedebiliriz. Öfkelenip, tepki gösterebiliriz ama derinlerde bir yerde aslında yetersiz ve güçsüz olduğumuzu düşünebiliriz. Aslına bakarsanız, sadece biz değil, iktidar figürü olarak gördüğümüz insanlar da kendi kaderleri ve aksiyonları üzerinde kontrol eksikliği yaşadıkları için öfkelenirler. Yani Mars Plüton karesi, herkes için ortak bir tezahür halidir.

Güç ve bilgi, iyi ya da kötü yönde kullanılabilir. Bu sefer gücün kötüye kullanıldığına tanıklık edeceğiz. Şiddet ve baskıyla gözdağı vermekten uzak durulmalıdır. Kadına yönelik şiddete dair her türlü haber ve karşı duruş bu zaman diliminde yine gündemde olacaktır. Şiddet ve cinayet haberleri malesef gündeme gelebilir. Kötülük korkusu ise, daha temkinli davranmamıza yol açabilir.

Dışarıdan hissettiğimiz ve müdahale edemediğimiz baskı, içimizdeki, bilincinde olmadığımız, ama bizi çözüme kavuşturacak dinamikleri harekete geçirecektir. Dışarıdan etki alan ve içeriden tepki gösteren, benliğimizin çatışmasını simgeleyen krizler, bilinçaltımızı uyandıracak, neticede yaratıcı tahliller yapmamızı ve böylece kendimizi olumlu yönde motive etmemizi sağlayacaktır. Jung ‘ın deyimiyle ; bilinçaltınızdan açığa çıkaramadığınız her şey , bir gün kaderiniz olarak karşınıza çıkar.

Mars Animus’tur yani maskülen enerji. Son derece ilkel hatta hayvansı dürtüleri simgeler. İktidar ve koşulsuz güç tutkusu olan Plüton, genellikle cinsel güdülerle bağdaştırılır; Eğer erkekseniz, başkaları (belki de eşiniz) tarafından baskı ve tehdit görerek,  kendinizi son derece yetersiz hissedebilirsiniz. Kendinizi makul bir şekilde ifade etmek bu süreçte faydalı olacaktır.

Kadınlar ise, Mars Plüton karesiyle erkek figürlerle tartışmayı, onların egemenliğine karşı çıkmayı ve aşırı durumlarda, onları kontrol etmeyi deneyebilirler.Çift olarak aradaki rekabet güç savaşına dönüştürülmemelidir. Belki siyasi iktidarlar için geçerli değil ama partnerler için “dürüstlük” anahtar kelime olacaktır.

Şüphesiz ay sonuna kadar finansal dengeniz normale göre daha hassas olacaktır. Ancak istediğiniz kazancı elde etmek için, insanları provoke etmeyin, başkalarını kötüleyerek manipülatif taktikler uygulamayın. Rakiplerinizi karalayarak ya da haksızlık ederek sempati kazanacağınızı, daha çok satış yapacağınızı sanıyorsanız, açık ara yanılırsınız.

Tanımadığınız insanların adressiz öfkesinden de nasiplenebilirsiniz. Zehirli diller, gömülü sırları telaffuz etmeye başlar, böylece güç kazanmayı denerler. Siz siz olun, yangına körükle gitmeyin. Müdahale edemediğimiz kişi ve durumlar, dayanıklılığımızı test edecekler. Yaptığınız ya da savunduğunuz her neyse, tek doğruyu bildiğinizi düşünmeyin, fanatik olmayın. Güç savaşlarına girmeyin. Düşmanlık duygusu palazlanıyor, dahil olmayın, nasılsa gerçeklerin devamı gelecektir.

Mars ile Satürn arasındaki olumlu enerjiyi kullanarak  enerjilerinizi pratik bir biçimde olumlu şeylere kanalize etmeyi deneyin.

Merkür ve Venüs ikilisine baktığımızda ise haritanın ikinci evinde konumlandıklarını görüyoruz. Merkür’ ün Satürn ile olumlu açısı yurtdışı ile ilgili beklenilen konularla ilgili haber gelmesini sağlayabilir. Venüs’ün on ikinci ev konumu ve Jupiter’e açılanması platonik ya da saklı , yasaklı ilişkiler konusunu gündeme getirebilir ve büyütebilir. Fakat bu motivasyon bilinçaltında çok büyük bir zarara sebebiyet verecektir. Uzak mesafeli seyahatler ise desteklenebilir.

Bu süreçte göğüs boşluğu , göğüsler ,rahim, doğum ve süt bezleri,böbrekler ve yemek borusunun diyaframa açılan bölümü ile ilgili sorunlar oluaşbilir. Sindirim ve boşaltım sistemi süreçten etkilenebilir.

Salgın konusunda , bir yansıma olarak özellikle yazlık mekanlarda bulaş hızlanabilir ,ateşli hastalıklar konusunda dikkatli olmak gerekir. 2023 ‘e kadar tam anlamıyla bitti diyemeyeceğimiz için , hijyen konusunda temkinli olmaya devam etmek gerekecektir. Hijyen konusunda bazı tedbirler geri getirilebilir.

14 HAZİRAN 2022 : YAY BURCUNDA DOLUNAY

14 Haziran 2022 saat 14.51’de Yang polarite ve ateş grubunun değişkeni Yay burcunun 23. derecesinde bir dolunay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Terazi burcunun 15. derecesi bulunuyor. Dolunay’ın sabian sembolü ise “Ülkeye giriş talebiyle dolu bir grup göçmen” olarak karşımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz on beş günlük sürecin meyvelerini toplayacağımız dolunay , Yay burcunun 23. derecesinde oluştuğunu görüyoruz. Ezoterik manada bu derece ; renkli hayaller kurma , mitoloji ,fantazi ve şairane bakış açısı ile ilgilidir. Bu derece aynı zamanda güven ve hırstan yoksun olma ve insanların işimize karışmasından rahatsız olduğumuz noktayı gösterir.

Dolunay’ın Neptün’e kare açısı , ezoterik terminolojideki bu sembolizmaya anlam bütünlüğü sağlıyor. Aynı zamanda dolunay Ras Alhague sabit yıldızı etkisinde gerçekleşiyor. Yay burcunun Alpha Ophiuchus takımyıldızında bulunan Ras Alhague, Venüs ve Satürn doğasındadır. Arapçada Yılan Başı anlamına gelmektedir ve önemli bir yıldız olarak görülür. Astrolojik olarak yalnızlık isteğini, evliliğe dair problemleri, aşırı cinsel eğilimleri ve ilişkilere dair problemleri ifade eder. Kişisel ve toplumsal düzeyde iyileştirici özellikler sağlar. Yani , Yay burcunun şifa potansiyelinin büyük ölçüde karşılar. Duygusal ve ruhsal zararın onarılmasını ve tedavi olmayı anlatır. Burada , spsifik olarak kadınlardan gelen faydadan bahsetmek mümkündür.

Etkileri detaylandırmak adına an haritasına baktığımızda ;

Dolunay an haritasının üçüncü evinde oluşuyor ve Ras Alhague etkisinde Yay burcunun 23. derecesinde konumlanıyor. Bu bölge etkisindeki bir dolunay ile , özellikle şifa ve negatif enerjiyi sağaltmak adına çalışmalar yapmak adına uygun bir süreçte olacağız. Zira , burası kadimlerce yılancı takımyıldızı olarak adlandırıldığından, gökyüzündeki şamanik bölgedir. Nefes ile yapılan enerji çalışmaları için harikulade olan bu döngüde , bilgeliğe ulaşmak adına yeni eğitimlere başlamak olumlu olacaktır. Bunun yanında yeni yerler keşfetmek , seyahat etmek için de uygun bir süreçtir.

Dolunay’ın retro Satürn ile olumlu açısı , geçmişte kaçıdığımız sosyalleşme fırsatlarını ayağımıza getirebilir. Bunun yanında , ikili ilişkilerde de karmik altyapısı olan tanışmalar ya da başlangıçlar gündeme gelebilir. İkili ilişkiler adına , karmik çözümlemeler için uygun olsa da , dolunay yöneticisi Jupiter’in , Ay ile olan 135’lik açısı zorlayıcı olabilir. Aynı zamanda , cinsel sorunların temel oluşturabileceği bir süreçte olacaktır. Bu noktada özellikle çocuklar korunmalıdır. Tecavüz olayları , kaçırmalar ve bu konularla ilgili skandallar ortaya çıkabilir. Dünya genelinde sapkın ayinler söz konusu olabilir. Yanıltıcı bilgilerden , bilgi kirliliğinden uzak durulmalı , altyapısı olmayan haberlere ise inanılmamalıdır. (Sağlık konusu da dahil olmak üzere)

Yine Dolunay’ın içerisinde bulunduğu T-Kare açı kalıbı ve apex’in haritanın altıncı evinde konumlanan Neptün olması dolayısıyla özellikle sağlık konularına dikkat edilmesi faydalı olacaktır. Bu noktada , önceliğimiz mental sağlık olmalıdır. Duygusal zehirlenmeler , aldanma ve aldatılma temaları gündeme gelebilir. Retro bitmesine karşın eğer imza işiniz varsa ,belge / döküman /dosya her ne ise iki kere okumanızı ve mantığınıza yatan noktada imzalamanızı önermekteyim. Ayrıca bu süreç , evlilik için de uygun değildir.

Suçluluk duygusu ise bir diğer ana maddemiz olacaktır.Bu duygu doğrultusunda kendimizi kurban etmek , mazoşit eğilimler içerisine girmek , deyim yerindeyse bir çilehaneye kapatmak faydasızdır. Aynı zamanda , dolunay an haritasının akciğerleri temsil eden alanında oluştuğu için , salgın konusu da tekrar gündemde olacaktır. Yönetici Jupiter’in Koç burcundaki transiti ve yine ona eşlik eden Mars’ın Koç burcunun ikinci dekanında bulunması ve haritanın altıncı evi kesen çizgide konumlanması , ateşli hastalık konusunu tekrar gündeme getirebilir. Ayrıca ikili ilişkilerde fanatizm, zorbalık ya da katı gündemlerden bahsedilebilir. Bencilce hareketlerden uzak durulmalıdır. Eril ve dişil prensip öncelikle kendi içimizde , ardından ilişki içerisinde dengelenmelidir. Haritanın Mc noktası Canopus sabit yıldızından etki alması , ruhun uzay boşluğuda yer yön tayin etmek , bilgi edinmek ihtiyacı ihtiyacının altını çizse de “İD” buna engel olabilir.

Haritada yükselen Terazi burcunun 15. derecesinin yükselmesi ve Merga sabit yıldızından etki alması , DSC’deki Mars – Chiron kavuşumundan etki alması ikili ilişkiler ve diplomatik konulardaki zorlukların altını tekrar çizebilir. Bunun tam tarifi; bıçağın kemiğe dayanmasıdır. En korkak, en sinmiş, en incitilmiş insan bile yeterince tetiklendiğinde şahlanır ve ayağa kalkar. Köşeye sıkıştırılmış olan her vahşi hayvan son gücüyle saldırır ve bu aslında en tehlikeli haldir.

Şans nokası da burada konumlandığından , bu enerji özellikle bu hayvansal güdüleri yani kök chakra enerjisini dengelemek için bir hediyedir.

Bu dolunay etksiyle ; orta – büyük ölçekli depremler , yangınlar da ülkemizde ön plana çıkabilir. Göçmen politikaları üst sıralarda olacaktır. Kamp alanlarında dikkat edilmelidir. Zehirli sürüngenler , özellikle akrep sokmalarına karşı dikkatli olunmalıdır. Yani ; bu enerji doğrultusunda Neptün semboliğinin hem zehir , hem de şifa tarafına şahit olabiliriz.

Size Bergama’daki Asklepion’da bulunan şifa odalarını hatırlatmak isterim. Burada , sürüngenler ve hasta aynı odaya konulur ve özellikle yılanlarlar hastanın şifa bulması gereken alanlarına müdahale ederek onları iyileştirirlerdi. Yani aslında , zehir de bir açıdan şifaydı. Paracelsus’un da dediği gibi “Her şey zehirdir , önemli olan dozdur.”

Yine yükselenin dispozitörü Venüs’ün , haritanın sekizinci evindeki kavuşumu ekonomik konulardaki müdahaleleri beraberinde getirebilir. Doviz ve altındaki ani yükselişler konusunda bir düzenlemeye gidilebilir.

30 MAYIS 2022 : İKİZLER BURCUNDA YENİ AY

30 Mayıs 2022 saat 14.30 ‘da hava grubunun değişkeni ikizler burcunun 9. derecesinde bir yeni ay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde başak burcunun kritik 29. derecesi bulunurken gökyüzünde %42 toprak elementi baskın bulunuyor.Yeni ay’ın sabian sembolü ise : Burun dalışı gösterisi yapan bir uçak.

Türkiye haritasında Yeni Ay haritanın on ikinci evinde oluşmakta. Mundane astroloji’de on ikinci ev gizli düşmanlıklar evi olduğu kadar gözle görülmeyen her şeyi kapsar. Bu nedenle , virüsler bu alana dahil edilebilir. Monkey B (BV) virüsü özellikle 14 Haziran (+- 3 gün) Dolunay sürecinde büyük gündem oluşturma eğilimi gösterecektir.

İkizler ve Yay aksında deneyimleyecek olduğumuz bu yeniay ve dolunay döngüsü oldukça önem arz ediyor. İkizler ve Yay iletişimi doğrudan etkileyen bir akstır. Türkiye haritasının 6-12 aksını etkileyecek bu süreç daha önce de bahsettiğim gibi , sağlık ile ilgili konular, yeni virüslerin yayılması ve göçmen politikaları ilk sırada olcaktır. (Türkiye Çin’den göç almaya hazırlanıyor) Var olan göçmenler ile ilgili ise ,tartışmalara rağmen iade söz konusu olmayacaktır .

Yeni Ay çerçevesinde baktığımızda ; Merkür stationary olması ve Algol Sabit Yıldızı tesirinde olması , sahte haberlerin ve korku politikalarının önüne geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Doğruluğu teyit edilmemiş haberlerin ve zehirli düşüncelerin ayrıştırılması gereken bir süreçteyiz. Oluşacak bu Yeni Ay ‘da Merkür’ün konumu Kasım ve Mayıs tutulma derecelerini tetikleyecektir.

Saturn’un Statioary yani durağan ve Whole Sign ev sistemine göre çıkarılan haritada Ay düğümlerini karelemesi zaten bireysel anlamda da sağlık konularında önemli sorunlar yönünde tekrar yapılandırmaya gidilmesi gereklililiğinin altını çiziyor. Buradaki Saturn kronik sağlık sorunlarına da işaret edecektir.Bunun yanında toplumu ilgilendiren konularda skandal niteliği taşıyan konular bastırılabilir.

Kişisel olarak bu virüsün çok büyük yankı uyandırmayacağını düşünmekle birlikte , başka gündemlerin altında kaybolacağını öngörmekteyim . Çünkü , önümüzdeki günlerde gıda tedarik zincirinin kırılmasından kaynaklanan , ekonomik temalı başka konular gündemde olacaktır.

An haritasına baktığımızda ;

An haritasında Yeni Ay haritanın dokuzuncu evinde oluşuyor ve Aldebaran Sabit Yıldızı’ndan etki alıyor. Aldebaran , Astroloji’de dört kraliyet yıldızından biridir.Çok güçlü bir enerji açığa çıkaracak ve bu gücün doğru kullanılması gerekecektir. Elde edilen güç düşmanlıklara yol açabilir.

Haritadaki açılanmalarına baktığımızda ; Yeni Ay derecesinin Jüpiter ve Mars ile kurduğu açı yaşam enerjisini yükseltecektir. Haritalarımızdaki yerleşimi doğrultusunda bir şeylere önderlik liderlik etmek, cesur davranmak ve gözü kara olmak isteyebiliriz. İkili ilişkileri canlandıracak bir süreç olacaktır. İlk adımı atmaktan korkmayacak ve hedefe odaklanacağız .Fakat , Merkür’ün Stationary harekette ve oldukça yavaşlamış olması dolayısıyla , atılan adımlar iki kere düşünülmelidir. Önceden planlanan geziler ya da seyahatlere katılım sağlamak olasıdır.

Yeni Ay dispozitorü ve aynı zamanda yükselen Merkür’ü daha detaylı incelediğimizde ise Stationary yani durağan olması temellenmeyen düşünceleri işaret etmekte. Bu pozisyonun retro hareketten farkı da budur. Algol tesirindeki Stationary Merkür’ün , Plüton’dan aldığı üçgen açı fikirlerimizi dirayetle hayata geçirme enerjisini aktive ederken , Merkür Algol etkisinde oldukça aç gözlü davranabilir. Bu nedenle frene basarak hareket edilmelidir. Neptün’ün hem yükselen derecesine hem de Merkür’e açısı aldığımız kararlada ,kişisel felsefelerimizde ve gösterdiğimiz dirayette bir süre sonra dağılmamıza sebep olabilir.

Özellikle Neptün’ün ASC’ye karşıt açısı kendimizi kandırabileceğimiz durumlara sebebiyet verebilir. Burada , aşırı hayalperest tavırlar ve gereksiz idealizm de görülebilir. İçinde bulunduğumuz (özellikle ikili ilişkiler) koşulları toparlayamayacak hale gelebiliriz. Bu nedenle , süreçte bir karar alırken zihin çok yönlü çalıştırılmalıdır. Geçmişe dair konuları ise (an haritasında yurtdışı ile konular ve adalet / mahkemeler /yüksek eğitim vb. temalar vurgulanıyor) masaya yatırmak veya somut sonuç almak için oldukça güzel bir süreç olacaktır. Yükselenin de içinde bulunduğu toprak üçgeni , eğer sonuçlanmasını beklediğimiz bir konu varsa ( spesifik olarak ortaklı maddi kaynaklar alanında) güç elde etmemizi sağlayabilir ya da bir düzenlemeye gidilebilir.

Merkür’ün dispozitörü Venüs’e baktığımızda ise Boğa burcundaki transitinde Plüto ile zorlu açıda bulunduğunu görüyoruz. Bu açı , elde edilmek istenen maddi kaynaklar veya ikili ilişkilerde aşırı baskıcı olma , takıntılar ve güç savaşlarını tetikleyebilir. Bu süreçte ailevi meselelere dikkat edilmelidir.

Ürün depolamak , gereğinden fazla alışveriş yapmak gibi konularla ilgilenmemiz de olasıdır.Burada kıtlık bilincine girmemek büyük önem taşır. Son dönemde istikrarlı biçimde zihinlerimize yerleştirilmeye çalışılan bu kodlama maddi/manevi zarar görmemize neden olur.

Kıtlık bilinci, geçmişin kalıplarına kapılarak farkında olmadan aslında kendimizi sabote etmenin bir yoludur. Bolluk bilincindeyseniz, olanaklar heryerde, her zaman olduğuna inanırsınız. Başarılısınız ve başarınızı tekrar edebilirsiniz, rekabetten daha çok yaratıcı, katılımcı ve paylaşımcı bir yaklaşım içinde olursunuz ve çoğu durumu başarıyla kendinize yönlendirebilirsiniz. Doğa ile uyumlu ve saygılı olursunuz, ihtiyacınız olandan fazlasını almazsınız, yok diye açgözlülük yapıp stoklamazsınız. Ve doğru olan da kesinlikle bu davranıştır.

Kaynak sizsiniz. Bu nedenle “Ben kaynaksam her şey var olabilir” bilinciyle değiştirilen her olumsuz düşünce , kurban-yokluk bilincini yok etmeyi seçer. Var olan ise size hizmet eder.

16 MAYIS 2022 : AKREP BURCUNDA TAM AY TUTULMASI

16 Mayıs saat 07.14’te su grubunun sabiti , yin polarite Akrep burcunun 25. derecesinde Güney Düğüm yönünde Total (Kanlı) Ay Tutulmasını deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde İkizler burcunun 18. derecesi bulunuyor.

Kanlı Ay Tutulmaları, adını Tam Ay Tutulması meydana geldiğinde Ay’ın aldığı kırmızımsı renkten alır ve oldukça güçlüdür. Ay tutulmaları artık hepinizin bildiği gibi sonlanmalar ile ilişkilidir.

Tutulmanın sabian sembolü : An X ray / Bir röntgen cihazı olarak karşımıza çıkıyor. An haritasının etkilerini göz önünde bulundurduğumuzda , olayların derinine inip , karmik hesapları açığa çıkaracağından oldukça etkili bir sembolik olduğunu söyleyebiliriz. Ezoterik perspektifte burç derecesi bazında baktığımızda ise ; içgüdüsel ve kendine güvenen, eleştirel ve delici algısı olan , yakıcı ve yıkıcı konuşma olarak tanımlanıyor. Nitekim , bu tanım da tutulma an haritasında kendini açıkça ortaya koyuyor.

Ayrıca bu derece Mitolojik açıdan , Stheno doğrudan bağlantılıdır. Gorgon enerjisi burada belirgin çalışır. Stheno , Medusa’nın büyük kızkardeşidir ve bu üç kızkardeş arasında en yırtıcı ve vahşi olanıdır. Mite göre , çok fazla erkek öldürdüğü için feminizm ile doğrudan bağlantılı görülür. Bu süreçte Yin yani, dişil enerji oldukça yükselecektir.

Stheno, saç yerine başının etrafında kıvrılan kırmızı yılanlarla ince bir gorgon canavarı olarak tasvir edilme eğilimindedir. Bununla birlikte, tasvirler onun pullu bir kafaya, domuz dişlerine, bronz ellere, çıkıntılı bir dile, parlayan gözlere ve belinin etrafında yılandan bir kemere sahip olduğunu anlatır. Yani, aslında burada da Femme Fetale prototipine sahip bir kadından bahsetmek mümkündür. Onun , Medusa’dan tek farkı ölümsüz olmasıdır.

Medusa’nın başı Perseus tarafından kesildiğinde, Stheno ve Euryale onu öldürmeye çalışmıştır. Ancak Perseus’un , Hades’in şapkasını kullanması nedeniyle başarısız olmuşlardır ve bu da Stheno’yu görünmez kılmıştır. Dolayısıyla , buradaki ana tema sinsi davranışlar , perdenin arkasındakiler , intikam isteği , krizler ve asabi davranışlar olacaktır.

Tutulma, Ay’ın kuzey ucunun Dünya’nın gölgesinin merkezinden geçtiği karanlık bir tutulma olmasının yanında , Saros 131’in ilk merkezi tutulması olacak. Bu Saros serisindeki son tutulmaların ise ; 24 Nisan 1986 ve 4 Mayıs 2004’te yine Total olarak meydana geldiğini görüyoruz. Yansımalar yine bu tarihlerden gelebilir.

8 Kasım’da 2022’de bir Kanlı Ay tutulması daha olacak ve iki tutulma birlikte çalışacak. Kasım Tutulmasının, Mayıs Tutulması altında benzer temalar taşıycağını şimdiden belirtmek isterim.

Tutulma Türkiye’den gözlemlenemezken , Kuzey ve Güney Amerika’nın büyük bir kısmında tamamen görülebilecek, Kuzeybatı Kuzey Amerika ve Pasifik Okyanusu üzerinde yükselecek ve Afrika ve Avrupa’ya doğru ilerleyecek.

Akrep burcunun üçüncü dekanı daha önce de bahsettiğim gibi kartal akrep olma eğilimi gösterir. Bu dekanda Ay / Yengeç etkisi oldukça baskın olduğundan ve Tutulma Ay’a ait bir dekanda deneyimleneceğinden , Akrep’in özelliklerini biraz daha temkinli ortaya koymasını sağlayacaktır.Aslında , bu dekanda Akrep’in kıskaçlarında zehir yoktur. Doğru kullanımda ; derinlemesine araştırma, perde ardındakileri görme kabiliyeti, daha mantıklı şekilde içselleştirilme ,bilgelik sevgisi ortaya çıkar. Çürümüş ve paslı olan bırakılır.

Fakat ; yine de klasik bir bakış açısıyla Ay Akrep burcunda zarar görür. Dolayısıyla tutulma etkisiyle , düşük bilinçlerde gölge yönlerini de ortaya çıkarabilir ve şiddetli sonlanmaları beraberinde getirebilir. Özellikle , iletişim konusu bu süreçte önem kazanacaktır. Manipülasyonlar ve speklasyonlar artabilir.

An haritasına baktığımızda ;

Tutulmanın haritanın altıncı evinde ve Akrep burcunun 25. derecesinde oluştuğunu , görüyoruz. Öncelikle burası , başta da aktardığım gibi Sthenoid olarak adlandırdığımız bir derecedir. Tutulma Güney Düğüm yönünde oluştuğundan , geçmişe yönelik ,karmik durumların bu bir aylık (en güçlü etkiler) periyot içerisinde gündemimizde olacağından bahsedebiliriz. Altıncı ev, astrolojik olarak açık düşmanlıklar evi olarak da kabul edildiğinden , bu süreçte negatif eylemler artabilir. Aksın diğer ucunda , yani on ikinci evde Güneş’e yakın konumlanan ikizler burcundaki retro Merkür geçmişte yapılan dedikoduları , söylenen yalanları ve atılan iftiraların arka planını ortaya çıkaracaktır.

An haritasında oluşan T-kare görünümünün apexinde gördüğümüz , MC noktasında yerleşen karmanın lordu Satürn ile kare açılanan bu görünüm , adaleti sağlayacak ve bütün sırları bilen Ay’ın gizli kapaklı tüm konuları ortaya çıkarmasına izin verecektir. (Asteroid Karma da tutulma derecesiyle kavuşumda) Eğer , geçmişe dair şüpheleriniz veya karmik olarak alacağınız olduğunu düşündüğünüz konular varsa , bu süreci ödül zamanı olarak adlandırabilirsiniz. Evet , bu süreçte baskı altında hissedebilirisiniz fakat bulunduğumuz gezegenin yasaları gereği hiçbir eylem karşılıksız kalmaz. Ayrıca, hayatlarınızda hangi döngüyü kapatırsanız kapatın , Anka kuşu misali küller vasıtasıyla yeniden doğuşlar yaşanacaktır.Unutmayalım ki ; tüm Tutulmalar, ruhumuzun büyümesi ve evrimi içindir.

Tutulmanın dispozitörü Mars’ baktığımızda , Neptün ile haritanın onuncu evindeki kavuşumu bu enerjiyi desteklemekte. Markab Sabit Yıldızı etkisinde bulunan Mars ve Neptün ‘ün Ay ile olumlu açısı , duyguları şifalandırmanın akışta kalarak sağlanabileceğini göstermekte.Bu noktada şayet duygusal zorlanmalar yaşanırsa , yapılabilecek tek şey zehrin akmasına izin vermektir. Ay tutulması süreçleri eyleme geçme değil ( Merkür retro ), sonuç alma zamanlarıdır. Fakat , metafizik saldırılara dikkat edilmelidir.

Yükselen yöneticisi retro Merkür’ün , haritanın sekizinci evindeki Plüto ile kurduğu olumlu kontakt ortaklı bütçeler konusunda güç kazanmamızı sağlayabilir. Bunun yanında , geçmişe dair miras ,nafaka ,sigorta ödemeleri gibi konular gündeme gelebilir. Bu görünüme destek veren Mars ve Neptün ikilisi , ihtiyaç halinde terapiye başlamak ve sonuç almak için de olumlu olacaktır. Bilinçaltı çözümlemeleri için oldukça uygun zamanlardır. Ayrıca hipnoz tedavisi de bu süreçte oldukça etkili olabilir.Bunun yanında , önceki süreçte yurtdışı bağlantılı bir işe başvuru gerçekleştirilmiş ise sonuçlar alınabilir.

Bu Kanlı Ay Tutulması altında Venüs ve Chiron da aynı hizada olacaklar. Bu gezegensel kombinasyon yolumuza arındırıcı, iyileştirici titreşimler gönderebilir ve bizi rahatsız eden yaraları kapatmamıza yardımcı olabilir. Bazı yaralar iyileştirilemez ancak sağaltılabilir. Bu tutulmanın altında denge bulmamızda bizi destekleyebilecek yatıştırıcı enerjiler mevcut olduğundan iyileşme dahi sağlanabilir. Jupiter’in Koç burcunun sıfır derecesinde bulunması zaten yeni ve taze bir enerjinin altını çizmekte. On birinci evde bulunan bu yerleşimler yeni bir sosyal çevre yaratma konusunda oldukça destek olacaktır.

Ekonomik kriz daha da derinleşecektir. Toplumsal karışıklıklar, ayaklanmalar görülebilir. Büyük şiketlerin iflasını duyabiliriz. Savaş enerjisi yükselecektir.

Demir ve bakırla ön plana çıkabilir, hammade temininde sıkıntılar yaşanabilir. Yangınlarda artış görülmesi kuvvetle muhtemeldir.Bu nedenle tedbir alınmalıdır.Orta şiddetli depremler ve patlamalar yaşanabilir.

Sağlık çalışanlarına baskı yapılabilir .Bu süreçte güvenlik konusunda da tedbirleri arttırılmalıdır.Covidin yan etkilerinin ortaya çıkacağı bir süreç yaşanabilir.

İletişim araçları bozulabilir fakat retro bitimine kadar yenisi alınmamalıdır.

Riskli yatırımlardan kaçınmak akıllıca olacaktır.

Dişil enerjiyi dengelemek için ; Gümüş takmak, dolunay çanağı çalmak, tuzlu su banyosu yapmak, daha çok doğada vakit geçirmek, topraklanmak için bedensel hareketi arttırmak, tuz tüketimini azaltmak, su içmeyi dengelemek gerekir.

Ay mantraya ilk 21 gün düzenli devam edilmelidir.

30 NİSAN 2022 : BOĞA BURCUNDA URANYEN GÜNEŞ TUTULMASI

30 Nisan 2022 saat 23.27’de Boğa burcunun 10.derecesinde ve Solar Saros 119. serinin 66. tutulması olarak Uranyen bir Güneş tutulması deneyimleyeceğiz.Kuzey düğüm yönünde oluşacak bu parçalı Güneş Tutulması’nda , anın yükseleninde Yay burcunun 23. derecesi bulunacak.

Serideki son tutulmaları ; 7 Mart 1932 ‘de (Annular) , 18 Mart 1950 (Annular) , 28 Mart 1968 (Partial), 9 Nisan 1986 (Partial), 19 Nisan 2004 (Partial) şeklinde deneyimledik.

Bir saros serisinde , tutulmalar 18 yıl 11 günde bir tekrarlananır ve ortalama 71 tutulma içerir.119. Seri, MS 15 Mayıs 850’de kısmi güneş tutulması ile başladı. 9 Ağustos 994 ve 20 Ağustos 1012’de tam tutulmaları, 31 Ağustos 1030’da melez bir tutulma izlemiştir. Yine serinin 10 Eylül 1048’den 18 Mart 1950’ye kadar halkalı tutulmaları vardır. 119. Seri, 24 Haziran 2112’de parçalı tutulma ile sona erecektir.

Tutulmalar , ortalama 18 senede bir aynı enerjilerin birebir olmasa da benzer çevinimine dayanır. Dolayısıyla , en yakın tarihte , 19 Nisan 2004 ‘te gerçekleşen parçalı tutulmayı referans alabiliriz.

Yılın ilk Güneş tutulması önümüzdeki 6 ayı önemli ölçüde etkilerken, Akrep- Boğa aksında yaşanacak tutulmalar 2023 yılının sonbaharına kadar devam edecek. Güneş tutulması Antartika, Güney Amerika, Pasifik okyanusundan izlenirken, ülkemizden izlenemeyecek. (Southeast Pasific , Southern South America)

Güneş tutulmaları güçlü yeni aylardır. Gökyüzünde başlangıç enerjileri hakimdir. Bu süreçte , başlatılmak istenilen projeler için adımlar atılır ,yeni kararlar alınır . Oluştuğu burcun haritalarımızda düştüğü alanlarda bizlere şans tanıyan süreçlerdir.

Deneyimleyeceğimiz bu tutulma , Uranyen yani Uranüs etkili olduğundan hızlı ve ani fırsatlar , kararlar ilk sırada olacaktır. Tutulmanın Boğa burcunda oluşacak olması ; özellikle ekonomik konulara, maddi durumumuzu ilgilendiren koşullara yeni farkındalıklar ve beklenmedik sonuçlar getirme aşamasına geçmemize olabilir. İş ve çalışma koşullarımıza da dikkat etmemiz gerekmektedir.

Daha önce de bahsettiğim gibi Boğa arketipi tamamen dünyasal varlıkları ifade eder ve somut konuları ön plana çıkarır. Çünkü , dispozitor Venüs’tür. Ezoterik birikimlerden yola çıktığımızda; örneğin Mithra inancının sembolizminde Boğa takımyıldızı vardır. Yine Antik Mısır’da Apis Boğa’sı ve sonrasında Eski Ahit kaynaklı Altın buzağı ( עֵגֶּל הַזָהָב Egel hazahav) olayı da oldukça meşhurdur. Mısır’da tarım tanrısı Osiris’in boğayı imgeler.

 Boğa yine özellikle İbrani kaynaklarda, kurtarıcının dönüşü ve onun tam zaferine odaklanan üçüncü ve son astrolojik birimi başlatmakla yükümlü tutulur. Bu birim Boğa ile açılır ve Aslan (Leo) ile sona erer, bu nedenle güç ve yetki ile ilgilidir. Yapılan en erken referans, İncil’deki Eyüp Kitabı’ndan gelir. 

Ayrıca boynuz bir çok kaynakta, güç ve yetkiyi temsil eder.Boğa burcunun boynuzları ve Zebur’un kehanetleri anlamanın anahtarı olarak bildirilir. Yapılan kehanetlerde ,yargı saati için kullanılan Grekçe sözcük horo‘dur, “Horoskop” kelimesinin köküyle aynıdır. Kehanet okumasına göre bazı gruplar, bu zamanın geleceğini ve eski astrolojik burçta Boğa’yı işaretleyen zaman olduğunu söylerler. Kutsal kitabımızda ise , Boğa burcunun sembolize ettiği mal-mülk kavramlarına ve insanoğlunun bu kavramlara aşırı düşkünlüğüne oldukça fazla değinilmiştir.

Teolojik Metinleri ve Mitolojileri doğru anlamak için, simgelerin arkasında asıl anlatılmak istenen gerçeği görmek gerekir. İnsanoğlunun zengin olma hırsı ve bu hırs ile maddeye ve paraya tapması, Boğa ve Altın alegorisi kullanılarak anlatılmıştır. Yani ,sembolizma çerçevesinde şekillenen anlatılar günümüze kadar ulaşmıştır. Boğanın hırsı ile altının cazibesine kapılan insan, Tanrı ile Madde arasında seçim yapma konusunda, EGO’su ile hayatı boyunca mücadele eder.

An haritasına dönersek ;

Tutulma an haritasının dördüncü evinde oluşuyor ve Uranüs ile toprak stelyumu oluşturuyor. Aynı zamanda yeniay derecesi Mars (chiron’un da yöneticisi) ile sextile ve Satürn ile contra-paralel bulunuyor. Boğa burcunun ilk dekanında (Merküryen) oluşan bu Uranyen tutulma enerjisi özellikle gelecek ile ilgili aldığımız ani kararı desteklerken , iletişim trafiğini ise arttıracak. An haritasında Merkür’ün de ikizler burcunun sıfır derecesinde bulunması bu etkiyi hayli yükseltecek. Aile teması ön plana çıkarken , ikili ilişkiler konusunda da hareketli zamanlar olduğunu belirtmekte yarar var. Bu süreçte yüreğimizi bir aşka açmak ve o aşkı ilahi boyutta yaşamak isteyebiliriz. Fakat tutulma , bizi öncelikle maddi ve manevi kaynaklar konusunda sağlam bir temel oluşturmaya itiyor.

Dispozitör Venüs’ün , Jupiter ile Balık burcunun 27. derecesinde (yücelim derecesi) yaptığı partil kavuşum etkisi ve ay düğümlerine olumlu açısı da ikili ilişkiler konusunu desteklerken , özellikle geçmiş dönemlerde içinde bulunduğumuz topluluklar ile tekrar bir araya getirerek nostalji yapma isteğimizi arttırabilir.

Venüs-Jupiter ve Neptün’ün haritanın üçüncü evinde oluşturduğu su stelyumu’nun Plüton’a yaptığı olumlu açı bireysel manada dönüşüm sürecine fayda sağlayacaktır.Bu süreçte özellikle enerji çalışmalarına başlamak (Mars olumlu açıda), ezoterik konular hakkında okumak ve eğitime başlamak oldukça fazla yarar sağlayabilir. Eğer doğru bir enerji kanalındaysak , bu süreçte rüyalar haber niteliği taşıyabilir , sezgiler oldukça yükselebilir.Venüs’ün aynı zamanda Mc’nin de (Mc spica kavuşumunda) yöneticisi olması sebebiyle bu süreçte sosyal medya üzerinde ya da diğer iletişim kanallarında tanınmış kişilerin ya da siyasetçilerin spiritualist söylemleri oldukça ön plana çıkabilir.Aynı zamanda tutuklu gazetecilerin bu süreçte serbest bırakılmaları söz konusu olabilir.Aslında af konusunun genel olarak gündeme gelmesini bekliyorum. Bu süreçten sonra covid artık griple eşdeğer tutulacaktır.Finansal manada ise güç kazanmak,bütçe planı yapmak ve paramızı büyütmek isteyebiliriz.

Para birimleri ,bankacılık sistemindeki koşullarda dönüşümlerle karşılaşabiliriz. Üretim, tarım, ziraat, toprak, para piyasalarıyla ilgili dengesizlikler meydana gelebilir. Gıda fiyatlarındaki artış, zamlar beli bükebilir, bankacılık sisteminde koşullar yenilenebilir, değişebilir. Uranüs volkanik patlama ve toprak hareketlerini şiddetlendirebilir. Özellikle Tutulmanın gözlemlendiği yerlerde depremler meydana gelebilir.Dünya geneline yayılacak barış hareketleri başlatılabilir.

Tutulmada 27 Yay burcu yükselirken, Acumen sabit yıldızıyla birleşimi ülkemizde liderlerin söz düellosu, secim sinyalleri, muhalefet partilerinin öne çıkışı, meclis, hukuk, adalet ve yasalarla ilgili gelişmeleri ortaya çıkartacaktır. Acumen ikiz nebuladan biridir Astrolojide “Kör yıldız” olarak nitelendirilen bir sabit yıldızdır,Akrep’in iğnesidir ve taraflar arasındaki polarizasyonu arttırır. Bu nedenle körü körüne bağlılık konusunu da ön plana çıkarabilir. Bu süreçte kamu çalışanlarının maaşlarına zam konusu gündeme gelebilir.

Büyük şirketlerin iflasları, küçük ölçekli şirketlerin kepenk indirmesi söz konusu olabilir.

Bu altı aylık süreçte tren ve gemi kazaları oluşabilir. Bu nedenle gerekli tedbirler alınmalıdır.Yök konusunda yeni kararlar alınabilir. Denizler ön plana çıkabilir ve kanal istanbul projesini yine üst başlıklarda görebiliriz. Vatandaşlarının günlük yaşamlarında ,eğitimde geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçeler konusunda sınırlar esnetilebilir. İş ve sanat dünyasında önemli simaların ölümleri gündeme gelebilir. Uyuşturucu kaçakçılığı yapan kişiler da sahte alkol üreticileri konuşulabilir.Bu süreçte gıda fiyatlarındaki artış (özellikle unlu mamüller ,buğday ve şeker) zirveyi görebilir.

Buğday demişken tarihin en ünlü anekdotlarından biriyle bitirmek isterim… Buğday , tarihte devrim için kullanılmış önemli bir mahsüldür. Öyle ki , dönemde yaratılan “Sahte buğday kıtlığı ” Paris’teki ekmek sıkıntısını doruğa ulaştırmıştır. XVI. Louis’nin taç giyme töreni, yine Paris’teki ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, Reims’de gerçekleşirken bu dönemde söylenmiş olan, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” (“Qu’ils mangent de la brioche”) cümlesi ortaya atılmıştır. Pek tabi burada , pasta ile kastedilen makarnadır. Cümlenin sahibinin Marie Antoinette olduğu zıhınlerimize kazınsa da yazılı bir kaynak bulunmamaktadır. Fakat , insanları harekete geçiren en büyük gücün yine bir gıdaya ulaşamama sıkıntısı olduğu apaçık ortadadır. Boğa’daki tutulma sürecinin ekmek yerine “Pasta”yı tercih etmeyeceğimiz günlere umut olması dileğiyle…

16 NİSAN 2022 TERAZİ BURCUNDA DOLUNAY : MAAT’IN TÜYÜ

16 Nisan 2022 saat 21.55’te hava grubunun öncüsü Terazi burcunun 26. derecesinde Plüton’un , oluşacak T kare açı kalıbının apex’inde bulunduğu bir dolunay deneyimleyeceğiz. T kare öncü grup burçlarda oluştuğundan, daha güçlü bir etkiden söz edebiliriz. Burada birikmiş enerjininin açığa çıkması muhtemeldir. Gökyüzünde su enerjisi oldukça baskın ve Dolunay an haritasının yükseleninde ise Akrep burcunun 23. derecesi bulunmakta.

Plüton ,takıntı ve kaosla ilgilidir. Odaklanmalar, konsantrasyonlar açısından geçtiğimiz periyoda göre biraz daha toparlayıcı etkileri olsa da , haritamızdaki etkiler doğrultusunda Plüton’un gölge yönleri de ortaya çıkarabilir.Bu nedenle ilişkiler alanında önemli ayrımlar ve seçimler yapılabilir.Yani ,Terazi dolunayı dönemleri başlıca ikili ilişkiler açısından karar verme ve denge bulma dönemleridir.Pek tabi , adalet kavramı da beraberinde gelecektir. Mental olarak baskılanma hissi ve korkular da gölge yanlar arasında sayılabilir.

Terazi burcu ; Koç arketipine karşılık politik, uzlaşma yanlısı, barışçıl, olayları dışarıdan gören ve dengeleri sağlamaya çalışan bir yapıya sahiptir. Ayrıca evlilik , işbirlikleri ,estetik , güzellik, cinsellik ,sanat ,küçük paralar,siyaset gibi temaları da doğrudan yönetir. Bu süreçte , özellikle ilişkiler açısından sürpriz kararlar alınabilir. Evlenmek veya boşanmak gibi radikal yönler baskın gelebilir.

1 Nisan 2022 Koç yeniayını sonuçlandıracak bu dolunay döngüsü ; bir takım konuları, ilişkileri, projeleri tartmak bakımından da faydalı olabilir ve fikirlerde olgunlaşma veya sonuç alma aşamasına geçilebilir.

Aslında bu açı kalıbında Mısır Panteonuna atıfta bulunusak , mitlerdeki adalet tanrıçası Maat semboliğinin çalışacağını söyleyebiliriz. Bir deve kuşu tüyü ile bazen de başında tüy geçirilmiş olan bir bant ve bir tanrıça figürü ile sembolleştirilmiştir. Maat kelime olarak ; düzen, denge, kozmik yasa ve adalet anlamlarına gelir.

Antik Mısır kozmolojisine göre evren oluşmadan önce kaos vardı. İlksel güçler düzensizlik halindeydi.  Atum , kaosu düzene sokmak için Maat tanrıçası doğurmuştur. Kısacası, ”Maat” düzene ait bütün yasaları temsil eder.Antik Mısır’da “Maat” kişinin yaşamında da önemli bir rol oynamaktaydı.

Öldükten sonra ölüm ve ceza tanrısı Anubis ölen kişinin ruhunu ifade eden kalbini maat tüyüyle bir terazide tarttığı düşünülmekteydi. Eğer kalp ve maat tüyü dengede olursa sınav başarılı olur, ölen kişi tanrılarla birlikte yaşamaya hak kazanırdı. Kalp tüyden ağır gelirse ölen kişi sonsuza kadar yer altında ölüler ülkesinde kalmaya mahkûm olurdu.

Dolayısıyla burada vicdanen verilecek bir sınavdan ve yargılamadan sonra gelecek sonuçtan bahsedebiliriz. 26 derece Terazi burcundaki Ayın burç değiştirmeden önce ilk ve son açısı Plüton gezegeni ile olacak. Dolunay gerçekleştikten sonraki günlerde plütonik etkiler devreye girerek bizleri büyük bir metaformoz yaşatacağı manasına gelmektedir.Özellikle 18 Nisan’da oluşacak Güneş-Plüto karesi de büyük etki yaratacaktır.

An haritasına baktığımızda ;

Dolunay an haritasında ; Ay Terazi burcunun 26. derecesinde bulunuyor haritanın 11. evinde bulunuyor.Kadiri güçlü yıldızların devrede olduğunu görmekteyiz. Ay üzerinde Rigel sabit yıldızı, Merkür üzerinde ise Alhena ve Aldebaran sabit yıldızları etkili gözüküyor. Yeni fikir, proje vesilesiyle yaşamda ilerleme sağlanabilir.Ticarette dürüst iyi huylu olunduğu takdirde ilerleme kat edilebilir fakat büyük düşüşlerin, iflasların yaşanması ve gerçeklerin büyüyerek iyice görünür olmasıyla tüm yanılgılar da geri planda kalacak dememiz yanlış olmaz.

Şeker, şeker ürünleri, tekstil, pastacılık, un ve ekmek gibi ürünlere zam haberlerini okuyabiliriz. Tüm dünyada üretim sıkıntısı yaşanabilir. Hırsızlık, dolandırılma ve aldatılma vakaları yargı sistemini oldukça meşgul edebilir gözüküyor. Sismik hareketler görülebilir. Değerli madenlerden Altın başta olmak üzere yukarı yönlü gelişme kaydetmesi mümkün olabilir. Büyük kavuşumlar ve tutulma ekseni ek olarak deprem tehlikelerine karşı da bizleri uyarmakta.Dünya genelinde deprem ve tsunamiler gibi doğal afetler tetiklenebilir.

Bu süreçte , yargıda bulunan ve sonuçlanma aşamasında bulunan bir hukuksal mesele varsa ve haritanız olumlu etkiler alıyor ise , pozitif sonuçlar alınabilir.

Mars ve Saturn’ün haritanın dördüncü evinde konumlanan dispozitörlerine sekstil açıda bulunan Plüto etkisiyle bu süreçte aile kurma kararı alınabilir. Yine Ay’ın dispozitorü Venüs’ün de dördüncü evdeki konumu ve Uranüs – Merkür ile olan sekstili bu durumu destekeleyecek ve ani sürpriz kararları beraberinde getirecektir.Yeni bir düzen isteyebiliriz.Dolunay , birçoğumuz için de yeni ilişki fırsatlarını barındırabilir.

Başta da bahsettiğim gibi , gökyüzünde su enerjisinin baskın olması ilişkilerde affedicilik ,şifa temalarını besleyecektir.Fakat , sorunları görmemezlikten gelip, kendimizi kandırmaya yatkın enerjiler var. Ortaya çıkan olayların da aniden büyüme ihtimali yüksek.İntikam ile hareket etmek ise bu süreçte daha büyük denge kayıplarını beraberinde getirebilir. Şayet ilişkimiz pamuk ipliğine bağlı ise , baskı ve kıskançlık tamamen kopmaya neden olabilir.

Kısaca ; Ya hep ya hiç tarzında davranışlar olabilir. Bir taraftan ise kendimizi akışa bıraktığımız durumlar görülebilir. İkisi arasında bir denge bulmak faydalı olacaktır.

Dolunay anının öne çıkan diğer etkileşimleri incelediğimizde ise Ay-Jüpiter, Ay-Neptün 150’lik konfigürasyonlarını görmekteyiz. Esasen fark etmekte zorlandığımız küçük mutluluklara da vurgu yapıyor. Karamsar baktığımız konularda ansızın önümüze çıkan gelişmeler bizleri hem şaşırtıp hem de yüzümüzü güldürebilir. Diğer yandan tüm dünyayı yakından ilgilendirecek inanç sömürüleri, aldatma ve dolandırıcılıklar ayyuka çıkabilir. Doğru rehberlikler edinmeli ve mantığın yolunu takip etmeliyiz.

Dolunay anında Akrep burcu yükseldiğini ve Güney Ay Düğümü ile kavuşumda olduğunu görmekteyiz. Manevi değerlere tutunma, geçmişteki kişi ve eylemleri tekrardan mercek altına alarak doğru seçim ve yolu belirlemek istememiz mümkün. Psikolojik olarak zaaflarımız ve bağımlılıklarımız bizleri kolayca kontrol altına alabilir.Yükselenin Agena sabit yıldızından etki alması ve Satürn’ün ay düğümlerini karelemesi geçmiş ve gelecek arasında karmik sınavlara yol açabilir.

Öte yandan gizli hastalıkların da ortaya çıkabileceği bir süreç. Bilhassa üreme organları, rahim, yumurtalıklar, bel, bel altı, böbrekler, rektum ve kalın bağırsak ile ilgili sağlık sorunları bu süreçte tetiklenebilir. Bu süreçte sorun oluşması halinde , kök ve sakral chakraya yönelik çaışmalar yapılmalı ve bol su tüketilmelidir.

Dolunay’ın sabian sembolü ise (26 derece Terazi burcu) : ’’Havada duran bir Uçak.’’ Bu sembolde yolculuğun bitişi, iniş hazırlığı fakat ayrıca iniş için yoğun bir hava trafiğinin varlığını görüyoruz. Hedeflerimizi tekrardan gözden geçirmek, hemen yükseklerde uçmaktansa ortalama bir değer belirlemek önemli olabilir. Yaşamda bazı yolculukların tamamlanmak üzere olmasına işaret edebilir.

1 NİSAN 2022 : KOÇ BURCUNDA CHİRONYEN YENİ AY

1 Nisan 2022 Saat 09.24’te ateş grubunun öncüsü , Yang polarite bir burç olan Koç burcunun 11. derecesinde Chiron etkili bir yeniay gerçekleşecek. Anın yükseninde İkizler burcunun 6. derecesini görürken , şans noktasın da burada konumlandığına şahitlik ediyoruz. Yeniay’ın sabian sembolü ise ; The president of the country : Ülkenin başkanı olarak karşımıza çıkıyor.

Cnouphis

Koç arketipine , tüm antik medeniyet ve dinlerde sembolik olarak çok fazla anlam yüklenmiştir. Kimi zaman doğurganlığın sembolü olarak görülürken , kimi zaman ise kutsal bir ruhun cisimleşmiş hali olarak görülüyordu. Örneğin ; Antik Mısır’da deltadaki Mendes şehrinin Bi-neb-ded (u) yani “Busiris’in Efendisinin Ruhu” denen kutsal koçuyla ilgili oldukça geniş bir mesele ortaya çıkmaktadır. Komşu şehir Busiris’n tanrısı Osiris’in ruhunun cisim bulmuş hali olarak anlaşılan bu sembolik , bazen de “Ra’nın Ruhu” olarak da isimlendirilmeteydi. Yani , anlaşıldığı kadarıyla bu semboliğe Osiris gibi doğurganlık sıfatıyla tapınım mevcuttu.

Bir diğer örnek ise Khnum’dur. Khnum ya da (Khnemu Romalılaştırılmış /kəˈnuːm/ ), bilinen en eski Mısır tanrılarından biriydi, asıl olarak Nil’in kaynağının tanrısıydı. Nil’in yıllık selinin beraberinde alüvyon ve kil getirmesi ve suyunun çevresine hayat vermesi nedeniyle, çömlekçi çarkında kilden yaptığı ve yerleştirdiği insan çocuklarının bedenlerinin yaratıcısı olduğu düşünülüyordu. Daha sonra diğer tanrıları şekillendirdiği tanımlandı ve “İlahi Potter” ve “Kendinden yaratılan şeylerin Efendisi” unvanlarına sahipti.

Kısacası Koç arketipi yaşamın her döngüsünde başlangıç ,yaratım,savaş,muhafaza etme,üreme,çocukluk, hüküm aynı zamanda hız ve cesaret temalarında işlenmiştir.

Koç burcundaki yeniay süreçleri hızlı başlangıçların , bireyselleşmenin ve libidonun artmasıyla yeni maceralara atılmanın zamanlarıdır . Burada insanın en ham hali mevcuttur ve aslında beşer kavramı en rahat bu arketiple açıklanır.

Güneş ve Ay’ın bu arketipte aynı derecede bulunması (kimlik ve duygular) kontrol mekanizmasının kaybına yol açabilir ve oldukça güçlü bir şekilde özgüven duygusunu tetikleyebilir. Güneş , Koç burcunda yücelim yöneticiliğinde olduğundan,oldukça güçlü bir etki sağlayacaktır. Yeniayın , Chironyen olması başta varoluş amacımıza dair fikirlerimizi şifalasa da , buradaki hayvani güdüleri (id) ortaya çıkaracaktır.

“İd”, içimizdeki doyumsuz hayvandır. Kendisini yalnızca ihtiyaçlara göre ayarlayan, eleştiri kabul etmeyen, güdüsel, durdurulamayan yanımızdır. Buna verilebilecek en iyi örnek cinsellik, saldırganlık, açlık, kin vb. gibi tutumlardır. Bu yönü ağır basan birey vicdan olgusundan yoksunluktur.

İd kişinin ilkel benligidie. Hazın doyumu ilkesine göre çalışır. Hiçbir sosyal kuralı önemsemeyen idin tek istediği, isteğinin anında yerine getirilmesidir. İdi baskın olarak bebeklerde görebiliriz. İd için aynı zamanda kişiliğin çocuksu tarafı da denilebilir. Kişilik gelişimini dönemlere ayıran egitim bilimciler  id’in, bu dönemlerin en alt basamağında yer aldığını söyleseler de, kisisel gelisim basamaklarının herhangi birisinde sorun yaşayan bir bireyde id’lere çok sık rastlanabilir. Bir bireyde İd’i dengelemek için egi (Kişilik Savunma Mekanizması) devreye girer. Pallas’ın yenşay derecesine yakın durması ,savunma mekanizmasını kırmak adına işimizi zorlaştırabilir.

Bu nedenle balans sağlanmaya özen gösterilmelidir. Dispozitor Mars’la kurulan sekstil açı ise , (haritalarımıza göre) içerisinde bulunacağımız bu yeni oluşumu kendi irademiz dahilinde , özgürce eyleme dökmeye itebilir. Zira ,an haritasında yeniay on birinci evde oluştuğundan çevremizdeki kişileri ihtiyaçlarına tatmin ararken oldukça spontane hareket ederken görebiliriz. Bu on beş günlük süre zarfında , bu enerji dahilinde gelişecek hiçbir eylem bizleri şaşırtmamalıdır. Toplumsal olaylar artarken , çocuklar ve gençler gündemde olabilir.

An haritasına baktığımızda ;

Yeniay’ın Koç burcunun 11. derecesinde oluştuğunu ve Alderamin sabit yıldızı etkisinde olduğunu görmekteyiz. Aynı zamanda , Chiron ve Merkür bu dereceye yakın konumlanıyor. Alderamin ,Koç burcunun Cepheus (Keyfus) Takımyıldızında bulunan sabit yıldız Satürn ve Jüpiter doğasındadır. Araçada “Kralın sağ kolu” anlamına gelen yıldız genellikle olumlu etkilere sahip bu yıldız sezgisel ve dişil enerjinin uyumunu anlatır. Burada en önemli etki ikincil lider özelliğinin görülmesidir. Bu nedenle , Dünya sahnesinde yeni bir liderin ön plana çıkışını seyredebiliriz.

Bunun yanında Alderamin , sezgisel ve dişil enerjinin uyumunu anlatır. Bu dönemde sezgilerimiz ve rüyalarımız oldukça belirgin hale gelebilir. Aynı zamanda bilinçaltına yönelik çalışmalar için de oldukça olumlu bir süreç olduğunu söyleyebiliriz.

Yeniay derecesinin Kova’daki Mars ‘ın içinde bulunduğu stelyum ile irtibatı eylemlerimizde , zorbalık kavramını geliştirebilir ve katı gündemlerden bahsedilebilir. Bu nedenle başta da bahsettiğim gibi , balans ayarı yapılmalıdır. Venüs’ün de bu stelyum içerisinde bulunması , özellikle ikili ilişkilerde özgürlük kavramının arkasına sığınarak bencillik yapmamamız gerektiğini vurgulamakta. Saturn’un bu noktada bulunması ve Ay düğümlerini kareliyor olması durducu,yavaşlatıcı bir etki gibi görünse de sağaltıcı bir görev üstlenebilir. Fakat aynı zamanda etkin olan Boğa’daki Eros’un yöneticisi Venüsün , Kuzey Ay Düğümüne olan karesi özgür cinsellik kavramına değinebilir.Tabi burada , Mars’ın Uranüs ile oluşturduğu kapanan kare açının da etkisi büyük olacaktır.

Eros ve Psyche’nin arasındaki üçgen açı , dünyasal temeller üzerine kurulmuş , kendi içinde çok derinleşemeyen bir aşkı gündemimize taşıyabilir ve Psyche’nin yöneticisi Merkür’ün yeniayda etkili olması ve açılanmaları sebebiyle bu dönem yeni başlangıçlara kapı açabilir.

Bu süreçte doğal felaketlerden de söz etmemiz mümkündür. Özellikle 2-3 Nisan tarihleri temkin gerektirebilir.

Yeniay derecesine yakın duran Merkür’ün , 12 Nisan 2022’de kavuşumu kesinleşecek Jupiter ve Neptün’e contra-antician çalışması kollektif bilinç kavramından uzaklaşmamıza sebebiyet verebilir. Yani ,yeniay etkisiyle içinde bulunacağımız yeni oluşum ya da takınacağımız tutumlar , içinde bulunduğumuz sosyal topluluklara ,akadaşlıklara zarar verebilir. Bütünün hayrına hizmet etmeyebilir.

Yeniay döngüsünde okült ve ezoterik konulara ilgimiz artabilir. Sıradışı sanat eserleri, uzay ile ilgili konular ve uçak teknolojileri gündeme gelebilir.Houston uzay üssü konuşulabilir.Bu dönem Dağcılar ve çığ düşmeleri gündeme gelebilir. Daha önce de belirttiğim gibi ; kar yağışları , 12 Nisan civarında tam kavuşum gerçkleştirecek Jupiter ve Neptün nedeniyle Nisan ayının ortasına kadar sürecektir. Türkiyede erken seçim konuşulabileceği gibi,dijital oylama gündeme gelebilir.

18 MART 2022 : BAŞAK BURCUNDA DOLUNAY

18 Mart 2022 saat 10.17’de Yin polaritede , toprak grubunun değişkeni Başak burcunun 27. derecesinde bir dolunay deneyimleyeceğiz. Bu gökyüzünde 27 derecede meydana gelen altıncı hareket olurken , anın yükseleninde ikizler burcunun 5.derecesi bulunuyor. 2 Mart 2022’de deneyimledimiz Balık burcundaki Jupiteryen yeniayın sonuçlarını da yine bu dönemde alacağız. Gökyüzünde ateş elementinde hiçbir gezegenin bulunmaması hava ve ozellikle su grubunun baskınlığı göze çarpıyor.

Başak burcu dolunay an haritasında Ay beşinci evde bulunurken , aksın diğer ucunda Güneş Balık stelyumunun bir parçası olarak on birinci evde karşımıza çıkmakta.Başak burcu klasik bakış açısıyla hizmete , çalışmaya ve emeğe pragmatist bir yaklaşımı vardır. Etkin bir işlevi vardır ve mükemmeli aradığından yeni ve aktif kanallar bulmak ister. Sosyal bir burçtur. Analitik ,derine inen bir yapısı olmasına rşın bu arketipin vizyonu dardır. Bu işlevsellik arzusu bedene indirgendinde sağlıklı yaşam koşulları için farklı yollar dener. Horary Astrolıji’de Başak ; Merkür doğasında yerleri temsil eder.Tarımı, toprağı (ekip-biçmek), hastaneler ,astlar ,çalışanlar ve çalışma ortamı,kütüphaneler,diyetisyenler,detox klinikleri ,doktorlar yine Başak burcu yönetimindedir.

Ay’ın Dolunay an haritasındaki yerleşimini Ezoterik geleneğe göre değerlendirdiğimizde ; asıl temanın ferdiyet bilinci ve ruhsal arzunun ifadesi olduğunu görüyoruz. Bunun yanında yüksek benliğin ferdiyette gerçekleşmesi ,varlık bilinci ve arzusu ,potansiyelin dışa vurumu duygusal motivasyon kaynağımız olacaktır. Aksın diğer tarafında, yani on birinci evde konumlanan stelyum ise manayı maddeye icra , kollektif ruhsal bilince ait bir birey olma , spiritual görüş / ilham ve yönelimler konusunda bir yoğunlaşma etkisini arttıracaktır. Buradaki görünüm , kollektif için yararlı yollar bulma ihtiyacından geçecektir.

Bu süreçte yoğun yağışının yanında ,tarım ve arazi koşulları ve Alkaid sabit yıldızı etksiyle ,çocukları ve gençleri etkileyen problemler görülebilir. Doğal felaketler; ekinlerin yanması ve kaybı anlamına gelen bir yıldızdır.

An haritasına daha detaylı baktığımızda ;

Kova tipi olan an haritasında Ay , Ursa Major takımyıldızından Alkaid ile etkileşim içerisinde bulunuyor. Dolunay ve yükselen yöneticisi Merkür ise aksın karşısındaki su stelyumunun içerisinde Jupiter ile kavuşum halinde.Ay ,aynı zamanda Oğlak burcunda kritik derecede bulunan ve Kova bucuna geçmeye hazırlanan Plüto ile trine açı içerisinde.

Öncelikle bu etkilerle kolektif bilinç kavramının en üst düzeyde hissedildiği günlerde olduğundan bahsedebiliriz. Bunun yanında sağlıkçıların protestoları ve bu yöndeki söylemlerin kamuoyunda aldığı tepkiler çığ gibi büyüyecektir. Gemi kazaları ,su ve denizlerden gelecek zararlar , toprak ve ekinlerle ilgili konular gündemde olacaktır.Yine gıda, gaz ve sahte alkol zehirlenmeleri gündeme gelebilir. Üniversiteler ,dini kurumlar,erken seçim konusu ve anayasal değişiklikler diğer başlıklar olacaktır. Özellikle anayasa değişikliği ile ilgili gündemin büyük ses getireceğini düşünmekteyim. Yine Tr’nin ay düğümleriyle etkileşimde bulunan planetler önemli günlerde olduğumuzu vurguluyor.

Bu süreçte barış antlaşmaları imzalansa da özellikle Jupiter’in Koç geçişi ,sonbahardaki Mars retrosu ve en önemlisi 2023’teki Plüton’un Kova geçisi üçüncü dünya savaşında oluşan tabloya çok yakın bir görünüm sergileyecek. 1945’te Plüto Aslan burcundaki seyrinde bir çok krallığın yıkılmasına sebebiyet verirken ,buradaki savaş süreci daha çok bağımsızlık ,özgürlük ve teknolojik altyapıları kapsayan bir tema içerisinde göze çarpacaktır.

Bireysel manada , sağlık açısndan yeni adımlar atmak ,şifalanmak adına uygun bir süreçteyiz. Bir taraftan su grubundaki stelyum etkisiyle dış etkilere açık olmayı , çok çabuk etkilenmeyi ya da depresyonu deneyimlerken diğer tarafta oluşan dolunay etkisiyle “Silkelen ve kendine gel” diyebiliriz. Diyet ,detox ve yeni tedavi süreçlerine başlamak için uygun bir süreçteyiz. Özellikle ; yükselen ya da altıncı evinde toprak veya su grubu etkisi olanlarımız içi oldukça ideal bir süreç. Özellikle , Plüto ile kurulan açı dönüşüm için gerekli desteği verecektir.Halk sağlığını , normalleşme adına yeni düzenlemeler kamuoyuna sunulabilir.

Psikolojik olarak, kurban psikolojisinden kaçınılması gereken bir süreç . Neptün’ün Markab sabit yıldızından etki alması bu etkiyi uç noktalara taşıyabilir. Bir tarafımız fantastik hayallere dalarken , diğer tarafta uyanmamız için bizi zorlayan bir etki mevcut. Bu süreçteki rüyalarınızı not almanızı tavsiye ederim.

Odaklanma problemleri ,iştah artışı ve antidepresan kullananlar için doz arttırma gibi etkiler gündeme geldiyse bu süreçte bu konularda da yeni düzenlemeler yapılabilir. Depresyon, anksiyete, psikosomatik rahatsızlıklar (Borderline vb.) nüksedebilir. Takıntılar artabilir. Yaşam enerjisi düşenilir. Bu nedenle farkındalıkla yaklaşılmalıdır. Spiritual çalışmalar , ezoterik konularla ilgilenmek ,dua ve meditasyon süreci rahatlatabilir. Yalandan uzak durulması gereken bir süreç olduğunun ve yardıma muhtaç olanlar için birşeyler yapılması gerektiğinindikkatle altını çizmek isterim.

MC’de bulunan Kova burcu etkisi ve yine aynı noktadaki Mars ,Venüs ve Saturn’ün ,Uranüs ile olan kare açısı protest fikirlerin ,konuların ,sanatsal işlerin gündeme gelmesine neden olabilir. Bunun yanında özgürleşme ihtiyacı ve marijinal kararlar bireysel yaşamlarımızda da etkin rol oynayabilir.Fakat , uzun vadeli ve istikrarlı sonuçlar da elde edebiliriz.

Enerji tüketimi konusunda yapılacak zamlar artarak devam edecektir.Sağlık sektöründe önemli dönüşümler meydana gelebilir. Yeni ilaçlar piyasaya sunulabilir. Tarım, toprak, gıda sektörü, sendikalarla ilgili önemli konular gündeme gelirken, dünya üzerinde grevler, hak arayışları, işçi ve işveren kesim arasında seslerin yükselmesi ön plana çıkabilir. Neptün -Ay karşıtlığı nedeniyle yalan haberler de bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlar arasında olmalıdır.

Sağlık açısından ; intihara götüren psikolojik rahatsızlıklar veya birinin ölümünden (kayıptan) duyuan yas sonrası derin depresyon, kalça damarları, kronik böbrek iltihabı,Hepatic plexus (Tuberculosis): Karaciğer sinirağı, Quadrate lobe of liver: Karaciğer kuadrat (dördül) lopu,Hepatic duct: Karaciğer kanalı gibi bölgelerde sounlar meydana gelebilir.Yine bağırsaklar ile ilgili sorunlar oluşabilir.Cystic duct (Enteric fever): Safra kesesi kanalı, Gall-bladder (İnsanity,appendicitis): Safra kesesi, Delilik(cinnet), Apandisit ve omurga ayrıca dikkat edilmesi bölgeler arasında gösterilebilir.

Remedy : üçüncü chakraya ait çalışmalar yapılabilir.

Üçüncü chakrada insanlarla ve maddi dünyayla ilişki içine gireriz. Bedenimizin duygusal enerjiyi yaydığı bölgesi burasıdır. Ülserler, midevi sorunlar ve karaciğer, dalak ve pankreasa ait rahatsızlıklar hep dengesiz duygulardan kaynaklanırlar. Pozitif ve negatif enerji kutbiyetleri de burada yer alır. Uyumlu çalışmasında kendimizi aydınlanmış ve neşe dolu hissederiz. Uyumsuzluğunda ise kasvetli ve dengesiz hissederiz. İçimizde bulamadığımız kabullenme ve tatmini maddi dünyada ararız. Bu chakra, duygusal hassasiyetlerin ve kişisel güç konularının temizlenme, arınma odasıdır.

Terapi şekilleri: Ses: Nota Mİ, Mantra RAM/Renk: Sarı/Taş: Kaplan gözü, Amber, Topaz, Sitrin/Aroma: Lavanta, Biberiye, Bergamut/Yoga şekli: Karma Yoga.Ayrica bu dönem çörekotu tüketmek veya yağını kullanmak fayda sağlayabilir.

Dördüncü yol öğretisinin onemli temsilcilerinden P.D. Ouspensky ‘den bir alintiyla noktalayalim .

“Kendimizin dört boyutlu varlıklar olduğumuzu ve yalnızca bir yanımızla, yani varlığımızın yalnızca küçük bir parçasıyla üçüncü boyuta yöneldiğimizi söylemek için çok iyi bir nedenimiz olabilir. Sadece bu parçamız üç boyutta yaşar ve biz sadece bu parçanın bedenimiz olarak bilincindeyiz. Varlığımızın büyük bir kısmı dördüncü boyutta yaşar, ama biz kendimizin bu büyük parçasının bilincinde değiliz. Veya dört boyutlu bir dünyada yaşadığımızı, ancak kendimizin yalnızca üç boyutlu bir dünyada bilincinde olduğumuzu söylemek daha doğru olur. Bu, bir tür koşulda yaşadığımız, ancak kendimizi başka bir koşulda hayal ettiğimiz anlamına gelir.”

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın