21 EKİM 2025 : TERAZİ YENİAYI

21 Ekim 2025 saat 15.24’te hava grubunun öncüsü , yang polarite Terazi Burcunun 28.derecesinde bir yeniay meydana gelecek. (Foramen hattı) Anın yükseleninde kova burcu bulunurken , yeniay derecesi Kova burcundaki Plüton’dan ve Yengeç burcundaki Jupiter’den kare açı alarak T kare açı kalıbının apexinde bulunacak. Dolayısıyla bu etki ; hak, hukuk, adalet ve diplomaside ağır ve çarpıcı dönüşümlere kapı açan bir döngü olacağını haber veriyor.

Yeniayın Sabian Sembolü “İnsanlığın nesilden nesle aktarılan bilgi için uçsuz bucaksız süregelen gayreti” şeklinde karşımıza çıkıyor.

Yeniayın oluşacağı bu derece, bilginin ve bilincin kolektif uyum adına aktarılmasıyla ilgilidir. Terazi burcu zaten ilişkiler, denge, toplumsal ahenk ve paylaşım temasını taşır; 28. dereceye geldiğimizde bu enerjiler artık bireysel değil, evrensel bir boyuta taşınacaktır. Bu sembol, insanlığın birikmiş bilgisini sevgi, uyum ve anlayış diliyle geleceğe taşıma görevini temsil edecektir. Bu, yalnızca akademik ya da entelektüel bilgi değildir; aynı zamanda ruhsal bilgelik, insani değerler, etik ilkeler ve güzelliğin bilgisidir. Zira ; yeniay derecesi Balık burcunun 2 derecesi ile anticia (aynalama) yaptığı için , kolektif anlamda bu temalar oldukça ön plana çıkacak ve dönüştürülecektir. Özellikle rüyaların güçlü bir derecede etkili olacağı bu on beş günlük döngüde ; bizleri finansal konularda da ileri taşıyacak , sağlam ve kalıcı adımlar atmamız mümkündür.

Bireysel bazda ise bu yeniay bilinçaltı düzeyinde kodlanan özgürleşme ve bireysel farkındalık problemleriyle yüzleşme temasını vurgulayacaktır. Dolayısıyla , ikili ilişkilerde eski bağlanma biçimleri sona erebilir. Finansal, ruhsal ya da duygusal borçlar kapanabilir. Gizli kalmış bir gerçek, bir yüzleşme ya da bir içsel farkındalık aniden gündeme gelebilir. Cinsel yaşamla ilgili yeni farkındalıklar da döngüde etkili olabilir.

Bu bir denge doğumu olacaktır ancak önce dengeyi bozan her şey görünür olmalıdır. Koç burcundaki Chiron’un da karşıtlığı ile eşlik edeceği bu yeniay bizlere, ilişkilerdeki güven, paylaşım, bağlılık ve karşılıklı sorumluluk temalarını yeniden tanımlama fırsatı sunacaktır. 8. ev enerjisiyle birlikte, yüzeyin altındaki bastırılmış duygular, gizli korkular veya finansal-ruhsal bağımlılıklar açığa çıkabilir.
Bu, “ben” ve “biz” arasındaki sınırları test eden, güç ve teslimiyet dengesini sorgulatan bir dönem olacaktır. Bu karşıtlık, “benim değerim” ile “başkalarının / partnerimin üzerimdeki etkisi” arasındaki derin bir çatışmayı temsil edecektir.


Bu karşıtlıkla birlikte, geçmişte kendimizi yetersiz hissettiğimiz, değerimizin görülmediğini düşündüğümüz veya paylaşımda güçsüz kaldığımız temaları yeniden gündeme gelebilir.

Chiron burada, geçmişteki bir “ben yeterince değerli değilim” inancını iyileştirmek için baskı yaratabilir. Fakat yeniay şu mesajı verecektir :

“Gerçek değer, başkalarının seni onaylamasında değil; kendi içsel bütünlüğünde saklı.”

Dolayısıyla bu süreç tüm kaynaklarımızla ilgili koşulları değiştirmek için (maddi/manevi) harekete geçmek açısından faydalı enerjiler sunacaktır. Kimi fedakârlıkların samimiyetten, kimilerinin ise korkudan kaynaklandığı açığa çıkacak ve bu farkındalık yeni düzenin kapılarını aralayacaktır. Yön eksikliği ve zihinsel bulanıklıktan çıkıp , kendimizi kandırdığımız konulara ışık tutabilirsek , bu yeniay süreci verimli geçecektir.

An haritasına daha detaylı şekilde baktığımızda ;

Yeniay’ın an haritasının 8.evinde oluştuğunu görüyoruz. Makro bazda ;  vergiler, dış kaynaklar, yabancı ülkelerle mali ilişkiler, dış borçlar ve alacaklar, sigorta şirketleri, intiharlar ve ölümler (sembolik olarak bir devrin kapanmasını da temsil eder) ile ilgili olan bu evde oluşan yeniayda ana mesele ülkemizin tüm bu konularda düzenlemeye gitmesi ile ilgili olacaktır. Özellikle yeni vergiler gündemin ana meselesini oluşturabilir. Öte yandan ; yer altı dünyasını, maden kaynaklarını, uluslarası petrol kaynaklarını, topraksal zenginliklerimizi, derin devleti, nükleer enerji kaynaklarını da konuşabiliriz. Sanatçılara dair operasyonlar bu süreçte de devam edebilir. Cinsel sağlığa yönelik yeni gündemler , topluma mâl oluş kişilerle ilgili bilinmeyen gerçeklikler ortaya çıkabilir.

Gemi kazalarına dikkat etmek oldukça önemli olacaktır.

Toplumsal bilinçaltı, yönetim dili, karar süreçleri ve adalet bilinci üzerine odaklanacak olan bu enerji, ülkemiz açısından gençlerle /eğitimle/alfabe ile ilgili reformlar, eğitim veya kültürel düzenlemeler gündeme gelebilir. Sanat, medya, ifade özgürlüğü veya yaratıcı alanlarda kısıtlama–özgürleşme çatışması yaşanabilir. Merkür–Satürn kavuşumu üzerine gelen Yeniay, ulusal düzeyde aklın yeniden disipline edilmesi ve düşünce biçimlerinin dönüşümü anlamına gelecektir.
Eski diplomasi dili, geleneksel yönetim kalıpları, eski ve yeni para sahiplerinin çatışması , resmî söylem biçimi bu yeniay ile yeniden yazılmaya başlanacaktır. (Biraz manipülaif adımlar atılabilir) Adalet sistemi, eğitim, gençlik politikaları, ifade özgürlüğü ve medya alanında reform talepleri yükselebilir.

Gizli kalmış bazı toplumsal ya da medya bağlantılı durumların su yüzüne çıkması bu süreçte olasıdır. Trafikte yeni düzenlemeler , lux araçlara dair düzenlemeler veya vadesi dolmuş araçlar için kararlar alınabilir. Aidatlar , takas çekleri , sınavlar , e imza , vadesi geçmiş dosyalar gündeme gelebilir.

Pek tabii , dünya genelinde tekstil firmaları , düşen üretim oranları da tartışılabilir. Değişen tüketim alışkanlıkları ve değişen öncelik sırasını konuşabiliriz. Altında ise küresel blokajlar konuşulabilir.

Bireysel bazda bu yeniay ; iş nedeniyle yurtdışı bağlantılarımızı kullanmak , yurtdışına taşınma planlarımız için harekete geçmek , uluslarası finansal işbirlikleri konusunda otoriteler tarafından destek verebilir. Müdür veya patronlarla konuşmak için 22 Ekim -3 Kasım tarih aralığı oldukça verimli olacaktır.

Sağlık astrolojisi açısından bu yeniay ; gözlerle ilgili sorunlara karşı spesifik olarak uyarırken , böbrekler , dolaşım sistemi ve damarlar , diyabet konusunu da ön plana çıkarabilir. İnsülin direnciniz varsa , bu süreçte adım atmak faydalı olabilir.

7 EKİM 2025 : KOÇ DOLUNAYI

7 Ekim 2025 saat 06.47 ‘de ateş grubunun öncüsü Koç burcunun 14. derecesinde ve “özgür atlar” olarak sembolize edilen Alpheratz Sabit Yıldızı etkisinde bir dolunay meydana gelecek. Dolunay’ın yükseleninde Terazi burcunun 9. derecesi (Porrima Sabitesi) görülürken , Sabian Sembolü “Bir Kızılderili battaniye dokuyor” şeklinde çıkıyor. Bu sembol ; bizlere hayatımızın ipliklerini nasıl bir araya getirdiğimizi hatırlatacak. Dolunay Koç’un saf, öncü ve bireysel enerjisini taşırken, bu sembol bize sadece ani çıkışlar ve bireysel adımlar değil; aynı zamanda sabır, süreklilik ve hayatın parçalarını bilinçli ve adil şekilde örmenin önemini anlatıyor.

Bu dönem, bizlerin bir süredir emek verdiğimiz, belki küçük küçük ilmeklerle kurduğumuz şeylerin bütün olarak görünür hale geleceği bir zaman olacaktır.

Koç’un öncü dürtüsü sabırsızlığa sürükleyebilir, ancak sembol bizlere sabırla, dikkatle ve geleneksel bilgeliğe kulak vererek ilerlemenin değerini hatırlatıyor. Bu dönemde aceleyle kesip atmak yerine, var olanı korumak, onarmak ve anlamlı hale getirmek önemli olacak. Ayrıca, dolunay bireysel iradeyle toplumsal aidiyet arasındaki dengeyi de gündeme getirecektir; kendi yolumuzu örerken köklerimizden, geleneklerimizden ve kolektif bilgelikten de güç almamız gerekebilir.

1-7 aksında gerçekleşecek olan Koç dolunayı ;Bu dolunay, ayın Koç’ta olması nedeniyle ateşli, aktif, bireysellik ve başlangıç enerjisi taşıyacakır. Duyguların dışa vurumu güçlü olabilir; bastırılmış hisler, kendini ifade etme ihtiyacıyla yüzeye çıkabilir.

Bu dönemde “ya hep ya hiç” tavırları, ani kararlar veya çatışmalar riski yüksektir. Öte yandan, cesaretle gereken değişimleri başlatmak için güçlü bir fırsat da sunacaktır. Pek tabi Alpheratz etkisiyle ; bireysel istekler ile ilişkiler arasında gerilimler görünebilir; zira Koç’un bireysel doğası ile karşı burcu Terazi’nin ortaklık ve denge temaları arasında denge kurulması gerekebilir. İsteklerimizi yaptırmak adına manipülasyona/kavgaya başvurmak , enerjinin negatif kullanımı olacaktır.

An haritasına daha detaylı baktığımızda ;

Koç burcunun 14. derecesinde Alpheratz Sabitesinde oluşan dolunay , ben ve sen dengesi üzerinde duruyor. Koç dolunayı 14°08’de gerçekleşirken, bu dereceye Yengeç’teki Kronos asteroidi T-kare yapıyor. Dolunay zaten bireysellik–ilişki dengesini gündeme getirirken, Kronos’un Yengeç’te olması otorite, kural koyuculuk ve “baba figürü” temalarını aile, kökler ve duygusal güvenlik alanına taşıyor.

Dolunayın ışığı altında Koç’un “ben” vurgusu ile Terazi’nin “biz” dengesi çatışırken, Yengeç’teki Kronos’un T-kareyi tamamlaması şu mesajı veriyor: “Kendi yolunu çizerken otorite figürlerinin, ailenin ya da geçmişten gelen koruyucu–kısıtlayıcı bağların etkisini sorgula.” Bu etki, hem dışsal anlamda (otorite, ebeveynler, aile büyükleri, toplumsal kurallar) hem de içsel anlamda (kendi içimizde taşıdığımız katı, yargılayıcı, ‘böyle olmalı’ diyen ses) olarak çalışabilir.

Bu T-kare aynı zamanda sorumluluk ile özgürlük arasındaki çekişmeyi büyütebilir. Koç dolunayı “şimdi harekete geç” derken, Kronos “önce kuralları gözet, geçmişten gelen sorumlulukları unutma” diye seslenecektir. Bu ikilem, özellikle aile–ilişki–kariyer üçgeninde gerilim yaratabilir. Duygusal güvenliği sağlamak isterken, bireysel özgürlük arzusunun köşeye sıkıştığını hissedebiliriz.

Yani, bir yandan kendi bağımsızlığımızı ilan ederken (Alpheratz sabitesi özgür at sembolizmasıyla tasvir edilir.) diğer yandan geçmişten gelen sorumlulukları reddetmeden, ama onlara teslim de olmadan, dengeli bir şekilde ilerlemeliyiz. Kronos burada bize şunu öğretecektir : Gerçek otorite dışarıdan değil, kendi içimizde olgunlaşan, zamanla inşa edilen otoritedir.

Yükselen derecesinin porrima ile açılması , biten  ilişkileri gündeme getirirken ; yönetici Venüs’ün (Başak) , Satürn ile olan karşıtlığı kronik sebepleri , otorite tarafından baskılanmış sevgiyi (en başta öz sevgiyi) gündeme getirebilir. Geçmişten gelen ilişki kalıpları, bağımlılıklar ya da kendini geri planda tutma alışkanlıklarını gündeme taşıyabilir. Özellikle görünmez bağlar, gizli ilişkiler ya da perde arkasında işleyen durumlar bu dönemde açığa çıkabilir. Ruh–beden dengemizi zorlayarak günlük yaşam, sağlık ve iş düzeninde sınavlar getirebilir. Sanki “hizmet mi ediyorsun, kendini mi tüketiyorsun?” sorusu önümüze gelebilir ve karşılığında “kendimi çok ihmal ettim” cevabını verebiliriz. (Kronik sağlık problemleri için disipline olmak veya uzmana görünmek için de uygun , özellikle regl düzensizlikleri , bağırsak sorunları ve göz /baş bölgesi, omurga problemleri için / diyete de başlanabilir)

İlişkilerde veya ortaklıklarda geri planda kalmış, çözümlenmemiş karmaların çözülmesi için yüzleşmeler kaçınılmaz olabilir. Geçmişte verdiğimiz tavizler, sağlıksız alışkanlıklar veya hizmet–özveri dengesindeki bozulmalar görünür hale gelebilir. Venüs , denebola sabitesinden etki aldığı için ; partnerimizi aşırı eleştirdiğimizin veya ebeveyni gibi davrandığımızın farkına varabilir ve bu duruma bir set çekebiliriz. Bu noktada ilişkilerde sorumluluk dozu da sorgulanabilir. Gereksiz rollerden özgürleşmek ve Neptün karşıtlığında yanılsamalardan kurtulmak önemli olacaktır. İlişkilerde sadakat konuları ise ön plana çıkabilir.

Merkür’ün dolunay günü akrep burcuna geçmesi ve Plüton ile kare açısı ;Manipülasyona uğradığımızı düşündüğümüz ya da kaygıyla bağlandığımız koşulları değiştirme fırsatı verecektir. Plüton , bizi çıplak hakikati konuşmaya zorlar. Bu açı sözlerin gücünü hatırlatacaktır. Kendimiz hakkındaki düşüncemizin, başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğünden daha önemli hale geldiğini görebiliriz. Öte yandan bizi manipüle eden , korkutan , şüpheye düşüren baskı kuran durumların doğrulunu görürken ; aynı hataya kendimizi düşürmek yanlış bir kullanım olacaktır. Fakat bu açıyı ; araştırmalar / tetkikler yapmak , herhangi bir konu hakkında inceleme başlatmak veya derinleşmek için kullanabiliriz. Kıskançlık ve manipülasyonun zirvesini göreceğimiz bir ay olacak. (Hak ararken haksız duruma düşülmemeli)

Dolunay sırasında yorgunluk, kaygı veya huzursuzluk hissedebiliriz. Bu ihtiyaçlarımızın karşılanmadığının işareti olacaktır. Bu döngü yaşam enerjimizi geri çağırmak için (17 Ekim Güneş Jüpiter karesi ani olaylara, ego savaşlarına dikkat!)

Toplumsal düzeyde bu dolunay, özellikle ilişkiler, diplomasi, ittifaklar ve karşıt güçler arasındaki denge temasını sert şekilde vurguluyor. Toplumsal sahnede denge, adalet ve uzlaşı arayışı öne çıkarken; geçmişten gelen gizli anlaşmaların, kulislerin, perde arkası ilişkilerin de açığa çıkabileceğini gösteriyor. Bu noktada gizli saklı kalmış eski bağlar ya da geçmişte yapılmış fedakârlıkların bedeli gündeme gelebilir.

Yanı sıra sistemin işleyişinde aksaklıklar, sağlık–hizmet sektörlerinde krizler, kolektif düzenin sınavdan geçeceğini işaret ediyor. Fakat Satürn’ün 10. evdeki Jüpiter ile üçgeni, bu krizlerin uzun vadede yeni bir toplumsal yapılanma ve kurumsal güçlenmeye dönüşebileceğini de vaat ediyor; yani önce sınav, ardından olgunlaşma.

Kitlelerin düşünce ve iletişiminde sert dönüşümler, bilgi–iletişim–medya alanında krizler, manipülasyonlar ya da büyük ifşaları gündeme gelebilir. Söylemler keskinleşirken, hakikat ve güç arasındaki çekişme görünür hale gelebilir. (İftiralara dikkat) Mars’ın 2. evde Akrep’te açısız olması, ekonomik düzlemde öfkenin birikmesi, finansal konularda kontrol arayışının görünmez ama güçlü şekilde işlediğini anlatacaktır.

Bu dolunayın makro düzeydeki mesajı şudur: Toplumsal düzen, Halk–otorite, birey–kolektif, ulus–uluslararası ilişkiler sert bir sınavdan geçiyor.

Sağlık sektöründeki skandallar , meslekten men etme durumları bu sürecin gündemine katkı yaparken , su kesintileri ve barajlardaki suyun tükenmek üzere olduğu haberlerini okuyabiliriz. Susuzluk, su kaynaklarının adil dağıtımı, suyun ekonomik değeri ve tarımsal verimlilik daha fazla tartışılabilir. Kriz algısı artabilir, halkın yaşamına doğrudan etki eden su sıkıntıları gündeme gelebilir; fakat aynı zamanda yönetim tarafından uzun vadeli planlar veya projeler gündeme getirilebilir.

Spesifik olarak finansal soruşturmalar gündeme oturabilir. Zührevi hastalıklar konusunda farkındalık yaratacak gündemler , skandallar yine gündeme gelebilir. (Özellikle afrika kökenli kişilere dair başlıklar okuyabiliriz)

Sağlık astrolojisi açısından , beyinde frontal ön lob (konuşma, motor beceriler) , parietal yan lob (yer-yön, denge, okuma yazma gibi işlevler) ile ilgili baş bölgesi problemleri yaratabilir. Öte yandan ; böbrek sistemi , kasıklardaki lenf sistemi konusu gündeme gelebilir.

21 EYLÜL 2025 : BAŞAK BURCUNDA GÜNEŞ TUTULMASI

21 Eylül 2025 saat 22.54 ‘te Solar Saros 154 familyasına ait , Güney Düğüm yönünde ve toprak grubunun değişkeni Başak burcunun anaretik 29 derecesinde (karmik kapanış) bir Güneş Tutulması deneyimleyeceğiz. Güney Düğüm yönünde gerçekleşecek olan bu tutulma , Satürn ve Neptün karşıtlığında gerçekleşeceği için “zorunlu olarak kurulan” yeni sistem temasını da vurgulayacak. Çünkü ; öncelikli olarak “disiplin,dirayet,temkin” temelleri üzerinden hareket etmemiz gerektiğini anlatacak. Bilinen yöntemlerle yeni bir yol aratacak. Öte yandan ;  körleştiğimiz veya göz yumuduğumuz  temalarla bizleri yüzleştirecek.

Haritanın 4-10 aksında oluşacak tutulmanın Sabian Sembolü ise : “A false call unheard in attention to immediate service : “Acil hizmetlere (servise) odaklanırken duyulmamış bir yanlış çağrı.”” olarak karşımıza çıkıyor. Bu sembol bizlere ; “Köklerinden yükselen kaygıları iyi ayıkla. Her kriz gerçekte kriz değildir. Dış dünyanın beklentileri ile kendi içsel güvenliğin arasında seçim yaparken, yanlış alarmları görmezden gel. Yalnızca gerçek olan çağrıya hizmet et.” mesajını iletiyor. Tutulma an haritasının yükseleninde ise 23 drc ikizler burcunu görüyoruz. Ayrıca Merkür tutulma derecesine yakın konumlanıyor. Bu nedenle ; öncelikle mental olarak zorlayan / disipline eden bir karaktere sahip olacağını söyleyebiliriz , ayrıca görmezden geldiğimiz konularla yüzleşmeler mümkündür.

Saros 154 serisine baktığımızda son tutulmalarını 31 Ağustos 1989 ve 11 Eylül 2007 yıllarında ürettiğini görüyoruz. Bu dönemde doğanlar için büyük değişimler ve yeni bir sistem kurma çabası , öncelikli olarak ön plana çıkacaktır.

Tutulma 4-10 aksında oluşacağı için öncelikle Kökler , ev hayatı, bilinçdışı, duygusal güvenlik , ev , aile , içsel güvenlik , yuva , vatan , millet , muhalefet gibi konuları ön plana çıkartıyor. 29° Başak, mükemmeliyetçilik, detaycılık ve düzen ihtiyacının doruk noktasıdır; aynı zamanda bir döngünün tamamlanması ve bir sonraki aşamaya geçişle ilgilidir. (Unutmayın ; 29 dereceler Plütoniktir yani dönüştürür)

Tutulma döngüsü , makro ölçekte özellikle muhalefet kanadında büyük bir değişimin habercisi…

Öte yandan Güney Düğüm yönünde bir tutulma deneyimleyeceğimiz için , gçmişte bu minvalde kronikleşen ve artık taşma noktasına gelen meseleler de bir sonuca bağlanabilir ve bu sonlar yeni ve güçlü başlangıçlara vesile olabilir. Köle-efendi aksında gerçekleşecek olan bu tutulma ; aşırı emek verdiğimiz konularda artık bir karar aşamasına gelmeye ve kalıplaşmış / kronikleşmiş konuları bitirerek yeni bir düzen yaratmaya itiyor. Bu döngüde ; taşınmak , düzen değiştirmek , iş ve departman değişimleri , yine makro bazda otorite figürlerinin değişimleri mümkün. (Trump’ın haritası alarm veriyor.)

Bu tutulma, ev ve aile hayatındaki köklü ihtiyaçlarla toplumsal ve mesleki sorumluluklar arasında güçlü bir gerilim yaratabilir. İçsel güvenlik ve köklerle ilgili konular ön plana çıkarken, dış dünyanın beklentileri ve görevleri sanki bir yük gibi hissedilebilir. Satürn retrosu, geçmişten gelen sorumlulukların ve engellerin tekrar gündeme gelmesini sağlayacaktır; bunlar daha çok duygusal, sezgisel ve bazen belirsiz biçimde deneyimlenebilir. (Bu tutulmayı Mart 2025’in sağlama tutulması olarak düşünebiliriz.)

Neptün’ün tutulma derecesi ve yine tutulmayı dispoze eden Merkür’le karşıtlığı, gerçek ile yanılsamanın, doğru ile yanlış bilginin karışmasını getirir. Yanlış alarmlar, kafa karışıklıkları, iletişim aksaklıkları ve hayal kırıklıkları gündeme gelebilir. Aynı zamanda, içsel sezgi ve hayal gücü bu dönemde önemli bir rehber olabilir; doğru ayırt etme yeteneği geliştirmek gerekecektir.

Bu altı aylık süreçte ; ev ve aile alanında ortaya çıkan sorunlar, gerçek ihtiyaç mı yoksa abartılı alarm mı ayırt edilmeldir. Toplumsal/mesleki alanla çatışmalar, planlama ve disiplin ile hayal gücü arasında denge kurmak önemli olacaktır. Yanlış anlaşılmalar, iletişim kazaları ve belirsizlikler olasıdır; sabırlı ve analitik yaklaşmak bu dönemin çıkış anahtarıdır. Yine kafa karışıklığı , beyin sisi gibi durumlar oluşabilir. Özellikle demans vb. hastalıklara ve genel olarak psikosomatik sorunu olanlara dikkat edilmelidir.

Öte yandan ; Venüs’ün tutulma derecesiyle aynı evde bulunması ve Uranüs ile olan kare açısı ; finansal dengesizliklere , ilişkilerde ani kopuşlara ve özgürlük ihtiyacına veya marjinal ilişkilere çekilmeye neden olabilir. Bu süreçte , melankoli duygusunu iliklere kadar hissetmek mümkündür. Özellikle ; ayrılık sonrası depresyon /boşluğa düşme hissi bu süreçte daha yüksek oktavdan hissedilebilir ve alternatif yöntemler aranabilir. (Bu kalıcı bir ilişki yaratamaz) Yine Venüs’ün Uranüs ile kare açısı, bilinçdışı şoklar, ani farkındalıklar ve gizli konuların su yüzüne çıkmasını tetikleyecektir. Ev ve ailede beklenmedik değişimler veya içsel huzursuzluklar yaşanabilir. Bu dönemde ani fikir değişimleri, sırların açığa çıkması , duygusal bağlar çatışabilir. Yine takıntıların ve eleştirinin artabileceği bir dönemdir. İçsel ve dışsal çatışmalar artabilir; sakin ve analitik yaklaşmak gerekir. Unutmayalım ki ; ani içsel veya dışsal değişiklikler, kişisel büyüme ve farkındalık için fırsat sunar.

Ne olursa olsun ; bu Satürnyen efektlerin yolumuzda gerekli olan düzenlemeyi yapacağından kuşku duymamak yerinde olacaktır. Hak edenlere payların dağıtılacağı bu döngü ; kalıcı sonlarında da bazen gerekli olduğunu hatırlatmaktadır. Çünkü ; herkes kendi cezasını kendi eylemleriyle verir ve döngüsel olarak , zamanı geldiğinde , bunlarla yüzleşmek zorundadır. Bu tutulma ; hayatımızı disipline etmek için gelmektedir…

Bu tutulma ailede yaşça büyük kişilerin sağlığı ile ilgili de gündemler yaratabilir. Tedavi edilmesi gereken hastalıklar bu süreçte gün yüzüne çıkabilir ve yeni bir döngüyü başlatabilir. Baba veya otorite figürleriyle ilgili konular spesifik olarak gündeme gelebilir. Sadece baba değil tüm eril figürler bu tutulma zamanında gündeminizi meşgul edebilir. Yine kardeşler konusu da ön plana çıkabilir. (özellikle maddi paylaşımlarda anlaşmazlıklar, zorluk çıkaran durumlar , devlet dairesindeki işler ile ilgili blokajlar da mümkünüdür) İşyerimizde yönetici değişiklikleri de bu süreçte gündeme gelebilir.

Tutulma döngüsünde bozuk ve özellikle küflü gıdalara dikkat etmek fayda sağlayacaktır. (özellikle ilk 15 gün pasta, şekerleme, hamur işi) İntolerans artabilir. Bu noktada gıda güvenliği de tartışmalı hale geleceğinden kapanan işletmeler , insan sağlığına aykırı davranan üreticiler nasibini alabilir. Öte yandan ; yine gıda zincirlerinde usulsüzlük ve konkordato haberlerini okuyabiliriz.

Su kesintileri ise bu döngünün ana başlığı olacaktır.

An haritasında Mars (aneretik derece) ve Plüton da karesini kesinleştirmeye gittiği için , bu döngü şiddet olaylarını , alacak verecek veya gönül meseleleri için işlenen cinayetleri gündeme getirebilir. Öte yandan toplumsal şiddete dikkat edilmeli , öfke kontrolü yapılmalı ve kadın hakları konusu üzerine yoğunlaşılmalıdır. Faili mechuller , boğulma vb. negatif gündemlere dikkat edilmelidir.

Sağlık astrolojisi açısından bu tutulma ; karaciğer arka lobları , karaciğer kanalları veya karaciğer yetmezliği konusuna vurgu yapmaktadır. (Antik Mısır geleneğine göre karaciğeri temiz olmayan rahiplerin duası kabul olmazdı , bu nedenle zerdeçal tüketerek arınma yaparlardı.) Aşırı meyve , alkol tüketimi ve sigara tüketimi bu süreçte dengelenebilir / bırakılabilir. Yine bronşit konusunda veya salgın hastalıkların yayılması açısından da yeni tedbirler alınabilir. (özellikle okullarda) Covid sonrası oluşan beyin sisi konusu tekra tartışılabilir.

Dünya dışı gündemler, ufoloji , başka gexegenlerde yaşam ve kolonileşme ile ilgili gündemler okuyabiliriz.

7 EYLÜL 2025 : BALIK BURCUNDA JUPİTERYEN AY TUTULMASI

7 Eylül saat 21.08 civarinda su grubunun değişkeni Balık burcunun 15. derecesinde ve Lunar Saros 128 familyasına ait bir parçalı bir Ay tutulması deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde ; Boğa burcunun ilk dereceleri görülürken ; tutulmanın Sabian Sembolü “The flow of inspiration : İlham akışı ” olarak karşımıza çıkıyor. Zira ; tutulma hem Balık arketipinde hem de Jupiter destekli olduğundan sezgilerimizi ön plana çıkaracak bir enerjiye sahip olacaktır. (Tutulma Terazi burcunun 15. derecesiyle anticia çalışıyor dolayısıyla evlilik , ortaklık ,diplomasi konusu da mercek altında) Bu tutulmada Ay Perigee olacağı için olduğundan büyük görülebilecek. Dolayısıyla görsel bir şölen de sunacak. (1.5 sene etkili)

Duygusal derinlik, sezgi, mistisizm ve bilinçaltı temalarının yoğunlaştığı bu dönem (ilk -+15 gün çok etkili) , biten konuların şifa getirdiğini de gözler önüne serecek ve ” kaos sandığın şey mucizeyi doğurur ” mottosuyla çalışacaktır. Artık ruhsal olarak huzuru arayacağımız bu süreç , huzur ve yeni bir düzen kurmamızı sağlayacaktır.

Lunar Saros 128 familyasına ait olan tutulma, Doğu Afrika, Asya (Ülkemizde seyredilebilecek) ve Avustralya’da tamamen görülebilecek. Afrika ve Avrupa’nın çoğunda yükselirken görülebilir. Orta Pasifik Okyanusu üzerinde batarken görülebilecek.

Kozmik yumurta veya Anka kuşu olarak bilinen Achenar Sabit Yıldızı etkisinde gerçekleşecek olan bu tutulma ; bireysel yaşantımızda manevi anlamda teslimiyet ve akışa bırakma vurgusu yaparken , küllerimizden doğmayı destekleyecektir. Kuzey Düğüm yönünde oluştuğu için ; geçmişe tutunanlar , sorgulayanlar veya aşırı materyalist davrananlar için zor bir altı aylık süreçten bahsetmemiz mümkündür.

Bu Saros serisindeki son tutulmaları ;26 Haziran 1953 , 6 Ağustos 1971 , 18 Ağustos 1989 ve 28 Ağustos 2007 tarihlerinde deneyimledik. Dolayısıyla ; o süreçte doğanlar , birincil derecede hayatlarında yeni bir sayfa açma imkanı bulacaklardır.

An haritasına detaylı bir şekilde baktığımızda ;

Tutulma 5-11 aksında gerçekleşiyor ve Achernar Sabit Yıldızı etkisi altında bulunuyor. Öncelikli olarak ; bu sabit yıldız 11. evde bulunan Ay’a eşlik ettiği için ; aktif olarak içinde bulunduğumuz toplulukları , arkadaş çevremizi , umut ve hayallerimizi ve ilişkilere bakış açımızı doğrudan revize edebiliriz. Bu süreç , kendimizi kurban ettiğimiz durumları , zorlanarak içine çekildiğimiz dramaları sorgulamamıza neden olacak ve IC yani haritanın dip noktasındaki Jupiter Yengeç’ten aldığı destekle manevi olarak bir revizeye gitmemizi sağlayacaktır. Fakat ; yine bu altı aylık süreç önce kökene inip derin bir temizlik yaparken , yer yer duygusallık geliştirmemize ve anılara takılmamıza da neden olabilir. Yapmamız gereken tek şey ; geçmişin çöplerine takılmadan yeni yolumuzda hüd hüd kuşu misali ilerlemek olmalıdır. Kafa karıştıran , overthinker olmamıza altyapı sağlayan durumlar elbette olacaktır fakat çıkış yolu akışa bırakmaktan geçmektedir. Çünkü bu altı aylık süreç , sonuç olarak aynada kendimizi en doğru ve yalın şekilde görmeyi vadetmektedir.

Bireysel bazda rüyalar , ilham ve sezgiler ön plana çıkaabilir ve deyim yerindeyse kalbimizin sesiyle hareket edebiliriz. Haberci nitelikteki rüyalar , bilinçaltımızın tozlu raflarında kalmış ve eylemlerimize dönüşen (bilinçli aklımızda karar verdiğimizi sandığımız) tortular bu süreçte tespit edilerek , çözüme kavuşturulabilir. Özellikle haritanın IC (Dip) noktasında bulunan ve tutulmanın dispozitörlüğünü üstlenen Jupiter Yengeç üçgeni , ailemiz tarafından koşullandığımız durumları gün yüzüne çıkararak , bizleri bir karar aşamasına getirebilir. Bunlardan hangisi benim eylemlerim , hangisi bana öğretilenler doğrultusunda yaptıklarım ? sorusunu sık sık tekrar edebiliriz. Dolayısıyla süreç psikoterapi , regresyon , bilinçaltı çalışmaları için oldukça uygun olacaktır. Yine ilişkiler konusunda arabuluculuk , duyguları şeffaf bir şekilde dile getirerek açılmak veya bitmesi gereken hikayelere son noktayı koyarak en doğru şekilde yolları ayırmak da sürecin getirilerinden olabilir. Unutmayalım ki ; aşırı olan her davranış bu süreçte yargı yolunu da açabilir.

Karar alırken duygular ve mantık arasında kalacağımız anlar olabilir. O esnada sadece kalbinizi dinleyin ve acele etmeyin.

İlişkiler açısından bakarsak gösterişli ve dışarıdan bakıldığında birbirine yakıştırdığımız aşkların başlama zamanı. Fakat ; en yakınlarımızdan gelebilecek hainlik, düşmanlıklara karşı uyanık olalım ve yolumuzu ayırmayı tercih ederek , sisteme havale edelim. Kıyafetimize, saçımıza hiç acımadan para harcayabiliriz, buna dikkat edelim. Abartı zarar getirebilir.

Şartlar bizi sağlıklı beslenmeye taşıyacaktır. İstemesek de, günlük alışkanlıklarımızı değiştirmek zorunda kalabiliriz. Bağımlılıklar geride kalıyor.

İş, meslek ve kariyer yaşamımızda hızına yetişemeyeceğimiz değişimler olabilir. Buna tanışacağımız yeni kişiler fikirleriyle neden olurken bazen de teknolojik gelişmelerin bizi taşıyacağı yer olabilir. Yeni fikirler ışık hızında yüklenebilir. Bu fikirleri hayata geçirebilmek için eski fikirlerle geldiğimiz noktadan hızlı bir değişimle uzaklaşabiliriz.

Bunun yanında makro ve micro bazda bireysel şeffaflık talepleri , sorgulanabilirlik , açık yürekle hareket etme isteği görülebilir. Birnevi , kirlerden arınacağımız bu döngü bizi için en doğru seçenekleri önümüze getirecektir.

Ülkemiz açısından bu süreç , uluslararası işbirlikleri , arabuluculuk rolünün üstlenilmesi , insani yardımlar konusunu gündeme getirebilir. Kanser hastalıklarını önceden tespit etmek adına toplusal çalışmalar (özellikle meme ve rahim) , hpv aşıları bu süreçte tekrar gündeme gelebilir. Gıda güvenliği için , alınan kararlar bu süreçte uygulamaya konulabilir. Yine özellikle hristiyan dünyasını ilgilendiren ve ülkemiz topraklarında olan manevi bakiyeler ile ilgili konular ve bu doğrultuda kurulacak komisyonlar , toplum ve ruh sağlığını ilgilendiren çalışmalar bu süreçte ön plana çıkabilir. Su ve diğer doğal kaynaklara dair kampanyalar artabilir. (Çevre politikaları) İç siyesette aniden oluşacak istifalar şaşırtıcı olabilir. Özellikle muhalefet kanadından…

Kolektif bağ bu süreçte oldukça güçlenebilir. Hep söylediğimiz gibi , bu tutulmada rüzgar filistindn yana esecek dolayısıyla tüm dünya eş zamanlı olarak Filistin protestolarına başlayabilir.

Gizlilikle yürütülen komisyonların iç yüzü ortaya dökülürken , denizlerimiz de sürecin en çok konuşulanları arasında olacaktır. Aynı zamanda ; cezaevinden tahliye olanların süreçleri ve yarattıkları toplumsal gündemler gündeme gelebilir. Mart 2025 döngüsünün bir benzeri olan bu tutulmanın benzerini en son 2015-2016 yılları arasında deneyimlemiştik. Askeri okul ve hastaneler de sürecin gündeminde olacaktır.

Eğitim sistemindeki çürümüş yapıları da gündeme getirecek olan bu döngü , özellikle sınav sistemi ve müfredatta revize getirebilir.

Satürn’ün tutulmada Balık burcunun 29. derecesine scheat sabitesine dönmesi (ki etkier şimdiden başladı) boğulma iflas ,cinayet veya intihar vakalarını arttırabilir. Unutmayalım ki , scheat sabitesi sembolik olarak kurşunu temsil eder. Bu süreçte , antik bir gelenek olan kurşun döktürmek , haritaları kötü etkilenen (kaza riskine karşı) kişiler için fayda sağlayabilir. Tutulmadaki rolüne baktığımızda ise , Türkiye ve İsrail ilişkileri bu noktada zorlanmaya başlayabilir. (Nota verilmesi , koruyucu ülke rolündeki Türkiye’nin diplomatik hamleleri) Madenler ve ülkemizin yer altı kaynakları ön plana çıkabilir.

Ülkemizin Güney düğümünde olan bu Ay tutulması, halkın sıkıntısını yönetimin görmesi yönünde bir etkiyle çalışacaktır. Ve halk bu tutulmada ilahi plandan büyük destek alıyor.  Ülkemizin Ay düğümleri ile ters kavuşum yapacak bu tutulmada, gergin ama kadersel süreçler bizleri bekliyor. İlahi adaletin sıkça karşımıza çıkacağı süreçler işlemeye başladı.

Sosyal partileri, muhalefet partilerini, sağlık sektörlerini, kargo ve taşıyıcılık şirketlerini ve onların çalışanlarını, geri planda olan, sekreterya, asistan, mutfak görevlileri, kamu çalışanlarını, işçileri, sosyal hakları, belediyeleri, hayvanları, tekke ve camileri, din tüccarlarını, tarikatları sıkça konuşacağız. Yardıma muhtaç olanları, desteğimize gereksinim duyanları ihmal etmeyelim.

Gerçek mağdurlarla, mağduru oynayanlar arasındaki farkı göreceğiz. Kurban psikolojisinin gücüyle bizi manipüle etmeye kalkanlar, artık size bu kapıda iş yok diyeceğimiz günler yakın.

İlaç ve gaz zehirlenmelerine ve kimyasal atıklara, dikkat edelim. Ayak romatizmaları artabilir.

Kaderciliği bir maske gibi kullanmadan, inanç ve umudu tüketmeden, çabamızı sonuna kadar verip gerisini sisteme bırakmalıyız. Yardımsever insanların bir çığ gibi büyüyeceği, yardımseverliğin artacağı bu tutulma yüksek merhametle hepimizi sarıp sarmalayacaktır.

Sağlık astrolojisi açısından ; sağ ayak çapraz bağları , sol yüzey bağları tehlike arz ederken , hamilelik konusunda destekleyici bir süreç olacaktır. Bitkisel tedavilerin destek bulduğu bir süreç olacaktır.

23 AĞUSTOS 2025 : BAŞAK BURCUNDA REGULUS ETKİLİ URANYEN YENİ AY

23 Ağustos 2025 saat 09.06’da toprak grubunun değişkeni Başak burcunun 0. derecesinde, Regulus kraliyet yıldızı etkisinde bir yeniay deneyimleyeceğiz. Astrolojik olarak 0 derece ” Başlangıçların en saf halini ” temsil eder. Aynı zamanda bu derece “Bir oluşumun ilk adımı” derecesidir.

Anın yükseleninde Terazi burcu bulunurken , Sabian sembolü “A man’s head : Bir adamın kafası ” olarak karşımıza çıkıyor. Bu sembol, içimizdeki idealleri dış dünyada somutlaştıran, kişisel bütünlüğe ve sorumluluğa dayanan olgun bir benliği temsil eder. “Kendi değerini başkalarından değil, yalnızca kendin belirleyebilirsin.” mesajını veren u yeni ay Uranüs etkili olması sebebiyle de özgürlük temasına vurgu yaparken , isteklerimizin peşinden gitmek ve hizmet ettiğimiz konuların somut verim almadığımız alanlarında revize için harekete geçmek için bize ani motivasyonlar sağlıyor. Bu yeni ay , tutulma döngüsünü de başlattığından (Eylül ayının) hızlı bir fragmanını görebiliriz.

Regulus kraliyet yıldızı , mahşerin dört atlısı veya evrenin direkleri olarak tanımlanan yıldızlardan biridir. Çok güçlü olmasıyla tanınan bu yıldız , savaş ve yönetim etiği konusuna vurgu yapar. Etik dışı her davranış ; hızlı düşüşleri , sert cezaları beraberinde getirir. Regulus’un en önemli konusu ; kimseden intikam almamaktır. Kin öfke, nefret, öç duygularını duymamak gerekir. Bu yeni ay ; gücü doğru kullanarak psikolojik yüklerden özgürleşmeyi de önermektedir.

Başak arketipi yapısı gereği ; günlük düzen , sağlık , verim ve sorumluluklar temasına vurgu yaptığı için ana düzenleme ihtiyaçları bu alanda kendini gösterecektir. Makro ölçekte tarım politikaları, hijyenden yoksun ve sağlığa zararlı ürünler , sağlık bakanlığı , hizmet organları (belediyeler) , topluma mâl olmuş kişilerin sağlık durumları , eğitim , ulaşım ve telekomünikasyon ile ilgili konulardaki hızlı değişimleri konuşuyor olacağız. En önemli gündem ise , aylardır konuştuğumuz gibi muhalefet partisi içindeki kırılma ve yeniden revize etme gündemleri olacaktır. Ekolojik seferberlik konusunu da gündeme getirecek bu döngü , bu minvalde halk hareketlerinin başlamasının önünü açacaktır. Yani kısacası tüm bu konularda hızlı dönüşümler ve kolektif hareketler yeni ayın ana teması olacak. Fakat , sıfır derecede bir yeni ay olduğu için , bu süreç bir hazırlık aşaması olacak ve Eylül’deki 29. derece Başak burcunda oluşacak Güneş tutulmasına kapı açacaktır. (Bu noktada büyük mitingler / 2007 Cumhuriyet mitingleri benzeri hareketler görmemiz mümkündür. Fakat , karşıt bir direnç / blokaj da oluşacaktır.)

An haritasına daha detaylı baktığımızda ;

Yeniay’la birlikte kendi duruşumuzu savunma, ilişkilerde girişimci olma, estetik ve diplomatik şekilde mücadele etme isteğimiz artacak. Fiziksel motivasyonumuzda ve sosyal çevremizde hareketlilik başlıyor. İçsel sezgilerle doğru adımlar atmak, yalnızlıkta yaratıcı ilhamlar bulmak daha kolay olacak. Spiritüel çalışmalar ve perde arkasında kazanımlar ön plana çıkabilir. Hayat düzenimizi tekrar yapılandırmak , sağlıkla ilgili revizeler yapmak , yeni ve sürdürülebilir bir hayat tarzı benimsemek gibi motivasyonlar bu yeniay ile önümüze gelecektir. (Organik beslenme , daha az yeme , rafine şekeri bırakma)

Sosyal çevrede güçlü iletişim kurma fırsatı var. Grup çalışmaları, projeler ve topluluk bağlantıları için verimli bir dönem. Yaratıcı fikirler kolayca kabul görebilir. Günlük yaşam düzeninde ve iş ortamında ruhani yönelimli fırsatlar yakalanabilir. Hizmet ve şefkat temelli işlerden kazanç sağlama şansı doğabilir. Ama aynı zamanda bir işten istifa edip , daha özgür ve insani koşullara sahip olmak adına diğerine geçme isteği oluşabilir. Yeni iş kolları denemek , ertelenen projelere başlamak için de olumlu bir enerji mevcut.

Eski ilişki ve ortaklık kalıplarına saplanma riski artabilir. Aile içinde güç savaşları veya geçmişten gelen kontrol mekanizmalarıyla yüzleşme ihtiyacı doğabilir. Ani parlamalara karşı dikkatli olunması gereken bu döngü ; ev, evlilik kararı, taşınma ve mülk konularında ertelenmiş dönüşümler gündeme getirebilir. Satılamayan araziler için bu süreçte bir çıkış yolu bulunabilir. Sahip olduğumuz mülkler konusunda , satış yapma isteğimiz ve tarım arazilerine yönelme isteğimiz artabilir. (Örneğin aniden tarla almaya karar vermek , tarım yapmak istemek vb.) Fakat , bunun için kesin karar vermek adına ağustos ayındaki Güneş tutulması döngüsü beklenmelidir zira o döngüde yeni yasaklar veya kanuni düzenlemeler gündeme gelebilir. Ayrıca ; bu yeniay döngüsü kira zamları ile ilgili konulara da değinebilir.

Öte yandan (bireysel bazda) gölge yönlerde ilişkilerde gecikmeler, belirsizlikler ve gerçekleri net görememe ihtimali yüksek. Bağlanma ve sorumluluk alma konularında ağır testler söz konusu olabilir. Ortaklıklar ve evlilikte idealizm ile gerçeklik arasında gerilim yaşanabilir. Maddi/duygusal paylaşımlarda eski yaralar yeniden gündeme gelebilir. Güven ve teslimiyet temaları sınanabilir. Beklenmedik yolculuklar, eğitim veya hukuki süreçlerde ani gelişmeler olabilir. Düşünce yapısında radikal değişimler yaşanabilir. Bu noktada önemli olan , detaylarda kaybolmadan , esneklikle geleceğe dair yeni yapılandırmalar yapmaktır. Fakat , şartlar olgunlaşmadan adım atmamak faydalı olabilir.

Yeniay, Türkiye doğum haritasının 3. evinde gerçekleşecek. İletişim, medya, basın, ulaşım, komşu ülkeler, eğitim sistemi, anlaşmalar konularında yeni bir dönem başlıyor. (Eylül ayındaki tutulmalar ile birlikte , rtük çok fazla konuşulacak)

– Basın-yayın politikalarında değişim , eğitim müfredatı, okullar, akademik sistem üzerinde reform tartışmaları, komşu ülkelerle (özellikle kara sınırı olanlarla) yeni görüşmeler, anlaşma girişimleri, karayolu ve ulaştırma projelerinde başlangıçlar gündeme gelebilir. Muhalefet cephesinde istifa gündemleri bu yeniayda yoğunlaşabilir.

Dünya genelinde gıda nedenli salgınlar , yapay eti yaygınlaştırma ve hayvancılığı bitirme girişimleri , yeni nesil tarım yöntemlerinin yaygınlaşması veya projelerin sunulması bu süreçte gündeme gelebilir. (Örn ; Ay ışığında tarım) Tütün ve şeker pancarı gibi bitkilerin ekimi için yasaklar veya kısıtlamalar eylül ayında yürürlüğe konulabilir.

Sağlık astrolojisi açısından ;

Uranyen bir yeni ay deneyimleyeceğimiz için , sinir sistemi üzerinde etkili olan hastalıklar (belki tüketim alışkanlıklarının yan etkileri nedenli) , delirium, beyin ve nöron aktiviteleri ile ilgili sorunlar , kramp ve spazmlar (özellikle bağırsak), elektrik çarpmalarına dair kazalar , Irretable bağırsak sendromu ve genel olarak sindirim sistemini ilgilendiren alanlarda ani sorunlar oluşabilir. Diyare riskine dikkat edilmelidir.

9 AĞUSTOS 2025 : KOVA DOLUNAYI

9 Ağustos 2025 saat 10.54 ‘ te hava grubunun sabiti , evrensel bir burç olan Kova’nın 16 drc 59’ bir dolunay deneyimleyeceğiz. (Sualcoin sabitesi) Anın yükseleninde Terazi burcunun 12. derecesi görülürken , dolunayın sabian sembolü “Bir adamın gizli güdüleri alenen maskesizleşiyor ” şeklinde karşımıza çıkıyor. Akrep burcundaki Lilith ile T-kare açı kalıbı oluşturacak bu dolunay , Akrep burcunun 14. derecesiyle anticia çalışacak. (Yani Lilithyen bir dolunay diyebiliriz) toplumsal bazda bilinmeyen gerçeklikleri , olayların karanlık yönünü , skandalları , yasak ilişkileri önümüze getirebilir. Bunun yanında ataerkil sisteme karşı bir duruş sergileten bir dolunaya gittiğimizden bahsedebiliriz.

Evrensel bir burç olan Kova burcu, özgürlük, yenilikçilik ve toplumsal konularla ilişkilidir. Dolunay ise duyguların doruğa çıktığı, sonuçların netleştiği bir enerji dönemi olarak bilinir. Dolayısıyla , bu döngülerde bireysel isteklerden çok toplumsal meseleler önem kazanır. Aynı zamanda Kova , ileriye doğru adım atmak için geç kalınan meseleleri de anlatır. Yani , bir bakıma zincirkıran etkisi gibi çalışır.

Öncelikli olarak harita Terazi ile (Algorab sabitesi) açılıyor. Bu detay, Dolunay enerjisinin toplumsal düzeyde özellikle adalet, diplomasi, eşitlik ve toplumsal denge konularını merkeze alacağını güçlü biçimde işaret ediyor. Terazi burcu; barış, hak arayışı, iş birlikleri ve kadın hakları, toplumsal temsil gibi temalarda doğrudan aktiftir. Olayların merkezine ilişki dinamiklerini, uzlaşma arayışını ve diplomatik gelişmeleri yerleştirirken, aynı zamanda kadınların sesi olmayı da öncelik haline getirecektir. Bu bağlamda, bu Dolunay’ın kolektif düzeyde özellikle kadın liderler, kadın hareketleri ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularını ön plana taşıyacağı söylenebilir. Kadın figürlerin siyasal, akademik ya da toplumsal arenalarda görünürlüğünün artması, karar verici konumlarda daha çok kadının yer alması ya da bu yönde yeni politikaların geliştirilmesi gibi etkiler gözlenebilir.

Dolunay anında yükselen yöneticisi Venüs ve Jüpiter gökyüzünde kavuşma yönünde ilerliyor (12 Ağustos civarında kesin kavuşum). Bu ikilinin özellikle haritanın 9. evinde yer alması ; enerjiyi uluslararası, hukuki, kültürel, akademik ya da dinsel alanlara taşıyor. Bu yerleşim ile kadın liderlerin uluslararası sahnede öne çıkması, kadın haklarını ilgilendiren yasa veya anlaşmaların gündeme gelmesi, (yeniay ve dolunay enerjileri birlikte çalışır dolayısıyla yankılarını yeniaydan itibaren görüyoruz) , kültürel dönüşüm veya sosyal adaleti hedefleyen yeni düzenlemeler,(gazze) Kadın akademisyenler, düşünürler, siyasi figürlerin etkisinin artması gibi temaları beraberinde getirebilir.

Dolunayın arka plan enerjisi olarak çalışan bu kavuşum, özellikle kadın temsiliyetinin genişlemesi ve kadın merkezli politikaların ivme kazanması açısından önemli olacaktır. (Kadın hakları ve çocuklarla ilgili yasalar)

5-11 aksında oluşacak olan dolunay ; her açıdan evrensel barış çağrılarının güç kazandığı bir dönem olarak nitelendirilebilir. Ancak , klasik yönetici Satürn’ün , altıncı evden Neptün ile (rx) Terazi burcundaki Mars’a yaptığı karşıt açı diplomatik anlaşma yollarını zorlaştırabilir.

Yine bu yerleşim, toplumun bilinçdışında bastırılmış öfke, adaletsizlik ve mücadele arzularının artık görünür hale geldiğini gösterebilir. Bu açı, özellikle ; toplumsal hareketlerin bastırılması veya perde arkasında yönetilmesi, adalet sistemine, kolluk kuvvetlerine ya da yönetim mekanizmalarına karşı duyulan öfkenin artması, görünürde “barışçıl” çözümlerin halk nezdinde yeterli görülmemesi gibi temalar yaratabilir. Mars’ın Terazi’de zayıf çalışması, bastırılmış öfkeyi içe dönük patlamalarla ortaya çıkarabilir. Bu süreç; krizlerle, uyanışlarla ve kolektif sorgulamalarla çalışabilir.

Toplum, bireyin yaratıcılığına ne kadar alan tanıyor? , sistem kimin için çalışıyor? , Eşitlik nerede? , kim temsil ediliyor, kim dışlanıyor? gibi sorular ön plana çıkabilir. Tüm bunlar olurken kendi karanlığımızla da yüzleşebiliriz. Bu, sadece bireysel farkındalık değil, kolektif uyanışın da kapısını aralayan bir dolunay…

Öte yandan modern yönetici Uranüs’ün de İkizler’de hareketini baz aldığımızda (Plüton üçgeniyle ve mars ) 5-11 aksında gerçekleşecek bu dolunay bireysel ve toplumsal bazda hak arayışlarını ve özgürlük hareketlerini tetikleyecektir. Yani bir taraftan yeni sistem denemesi yapılırken , diğer yandan bazı siyasi refleksler otoritelerce engellenebilir. (Satürn Mars karşıtlığı) Özellikle , gazze için insani yardım çığlıkları bu süreçte daha fazla duyulabilir ve bu defa 12-15 ağustos tarih aralığında , nihayet gıda yardımı girebilir. (Havadan gıda yardımı şeklinde olabilir, öncesinde de başlayabilir )

Uranüs’ün sekizinci ev yerleşimi ve dördüncü evdeki Plüton ve on ikinci evdeki Mars ile oluşturduğu büyük hava üçgeni bireysel bazda ; Zihinsel uyanış ile derin duygusal ve ruhsal blokajları çözebileceğini, atasal ve ailevi kalıplardan özgürleşme sürecine girebileceğini, bilinçaltı dürtüleri entelektüel ve yaratıcı düzeyde dönüştürme şansı elde edeceğini gösteriyor. Bu dönemde ; psikolojik danışmanlık, regresyon, hipnoz, aile dizimi gibi çalışmalar çok etkili olacaktır, yazmak, konuşmak, grup terapilerine katılmak zihinsel arınmayı destekleyecektir, içsel öfke yerine yaratıcı ifade tercih edilmelidir .


Bu üçgen, toplumsal düzeyde ; aile yapılarının yeniden tanımlanması, cinsel ve finansal özgürleşme hareketlerinin hız kazanması, zihinsel sağlıkla ilgili toplumsal farkındalığın artması (Özellikle şizofreni) , kolektif travmaların bilimsel ve entelektüel yollarla ele alınması gibi temaları destekleyecektir.


Öte yandan toplumsal bazda bu dolunay ; yapay et ve gıda tartışmaları , iklim ve gıda krizi açısından da seslerin yükseldiği bir zaman dilimine işaret etmektedir. Yeni nesil konsantre gıdalar bu süreçte gündeme getirilebilir. Doğum konusunda çığır açan gelişmeler , farklı yöntemler yine bu döngüde karşımıza çıkabilir. Dünya dışı gündemler , bilim ve teknolojide çığır açan gelişmeler sürecin ana konusu olacaktır. Uçaklar , yeni hava taşıtları , savunma teknolojileri döngünün ana meselesi haline gelecektir.

Mars Satürn Neptün rx karşıtlığı zehirlenmeler konusuna dikkat çekerken , bu minvalde kurulacak araştırma komisyonlarının önüne geçebilir. (Yükselendeki Algorab etkisi de duman yoluyla zehirlenme konusuna dikkat çekiyor)

Bireysel bazda ise ; daha özgür olmak isteyeceğimiz bu dönemde , hem içsel dünyamızda hem de dışsal ilişkilerimizde güçlü bir kırılma ve farkındalık dönemini işaret ediyor. Dolunay haritada Kova-Aslan ekseninde, 5. ve 11. evlerde meydana geleceği için; bireysel yaratıcılık, kendimizi ifade etme, aidiyet, ilişkiler ve toplumsal bağlar gibi konularda dengelerin bozulduğunu ve yeniden kurulması gerektiğini söylüyor. Bu süreç; duygusal, zihinsel ve fiziksel düzeyde eş zamanlı bir uyanışla birlikte gelecektir.

Üstelik bu Dolunay, Lilith ile bir T-kare yaparak çalışıyor bu da bastırılmış dürtülerin, karanlık yönlerimizin, dışlanmış benlik parçalarımızın tetiklendiği; özellikle dişil enerji için ataerkil normlara karşı içsel bir başkaldırının gündeme geldiği bir dönemi işaret ediyor.

Sinir sisteminin doğrudan etkileneceği bu döngü , zihinsel alanımızı elektrik gibi sarsabilir ve bu yüksek voltajlı zihinsel uyarılma ile birlikte, rasyonel kalmaya çalışırken bastırılmış duygularla yüzleşmek zorunda kalabiliriz. İçsel özgürlük arzusu ile dışsal sorumluluklar çatışabilir. Bu, kendi hayatımızda kim için neyi yaptığımız sorusunu tetikleyecektir. Bastırılmış öfke, suçluluk, aidiyetsizlik veya dışlanmışlık duyguları açığa çıkabilir. Lilith’in T-kare ile aktifleşmesi, özellikle dişil figürlerde ve eşcinsel kimliğe sahip olanlarda normlara karşı bir başkaldırıyı, kendini görünür kılma ihtiyacını ve cinsiyet temelli baskıların yüzeye çıkışını tetikleyebilir.

Bu dönemde , geçmişte sessiz kaldığımız konularda artık sessiz kalamayacağımızı fark edebiliriz. Bu ruhsal olarak hem arındırıcı hem sarsıcı olabilir. Arkadaşlık ilişkilerimiz , dahil olduğumuz grupları bu süreçte sorgulayabilir , kimlerle bağ kurduğumuzu gözden geçirebilir / revize edebiliriz. Ortaklı finansal meselelerde , miraslarda , nafaka konularında tartışmalar yaşanabilir. (Yakın çevreyle iletişim sorunu , kronik meseleler gündeme gelebilir)

Sosyal çevrem beni destekliyor mu yoksa bastırıyor mu? , kendimi topluluk içinde özgürce ifade edebiliyor muyum? soruları ön plana çıkabilir. Bazı dostluklar, topluluklar, ilişkiler kopabilir. Zira , artık sırf uyum sağlamak için kendimizden ödün vermek istemeyebiliriz. Bu kopma hali ; kalabalıklar içinde yalnızlaşmak yerine, yalnızlığı seçip kendimize dönmeyi; bastırılmış arzuları inkâr etmek yerine, onlarla temas kurmayı; başkalarının çizdiği role sıkışmak yerine, kendi senaryomuzu yazmayı içerecektir. Fakat aile veya otorite kavramlarınca bu süreçte baskı altında tutulmak istenebiliriz. Kendimizi ifade ederken pasif kalmak yerine , yeni ve orijinal fikirlerle kendi özgürlüğümüze kavuşmak faydalı olabilir.

Buna rağmen yeni bağlantılar kurma ihtiyacımız artabilir ve özellikle zihinsel düzeyde özgür ve açık bireylerle ilişki kurma arzumuz yükselebilir. Sosyal medyada, dijital topluluklarda daha aktif olma ya da uzaklaşma gibi iki uç davranış bu süreçte oluşabilir.

Sağlık astrolojisi açısından ;

  • Zihinsel aşırı uyarılma, uyku problemleri, baş ağrıları ve anksiyete türü rahatsızlıklar artabilir.
  • Elektromanyetik hassasiyet; teknolojiye maruz kalma, ekranlar, ışıklar sinir sistemini daha fazla yorabilir.
  • Hormonal dengesizlikler, regl döngülerinde bozulmalar ya da cinsel/üreme sağlığına dair bastırılmış meselelerin yüzeye çıkmasını da tetikleyebilir.
  • Bedende “tutulan” öfke, özellikle sırt, boyun, çene ve kalp çevresinde enerji blokajları yaratabilir. Enerji düşüklüğü bu süreçte gözlemlenebilir. Böbreklere de dikkat edilmelidir. Şüphe kavramını hayatımızdan çıkarmak , olayları akışında yaşamak en doğru yol olacaktır. (Bazı gerçeklerle yüzleşsek de)

24 TEMUZ 2025 : ASLAN BURCUNDA MERKÜRYEN YENİAY

24 Temmuz saat 22.10’da ateş grubunun sabiti , Yang polarite Aslan burcunun 2. derecesinde Merkür etkili bir yeniay meydana gelecek. Yükselende Balık burcunun 18. derecesi görülürken , yeniayın Sabian sembolü ” A woman having her hair bobbed : Saçını kestiren bir kadın ” olarak karşımıza çıkıyor. Zaten beşinci evde bir dolunay meydana geleceği için bu sembol, geleneksel normlara meydan okumayı, kendi kimliğimizi yeniden tanımlamamızı , bireysel özgürlük yolunda bir adım atmamızı anlatacak ve bireysel manada da bu şekilde etki edecektir. Öte yandan ; bireysel dönüşüm ve bireysel kimliğin güçlenmesi , kendi hayatının kontrolünü tekrar ele alma , dış görünüş yoluyla içsel değişimi ilan etme ,cesaret, özgürleşme ve kendini yeniden yapılandırma bu dolunay ile mümkün olacak.

Büyük Ayı takım yıldızındaki Talith Sabitesi etkisinde doğacak olan yeniay , aynı zamanda geçmişteki ilişkileri , arkadaşlıkları ve yanlış anlamaları şifalandırmak konusunda da destek verecektir.

Talith ; Markos 5:41’de geçtiği üzre Hz.İsa’nın küçük bir kızı iyileştirme hikayesini barındıran bir yıldızdır. İsa, kızın evine gider ve onun elini tutar ve “ayağa kalk küçük kız” anlamına gelen “Talitha Cumi” der. Peki bu sabit yıldız ne anlatır ? Bu yıldız şifa ve şefkat hikayesinin temeli olarak kullanılır. Dolayısıyla ; retro Merkür’ün eşlik ettiği bu yeniay öncelikli olarak düşünsel bazda , iletişimde , kalp kırıklıklarında verimli bir süreci işaret edecektir. Düşünce yapımızdaki toksik korku kalıntılarını dönüştürmenin zamanı geldiğini işaret eden bu döngü , ifade gücü doğru kullanıldığı taktirde büyük bir şifa sağlayabilir.

An haritasına daha detaylı baktığımızda ;

Beşinci evde oluşan Aslan yeniayı’nın Plüton ile olan karşıt açısı ; meydana gelecek bu transformasyonun ikili ilişkiler , çocuklar, yaratıcılık, aşk hayatımız ve spekülatif yatırımlarla ilgili önemli değişimi gösteriyor. Bu yeniay çok tutkulu bir aşk getirebileceği gibi riskli bir yatırım yapabilir veya heyecan verici bir projeye de başlayabilirsiniz. Eğer tüp bebek tedavisi görüyorsanız /başlayacaksanız , bu süreçte anne olma ihtimaliniz güçlüdür.

Bu yeniay bir başlangıçtan çok, yarım kalmış bir oyunun ikinci perdesi gibi hissedilebilir. Zira Merkür retrosu gökyüzünde henüz netlik değil, gözden geçirme çağrısı yapıyor. Ancak bu yeniden yapılandırma süreci boş bir geri dönüş değil; çünkü Satürn, Uranüs ve Neptün bu yeniaya üçlü bir destek sunarak hem akıl hem ilham hem de sezgisel yönelim açısından sağlam bir zemin kuruyor. Uzun zamandır aradığımız çözüm, belki de en beklenmedik anda zihne düşen bir fikirle, ya da yeniden ele alınan bir projeyle belirginleşebilir. Yeni bir yol çizmek yerine, var olan yolu onarmak ve tekrar yola çıkmak için güçlü bir motivasyona hazır olmalıyız.

Ayrıca , yine yarım kalmış projeler , yatırımlar konusunda destek bulabileceğimiz bu döngüde , otorite figüleri ile ilgili görüşlerimizde revizeler söz konusu olabilir.

Ancak Aslan’ın sahnesinde ateşin hem ışık hem yangın olduğunu unutmamak gerekir. Yeniay anında Venüs ile Mars arasındaki gergin kare, ilişkilerde tansiyonu artırırken, özellikle geçmişten dönen aşklarda duygusal bir hızlı yükseliş ve ardından yaşanabilecek düşüş riskini barındırıyor. (Duygular ve eylemleri orta noktada buluşturmak önemli) Eleştirel tavırlar , aşırı irdeleme durumu süreci baltalayabilir. Ay-Plüton karşıtlığı ise duyguların kontrolsüzce büyüyüp saplantılı hale gelmesini, sevginin içinde sahip olma arzusu ve öfke patlamalarıyla karışmasını tetikleyebilir. Bu gökyüzü altında, bir duygunun peşinden koşarken kendimizi kaybetmemek, ego ile kalbin sınırını iyi çizmek gerekir. Aksi takdirde sahne ışıkları, gerilimli bir finale dönüşebilir. Yani ; ilişkiyi dönüştürmek yerine kaçabiliriz.

Merkür’ün sadece Lilith ile olan karesi , zihinsel yön bulmayı zorlaştırırken zaman zaman aniden dürtüsel kararlar verme , inat etme , manipülasyon riskini artırıyor. Bu nedenle , motivasyonlarımızı takıntı boyutuna vardırmadan , geçmişteki negatif koşullanmalara mahal vermeden hareket etmemiz yerinde olacaktır. Gizli ilişkiler bu süreçte gündeme gelebilir.

Yeniay sürecinde ne yapacağımızdan emin değilsek, acele kararlar vermek yerine bir bilene danışmak, farklı bakış açılarını dinlemek en sağlıklı yönelim olacaktır. Bu yeniay, büyük atılımlardan çok, içsel ateşi canlandırmak; benliğimizi yeniden tanımlamak ve geçmişten gelen potansiyeli sağlam bir forma sokmak için eşsiz bir fırsat olacaktır.

Stil değişimini de destekleyen bu döngüde , özellikle giyim tarzımızı değiştirmek isteyebiliriz. Daha iddialı kombinlerin , renklerin (kırmızı , altın sarısı, çivit mavisi gibi) kullanımları ön plana çıkabilir. Kısacası ; artık eski ben değilim demenin (bencil olmamak gerekli) daha somut yansımalarıyla karşılaşabiliriz. Fakat , egosal krizlerimizi gösteriş budalalığı ile harmanlamamak önemli olacaktır. (Biz burada , kalpten gelen duygularımıza odaklanıp , bunu tezahür ettirmeye odaklanmalıyız / bu çok güçlü bir portal )Çocukları spor aktivitelerine, yaz okullarına, hobi kurslarına başlatmak da bu süreçte iyi bir fikir olabilir.

Bireysel anlamda , karmik blokajları kırmak için terapiler almak için harika bir zaman dilimi olacaktır. Yarım kalmış tatil , eğlence planlarımız varsa bu süreçte gerçekleştirilmek üzere tekrar revize edilebilir.

Sağlık astrolojisi açısından ; kalp ile ilgili konularda uyarıcı nitelikler barındıran bu döngü , kalp ritmi, tansiyon, damar sertliği gibi konularda hassasiyeti artabilir. Sıcak havalarda bu durum daha da tetiklenebilir (temmuz ortası kuzey yarımkürede yaz ortasıdır).Aşırı fiziksel efor, aşırı gurur veya stres kaynaklı kalp zorlanmalarına karşı dikkatli olunmalıdır. Aşırı kontrol, bastırılmış öfke veya güçsüzlük hissi, psikosomatik etkiler yaratabilir.Kalp krizleri, dolaşım bozuklukları veya panik atak gibi krizli durumları tetikleyebilir. Ayrıca bağışıklık sisteminin aşırı yük altında olması nedeniyle enfeksiyonel problemler de görülebilir.Aslan yeniaylarında duruş bozuklukları, omurga zorlanmaları, sırt ağrıları artabilir.Özellikle Plüton karşıtlığı “ağırlık taşıma” (duygusal ya da fiziksel) anlamında zorlayıcıdır.Egzersizlerde dikkatli olunmalı, omurga desteklenmeli.

Global ve yerel ölçekte ise feminist hareketlerin artması , kadın haklarının tekrar gündeme gelmesi ,Otoriter rejimlerde içsel çöküş veya halk hareketleri,Uluslararası kurumlara (NATO, BM vb.) karşı bağımsız hareketler, kripto paralar, finans sistemleri, merkez bankaları gibi (Hazine ve maliye bakanlığı) yapılar üzerinden kriz ya da dönüşüm sinyalleri ortaya çıkabilir. Kadın hakları, cinsiyet temelli baskılar, bedensel özerklik gibi konularda isyanlar doğurabilir. “Sessiz kalanlar artık konuşuyor” etkisi tetiklenebilir. Bastırılan topluluklar (kadınlar, LGBTQ+, yerli halklar vs.) global ölçekte daha sert ses çıkarabilir. Yanlış bilgi yayılması, propaganda, sansür artabilir. Medya organları üzerinden toplumu yönlendirme veya manipülasyon çabaları görülebilir. Uluslararası arenada yanlış anlaşılmalar, diplomatik gerilimler oluşabilir. Baskıcı rejimler – bireysel özgürlük arasında gerilimleri artırabilir. Toplumsal sistemlere karşı sanatsal, yaratıcı protestolar, genç kuşaklardan yükselebilir. Teknoloji ve bilgi alanlarında gücü elinde tutanlar ile yaratıcı, bağımsız sesler arasında çatışma yaşanabilir. Medya organları üzerinden toplumu yönlendirme veya manipülasyon çabaları görülebilir.(görgüsüzlüğe varan boyutta)

10 TEMMUZ 2025 : OĞLAK DOLUNAYI

10 Temmuz 2025 saat 23.38’de toprak grubunun öncüsü Oğlak burcunun 18. derecesinde Sheliak Sabitesi etkisinde bir oğlak dolunayı deneyimleyeceğiz. Dolunay Yay burcunun 12. derecesiyle anticia çalışacak.

Anın yükseleninde Balık burcu görülürken , dolunayın Sabian Sembolü ““A child of about five with a huge shopping bag : “Yaklaşık beş yaşında bir çocuk, elinde devasa bir alışveriş çantası taşımakta.” olarak karşımıza çıkıyor. Bu semboldeki çocuk, Jung’un “içsel çocuk” arketipine benzer şekilde, kişinin içinde taşıdığı saf, dürüst ama aynı zamanda taşımak zorunda bırakıldığı yüklerle şekillenmiş bir bilinç parçasını temsil eder. Alışveriş çantası ise, hayatın ona sunduğu malzeme, deneyim ve görevlerin simgesidir.

Zira , Oğlak dolunayları çocukluk ve yetişkinlik arasındaki dengeyi kurma çabasıdır. Ay, bu nedenle oğlak burcunda zayıf olarak kabul edilir. Ay’ın dolunay anında onuncu evde oluşu, duygusal ihtiyaçların artık iş, meslek ya da toplum içindeki yer üzerinden tatmin edilmek istendiğine işaret edecek ve özellikle kariyer, toplumsal statü ve ailevi sorumluluklar arasında kurulması gereken dengeyi vurgulayacaktır. Bu Dolunay, emeğinizin karşılığını alacağınız, hedeflerinize netlik kazanacağınız ve hayatınızda sağlam yapılar inşa edeceğiniz bir dönemi işaret ediyor. Özellikle kariyer ve iş hayatınızda önemli gelişmeler vadediyor. Bu güçlü enerjiyi en iyi şekilde değerlendirmek için somut adımlar atmaktan, disiplinli olmaktan ve geleceğinize yönelik planlar yapmaktan çekinmeyin. Gelecek hedefleriniz, bu Dolunay’ın anahtar kelimesi olacaktır. Uzun süredir üzerinde çalıştığınız projeleri tamamlama, yeni bir kariyere adım atma veya profesyonel hayatta itibar kazanma fırsatı bulabilirsiniz.

Başak burcundaki Mars, bu dolunaya destek veriyor. Bu, somut adım atma ve iradeyi pratik şekilde kullanma potansiyelini artırıyor. Ay’ın yönetici gezegeni Satürn ile quintile açı yapması, duygusal olgunlukla birlikte içsel ustalık geliştirme şansı sunuyor. Bu minör açı, dışarıdan fark edilmese de, içeride büyük bir yapısal düzenleme yaratabilir.

An haritasına daha detaylı baktığımızda ;

Dolunay anında Mars’ın altıncı evdeki konumu, detaylara odaklı, çalışkan, hizmet temelli bir enerjiyle bu hedeflerin inşa edilmesini mümkün kılacaktır. Başak’taki Mars, fiziksel ve zihinsel anlamda düzen kurma ihtiyacını tetiklerken, bu dolunayla birlikte mesleki alanda net kararlar alma, disiplinli bir düzen kurma, sorumlulukları toparlama veya kariyer yönünü belirleme gibi temalar açığa çıkabilir.

Aynı zamanda bu dolunay, aile ile ilgili meselelerin ve içsel güvenlik ihtiyacının iş ve dış dünya sorumluluklarıyla dengelenmesini gerektirebilir. Fiziksel sağlık, çalışma ortamı ve günlük yaşam ritimlerinde değişiklik yapma /eyleme geçme ihtiyacı da dikkat çekebilir. Duygusal olarak olgunlaşmayı, hedeflere somut adımlarla ilerlemeyi ve hem iç hem dış dünyada daha yapılandırılmış bir denge kurmayı destekleyen bu dönemde , tüm bu revizeler geçmişe yönelik şekilde düzenlenebilir.

Mars’ın Güney Ay Düğümü ile kavuşumu ise geçmişten gelen hizmet etme kalıplarını, çalışma alışkanlıklarını ve bedensel-ruhsal yorgunluklarını görünür kılabilir. Güney Düğüm ile kavuşan Başak burcundaki Mars, fazla fedakârlık, aşırı kontrol, takıntılı çalışma veya kendini sürekli sorumlu hissetme eğilimlerinin artık işlevsiz hale geldiğini ve bırakılması gerektiğini işaret ederken; dolunayın ışığı altında bunlar kariyer, toplum önündeki imaj ya da ebeveyn figürleriyle ilgili temalarda tetiklenebilir.

Ay’ın onuncu evde oluşu, dış dünyada güven ve başarı ihtiyacının arttığını gösterirken, içten içe artık kişisel sınırların yeniden çizilmesi gerektiğini fark ettirebilir. Mars’ın Güney Düğüm’le altıncı evdeki kavuşumu, tükenmişlik, aşırı mükemmeliyetçilik, kendini küçümseyerek hizmet etme döngüsünün fark edilip dönüştürülmesini teşvik edecektir. Bu dolunay, geçmişten gelen iş modelleri, sağlıksız çalışma düzenleri ve otorite figürleriyle yaşanan çatışmalarla yüzleşme ve yeni bir yön çizme zamanını işaret etmektedir. Artık emek verilen alanların gerçekten değerli olup olmadığını sorgulama, bırakılması gereken görevleri teslim etme ve daha verimli, kendine saygılı bir yaşam yapısı kurma zamanı geldiğinin altını çizmektedir. (Mars birinci evdeki Chiron (koç) dispoze ediyor)

Aynı zamanda Mars Coxa sabit yıldızıyla konumlandığı için bu süreçte insan kaynakları departmanları daha güçlü ve titiz bir şekilde revizeler yapılabilir veya bu birimlerle görüşmek isteyenler için (herhangi bir sorun hakkında) olumlu bir süreçtir. Yine bu süreç otorite desteği de sağlayabilir.

Profesyonel kişilerden alınan astrolojik danışmalık veya homeopati /aromaterapi seansları oldukça verimli olabilir. Makro bazda ise , bu tip konularda yeni düzenlemeler getirilebilir.

Bu süreçte rüyalar , belirleyici olabilir , kehanet yeteneği artabilir. Zira , Coxa prophetic bir yıldızdır. Yazmak ,çizmek, ev düzenlemek (gereksiz olanı ayırmak) için oldukça uygun biir dönemdir. Öte yandan , evcil hayvanlarımızın sağlık kontrollerini de bu süreçte yaptırabiliriz.

Ata mirasları (arazi, gayrimenkul) bu dolunayın ana meselelerinden biri olacaktır , eğer evrak / satış işlemleri varsa olumlu şekilde ilerleyebilir. Seyahatler bu süreçte artabilir. Ticari girişimler (eski kanallarla) bu dönemde artabilir veya yanımızda çalışan kişilerden destek almak için de uygun bir süreçtir. Gölge yönüyle , bu etkileşim cinsel skandalların patlak vermesi , yüz kızartıcı durumların ortaya çıkması (dünya siyasette) gibi durumlara yol açabilir. İftira atılan kişiler ise bu dönemde hukuki yollarla başarı kazanabilirler. başarı verebilir. (Yay anticia , rastaban sabitesi etkisiyle, muhalefet için zorlu günler başladı. Eylül tutulmasıyla şok dalgasına hazır olun)

Dolunay’a bir diğer açıdan baktığımızda ise dolunay yöneticisi olan Satürn, haritanın birinci evinde Koç burcunda, Neptün ile kavuşumda bulunuyor. Ayrıca, dördüncü evdeki Yengeç burcundaki Jüpiter (asc yöneticisi), bu kavuşuma kare açı yapıyor. Bu enerji ; güçlü bir içsel-dışsal çatışmayı, özellikle aidiyet ile bireysellik, korunma ihtiyacı ile toplumsal görevler arasında yaşanan gerilimleri gözler önüne serebilir.

Ay’ın onuncu evde oluşu, duygusal tatmini ; başarı, toplumdaki konumu, ebeveyn rolü ya da görünür başarılar üzerinden arayacağımızı gösterirken, onu yöneten Satürn’ün Koç gibi bireysel, savaşçı ama sabırsız bir burçta oluşu, bu hedeflerin hem baskı altında hem de aceleci bir enerjiyle taşındığını gösteriyor. Neptün ile olan kavuşum ise kimlik algısında bulanıklık, sorumluluk ve yükler konusunda sınırları kaybetme, idealler ve gerçeklik arasında çözülmeler yaşayabileceğine işaret ediyor. Bu açılanma , bir yandan görev insanı olmak isterken bir yandan “ben kimim, gerçekten bunu istiyor muyum?” diye sorguladığımız bir bulanıklık yaratabilir.

Bu tabloyu daha da derinleştiren şey ise, dördüncü evdeki Yengeç Jüpiter’in bu kavuşuma yaptığı kare açı olacaktır. Jüpiter burada güvenli alanı, aileyi, kökleri ve duygusal genişlemeyi temsil ederken; Satürn-Neptün kavuşumuna yaptığı kare, içsel huzurla dışsal kimlik arasında gerilim yaratabilir. Bu açı, geçmişten gelen aile inançları, bakım alma-bakım verme döngüleri, hatta ebeveynlerle ilgili bilinçdışı programlarının bugünkü kimlik duruşunu nasıl şekillendirdiğini görünür kılacaktır. Jüpiter’in büyütücü etkisiyle geçmişin inanç kalıpları büyütülerek yüzeye çıkabilir, kendi yönünüzü çizmek ile ailenizin ya da toplumun size biçtiği rol arasında sıkışabilirsiniz. (spesifik olarak anne veya anne olmakla ile zorluklar yaşanabilir)

Bu dolunay; “kim için bu kadar sorumluluk alıyorum, kime ait olmaya çalışıyorum, başarı nedir ve gerçekten bana mı ait?” gibi soruları da tetikleyecektir. Satürn-Neptün kavuşumu, kimliğin yeniden yapılanması için bir çözülme süreci başlatabilir. Bu süreçte, artık gelişiminizi sınırlayan ailevi inançlar, bakım veren-veren kişi rolleri ve görünür başarı uğruna bastırılan benlik yeniden tanımlanmak zorundadır.

Venüs ve Uranüs’ün ikizler burcundaki kavuşumu ve Plüton ile ile yaptıkları üçgen açı finansal açıdan ani gelir ve giderler yaratabilir. Özellikle , yazılı veya görsel sanatlarla bir işi yayınlamak , piyasaya sürmek açısından gayet olumlu bir döngü olacaktır. Venüs’ün üçüncü evde İkizler burcunda konumlanması, iletişimde zarafet, sosyal çevreyle uyum ve zihinsel cazibeyi öne çıkarabilir. Bu konum, sevgi dilini konuşarak, yazarak veya bilgi paylaşarak ifade ettiğimiz yakın çevremize karşı çekici, meraklı ve uyumlu bir yaklaşım sergileğimizi göstermektedir. Aynı zamanda estetik algı, yazı dili ve sosyal zekâ bu yerleşimde ön plana çıkabilir..

Uranüs’ün ikinci evde İkizler burcunda yer alarak Venüs’le kavuşum yapması ise, bu zarafeti özgünlükle birleştirecektir. Bu süreçte değer sistemimiz sıradışı, bireysel ve bağımsız temellere dayanabilir. Maddi kaynaklar ve estetik zevkler gelenekselden uzak; teknoloji, özgürlük ve entelektüel uyanış üzerinden şekillenebilir. Ani kazançlar ya da sıra dışı harcamalar söz konusu olabilir. Bu kavuşum, parasal kaynaklarımızı yeteneklerimize dayalı olarak özgürce yaratmamızı desteklerken, aynı zamanda aşk ilişkilerinde de zihinsel uyarım, özgürlük ve alışılmışın dışında bir çekim tarzını tetikleyacektir.

Plüton’un Kova burcunda on birinci evde konumlanması ise, bu bireysel cazibenin ve entelektüel gücün sosyal çevrede, topluluklar içinde veya kolektif vizyonlarda derin ve dönüştürücü bir etki yaratmasını sağlayabilir. Fikirlerimizle, estetik anlayışımızla ya da özgün ilişkilerimizle sosyal gruplarda karizmatik bir figür haline gelebiliriz. Aynı zamanda arkadaş çevremiz, gelecek planlarımız ve ideallerimiz bağlamında büyük bir güç dönüşümü yaşama potansiyelimiz oluşacaktır. Kelimelerin gücüne dikkat !

Sağlık astrolojisi açısıdan bu dolunay ; dizler, dişler , kemiklerle ilgili tetkikler yaptırmak, cilt bakım rutinlerimiz veya estetik uygulamalar yaptırmak açısından olumlu bir sürece işaret etmektedir.

25 HAZİRAN 2025 : JUPİTERYEN YENGEÇ YENİAYI

25 Haziran 2025 saat 13.31 ‘de Su grubunun öncüsü Yengeç burcunun 4. derecesinde ve Propus Sabit Yıldızı etkisinde, ayın kendi yöneticiliğinde olduğu bir yeni ay meydana gelecek. Yengeç burcunda yücelimde olan Jupiter (kendi evinde) dopingiyle gerçekleşecek olan bu şanslı yeniayda , anın yükseleninde terazi burcunun 8. derecesi görülecek.

Umut ve inançları yeşertecek olan bu yeniay etkisinde, geçmiş ve geleceğin kesişim noktasına şahit olacağız. Yapısı gereği nostaljik bir iklime sahip olan Yengeç arketipi , nereden gelip neye evrildiğimizi , nereye ait olduğumuzu , neye duvar ördüğümüzü ve ne ile bağ kurduğumuzu sorgulatacak. Duygusal konular , ailevi meseleler , ebeveynlik ve spesifik olarak anne olmak konuları bu noktada masaya yatırılabilir. Öte yandan , beslenme , barınma , ev , tadilat ve dekorasyon, aile, yuva ve vatan / millet konularına makro ve mikro ölçekte dokunacak olan bu döngü , spiritüel / manevi koşullanmaları ve empati ve fedakarlık gibi duyguları tekrar gözden geçirmemize vesile olabilir.

Neye inanıp neye inanmadığımızı , yanılgılarımızı , hangi konulardan beslendiğimizi , güven duygumuz ve köklerimizi (atalar) , hangi inanç kalıplarında esnek olduğumuz veya olmadığımızı sorgulayabiliriz. Yine Mars’ın Başak burcunda olması nedeniyle , akılla harmanlanan inanç kalıpları ve felsefelere çekilebilir , bu minvalde diğer insanlarla paylaşımlarda bulunabiliriz. Paylaşmanın , duyguları açmanın , optimist davranmanın oldukça kazançlı olacağı bir yeniaydan bahsetmemiz mümkündür.

Bireysel bazda , özellikle çocukluk döneminden getirdiğimiz koşullanmalar , bu süreçte revize edilebilir ve kimlerin “duygusal blokaj sebeplerimiz” olduğunu anlayabiliriz. Ev değişimleri , miras paylaşımları , ata mülkleri , antika nesneler , nostalji, çocukluk arkadaşları gibi konuları gündeme getirecek olan bu yeni ay döngüsü , aile bireyleri (akrabalar, kardeşler, kuzenler veya arkadaşlar) ile ilgili küslüklerin çözümünü veya yüzleşmeleri gündeme taşıyabilir. Bu süreç evinize feng shui uygulamak için de oldukça verimli olabilir.

Koç burcundaki Satürn ve Neptün’den kare açı altında olacağı için , finansal veya ruhsal olarak önümüzdeki engelleri de daha net görebiliriz. Bu noktada size bireysel istekleri için “hayır” veya “yapamazsın” diyen kişileri tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Pek tabi , Jupiter bir büyüteç görevinde olacağı için duyguların abartılı bir hale gelmesi ve bu durumu iyi bir şekilde tolare edememek de olasıdır. Bu noktada , baskılama yolu tercih edilebilir ve bu da özellikle mide bölgesinde negatif enerjisel yansımalar yaşanmasına sebebiyet verebilir. Ya da farklı bir yansımada duygularımızın derinliğinde (anılarda) kaybolabilir , duygusal hissedebiliriz. (Dikkat dağınıklığı oluşabilir) Duygularla fazla özdeşleşmek, “kendi hakikatine saplanıp kalmak” riskini artırabilir. Bu nedenle , “neden” sorusunu sormamız önem teşkil edecektir. Bunun yanında duygusal manipülasyon artabilir bu nedenle dikkat etmek fayda sağlayacaktır.

Sadece Jupiter’in değil , Merkür’ün de aynı ev içerisinde bulunması ve Kuzey Düğüm ile olan üçgeni , arkadaşlar ve kardeşlerden gelecek destek konusunda da açılımlar getirebilir. Gelecek yapılandırmaları bu süreçte efektif hale gelebilir. Uzak seyahat planları yapmak , yeni eğitimlere başlamak (spiritüel konular , yabancı dil) , yayıncılık ,sosyal medyada genişlemek için oldukça istekli olabiliriz. Fakat , bu konularda doğru seçim yapmak önemlidir ve birtakım aksilikler , netleşemeyen durumlar , resmi evraklarda – hukuki işlerde gecikme oluşması da muhtemeldir. Yurtdışı tatili için vizelerde aksama , yolculukta rötarlar veya iptaller oluşabilir. (Hava koşulları nedeniyle)

Gıda zehirlenmeleri , dolandırıcılıklar , boğulma , alkolizm , hafıza sorunları gibi durumlara ekstra dikkat edilmesi gereken bu süreç , global anlamda savaş esirleri ve kaçırılan çocuklar ve göçmenler (iran) konusunu gündeme taşıyabilir.

Yükselen milliyetçilik kavramı , otorite figürleri ile halk arasında gelişecek savaşlara şahit olabiliriz.

Makro bazda üçüncü dünya savaşının altyapısının yavaş yavaş hazırlandığı bu döngü , yavru vatan kıbrıs konusunu gündeme taşıyabilir. Ayrıca savaş bölgelerinden yeni göç dalgaları da şekillenebilir. Küresel ekonomilere da dokunacak bu süreç , büyümenin istenilen oranda olamadığını gözler önüne serebilir. Liman şehirleri de bu noktada sınavlar verebilir. Gümrük tarifelerinde değişiklikler (savaşlar) görebiliriz. Petrol yatırımcıları yeni yatırımları için güvenli liman arayışına girebilirler. Aynı zamanda savaş Akdeniz’e sıçrayabilir. Fakat , ülkemiz aldığı pozisyon itibariyle kendini farklı bir yere konumlandıracaktır. Yine Elon Musk’ın ani çıkışlarını fazlaca duyabileceğimiz bu süreçte , ambargo uygulamalarını görebiliriz. Abd ve ingiltere arasında ise ipler gerilebilir.

Yengeç burcunun yönetiminde olan sindirim sistemi, mucosa, göğüs bölgesi gibi hassas organlara dikkat etmek gerekebilir. Bu dönemde beslenme, dinlenme ve kendine bakım önem kazanabilir .İnançla yaşamak istediğimiz hayat ile günlük zorunluluklar arasında krizler doğabilir. Hayal edilenle yaşanılan iş hayatı arasında çelişkiler açığa çıkabilir. Hizmet ettiğimiz alanlarla değer verdiğiniz fikirler (hayat felsefemiz) çatışabilir. Ruhsal arayış – somut görevler çatışması baş gösterebilir. iç dünyasını ihmal ettiği ya da fazla idealize ettiği için bedensel olarak zorlanabilir.

Uyum sağlamak için duygusal dürtüleri ve felsefi idealleri, pratik koşullarla dengelemek gerekecektir. Yalnızca hislerle hareket etmek yerine, neye hizmet ettiğimizi, kime ve neye karşı sorumlu olduğumuzu da görmek gerekiyor. Aksi takdirde; psikosomatik rahatsızlıklar, bağışıklık sorunları, uyku bozuklukları, tükenmişlik sendromu gibi etkiler gündeme gelebilir.

11 HAZİRAN 2025 : YAY DOLUNAYI

11 Haziran 2025 saat 10.43’te ateş grubunun değişkeni , yüksek ideallere yönelik bilinçli yönelimlerin arketipi olan Yay ‘ın 20. derecesinde ve Prophetic yıldızlardan biri olarak tanımlanan Atria sabitesinde bir dolunay deneyimleyeceğiz.

Anın yükseleninde Aslan burcu görülürken , dolunayın Sabian Sembolü ” Ödünç alınmış gözlük takan bir çocuk ve köpek ” olarak karşımıza çıkıyor ve Yengeç burcunun 10 derecesiyle anticia çalışıyor.

Gizli yapılanmalar ve örgütleri de ön plana çıkaran bu yerleşimin Mars’la olan etkileşimi askeri hareketlilik konularını ön plana taşıyabilir. Özellikle etnik veya dini gruplara dair yapılanmalar bu süreçte dikkat çekabilir. Görevden ihraç ve orantısız güç kullanımı gibi konular da ilgi çeken başlıklar arasında yerini alırken , özellikle bazı rahatsız edici gerçeklikler , yalan beyanlar ortaya dökülebilir. Aynı zamanda Rusya için deönemli bir dolunay olduğundan bahsedebiliriz. (Anlaşmadan sonuç çıkmayabilir)

Ateş grubunun değişkeninde gerçekleşecek olan bu dolunay , 14 Mart’taki tutulma derecesine dokunurken, “yüksek hakikat arayışını” körükleyecektir. Düğümlerle grand cross açı kalıbı oluşturduğu için ; bireyselden öte kolektif bazda oluşacak bu çınlama , Jupiter’in de Yengeç transtine başlamasıyla birlikte büyük yankılar uyandırabilir. Yozlaştırılmış değer ve idealleri bu süreçte daha yakından görebiliriz. Öğrenilmiş çaresizliklerimizi de bu süreçte gözden geçirebiliriz.

4-10 aksında oluşacak bu dolunayda ; ev, aile, geçmiş, içsel güvenlik, kökler, özel hayat konularını vurgulayan Ay , Atria sabitesi etkisiyle inançlar konusuna da vurgu yapacaktır. Bu noktada , inançlarını sorgulayan ve yeniden yapılandırmak için eyleme geçebiliriz. Dolunay yöneticisi Jüpiter’in burç değiştirip yücelimde olduğu Yengeç burcuna geçmesi (Ay ile karşılıklı ağırlama açısında) ve dolunayda Merkür ile kavuşum açısında bulunması ; kendi kurduğumuz / kuracağımız aile konusunda da bir sorgulama aşamasına gelmemize neden olabilir. (Toplumsal bazda da blokajlar sorgulanabilir)

Diğer yandan Satürn’ün Koç’taki zararlı yerleşimi sistemin de değiştiğini ve toplumsal olarak , birey kavramının aile kavramı önüne geçtiğini gösterecektir. Özellikle bu bir senelik süreç (Jupiter ingress bu şekilde girdiği için) herkesin kendine alan açtığını ve daha benmerkezci olduğunu , sadece üremeye değil evliliğe bakış açısının da değiştiğini görebiliriz. Satürn Koç zararda olması nedeniyle sabırsız, çabuk öfkelenen, kavgacı, inatçı ve dik başlı bir yapıyla aile kavramını sahiplenmekte zorlanabilir. Aynı zamanda , herkesten kendi kabına göre şekil almasını isteyen , yönetmek isteyenler artış gösterebilir. (Bu nedenle zorunluluk ve baskı hissetmek normaldir) Evet , bir sisteme tabii olmak daima iyidir , fakat buradaki ana irade kaynağı daha çok kendine yontan , kendi isteklerini dayatan bir yapıda olacaktır.(Satürn Koç’ta belirli bir irade veya diğer tanımıyla nefs kontrolü gerçekleştiremez) Dolayısıyla bir senelik dersimiz , elimizdeki gücü iyi kullanarak iyi bir lider olabilmekle ilgili olacaktır. Aynı zamanda ekonomik yetersizliklerin (korkuların), evlilik ve üreme oranlarını düşüren en önemli faktörlerden biri olduğu gerçeği de bu dolunayla daha belirgin hale gelebilir. Fakat , Yay dolunayı bu noktadaki destek paketleri ve yasal düzenlemeler açısından belirleyici olabilir.

Bu dolunay, Özgürlük ihtiyacı, geniş yaşam alanları , felsefi, idealist, keşfetmeye açık bir iç dünya, ailevi geçmişte özgürlükçü bir yapı veya bu arayışın yoğunluğu, içsel güvenlik duygusu arayışına itebilir. Ay burada “benim kendimi güvende hissettiğim yer, sınırların olmadığı, büyüyebileceğim bir yerdir” diyecektir. Özellikle deneyim, özgürlük, hakikat arayışı, bilgi, inançlar ve yolculuklar temalarını ön plana getirecektir. Ayrıca Yay burcunun temsil ettiği, yüksek öğrenim, akademi, din ve din adamları gibi unsurları da ifade ettiğinden , tamamlanmalar bu minvalde gerçekleşebilir. Kamu sektöründe çalışanlar için bu süreçte yer değişiklikleri olabilir. Bireysel bazda ise taşınma veya yer değiştirme gündemleri oluşabilir.

Bu süreçte, inandığımız şeyleri sorgulama, aile ve köklerden gelen konularda içsel bir aydınlanma yaşama olasılığımız yüksek olacaktır. (Örneğin , bilinçaltındaki göç travmaları da çözülebilir) Özellikle çocukluk dönemini sorgulatacak olan bu süreçte , duygusal bazda “ köksüzlük ” deneyimi yaşayabilir ve sorguya geçebiliriz. (Psikosomatik problemlerin kökenindeki çocukluk çağı travmalarına odaklanmak için idealdir)

Taşınmak, yurt dışında yaşamak, ya da içsel olarak sürekli “daha anlamlı bir yer” aramak bu süreçte karşımıza çıkabilir. Sıkıştığımız kalıplardan, kısıtlayıcı fikirlerden veya ilişkilerden uzaklaşma isteği artabilir. Farklı görüşlere tahammülsüzlük ya da “ben haklıyım” tavırlarını da artırabilir. Denge kurmak önemli olacaktır. (Özellikle iletişimde) Beslenme , büyütme , barınma veya duygusal hafızaya dair her türlü konu bu süreçte irdelenebilir. Bilinçaltındaki özgürleşme ve daha yüksek bir hedefe ulaşma isteği belirgin hale gelebilir. Duygusal dürtülerle fiziksel eylemler arasında uyum olacağı için , içsel ihtiyaçlarımızı ve heyecanımızı net şekilde eyleme dönüştürebilme potansiyelimiz yükselecektir. Eğer sağlıklı sınır koyma ve hareket kabiliyeti geliştirebilirsek bu süreçten karlı çıkabiliriz. Fiziksel gücümüzü duygusal dengede kullanabileceğimiz için, başkalarını da yönlendirme kapasitemiz yükselecek ve liderlik yeteneğimiz artacaktır. Kendi iç sesimize kulak verip cesurca hareket etmeyi ve duygularımızla hareketlerimizin uyum içinde akmasını destekleyen bu döngüde , duygusal bagajları görmek ve ayrışmak değerli olacaktır. Pek tabi bu sorgulama bireysel bazda ; yarattığımız personayla yüzleşmekle başlayacaktır. “Nerede ve kimlerle gerçekten ait hissediyorum?” sorusu gündeme gelecektir. İçsel huzur ile toplumsal başarı arasında denge kurma ihtiyacı yoğunlaşabilir. Başarılı olmak için aidiyetlerimden vazgeçmeli miyim? sorusu doğabilir. Aileden ya da geçmişten gelen bazı duygusal kalıplar, artık kariyer ve bireysel gelişimimizi engelliyorsa, bunu fark edebiliriz. Bireysel inançlar ile çevresel beklentiler çatışabilir. Bu bir açıdan çocukluğa veda etme ve sorumluluk alma dolunayı olcaktır.

Makro bazda ; iç mimarlar , şehir planlamaları ve kentsel dönüşüm konuları bu süreçte daha üst başlıklarda karşımıza çıkabilir. Aynı zamanda , Radyo Televizyon Üst Kurulu birçok program için kaldırılma kararı verebilir veya inceleme başlatabilir. (Çocuklar veya kadın / aileyle ilgili içerikler) Yangınlara da dikkat çeken bu döngü , havaların ısınmasıyla birlikte özellikle mesire alanlarında daha dikkat gerektiğinin altını çizecektir. (Bu konularla ilgili yasaklar gündeme gelebilir) Aynı zamanda gıda güvenliği konusunda da kalıcı adımlar atılması söz konusu olabilir. (Örneğin satışının durdurulması , kaldırılan reklamlar vb.) Cıva zehirlenmeleri bu süreçte spesifik olarak gündeme geleceği için , ihtiva eden tüm ürünler toplatılabilir. (Deniz ürünleri) Öte yandan tarım politikaları , gübreleme ve hayvancılık politikaları revizeye gidebilir. Kıbrıs meselesi yine bu süreçte ana gündemler arasında yerini almaya başlayabilir. Tifo ateşi benzeri bölgesel bulaşıcı hastalıklar (özellikle su kaynaklı bulaşlar) gündeme gelebilir. Göçmenlere dair deport haberleri veya doğum konularına / vatandaşlığa dair yeni düzenlemeler getirilebilir.

Yay dolunayına daha yakından baktığımızda ;

Yükselende bulunan Aslan burcundaki Mars etkisi bu süreçte üst düzey bir rekabet iklimini körükleyebilir. Çalışma gücü, mücadele gücü ortaya çıkabilir ve yaşam felsefemize dair yeni adımlar atarak güvenli alanlarımızı tekrar belirleyebiliriz. Öte yandan Mars’ın Algoloid dediğimiz dereceye yakın durması , kişisel olarak daha iddialı istekleri ve görünür olma ihtiyacımızı artırabilir. İkili ilişkiler konusunda ise daha direkt hareketlerde bulunabiliriz. Mars’ın , dolunaydan birkaç gün sonra Uranüs ile kare açısını kesinleştirecek olması , duygusal / fiziksel kazalara dikkat etmenin ve dürtüsel olmamak gerektiğinin altını çizmektedir. Bu süreçte , doğum anomalileri de gelişebilir, dikkat!

Venüs’ün Plüton ile olan karesi kıskançlık iklimini , daha sahiplenici bir tutumu ön plana çıkarabilir. Aynı zamanda , finansal meselelerde daha tedbirli davranmak isteyebiliriz. Değer verdiğimiz maddi değerler üzerinden (kaybederek) dönüşüm yaşayabiliriz. İnandığımız , bağlandığımız , bizi güvende hissettiren konuların olumsuz yönleriyle yüzleşebiliriz. İnandığımız şeyler ile hizmet ettiğimız sistem arasında köprü kurmaya dikkat etmemiz yararlı olabilir.

Güzellik, değer, sevgi arayışıızı gündelik yaşamında sadeleştirerek yaşamak bu süreçte etkili olabilir. (Güzellik ve moda kavramları da dönüşebilir) Kriz çıktığında, “Bu beni neye dönüştürmek istiyor?” sorusunu sormak akıllıca olacaktır. İlişkilerde güç oyunlarına girmemeye dikkat etmek önemlidir. Sevgi, kontrol değil paylaşım üzerine kurulmalıdır.

Sağlık ve bedenle ilgili konulara dikkat. Özellikle stresten kaynaklı rahatsızlıklara açık bir dönem olacaktır.(Uyluk kemiği sorunları da dikkat çekici) Romantik , finansal seçimlerimiz günlük yaşamımız veya sağlığımız üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Buna yeme-içme düzenimiz de dahildir. (Abartıya kaçmak sağlığı ve kilo dengesini olumsuz etkileyecektir. Besin ve alkol güvenliğine ekstra dikkat)

Pedofili gündemlerine ve çocukların güvenliğine dair adımlar atılmasına vesile olabilir. Hırsızlık konularına karşı da tedbir alınması fayda sağlayacaktır. Özellikle yangınlara dikkat çeken bu dönemde , hazine ve maliye bakanlığının yanı sıra aile ve sosyal hizmetler bakanlığı da ön plana çıkabilir. Konkordato ilan eden şirketleri okuyabiliriz.

Dolunay yöneticisi Jupiter’in Yengeçteki gölge yönü çok fazla anlam yüklemeyi , nostaljiye takılı kalmayı (Merkür ile) ön plana çıkarabilir. Umutlar yanlış yönde abartılabilir. Satürn ve Neptün (Koç) ile olan kare açısı , içsel dönüşüm ihtiyacımızla, sosyal dünyada kabul görme arayışımızı çelişkili hale getirebilir. Duygusal aidiyet kurduğumuz çevre, bizi derinleşmekten veya krizle yüzleşmekten alıkoyabilir. Veya tam tersi yönde , kişisel dönüşüm süreçlerimiz sosyal ilişkilerimizde yabancılaşma yaratabilir. Derin duygusal yaralar, ait olma isteği dostluk ilişkilerimize de yansıyabilir. “Beni anlamıyorlar” hissi oluşabilir. Bir arkadaşlık ya da sosyal çevre deneyimi, seni derinden sarsabilir. Hayatımızdaki maddi–manevi krizler, ideallerini yeniden yapılandırmamıza neden olabilir. Gelecek planlarında değişim ve adaptasyon ihtiyacı oluşabilir. Yine kolektif projeler ya da ekip çalışmaları, kontrol kaybı hissi yaratabilir.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın