19 MART 2026 : BALIK BURCUNDA YENİAY

19 Mart 2026 saat 01.24’te su grubunun değişkeni balık burcunun kritik 28. derecesinde Scheat Sabitesi etkisinde “ruhsal çözülme ” başlatacak bir yeniay oluşacak. Pek tabi ; bunu yaparken , Merkür de durmaya yakın olduğu için ; zihnimizdeki putları da devirecek…

Terazi burcunun 2. derecesiyle aynalama yapan bu yeniayın yükseleninde Oğlak burcunun 24. derecesi bulunurken ; yeniayın sabian sembolü “Bir erkek çocuk yüze benzeyen görkemli bir kayayı, büyüklük olarak idealize ediyor, büyüdükçe ona benzemeye başlıyor” olarak karşımıza çıkıyor.

Bu sembol ; insan karakterinin hayranlık duyduğu imgeler tarafından nasıl biçimlendirildiğini anlatan güçlü bir semboldür. Çocuk burada henüz oluşum halindeki kimliği ve saf potansiyeli temsil eder; karşısındaki yüz biçimli görkemli kaya ise kalıcılığı, gücü ve neredeyse arketipsel bir kimliği simgeler. Çocuğun bu kayayı hayranlıkla idealize etmesi, insanın yaşamında bir modeli, bir ideali ya da yüksek bir kimlik tasarımını zihninde büyütme sürecine karşılık gelir. Zaman geçtikçe çocuğun o kayaya benzemeye başlaması ; insanın uzun süre hayranlıkla baktığı, zihninde taşıdığı ve kendine ölçü aldığı şeyin biçimini almaya başlaması mesajını vermektedir. Bu süreç hem psikolojik hem de ruhsal bir dönüşümü anlatmaktadır; çünkü bir kişinin değerleri, idealleri ve hayranlık duyduğu figürler zamanla karakterini oyup şekillendirir, tıpkı bir heykelin taşın içinden yavaş yavaş ortaya çıkması gibi. Aynı zamanda ince bir uyarı da barındırmaktadır; kişi hangi imgeyi kutsallaştırırsa sonunda onun yüzünü taşımaya başlar; bu yüzden insanın neyi idealize ettiği, kim olmak istediğinin en derin belirleyicisidir.

Scheat Sabit Yıldızı etkisinde ve ikinci evde oluşan bu yeniay ; sahip olduğumuz sadece maddi değil manevi değerlere ve finansal kazanımlarımıza vurgu yapacağından ; bu süreçte idol aldığımız ve yolunu takip ettiğimiz kişileri gözden geçirebilir ve bu konuda yenilik yoluna gidebiliriz. Bu yeniay, değer sistemimizi, öz-değer algımızı ve maddi–manevi güvenlik anlayımızı yeniden şekillendiren bir başlangıcı göstermektedir.

İkinci ev yalnızca para değil, aynı zamanda “benim değerim nedir?” sorusunun evidir. Balık yeniayı ise sınırların çözülmesi, idealler, hayaller ve ruhsal yönelimlerle ilişkilidir. Buna Scheat yıldızının eklenmesi süreci daha dramatik ve kaderi hissettiren bir yere taşıyacaktır. Scheat astrolojide çoğu zaman aşırı idealizm, büyük hayaller, bazen de yanılsama veya fedakârlık üzerinden gelen dönüşümler ile ilişkilendirilir.

Sabian sembolündeki çocuk ve kaya imgesi bu tabloya psikolojik bir anahtar vermektedir. Hayatımızda çok büyük bir ideali, figürü veya kimliği gözünde büyütmüş olabiliriz. Bu bir insan, bir yaşam tarzı, bir manevi yol, bir sanat ideali ya da “olmak istediğimiz kişi” olabilir. Zamanla bu ideal yalnızca bir hayranlık olmaktan çıkmış ve kimliğimizi ve değer sistemimizi biçimlendiren bir kalıba dönüşmüş olabilir. Yani aslında, semboldeki çocuk gibi, uzun süre baktığımız ve kutsallaştırdığımız şeye benzemeye başlamış olabiliriz.

Ancak Scheat burada , gölge yön açısından önemli bir uyarı da getirmektedir. İdealize edilen şey çok büyütülürse , gerçeklikten kopan bir değer sistemi kurabiliriz. Yani ; egoyu balon gibi şişirenlerin kurbanı olmamak , bilakis onlardan ayrışmak önem teşkil edecektir. Yanlış bir kişiyi veya ideali putlaştırmaktan kaçınmalı, para ve değer konularında fedakârlık veya kayıp yaşadığımız kişileri gözden geçirmeli , kendi öz değerimizi başkasının imgesi üzerinden kurmaktan uzak durmalıyız. Bilinçli seçimlerde , geçmişte düşündüğümüz ama hayata geçmeyen bir ruhsal motivasyon hakkında yeniden düşünmek açısından çok verimli bir yeniay olacaktır. Bu dönemi, yeni başlangıçlara hazırlanmak için enerjinizi topladığınız bir dinlenme ve hazırlık süreci olarak düşünün.

An haritasına daha detaylı baktığımızda ;

Yeniay derecesinin , dördüncü evdeki Uranüs ile yaptığı 60’lık açı değer sistemi ve maddi güvenlik anlayışımızda yeni bir başlangıcı temsil etmektedir. İkinci evdeki Balık yeniayı, para, yetenek ve öz-değer konularında daha idealist, sezgisel veya ruhsal temelli bir yönelime girmemize vesile olacaktır. Bu dönemde hayatın ana teması para, sahip olunan kaynaklar, yetenekler ve özdeğer duygusu olacaktır. Bu yeni başlangıç, maddi konularda sezgisel fakat aynı zamanda duygusal kararlar alma eğilimini artırabilir. Balık enerjisi parayı sadece somut bir araç olarak değil, aynı zamanda ruhsal tatmin ve anlamla ilişkilendirecektir; bu nedenle kazançların sanatsal, şifasal, yardım temalı veya yaratıcı alanlardan gelmesi gündeme gelebilir.

Aynı evde bulunan Mars maddi konularda harekete geçme, risk alma ve gelir artırmak için mücadele etme isteğini güçlendirirken, Merkür’ün durağan pozisyonda olması para, sözleşme, ödeme planı veya iş fikirleriyle ilgili önemli düşünme ve karar aşamalarını vurgulayacaktır; bu noktada durağan Merkür yeniay haritamıza hangi eve düşüyorsa , o ev konusunun kritik dönüm noktasına geldiğini ve yakında netleşeceğini göstermektedir. Mars’ın etkisiyle hızlı karar alma ve duygusal harcama eğilimine dikkat etmek, Merkür durağan olduğu için anlaşmaları netleştirene kadar detayları tekrar gözden geçirmek faydalı olacaktır. (21’i sonrası karar alın ve imza atın)

Uranüs açısı diğer yandan kökler, aile, iç güvenlik ve yaşam temeli alanında beklenmedik farkındalıklar veya özgürleşme ihtiyacı getirecektir. Boğa doğası gereği maddi güvenliği temsil ederken Uranüs bu güvenlik anlayışını modernize edecek ve değiştirmek isteyecektir. Balık arketipi miras işleri ile de ilgili olduğu için , çözülmeler yaşanabilir. Altmışlık açı olduğu için , bu değişim genellikle kriz şeklinde değil, fırsat veya yaratıcı çözüm şeklinde ama gayretle ve hızla ortaya çıkacaktır.

Kendi değerimizi ve para kazanma biçimimizi yeniden kurarken, geçmişten gelen aile kalıplarından veya güvenlik tanımlarından özgürleşme fırsatı bulabiliriz. Tam da bayram arefesine gelen bu döngü , eski biçimdeki ziyaret kalıplarını değiştirebilir. Önceden planlanan ziyaretler bu süreçte tekrar gündeme gelebilir.

Eski kuşaklardan gelen “güvenli yaşam” anlayışı ile kendi idealist yönümüz arasında yeni bir köprü kurulabilir. Yine bu açılanma, aile köklerinden farklı bir ekonomik model seçme, sanat- spiritüel yaratıcılık ya da teknolojiyle bağlantılı yeni bir kazanç yolu geliştirme gibi şekillerde ortaya çıkabilir. Ertelenmiş konuşmalar , aile birliği içerisindeki yeni düzen ve kalıp istekleri bu noktada revize edilebilir. Ruhsal boşluk hissettiğimiz alanları dile getirmek ve yeni sınırlar belirlemek açısından da oldukça verimli bir yeniay olacaktır.

Birinci evdeki Oğlak Şans Noktası ile oluşan altmışlık açı ise bu yeniayın yalnızca içsel bir süreç olmadığını, aynı zamanda kişisel kader fırsatlarımızı harekete geçirebileceğimizi göstermektedir. Oğlak burcu burada disiplin, uzun vadeli hedef ve somut başarı temalarını taşır. Bu nedenle yeniay, içsel ideallerimizi somut bir yaşam yoluna dönüştürmemiz halinde şans ve fırsat akışı yaratabilir. Başka bir deyişle, hayalimizi ve idealimizi yalnızca hayal olarak bırakmayacak, onu yapılandıracak ve stratejiye dönüştürürsek kader desteğini hissettirecektir. Fakat , atılan adımlar ayın 21’i sonrasına denk gelmelidir. Bu dönemi, yeni başlangıçlara hazırlanmak için enerjimizi topladığınız bir dinlenme ve hazırlık süreci olarak düşünün.

Yeniayın modern yöneticisi Jupiter’in altıncı evdeki konumu ve Mars ve durağan Merkür’e üçgen yapması, önceden belirlenmiş görevlere /ticarete /eğitime başlama motivasyonu bulmak, kafamıza koyduğumuz becerileri geliştirmek, veya çalışma koşullarını revize edecek fırsatlar ortaya çıkabilir. Bu konular ; önceden düşünülmüş detaylarla karşımıza çıkabilir. Eski bir dost, uzun zamandır görülmeyen bir (iş de dahil) arkadaş veya yakın bir akrabayla yarım kalmış bir konuşma bu sebeple tekrar hayatımıza çekilecek ve karmik görevini yerine getirecektir. Amaç maddi /manevi vizyon kazanmamıza yardım etmektir.

(Eski bir fikirde gizli potansiyelin fark edilmesi ya da bir konuşma sayesinde maddi açıdan daha doğru bir yola girilmesi mümkündür.) Balık burcunun sezgisel doğası nedeniyle bu süreçte mantık kadar içgörü de güçlü rol oynayacaktır; rasyonel analizden çok sezgisel bir “doğru his” ile karar vermek ile mümkündür. (Kalp ile düşünmek önemli)

Özellikle ruhsal kanalların yoğun çalışacağı bu yeniay , medyumik yetenekleri açığa çıkarabilir. Geçmişteki öngörülerin doğru çıkması mümkündür ve bu durum işimize yarayabilir. (şifa, sanat, psikoloji, astroloji alanlarında kazanç şansı da var) Aynı zamanda ; okult ilgi alanlarına çekilebiliriz. Bilinçaltınızdaki korkularla yüzleşmek, terapiye başlamak, meditasyon gibi ruhsal pratiklere yönelmek veya bize hizmet etmeyen alışkanlıkları bırakmak için harika bir zaman.

İkili ilişkiler açısından , geçmişteki ihanet hikayeleri konuşulabilir. Çünkü ; Merkür Skat Yıldızı etkisinde durağan olduğu için tüm bu meseleleri masaya dökmek ve Jupiter’in desteğiyle şifalandırmak isteyecektir. Yanlış anlaşılmalar da bu süreçte çözülebilir. Kimin sözünde durmadığı , kimin “ayran gönüllü” olduğu da bu noktada ortaya çıkabilir. (Doğru bilinen yanlışları teyit edeceğimiz bir döngü) Eski bağlantılar canlanacağı için , özellikle eski flörtler , eski okul arkadaşları buluşma konuları gündeme gelebilir ve bu yeni bir temel atabilir. (veya bir okul toplantısı,arkadaş ortamı vs.)

Haritada MC (Midheaven)’nin Akrep burcunda ve Zuben El Schemali Yıldızı etkisinde olması, stratejik düşünme, araştırma, finansal okur yazarlık, kriz yönetimi veya gizli süreçleri çözme gibi alanlarda başarı potansiyelini artıracaktır.

Plüton’un üçüncü evde Koç burcunda bulunan Neptün ve Satürn ile 60° açı kurması ise fikirleri hayata geçirmek için sabırla mücadele etmeyi öğretecektir. Bu açı kişinin düşüncelerimizi güçlü ve etkili bir şekilde yapılandırmamızı, stratejik iletişim kurmamızı destekleyebilir. Yazmak, öğretmek, danışmanlık vermek veya bilgiyi yapılandırarak aktarmak kariyerler açısından önemli hale gelebilir.

Toplumsal açıdan , psikolojik sağlığa önem verilmesi gereken bir yeniay olacaktır. Özellikle scheat etkisi ; intihar vakalarında artışların keskin bir mercekte incelenmesine neden olabilir. Öte yandan ; sosyal medyadaki yeni kuralları çok konuşabiliriz. Tarım ve gıda politikaları bu süreçte mercek altında olabilir. Yie kamusal alanlar , parklar ,mahalleler ve sokaklar ile ilgili düzenlemeler gündeme gelebilir. Ülkemizin uluslarası imajı açısından verimli bir yeniay olacaktır. Toleranslı ebeveynlik, birlik ve beraberlik gibi konular ön plana çıkabilir. Dünya genelinde ruhsal liderleri ve grup motivasyonuyla nelerin başarılabildiğini konuşabiliriz.(Sosyal medya akımlarıyla) Dünya dışı gündemlerde söz verilmiş somut verileri görebiliriz.

Bu yeniay, duygusal ve ruhsal sağlığımıza odaklanmamız gereken bir dönemi de işaret ediyor; bu süreçte özellikle bağışıklık sistemi ve suyla ilişkili organlar, yani böbrekler, lenf sistemi ve deri hassasiyetleri öne çıkabilir. Balık’ın yönetici gezegeni Neptün, vücuttaki detoks ve sıvı dengesi üzerinde etkili olduğundan, bu yeniayda alkol, kafein ve aşırı tuz tüketiminden kaçınmak, bol su içmek ve doğal detoks yöntemlerine yönelmek önemlidir. Ayrıca, zihinsel yorgunluk ve duygusal stresin fiziksel sağlık üzerinde güçlü etkileri olabileceği için meditasyon, nefes çalışmaları ve suyla yapılan terapiler (duş, banyo, yüzme) destekleyici olabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirecek besinler ve hafif, zeytinyağlı – soğuk ve bitkisel ağırlıklı beslenme, vücudu uygun şekilde dengelemeye yardımcı olacaktır. Bu dönemde sağlığı bütünsel bir bakış açısıyla ele almak, hem beden hem ruh için şifa ve yenilenme fırsatı sunacaktır.

3 MART 2026 : BAŞAK BURCUNDA TAM AY TUTULMASI

3 Mart 2026’da saat 14.37’de saros 133. familyasında ve Başak burcunun 12. derecesinde bir Ay Tutulması deneyimleyeceğiz. Güney düğüm yönünde gerçekleşecek “karmik temizlik” tutulması 58 dakika süreceğinden , ortalama 1 sene boyunca etkili olacak. Merkür Balık retrosu eşliğinde gerçekleşen tutulma hayatımızdaki düğümleri çözmeye başlıyor. Uzun süredir bu denli bir şifa dağıtan bir tutulma yaşamamıştık. Dağınıklıkları toplamak, işe yaramayan detayları ayıklamak, fiziksel ve ruhsal bir arınma yaşamak için güçlü bir final etkisi yaratacak altı aylık yeni bir döngünün başlamasını artık kutlayabiliriz. Bağımlılıkları aşmak, adaletsizlikleri bitirmek için gökyüzü izin ve katkı sağlayacaktır. Sağlık, hizmet, rutin, düzen konularında bilinçli yaklaşım ve yapılanma bekleyebiliriz.

Tutulma, Kuzeydoğu Asya, Kuzeybatı Kuzey Amerika ve orta Pasifik Okyanusu’nda tamamen görülecek ; Asya ve Avustralya’nın büyük bir kısmında yükselip Kuzey ve Güney Amerika’da batacak.

Zosma sabit yıldızı etkisinde oluşacak olan tutulmanın Sabian Sembolü ise ” Politik bir el toplumsal histeriyi alt ediyor ” şeklinde karşımıza çıkıyor.

“Politik bir el toplumsal histeriyi alt ediyor” sembolü, kitle psikolojisinin kontrolden çıktığı, korku, panik ya da duygusal taşkınlığın yaygınlaştığı bir anda otoriteyi, stratejiyi ve yönlendirici gücü temsil eden bilinçli bir iradenin devreye girmesini anlatıyor. Buna bireysel irade de dahil olurken , özellikle son iki buçuk senedir bir türlü varlık gösterememe, ezilme, hor görülme, küçük görülme gibi durumlar yaşayan kişiler ; bu tutulma ile birlikte “evrende hiçbir eylemin kaybolmadığını” sadece haklarını almak için zamana ihtiyaç duyduklarını anlayabilirler.

Bu tutulmadaki “el” tekil ve bilinçli olacaktır ; yani geçmişte olan olaylarla ilgili dağınık kitle tepkilerine karşı merkezî, soğukkanlı ve planlı bir müdahale vardır. Dolayısıyla , Güneş tutulmasındaki kaotik iklime karşın , burada daha soğuk kanlı bir iradeden söz etmemiz mümkündür. Çünkü , insan eli her ne kadar sistem içinde sistem kurmaya çalışsa da, burada ilahi sistem devreye girecek ve çöpleri ayıklayacaktır.

Ana tema, duygunun aklı ele geçirdiği noktada düzenin yeniden tesis edilmesidir. Bu her zaman “iyi niyetli” bir müdahale olmak zorunda değildir; bazen propaganda, bazen söylem gücü, bazen de perde arkasından yapılan hamlelerle olabilir. Çünkü ; tutulma yöneticisi Merkür Balık burcunda retro olacağı için ; bilinç dışından taşıp gelenler aniden zihinsel yansıma yaratabilir. Önemli olan, toplumsal ve bireysel histerinin kendiliğinden değil, yönlendirilerek bastırılmasıdır. Yani kaos bitmez; şekil değiştirir ve yönetilir. Fakat bu defa “adaletli yönetmeyenler” de bıçak sırtında olacaktır. Gölge tarafında, bu sembol manipülasyon, duyguların araçsallaştırılması ve kitlelerin bilinçli olarak sakinleştirilmesi (birnevi topluma antidepresan verme etkisi) riskini taşıyacaktır. Işık tarafında ise, kolektif çılgınlığın daha büyük bir yıkıma dönüşmesini engelleyen stratejik bir aklı temsil etmektedir.

Ahlaki yönden zayıf kişileri oldukça zorlayacak bir tutulmadan söz etmemiz mümkündür. Verilen ve tutulmayan sözler de sistem tarafından tekrar hatırlatılacaktır. Toprak elementindeki tutulma topraktan kazanç getirebileceği gibi kariyer yoluyla fırsatları önümüze dökebilir. Akılların başa geldiği, yanlışlardan döndürebilecek bir tutulma sürecine hazır olmalıyız. Tutulma anında Ay- Jüpiter altmışlığı, Güneş- Jüpiter üçgeni, Merkür- Jüpiter üçgeni ve Jüpiter’in yücelimde olması gibi hayırlı kombinasyonlar birçok problemi çözecektir. Geçmişten ders almaya ve doğru yolu bulmaya itebilir. Kaba kuvvetin değil bilgelik ve hoşgörünün kazandığı bir süreç olacaktır. Kendisine ve etrafına fayda dağıtanın büyük ödüller alması mümkün gözüküyor.

An haritasına daha yakından baktığımızda ;

Zosma sabitesi etkisinde oluşacak bu Ay tutulması, haritanın 3–9 aksında ve Başak–Balık hattında gerçekleştiği için zihinsel kalıplar, inançlar, öğrenme–öğretme biçimleri ve “hakikat” algısı üzerinde güçlü bir kapanış–arınma etkisi getiriyor. Toplumsal bazda ticari ve fiziki ahlaksızlık ve yolsuzluklar , eğitim ve öğretim kanadındaki sahte diplomalar , eğitim affından faydalanacak kişiler , özellikle liseye kadar olan eğitim dönemindeki çocuk ve gençlerin işlediği suçlara dair yeni düzenlemeler bu süreçte tekrar gündeme gelebilir. Özellikle okullardaki öğrenci psikolojisini etkileyen durumlar , dijital zorbalık, sağlık koşullarını bozan gruplaşmalar bu tutulmayla gözler önüne serilecektir. Öte yandan ; toprak ve tarımla ilgili konularda revizeler , gıda ürünlerindeki kimyasallara karşı alınacak olan önlemler , sağlık sektöründe yapılacak düzenlemeler , doğum oranlarını ve anne sağlığını ilgilendiren konularla ilgili kampanyalar gündeme gelebilir. Halk ; üreme konusunda teşvik edilebilir. (Kadın doğum ve yenidoğan ünitelerine yönelik haberler ön plana çıkabilir.)

Güney düğüm yönlü Başak tutulması, aşırı analiz, kontrol, detaylara saplanma ve “doğruyu ben bilirim” refleksini bırakmayı; zihni yoran gündelik düşünce kalıplarını ve kronik hastalıkları kapatmayı da vurguluyor. Aynı zamanda ; zihinsel huzursuzluk yaratan kişilerle ilgili tamamlayıcı kararlar alabilir , geç kaldığımız şifa sürecini tamamlayabiliriz.

Buna karşılık Güneş’in 9. evde, Balık’ta ve kuzey düğümle birlikte olması, teslimiyet, sezgi, iman ve daha büyük resme güvenme (karmaya) yönünde güçlü bir çağrı yapıyor. Hakikatin tek bir mantıksal çerçeveye sığmadığını idrak etme; manevî, sanatsal ya da ruhsal bir öğretinin hayat pusulasına dönüşmesi mümkün. (Tutulmanın Jupiter Sirius’tan etki alması ilahi yardım ve adaletin de tezahür edeceğini gösteriyor) Bu noktada elimizden geleni yaptıktan sonra deyim yerindeyse “Allaha / İlahi sisteme” havale etme süreci başlayacaktır. Fakat ; yine de tüm bunlar olurken son bir “yüzleşme” yaşayabiliriz. Haklı olanın korunacağı ve aynı zamanda kazançlı çıkacağı “ilahi adaletin” tecelli edeceği anlamına gelmektedir.

Aynı evde retro Merkür, Venüs ve 0 derecede Mars’ın Balık’ta toplanması bu süreci yoğunlaştırabilir. Geçmiş düşünce ve inançlar yeniden gözden geçirilirken, ilişkilerde ve değerlerde fedakârlık–sınır dengesi test edilebilir; Mars’ın 0 derecesi yeni bir ruhsal motivasyonun doğuşunu anlatacaktır ama Balık doğası gereği bu doğum içsel, sezgisel ve aceleci olmayan bir biçimde ilerleyecektir.

12. evden retro Jüpiter’in Güneş ve kuzey düğüme üçgeni, bu tutulmanın en koruyucu tarafında bulunuyor. Görünmeyen manevi destekler, içsel rehberlik, rüyalar ve sezgiler yol gösterici oluyor. Toplumsal yansımada bu durum ; çeşitli gruplarca beklenen uhrevi kişiler , sahte paygamberleri gündeme getirebilir.

Jüpiter’in 6. evi ve Balık yerleşimlerini yönetmesi, günlük hayat, sağlık, iş düzeni ve hizmet anlayışında da ruhsal bir yeniden yapılanmaya işaret ediyor; perde arkasında yapılan hazırlıkların zamanı gelince büyüme getireceğini söylüyor. Bu noktada , yapılan işler veya gerçekleşmesi beklenen konular konular da gizli tutulmalıdır. Zira ; gizlilikte hayır vardır.

Bu konu kişisel nasipler için de geçerli olacaktır . Zira nasiplerin pay edildiği bu döngüde , başkalarının negatif (haset) enerjisine maruz kalmamak için gizli kalmak değerli olacaktır.

Merkür–Venüs retrosunun 11. evdeki Boğa Uranüs’e yaptığı 60’lık, sosyal çevre, dostluklar ve hedefler alanında beklenmedik ama yapıcı farkındalıklar; daha özgür, daha otantik bağlar kurma şansı veriyor. İlişkilerde “alışılmış güven” ile “özgürleşme ihtiyacı” arasında yaratıcı çözümler üretilebilir.

Genel tablo, zihinsel yükleri bırakıp daha anlamlı bir yaşam felsefesine yönelme, hizmeti kontrolle değil şefkatle sunma ve kaderin ince akışına güvenme yönünde güçlü, bütüncül bir dönüşümü anlatıyor.

Tutulmanın ana teması , nedensiz endişeler ve vesvese durumlarını körükleyebilir. Öte yandan ; özellikle bipolar geçmişi olan veya psikoz yaşayan kişilere dikkat edilmelidir. Zihinsel sorunları olan kişilerle ilgili tedavi süreçleri bu dönemde sonuçlanabilir. Özellikle terapiye başlamak , ruhsal danışmanlık almak adına olumlu bir zaman dilimi olacaktır. Çocukluk dönemiyle ilgili sorunlar , ailevi travmalar bu süreçte şifalandırılabilir.

Balık burcundaki gezegen dizilimi haricinde Mars ve Kuzey Ay Düğümü de Balık burcunda tutulmada kol kolayken hayallerimize kavuşmanın, vicdanımızın ve sezgilerimizin götürdüğü yere yani kendi kaderimizi gerçekleştirmenin vakti gelmiş gözüküyor.

Başak burcu ay tutulması sağlıklı bir beden istiyor ve iyi bir zihinle yeni kararlar almaya çağırıyor. Bu tutulmadan en çok İkizler, Başak, Yay ve Balıklar etkileniyor. Koç ve Yengeç burçları da ikincil ölçekte önemli başlangıçlar yapabilir. Araştırma, pazarlama, pratiklik ve el becerisi gerektiren her türlü mesleklerin öne çıktığını görebiliriz. Güneş- Pallas kavuşumu tutulma anında güçlü bir strateji, hesap, bilgelikle hatalara çok az yer vereceğimizi yeteneklerin açığa çıkabileceğini gösteriyor. Yeni iş kolları açılabileceği gibi, yeni pozisyon açıkları görülebilir. İş, işçi ve müşteri arayan herkes için en iyisini bulmaya kadersel destekler var.

Türkiye haritasının Kuzey Ay Düğümünün tam üzerinde ve dördüncü ev sınırında meydana gelecek. Toprak, tarım, gayrimenkul ve yer altı kaynaklarıyla ilgili olumlu yönde değişimler sağlayabilir.

Ay düğümleri ayrıca Başak ve Balık aksında ters kavuşumda olması son 9 yıllık döngüyü tamamladığımızı göstermektedir. Düz kavuşumunu en son 2016 yılında yaşamıştık. O süreçten kalan ülke düzeni ve ekonomisine etki eden negatif tortular artık bitebilir.

Öte yandan Balık burcundaki dizilimler ülke haritasında Uranüs’e etki etmesi büyük değişim ve uyanışın yaşanacağını gösteriyor. Karşıt kutuplarda yani muhalefet alanında güçlenme getiriyor. Herkes artık farklı, halkçı ve ilerici olanı isteyebilir. Mevcut düzeni reddeden radikal hareketler ve isyankâr yaklaşımlar sinsice artabilir. Ekonomik şoklara hazır olmak gerekebilir. Bilim, teknoloji ve uzay alanında çalışmalarımız ile fark yaratabiliriz. Satürn ve Neptün’ün MC noktasında Koç noktasında kavuşumunun etkileri iyi anlamda halkla empati kuran mücadele eden bir lideri ifade etse de tolerans tanınan konularda yeni sınır ve kurallar getirebilir.

Tutulma anında hangi burcun yükseldiği nasıl bir kalitede olayların sirayet edeceğini gösterir. Bu tutulmada 22° Yengeç burcu yükseliyor. Jüpiter de Yengeç burcunda olması doğasının yumuşak, sıcak ve koruyucu olduğunu ifade edecektir.Ana tema ev , aile,yuva, vatan , millet, vatandaşlık konuları ve denizlerimiz/sayfiye alanlar olabilir. Ufak sismik hareketlilikler getirse de büyük yıkıcı tesirler gözükmüyor. Toprağı hareketlendiren gelişmeler olabilir. Kıbrıs meselesi tekrar gündeme gelebilir. Basın yayın , medya kuruluşları , uluslararsı basın görevlileri bu dönem mercek altında.

Etik olarak bizi zorlamış veya zorlayan geçmiş konular, ev hayatı, aile ilişkileri, toprak miras anlaşmazlıkları ve bilinçaltı üzerindeki baskılar “hiçbir şey iyiye gitmiyor.” duygusu bu tutulmayla birlikte mazide kalabilir. Yükselen yöneticisi Ay Başak burcunda ve Güney Ay Düğümüyle 3.evde kavuşumda olması karmik çözülmeler getiriyor. Dürüstlüğün ödüllendirilmesi, zaman aşımına uğramış konularda iyileşme, özgürleşme getirebilir.

İlişkiler konusunda değerlendirelim. Venüs tutulmada Balık’ta yücelim derecesinde olması maddiyat, evlilik, taşınma ve bebek sahibi olmak konusunda çok büyük kısmet ve bereket getirebilir. Her engeli aşabilecek kadar büyük bir inancı ve sevgiyi taşıyan kişilerin güçlenerek devam edeceği bir tutulma olacaktır. Plüton 7.evdeki konumu güçlü olmayan toksik ilişkileri artık oyundan çıkarabilir. Oğlak burcundaki Şans noktası ve asteroit Juno kavuşumu kader yön değiştirici bir rol üstlenecektir.

Ay Bellatrix sabit yıldızıyla (paralel) etkileşimde. Orion takım yıldızında bulunan Namı diğer “Amazon kadın” olarak bilinen bu yıldız kadın gücüyle gelen güç, dilbazlık ve stratejik savaş getirebilir. Kurnazlık veren bir etkisi de vardır. Hayat içerisinde imkânsız koşulda bile başarı kazandırabilir. Kaza ve sakarlıklara dikkat etmek gerekebilir. Göz, lenf sistemi ve ayaklarla ilgili sorunlar getirebilir. Dünya astrolojisinde askeri hareketlilikle düzen ve güvenlik başarıyla sağlayabilir. Kadın liderleri konuşabiliriz. Asteroit Pallas vurgusu nedeniyle de kadın hakları ve feminist hareketlerde artış gözlemlenebilir.

Sağlık konusunda Başak burcu önemli gündemler getirebilir. İnce bağırsaklar, mide, pankreas, apandisit ve karaciğer sorunlarına karşı dikkat etmek gerekiyor. Sindirim güçlüğü, ödem, karında şişlik, alerjik reaksiyonları, gıda intoleransı getirebilir. Hafif, sebze odaklı, arındırıcı besinlere yönelmek iyi olacaktır. Zararlı alışkanlıkları, düzensiz yaşamı sonlandırmak, detoks ve diyet için harika destekler verebilir. Bağımlılıkları, anksiyete, panik atak ve takıntıları kontrol altına almak mümkün olabilir.

2 ŞUBAT 2026 : ASLAN BURCUNDA DOLUNAY

2 Şubat 2026 saat 01.09’da Ateş grubunun sabiti Aslan burcunun 13. derecesinde ve Kochab sabitesi etkisinde bir dolunay meydana gelecek. Yükselen Akrep ile birlikte süreç tamamen kontrol, güç, hayatta kalma ve psikolojik derinlik temalarına çekiliyor. Dolunayın Sabian Sembolü ise “Bir insan ruhu kendini ifade etmek için sıra bekliyor” şeklinde karşımıza çıkıyor ve “Ruhunun söyleyecek sözü vardı; acele etmeden bekledin. Zamanı geldi, şimdi o söz zaten duyulacak” önermesini cebimize koyuyor. Dolunay Boğa burcunun 17. derecesiyle aynalama yapıyor.

Bu dolunay bize intikamın aceleyle değil, zamanın adaletiyle ve soğukkanlılıkla servis edilen bir yemek olduğunu hatırlatacaktır. Kendi egosal arzularını ‘bütünün hayrı’ kisvesi altında meşrulaştırıp, iradeyi zorlayarak dayatma yolunu seçenler içinse; bu gökyüzü, kaçışı olmayan, bedeli ağır ve öğretici bir döngüyü işaret etmektedir.

Oğlak yeniayı döngüsünü kapatacak olan , tutulmadan önceki , son dolunay , tutulmayla birlikte yeni bir yaşama merhaba demeden önce, tüm üstü kapanmış duygusal meseleleri ortaya dökecektir. Yüksek perdeden sonuçlanmaları önümüze getirecek olan bu döngü , terfi, görev değişimi, projelerin görünür olması ya da otorite figürleriyle (yönetici, patron) ilgili netleşmeler yaşatabilir.

Aslan vurgusu nedeniyle takdir edilme, sahneye çıkma, liderlik teması güçlü olacaktır. Narsist kişilik bozukluğu olanlara dikkat edilmelidir. Egosantrik sorunlar nedeniyle ani bir şekilde ev düzeni, taşınma, aile içi kararlar, ebeveynlerle ilgili konular gündeme gelebilir. (Çünkü , bu tip insanlar dayanılmaz hale gelebilir.)

“Ev mi iş mi , finansal kazanç sağlamıyorsan bu evde neden varsın ?” sorusu belirginleşebilir veya kişileri kazandıkları paraya göre yargılama eğilimleri gündeme gelebilir. Bu da egoları zedeleyebilir. Sadece finansal destek için yürüyen , çıkara dayalı ilişkiler , gerçek yüzlerin ortaya çıkması nedeniyle kopabilir. Cesaret, özgüven, gurur, ego testleri belirleyici olabilir. “Ben ne istiyorum, nerede parlamak istiyorum?” sorusu öne çıkabilir ve bu minvalde ileriye dönük ve kendi bağımsızlığımızı sağlayacak kararlar alınabilir. Uzun süredir bastırılan konular görünür olacağı için; artık saklanmayacaktır. Karar alma zamanının geldiğini söyleyebiliriz.

Bu dönem, duygusal güvenlik ihtiyacımız ile ile dış dünyadaki duruşumuzun, görünürlüğümüzün ve sorumluluklarımızın artık aynı anda yürüyemeyeceğini fark ettiğimiz bir eşik. Bu noktada kendimize bile itiraf edemediğimiz konularda patlama yaşayabiliriz. Bu nedenle sinir sistemine dikkat etmemiz önemli olacaktır.

Dolunay anında Güneş–Venüs’ün 4. evde kavuşumu, ev–aile–kökler alanında sevgi, aidiyet ve huzur arayışını büyütürken; Aslan’daki Ay bunun artık saklanamayacak kadar görünür olmasını istemektedir.

Ay’ın Güneş–Venüs–Mars ile olan karşıtlığı, duygu–irade çatışmasını sertleştirecektir. Bir yanda sevilmek, korunmak, ait olmak isteği; diğer yanda harekete geçme, kopma, tavır alma zorunluluğu olacaktır.

Mars’ın Kova’da, Plüton’la birlikte 3. evde olması, bu çatışmanın sözler, mesajlar, konuşmalar, kararlar ve zihinsel patlamalar yoluyla dışarı taşacağını gösteriyor. Söylenen sözler geri alınamaz olabilir; bastırılmış öfke veya güç mücadelesi bir anda açığa çıkabilir. Artık yeter diyebilir , arkamıza bakmayabiliriz. Bu dolunayda susmak zor olacaktır.

3. ev Kova Mars–Plüton, radikal fikirler, ani kopuş kararları, sert ama özgürleştirici ifadeler getirebilir. Özellikle yakın çevre, kardeşler, eş–partnerle yapılan konuşmalar kader belirleyici olabilir. Bir şey “ya olduğu gibi söylenir ya da tamamen biter” noktasına gelebilir. Aynı zamanda miras meseleleri , aile içi ortaklı işlerdeki bölüşüm

Merkür’ün 4. evden 7. evdeki Uranüs’e kare yapması, ilişkilerde beklenmedik sözler, ani çıkışlar, sürpriz itiraflar da verebilir. Karşı tarafın söyleyeceği bir cümle ya da bizim ağzımızdan aniden çıkan bir söz, dengeyi değiştirebilir. Mantık ile duygular aynı dili konuşmadığından ; yanlış anlaşılmalar yüksek olacaktır. Hakarete vardırmamaya özen göstermemiz gerek…

Aile içerisinde finansal eşitlik ve bölüşüm yapılmaya çalışılırken , diğer yandan metazori veya manipülasyon ile para sızdırma konusu gündeme gelebilir. Özellikle eril figürler bu konuda dişil figürler üzerinde zorlayıcı olabilir. Bu dolunayda sinsilik, gaddarlık teması hakim olacağından ; eşit bölüşüm teması doğru bir yoldan ifade edilmelidir. Bütünün hayrına kararlar almaya özen gösterilmelidir.

Hastalık ve kazalara dikkat edilmesi gereken bu döngüde, aynı zamanda geçmişteki hak ihlalleri ve gizli saklı yapılan her şey ortaya çıkabilir. Hakkına girdiğiniz kişi tarafından sınanmanız mümkündür.

Yükselendeki akrep etkisi ve yönetici Mars’ın Plüton’la Kova 3. evde kavuşumda olması ve ASC’ye kare yapması, kimliği ve duruşu doğrudan zorlayan bir gerilim yaratıyor. Bu, artık “sessizce taşıma” döneminin bittiğini; zihinsel, sözel ya da karar bazlı bir patlamayla kendini yeniden tanımlamak zorunda kalacağını gösterir. Söylenen sözler, atılan mesajlar, alınan kararlar kimliğini dönüştürücü nitelikte.

Dolunayın duygusal ekseni zaten gerginken, Mars–Plüton’un ASC’ye karesi içsel öfkeyi dış dünyaya yansıtma riskini büyütüyor. Savunma refleksi yüksek, tolerans düşük. Bu bir kavga arayışı değil; psikolojik sınır ihlallerine artık tahammül edememe hali.

Bu tabloya Neptün’ün Koç burcuna geçişi eklenince, iş daha da derinleşiyor. Koç’ta Neptün, Mars tarafından yönetildiği için, eylemle hayalin birbirine karıştığı bir eşik açıyor. Ay’a karşıtlığı ise ; duygusal algıyı bulanıklaştırıyor ; ne hissettiğimizi biliyoruz ama neden bu kadar yoğun hissettiğimizi çözmek zor olabilir. Bir yandan sezgisel bir uyanış, diğer yandan yanlış adım atma riski var. Bu karşıtlık, kurban psikolojisiyle savaşçı refleksin çatışması gibi çalışabilir.

Bu, dışarıdan bakıldığında kriz gibi görünse de özünde bilinç sıçraması. Artık başkalarının algılarına göre değil, kendi iç pusulamıza göre hareket etmemiz gerekiyor. Aceleyle verilen tepkiler zarar verebilir; ama bastırılan gerçekler de artık barınamaz. Özellikle anneden (veya aileden) aktarılan duygusal travmalardan artık özgürleşmek , ata karmasından kurtulmak ve sadece kendi bakış açımızdan duyguları ele almamız elzemdir.

Bu Aslan Dolunayı’nın toplumsal etkisi, otorite–halk, merkez–çevre, güç–özgürlük ekseninde açık bir gerilim yaratabilir

Toplum genelinde yönetim figürleri, liderler, devlet kurumları ve otorite sembolleri güçlü biçimde görünür hâle gelirken, perde arkasında kalan sorunlar artık gizlenemez. Aslan vurgusu, lider egolarını ve “ben bilirim” tavrını büyütürken; karşı aksın tetiklenmesi, halk tarafında duygusal tepkiler, aidiyet ve güvenlik ihtiyacının yükselmesi anlamına gelebilir. Bu, “yönetilenler artık susmuyor” atmosferi yaratabilir. Kolektif öfke patlamaları yaşanabilir.

Akrep yükselenli dolunay teması, kolektif alanda gizli kalmış güç mücadelelerinin, kirli bilgilerin, psikolojik manipülasyonların açığa çıkmasını anlatcaktır. Medya, sosyal ağlar, basın, bilgi akışı, belgeler, ifşalar ve sert söylemler üzerinden bir patlama yaratabilir. Sözler silah gibi kullanılırken; bilgi, güç aracı hâline gelebilir. Toplumda kutuplaştırıcı dil sertleşebilir, söylem savaşları artabilir.

Mars–Plüton yükselene kare açısı etkisiyle, kolektif öfke ani protestolar, sert açıklamalar, dijital linçler, grevler ya da radikal çıkışlar şeklinde ortaya çıkabilir. Bu enerji plansızdır; tepkisel hareketler hızla büyüyebilir. Aynı zamanda teknolojik altyapılar, iletişim ağları ve ulaşım sistemleri üzerinden krizler veya baskılar gündeme gelebilir. Sahte diplomalar tartışılabilir ,  meslekten men etmeler söz konusu olabilir. (Özellikle tanınmış kişiler)

Toplumsal bilinçte hakikat–yanılsama çatışması bu süreçte büyüyecektir. Bir yandan büyük idealler, kurtarıcı figürler, “yeni bir başlangıç” söylemleri yükselirken; diğer yandan bilgi kirliliği, yanlış yönlendirme ve duygusal manipülasyon riski artabilir. Toplum kolayca provoke edilebilir; algı yönetimi güçlü çalışabilir.
Yani eski güç yapıları çatırdamaktadır, yeni olan ise henüz net değildir.
Bu yüzden geçiş kaotik, sesli ve sert olabilir.

Bu bir yıkım dolunayı değil; maskelerin düştüğü, gücün el değiştirmeye hazırlandığı bir eşik … Gürültü artar, ama bu gürültü yeni bir düzenin habercisi olacaktır.

Sağlık astrolojisi açısından bu Aslan Dolunayı, bedende sessiz ilerleyen bir yükün artık psikosomatik ya da akut belirtilerle görünür hâle gelmesi temasını taşıyor. Bu bir “hastalık dolunayı” değil; bedenin alarm verdiği, denge talep ettiği bir eşik. Stres kaynaklı sinirsel ve kalp-dolaşım hassasiyetleri ,psikosomatik belirtilerin görünürleşmesi , acele, öfke ve uykusuzluğun bedeni zorlaması ,bağışıklık ve sıvı dengesinde düşüş görülebilir. Detoks, dinlenme ve ritim düzenleme ihtiyacı getirecektir. Sinir ve dolaşım sistemine de dikkat edilmelidir.

18 OCAK 2026 : OĞLAK BURCUNDA YENİ AY

18 Ocak 2026 saat 22.52 ‘de toprak grubunun öncüsü Oğlak burcunun 28. derecesinde bir yeni ay doğacak. Yeni ay beşinci evde Oğlak burcunda bir stelyum (gezegen toplaşması) içine doğacağı için etkisi de oldukça güçlü olacaktır. Beşinci ev terapötik olarak içsel çocuk / spontan benlik alanıdır. Bu evde doğacak olan bir yeni ay ; bu iki alanı da mantıklı bir altyapıyla ve otorite/ bilirkişi desteğiyle dengelemek için bir kapı açacaktır. Aynı zamanda , yay burcunun 2. derecesiyle anticia çalışacaktır. Bu yeniayda 21 yaşlı altı gençler özellikle aktif rol oynayacak. (Dünya genelinde eski sistemlerden özgürleşme teması başlıyor,özellikle İran için)

Oğlak burcu yapısı gereği planlandıma , yapılandırma ve uzun vadeli sorumluluk almak ile ilgili bir arketiptir. Dolayısıyla bizden de bu minvalde yapılandırmalar isteyecektir. Yeniayın 5. evde 28° Oğlak’ta doğması, yaratıcı ifade, aşk, çocuklar, risk alma ve “kendim olarak görünme” alanında son derece ciddi, sorumluluk yüklü ama aynı zamanda kaderi belirleyen bir eşiğe işaret edecektir.

28° Oğlak, “oyun bile ciddiye alınıyor” derecesidir. Artık yaratıcı enerjimizi, aşk ilişkilerini ya da kendimizi ortaya koyma biçimimizi hafifçe değil, uzun vadeli sonuçlarıyla ele almak zorunda olduğumuzu göstermektedir. Bu yeniay, “beni gerçekten temsil eden şey ne?” sorusunu dayatacaktır.

Çocuklar ile ilgili sorumlulukları daha fazla ciddiye almak , hobileri daha sağlam bir sisteme oturtarak işe dönüştürmek , bedensel estetik ve yapılanma (özellikle diş tasarımı,çektirme vs.) , güzellik revizeleri veya bedenimizle ilgili yeni dokunuşlar yapmak (özellikle saç kestirmek için uygun bir döngüdür / daha güçlü uzar , keza botox için de) açısından olumlu etkiler verecektir. Aşk ve flört konularında da kronik meseleleri , karmik partnerlerle diyalogu arttırabilecek olan bu döngü , diğer yandan sürpriz fırsatlar vererek ve güven ortamı sağlayarak ; sağlam temelli ve uzun vadeli ilişki isteği verebilir. Bu süreçte diyete başlamak için de uygun bir döngü olacaktır. Yurtdışı ile ilgili planlar da bu süreçte gündeme gelebilir.

Yeni ayın sabian sembolü A Woman Reading Tea Leaves : Bir kadının çay falı bakması / çay yapraklarını okuması.” şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu Sabian sembolü psikolojik açıdan sezgi, bilinçdışı semboller, anlam arayışı ve geleceği öngörme ihtiyacı ile ilgilidir. Sembolik olarak çay falı bakmak ; imgelere, sezgilere ve içsel bilgelik kaynaklarına başvurmayı temsil eder. Burada önemli olan belirsizlikle baş etme biçimidir. Bu sembol terapötik düzeyde şu ihtiyacı temsil eder: “Bilinmeyenle güvenli bir duygusal mesafe kurma çabası.”

Birçoğumuzun iş tanımını değiştirebilecek olan bu döngüde iş /sorumluluklar /terfiler gündeme gelebilir. Bazılarımız, artık sürdüremeyeceğimiz bir işin sonuna geldiğimizi fark edebiliriz. Bu dolunaydaki Mars etkisi toplum önündeki duruşumuz , mesleğimiz ,yeni başlayacağımız işler, finansal yapılanmamız için uzun vadeli destek sağlayacaktır. (Bu dönemde başlayan işler zengin eder) Özellikle yeniayda Mars ve Merkür’ün Terebellum etkisinde olması , atılımlarımızda pozitif yönde korkusuzluk ve kararlılık verebilir. Kredi borçları / bütçe yapılandırmaları konusunda ödeme kolaylığı bu döngüde sağlanabilir. Ani gelişen fırsatlara yapıcı bir şekilde yaklaşırsak , kazanan tarafta olabiliriz. (Arazi miras meselelerini çözümlemek için uygun bir döngü)

Hukuki veya devlet kurumlarındaki işlerimiz için de destek sağlayacak olan bu döngüde , eski bağlantılarımız sayesinde destek bulabilir ve hızlı bir şekilde sonuç alabiliriz.

Yükselende gördüğümüz 29 derece Başak etkisi , kronik sağlık meseleleri hakkında çözümlenme sürecinin önünü açarken , yönetici Merkür ve Mars’ın Uranüs ile açısı ve Satürn Neptün desteği ile pozitif sonuçlara ulaşacağımızı işaret etmektedir.

Ayrıca yine yükselendeki 29 derece Başak etkisi; Başak’ın titiz analizinin zirvesini hem de bir döngünün tamamlanmak üzere olduğunu gösterecektir. Kolektif ve bireysel düzeyde “artık işe yaramayan detayları ayıklama, düzeltme ve bırakma” ihtiyacı çok güçlü hale gelecektir.

Yükselenin yöneticisi Merkür’ün 4. evde Mars ile 26°’de kavuşumda olması, bu yeniayın zihinsel enerjisinin iç dünyaya, köklere, geçmişe ve psikolojik güvenlik alanına aktığını gösteriyor. Burada zihin (Merkür) sakin değildir; Mars ile birlikte hafızayı kurcalayan, bastırılmış öfkeyi, söylenmemiş sözleri ve ailevi/köksel meseleleri yüzeye çıkarabiir. Ancak bu bir huzursuzluk değil, temel bir yeniden yapılanma için gerekli zihinsel yangındır. Öteyandan , Mars ve Merkür’ün Chiron ile olan karesi boşanma davaları için de ani kararlar aldırabilir.

Bu Oğlak yerleşimlerinin 9. evdeki Uranüs ile üçgen açı yapması, bütün bu içsel ve yaratıcı yeniden yapılanmanın ani farkındalıklar, zihinsel sıçramalar ve dünya görüşünde radikal ama özgürleştirici değişimler aracılığıyla desteklendiğini gösterecektir. İnanç sistemleri, eğitim, hukuk, etik, uzak hedefler ve “hayata nasıl anlam verdiğimiz” alanında Uranüs, Oğlak’ın katılığını kırarak şunu söyleyecektir:
“Yeni bir yapı kuracaksan, eski düşünme biçimiyle yapamazsın.”
Bu üçgen, krizsiz ama sarsıcı bir uyanış verebilir; özellikle dogmatik düşüncelerden, aileden ya da toplumdan miras alınmış doğrulardan özgürleşme potansiyeli çok yüksektir.

Aynı anda 7. ev Balık’taki Satürn ve Neptün’den gelen 60’lık açılar, bu dönüşümün ilişkiler ve ortaklıklar yoluyla hem sınanacağını hem de yumuşatılacağını anlatacaktır. Satürn–Neptün kombinasyonu, ilişkilerde ideal ile gerçek arasındaki çizgiyi netleştirme gereği doğurabilir. Bu yeniayda ; gerçekçi sınırlar, empatiyle kurulabilir.

Sevgi, bağlanma ve yaratıcılık artık özgürlükten ödün vererek var olamaz. Güç savaşları, duygusal manipülasyonlar ve eski değer hiyerarşileri çökerken; daha eşit, daha dürüst ama daha az güvenli görünen bir ilişki ve ifade modeli doğar. Oğlak Yeniayı bu yeni modeli ciddiye alır, onu kalıcı kılmak ister.

Tüm bu göstergeler bir arada okunduğunda, bu yeniay sessiz bir devrim gibidir. Dışarıdan bakıldığında sakin, hatta kontrollü görünür; fakat içeride değerler, inançlar, ilişkiler ve kimlik algısı kökten yer değiştirebilir. Bu, ani bir kopuş değil; geri dönüşü olmayan bir fark ediştir. Bu yeniayda atılan adımlar, “şimdilik” değil, uzun vadeli bir gelecek vizyonu için atılır.

Makro bazda ; bu yeniay, daha önce bahsettiğim Amerika’nın zorlu sürecini resmen başlatıyor. Venezuela’ya yönelik atılan adımlar sonrasında, Amerika ve Amerikan patronlarının sürece doğrudan dahil olduğunu görebiliriz. Bu durum, olayların daha geniş ve kontrol edilmesi zor bir boyuta taşınmasına neden olabilir.

Ortaya çıkan bu başkaldırı ve gerilim, Amerika’nın finansal sistemini ciddi şekilde etkileyebilir. Özellikle borsalar ve kripto para piyasalarında sert dalgalanmalar ve ani sarsıntılar gündeme gelebilir.

Bu yeniayla birlikte siber saldırı haberleri de artabilir. Özellikle kripto dünyasında manipülatif hamleler, teknik aksaklıklar ve güvenlik açıkları ön plana çıkıyor. Dijital sistemler açısından dikkatli olunması gereken bir süreç.

Gayrimenkul ve emlak alanında yeni kararlar, düzenlemeler ve yön değişiklikleri gündeme gelebilir. Devlet politikaları ve finansman koşulları bu başlıkta belirleyici olabilir.

Rusya ve Ukrayna arasında bir yandan gergin söylemler devam ederken, diğer yandan yeni anlaşmalar ve diplomatik temaslar da gündemimize girebilir. Bu süreç, hem restleşmeleri hem de pazarlıkları aynı anda barındırıyor.

Ulaşım, lojistik ve ulaşıma bağlı ticari anlaşmalar da bu yeniayla birlikte yeniden gündeme taşınabilir. Mevcut sorunlar görünür hale gelirken, yeni düzenlemeler konuşulabilir.

Sağlık astrolojisi açısından ise kemikler, romatizma, iltihaplı romatizma ve dişlerle ilgili konularda artış görülebilir. Bu alanlarda kontrolleri ertelememek ve bedeni zorlamamak önemli. Baş bölgesine dikkat edilmeli.Akciğer ve nefesle ilgili hastalıklar, spor kazaları, zihinsel ya da fiziksel taciz, şiddet eğilimi ya da şiddete maruz kalma görülebilir,dikkat!

3 OCAK 2026 : YENGEÇ DOLUNAYI

3 Ocak 2026 saat 13.02’de su grubunun öncüsü , Yengeç burcunun 13. derecesinde ve Dziban Sabit Yıldızı etkisinde bir dolunay meydana gelecek. Anın yükseleninde Koç burcunun 21. derecesi görülürken , dolunayın Sabian Sembolü “A very old man facing a vast dark space to the northeast : Kuzeydoğuya doğru uzanan engin ve karanlık bir boşluğa bakan çok yaşlı bir adam.” olarak karşımıza çıkıyor. Bu sembolü ; Jungyen bakış açısından ele aldığımızda , egonun dağılma durumundan çıkıp gözlemci bir konuma geçmesi (olgunlaşması) durumunu önümüze getirecek , yeniay döngüsündeki karmik yüzleşmeleri kabule geçmemiz gerektiğini hatırlatacaktır. Unutmayalım ki, bilinçdışı görünür olana kadar , kader gibi yaşanır.

Bu dolunay ; psikoz veya atak halini değil ; tepki vermekten çok anlamaya çalışma halini istemektedir. Pek tabii , tüm bunlar olurken güvenli alanımızda kalmak , sorumluluk almaktan kaçınmak isteyebiliriz. Ama sonuç olarak “ben artık olgunlaştım” cümlesini sağlıklı bir temasla kurmamıza vesile olacaktır. Bu, Jung’un “individuation” (bireyleşme) sürecinde ileri bir aşamadır. Bu dolunay ; en başta kendimize karşı duygusal adalet istemektedir.

Dolunayın gerçekleşeceği Dziban yıldızı ,sembolizmde Sirius ‘un (Orion’un köpeği) koruyucusu olarak geçen bir sabit yıldızdır. Koruyucu olduğu için ; ilk kurban olan ve ilk zehirlenen olarak betimlenir. Yengeç burcu ; arketipsel olarak geçmiş zaman, korumak , kollamak, beslemek, büyütmek ,çocukluk, anılar, nostalji, annelik ve aile olmak ile ilgili bir arketiptir. Dolayısıyla ; bu dolunay anılara tutunmak, bilinç altındaki acıları muhafaza etmeye çalışmak veya “duygu koleksiyonerliği” yapmak yerine , kurban rolünü bir kenara bırakarak hayatın sorumluluğunu kabul etmemiz ve yetişkin rolüne geçmemizi istemektedir. Çünkü ; bizleri duygusal olarak zehirleyen noktalar da bazı zorlamalar ile yüzleşmeye açık hale gelecektir.

Biriktirdiğimiz tüm duyguları , ortaya dökecek olan bu döngü yeni bir başlangıç değil , ihmal edilen duyguların , yanlış çizilen sınırların daha da görünür olmasını sağlayacak olan eşiktir. (Ertelenmiş sorumluluklar da dahil)

4-10 aksında oluşan bu güçlü dolunay gölge kullanımda; kariyer ve aile ,duygusal güvenlik ihtiyacı ile sorumluluk, hedef ve görünür olma zorunluluğu arasındaki dengeyi bulmakta zorlanmalar yaşatabilir. Aile büyükleri veya kariyer bazlı sorumluluklar ile ilgili meseleler (sorumluluklar) güvenli saydığımız iç dünyamızda zorlanmamıza neden olabilir. Bu doğrultuda , kendimizi korumaya çalışırken istemediğimiz sözler sarfedebiliriz . Dolunay anına Ay’ın 4. evde, yücelimde ve yönettiği Yengeç burcunda olması iç dünyayı, aileyi, kökleri ve psikolojik güvenliği son derece hassas ve belirleyici kılacaktır; Fakat ; her eski liman (duygusal olarak güvenli kabul ettiklerimiz ) güvenli değildir gerçeğiyle de yüzleşebiliriz.

Dolunay’ın yücelim yöneticisi retro Jüpiter, derecesel temas olmasa bile bu duyguları büyütüp, abartmaya ve meseleleri “iç dünyamızın konusu” olmaktan çıkarıp hayatın genel anlamına bağlayan bir bilinç genişlemesi yaratmaya neden olabilir.

Karşı cephede 10. evde Oğlak’taki Güneş–Mars–Venüs dizilimi ise görev, kariyer, otorite figürleri ve hedefler tarafında ciddi bir baskı kurabilir; özellikle Mars’ın Koç yükseleni de yönetiyor olması, bu dolunayı pasif bir farkındalıktan çıkarıp eyleme zorlayacaktır. (Sinirsel gerginliklere , duygusal patlamalara dikkat) Öte yandan ; daha fazla para kazanma zorunluluğu ile harekete geçmek isteyebiliriz. Bu durumun da kökeninde ; kıtlık /yetersizlik bilinci bulunabilir. Fakat tek konu para olmayacaktır. Asıl mesele , bir işe yaradığımızı , daha aktif olabileceğimizi ve yeni bir yol açabileceğimizi kendimize ispat etme çabası olacaktır.

Bir yanda korunmak, geri çekilmek ve duygusal olarak beslenmek isteyen ruh hâlimiz; diğer yanda ise “sorumluluk al, görün, mücadele et” diyen dış dünya ve toplumsal beklentiler var. Bir yandan ait olmak isterken , diğer yandan kendi mahremiyetimize sahip olmak istiyoruz.

İkili ilişkilerde de bu tutum sert rekabetler yaratabilir. (İlişkilere/evliliklere ebeveynleri dahil etmemek gerekir) Önemli olan ; ilişkide duygular ve sorumlulukları harmonide tutarak , başkalarının dayatmalarına aldırış etmeden, daha verimli bir versiyona ulaşabilmek için çabalamak olmalıdır. (Çünkü evlilik de resmi bir kurumdur ve ülkemizde gelenekler adı altında çok fazla müdahale söz konusudur.)

Diğer ihtimalde; duygusal birikim ağır basacağından , bazı konuşmalar maksadını aşabilir , sözler büyüyebilir , aileler çok fazla dahil olabilir. Sınır ihlali yapmamaya özen göstermek faydalı olacaktır. (Çocukça davranmamak önemli) Yani , alanınızı korurken başkasının alanına zarar vermemeniz gerekebilir.

Anne ile olan (atalar,kökler) ilişkiler , annelik rolü bu süreçte bir içsel hesaplaşmaya dönüşürken , aktif ebeveyn olarak davranıyorsanız daha fazla zorlanabilirsiniz. Sorumluluklarınızı yerine getirirken , duygusal olarak yıprandığınızı düşünebilirsiniz. Kendinizi ihmal ettiğiniz noktaları sorgulayabilir , partnerden eşit sorumluluk paylaşım talebinde / nafaka arttırım talebinde bulunabilirsiniz. (Bu doğru kullanım olacaktır) Bu dolunayın ana etkisi, artık duygusal olarak bizi tüketen ama görev duygusuyla sürdürdüğümüz bir yapıyı fark edip, “hangi bedeli ödeyerek güçlü duruyorum?” sorusunu netleştirmesi olacaktır. Bu dolunayda sınırlar doğru kullanılırsa hem duygusal olgunlaşma hem de hayatta daha sağlam bir pozisyon almak kolay hale gelebilir. (Somut kararlar zamanı)

***Venüs’ün dolunay anında MC üzerinde olması , bu sürecin ilişkiler, finansal kazanımlar ve harcamalar , ortaklıklar ve “başkalarıyla kurulan denge” üzerinden görünür hâle geleceğini; özel ya da profesyonel bir ilişkinin, yön ve statü üzerinde belirleyici olabileceğini vurguluyor.

Bu süreçte ev değişimleri , ortaklı evlerin satılığa çıkarılma kararı,mirasçılar arasındaki sürtüşmeler , ev sahibi -kiracı gerginlikleri de mümküdür. Tutulma enerjisinin de artık iyiden iyiye aktif olması nedeniyle (tutulma göç veriyor) hızlı kararlar söz konusu olabilir. Yeni ve daha konforlu bir yaşam için daha fazla çaba sarfetmemiz gerekebilir ve bu minvalde yeni iş kolları arayabiliriz. Eğer çekişmeli finansal kararlar , devlet kurumlarına aks ederse (anlaşmazlık sağlanamaz ise) uzun bir süreç oluşabilir ve sürüncemede kalabilir.

Düşünce ve karar süreçlerinde belirsizlik, yanlış anlama ya da idealleştirilen bir inancın dağılması riski bu süreçte yüksektir. Özellikle uzak hedefler, eğitim, hukuki ya da etik konular netlik istemektedir. (Gerilimlerin doğrudan eyleme, bazen de sert çıkışlara dönüşebileceğini gösteriyor , dikkat! )

Yengeç-oğlak aksı örf/ anane/ gelenekler ile de ilgili olduğundan hem kolektif hem de bireysel manada sorgulama fazına geçebiliriz. Yozlaşan kişisel ve toplumsal değerler için öze dönüşe teşvik amaçlı yapılanmalar ön plana çıkabilir.

Kadınların toplumdaki rolü , iş hayatında kadınlara yönelik düzenlemeler , annelik izni ile ilgili yeni yapılanmalar ve ev hanımlarına yönelik finansal / sosyal düzenlemeler , kadının sosyal yaşama / üretime katkı sağlamasına yardımcı kararlar çıkması söz konusu olabilir.

Makro bazda su altında özellikle gemi batıkları ile ilgili gündemler , gemi kazaları veya kazılardan çıkarılan , insanlık tarihinin başlangıcına ait bulgular gündemi meşgul edebilir. Dolunay anında Merkür’ün , Neptün ile olan kapanan karesi hava koşullarında sis / buzlanma gündemleri oluşturacağı için hem deniz hem de kara ulaşımında dikkatli olunmalıdır. Özellikle dağlık bölgelerde kaybolma , mahsur kalma ile ilgili gündemler okuyabiliriz. Öte yandan , sistemin açıklarına dair eleştiriler , sızan belgeler veya yanıltıcı bilgiler gündem olabilir. Bireysel bazda ; evrak /imza dolandırıcılıklarının artabileceği bu süreçte (özellikle ay başından 5 ocak’a kadar) resmi işlerde double check yapılmalıdır. Sağlık astrolojisi açısından beyin sisi ve unutkanlıkların artması mümkündür. Kolektif zihinde bilgi kirliliği, ideolojik bulanıklık ve yanlış yönlendirme riskini artırabilir. Medya, hukuk, eğitim, inanç sistemleri ve uluslararası konularda netlik ihtiyacı artarken; söylentiler, eksik bilgiler veya idealleştirilmiş anlatılar da kolayca yayılabilir.

Ülkemizde yargı mensupları , iş adamları ve içerisinde bulundukları finansal çıkmazlar , ekonomik alım gücünün aile işini olumsuz etkilemesi ve bu minvalde köklü kurumların konkordato ilanları mümkündür. Özellikle gıda ve giyim sektörü doğrudan mercek altında olacaktır. Halkın duygusal güvenlik ihtiyacının artacağı bu döngü , ülke sınırlarının ihlaline yönelik gündemler yaratabilir. (Savunma , ordu veya nota verilmesi gibi durumlarla)

Barınma, aile yapısı, sosyal güvenlik, aidiyet, korunma ve “evde olma” temaları daha yüksek sesle konuşulabilir. Bu, yönetenlerle yönetilenler arasında “bizim ihtiyaçlarımız görülüyor mu?” sorusunu öne çıkarabilir. Jüpiter’in Ay’a eşlik etmesi, bu taleplerin büyütülmesine, duygusal söylemlerin geniş kitlelere yayılmasına ve bazen abartılı beklentilere yol açabilir.

Beslenme , gıda zincirlerine dair yeni düzenlemeler , gıda güvenliğine dair yeni kararlar, yeni gıda zamları (demirbaş ürünlere) gündeme gelebilir ve yankı uyandırabilir.

Doğum prosedürlerine yeni düzenlemeler gündeme getirilebilir. Nüfus arttıramaya yönelik projeler ve hibeler (krediler vb.) konusunda da açılımlar getirebilir. Evlilik teşviki için dünya genelinde yeni yaptırımlar uygulanabilir. (örneğin bekarlık vergisi uygulamaya konulabilir.) Kreşler , anaokullarına dair düzenlemeler konuşulabilir.

Yine dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynakları , sağlık, eğitim ,dijital ekonomi ve medya en çok konuşulan meselelerden olacaktır. Zirai don konusuna dikkat edilmelidir.

Sağlık astrolojisi açısından ; başlıca mide hassasiyeti ve kramplarına dikkat etmek gerekecektir. sindirim sistemi, göğüs bölgesi,rahim, sıvı dengesi ve psikosomatik tepkileri çok hassas hâle getirebilir; duygusal stresin mide–bağırsak sorunları, iştah dalgalanmaları ya da sıvı tutulumuyla bedene yansıması olasıdır. Denge kayıpları, bedende ani tepkiler (aşırı terleme gibi) ,hormonlar, şeker dengesi ve böbreklere dikkat edilmesi gereken bu döngüde tansiyon düşüklüğü de mümkündür. Kronik omurga, ateşli romatizma ,iskelet , deri ve diş probleminiz varsa nüksedebilir, dikkat.

20 ARALIK 2025 : VENÜSYEN YAY YENİ AYI

20 Aralık 2025 saat 04.43’te ateş grubunun değişkeni Yay burcunun 28. derecesinde Venüs etkili bir yeni ay deneyimleyeceğiz. Anın yükseleninde Via combusta etkisi, yani Akrep burcunun 15. derecesi bulunurken , yeni ayın Sabian Sembolü  “Çim biçen şişman bir çocuk” olarak karşımıza çıkıyor. (Oğlak burcu 2 derecesiyle aynalama yapıyor) Bu sembol ; Fazlalıklarımıza , aşırılıklarımıza , henüz işlenmemiş yönlerimize , gelişmemiş iç güçlerimize tekrar çeki düzen vermek için ayna tutacaktır. (Neptünyen bu yeniay deprem ve tsunami riskine açıktır.)

Yeni ayın Venüs ile kavuşumda olması; para, ilişki, değerler, zevkler, estetik, özgürlük arzusu ve inanç temaları ilk sıraya çekecektir. Bu dönemde kendimizi şekillendirme, davranışlarımızı oturtma, kişisel alışkanlıklarını düzenleme ihtiyacı vurgulanacaktır.

Yay astrolojide adalet anlayışını ,kişisel manevi değerleri ve hayat felsefesini temsil eden bir arketiptir. Bu yeni ay döngüsü ; kişisel ve toplumsal değerlerimiz üzerinde düzenleme yapmak için bir kapı aralayacaktır. Özellikle kolektif bazda bozulan değerleri revize etmek için yapılandırma gerektiren bu süreçte , sosyal medya kullanımı büyük rol oynayacağını söyleyebiliriz. Öğretim kurumları ve kutsal mekanlarda sosyal medya kaynaklı skandallar tekrar gözden geçirilerek , yeni kurallar belirlenebilir.(Spesifik olarak cinsel taciz gündemleriyle) Öte yandan ; toplumun etik ve ahlaki değerlerini bozan (yurtdışından fonlanan) kişi veya gruplar da mercek altına alınabilir. Sanat dünyasına dair yasaklı madde operasyonları devam edecektir.

Acumen Sabit Yıldızı etkisinde deneyimleyeceğimiz bu yeni ay , en büyük etkiyi “prestij kaybı” üzerinden verecektir. İçinde bulunduğumuz ilüzyonları ortaya dökecek bu döngüde ; gözümüzde büyüttüğümüz , idealize ettiğimiz değerleri ve kişileri gözden geçirebiliriz.

Bireysel açıdan para, gelir, yetenekler, öz-değer, mal-mülk, güvenlik, harcama alışkanlıkları doğrudan sorgulatan bu döngü ; hem ekonomik hem psikolojik anlamda “Ben neye değer veriyorum?” sorusuna itebilir. Gölge yönde ; para ve ilişkilerde yanılgı, idealizasyon yaratan bu süreç parayı yanlış yere harcama , karşımızdaki kişiyi veya fırsatı “fazla büyütme”, ilişkilerde hayal kırıklığı ,maddi belirsizlik ,kaçınma / erteleme ,gerçekleri görmezden gelme gibi durumları körükleyebilir. Hayattan keyif almakta zorlanabilirsiniz.

Doğrudan öz sevgi üzerine oynayan bu yeniay , maddi yetersizliklerin (karşımızdaki kişiye ulaşmakta /mutlu etmekte parayı n önemli konu olarak görme )kendimizi değersiz hissetmemize yol açtığını hatırlatacaktır. Fakat , bu noktada aydınlanmamız gereken konu “özdeğer duygusunun” para ile satın alınamayacağı gerçeğidir. Fakat tabi ki zorlayan ekonomik koşullar , makro ve mikro ölçekte krizleri tetikleyecektiir.

Şunu unutmayalım ; yaşam bu koşullarda bir çok kişiyi zorluyor olsa da sürekli “yok veya yetersiz” diyerek olumlu yaratım gerçekleştirmemiz ve hayatımızı bu düşünce tarzıyla olumluya çevirebilmeniz mümkün değildir. (Diğerleri de sizi paranız üzerinden tanımlıyorsa yanlış yerdesiniz demektir.) Önemli olan , doğru adımlar atmak ve bu kolektif “kıtlık bilinci” durumundan sıyrılmak olacaktır. İşte bu yeni ay , gelir arttırmak açısından yeni yolla bulmamıza ve doğru bütçeleme yapmamıza yardım edebilir.

Neptün’ün Scheat Sabitesi etkisinde olması uğruna tükediğimiz , fedakarlık yaptığımız veya kurban durumuna düştüğümü kişilerin gerçek yüzünü de ortaya çıkarılabilir. Ve tüm bu gelişmeler ” Aldatılıyor muyum ?” veya “Kandırılıyor muyum?” sorusunu sorabiliriz. Ve bu minvalde yeni sınırlar çizebilir , hayatımıza çeki düzen verebiliriz. Maddi yükümlülükler bu süreçte artabilir. “Hayaller güzel ama bu nasıl karşılanacak?” sorusu büyüyebilir. Kısacası “hayallere ve huzura/konfora ulaşmanın zor olduğunu” düşünebilirsiniz. İlişkilerde ciddiyet / yüzleşme dönemi yaşanabilir.

Bir diğer yönden ; geçmişe özlem duygusunu artıran bu enerji ; geçmişteki kalp kırıklıklarını hatırlamamıza ve pişman olmamıza neden olabilir. Yani ; bir çeşit melankoli yaratabilir. İmkansıza, uzakta olana, engele takılana , geçmişte olan ilişkilere karşı yapılan vicdan muhakemesi, negatif yönden alkol veya beyin kimyasını bozan diğer maddelere sığınma isteğini yükseltebilir.

Hiçbir maddenin ; duygu dünyanızı tamir edemeyeceğini veya düşüncelerinize ket vuramayacağını hatırlamanız yararlı olacaktır. Eylemlerinizin adaletsiz olduğunu veya size yapılanın adaletsizce olduğunu düşünüyorsanız , çaresizlik veya kısasa kısas yerine (kötülüğe kötülük ile cevap vermek)kuyunun dibine inmek yerine , içinde bulunduğunuz koşullarda tümelin uzlaşım ile elinizden geleni yapıp, sizden daha büyük bir adalete sahip olan sisteme teslim etmek olmalıdır.

*Ayrıca ; etkili olan Venüs Neptün karesi “Sahte alkol” ve zehirlenmeler açısından risk yaratmaktadır. Kozmetik ürünler , estetik uygulamalarda alerji , hassasiyet ve zehirlenme gündemleri artarken , estetik merkezlerine yapılan operasyonlar veya sahte fatura , mail order ödemeleri gündemleri tekrar oluşabilir. Memur maaşlarındaki yetersizlikler grevlere yol açabilir. Küçük ölçekli iş yerlerinde konkordatoya gidilebilir veya iflas verilebilir. (Bu dönemde iş kurulmamalıdır)

Yeni ay an haritasına daha detaylı baktığımızda ;

An haritasının ikinci evinde oluşan bu yeni ay ; Acumen etkisinde olduğu ve Neptün’ü karelediği için ; kendi kazanımlarımızı sorgulatan cinsten olabilir. Kazandığımız paraya sahip çıkmamız gereken bu süreçte ; özellikle şans oyunları ve kumar konusunda (sanal bahis) dikkatli olmak önem teşkil edecektir. Öte yandan ; makro bazda da şans oyunlarının şeffaflığı tartışılabilir. (İlişkilerde de maddi sınırlar çizilebilir)

Acumen yeniayı haşere ilaçları, kene ve benzeri hayvanların ısırıkları (spesiik olarak akrep) ve zehirli gazlar (kirli hava ,hala kullanılıyor ise kömür veya şofben) konusuna da dikkat çekmektedir. Bu nedenle ; sızıntı yapan her sistem gözden geçirilmelidir. Öte yandan ; Venüsyen bir yeni ay olduğu için tavuk , hindi veya tarihi geçmiş tatlılar, pastalar veya hamur işleri konusunda da tedbirli olmak gerekebilir. (Başta da bahsettiğim gibi en önemlisi alkol konusu) Psikosomatik sorunları olan kişilere süreçte özen gösterilmelidir zira intihar vakaları artabilir. (Yeni aydaki Satürn temasını kullanarak, iradenizle tüm bunların önüne geçebilirsiniz)

Venüs’ün spesifik olarak etki aldığı Shaula Sabit Yıldızı nedeniyle ; bu döngüde sahte medyumlar , karanlık maji / büyü işleriyle uğraşan kişiler tekrar ortaya çıkabilir. (veya talep artabilir) Ak ve karanın ayrıştığı bu dönemde ; bu tip şeylerden medet umanlar da kandırıldıklarını anlayabilirler. (Özellikle sevgi konularında medet umanlar) Bu yeni ayı en iyi kullanma yollarından biri ; akışa teslim olmaktır. Neptün , Venüs’ün bir üst oktavı yani “ilahi sevgi , kozmik aşkı” temsil ettiği için ; yeni yılın son yapılanmasını kendinizi arındırmak , olmayanda da hayır görmek üzerine yapabilirsiniz. Unutmayalım ki ; bazen olmayanda daha büyük iyilikler gizlidir. Yani ; sistem sizi hiçbir zaman mahrum etmek / engellemek üzerine gelişmez. Eğer ediyorsa ; yaşam planınızda gerçekleştiremediklerinize yönelik harekete itmek içindir.

Satürn’ün yeni ay ve özellikle Venüs ile olan karesi tam da bu noktaya dokunacaktır. İmkansız aşk nesnenize tekrar bakın ve onun da sizden yansıyan bir parça olduğunun farkına varın. (Çünkü , onu o noktaya siz yerleştirdiniz) Bazı ilişkiler için yol ayrımlarının belirginleşebileceği bu süreçte , etkiyi doğru kullanmak bireysel sınırları çizmekten geçmektedir. Bazı ilişkiler açısındansa “affetme ve karmik yükten özgürleşme” yolu açılabilir.

Olumlu kullanılırsa ; ilişkiler açısından ve finansal anlamda disiplin, sınırlar, somutlaştırma ,hayalleri yapılandırma , maddi sorumluluk bilinci kazanma, gerçekçi değerlendirme , ciddiyet, uzun vadeli planlama için çok uygun bir dönemdir. Aslında bu etki ; Hayal kur , gerçekleri gör ,cesaret göster ve adım at , değerini koru ,maddi zemini güvenceye al döngüsüdür.

Bütçe ve gelir planlaması, gerçekçi hedef belirleme (gereksiz harcamalardan arınma),
adım adım ilerlemek , yetenek geliştirmek ,uzak bağlantılı (yurtdışı) işlere yönelmek için de uygun bir zaman olacaktır. Sanatsal yaratım için de oldukça uygun bir süreçtir.
Eğitim/öğretim, danışmanlık / medya, sosyal medya, yayıncılık konuları verim sağlayabilir. (Fakat internet alışverişlerinde sahte ürün , dolandırıcılık riskine dikkat)

Olumsuz kullanım makro bazda buhran yaratabilir , ekonomik kriz nedenli intihar vakalarına karşı tedbir gerekebilir. Alım gücünün düşmesi ve özellikle gıda fiyatlarına gelen zamlar halk üzerinde kıtlık bilinci yaratabilir.

Diğer yandan kadınlarla ilgili meselelerde yeni düzenlemeler , dar gelirliler (ev hanımlarına) için yeni tasarıların oluşturulması gibi gündemler oluşabilir. Din adamları / cemaatlere dair finansal gündemler , yolsuzluklar veya yapılan ritüeller konuşulabilir.

Bu dönem, ekonomide “iyi gösterilen” tabloların ardındaki gerçeklerin daha fazla konuşulmasına, bazı verilerin veya söylemlerin sorgulanmasına sebep olabilir. Kripto para, dijital pazarlar, sanal üretim, yaratıcı sektörler ve yeni nesil finans araçlarında ani dalgalanmalar, ani yükseliş–düşüş newsleriyle birlikte tedirginlik yaratabilir. Bu dalgalanmalar gerçek yapısal sorunları görünür kılarken, aynı zamanda düzenleme ihtiyacını öne çıkarabilir.

Uluslararası ekonomik ilişkilerde sürtüşme, anlaşmazlık ya da yeniden pazarlık temaları belirginleşebilir; özellikle dış ticaret, döviz, uluslararası fonlar, yatırım hareketleri ve bölgesel anlaşmalarla ilgili konularda söylemsel sertlikler ya da karşılıklı beklenti farkları oluşabilir. Yay enerjisi bu alanlarda hem ideolojik hem hukuki tartışmaları artıracaktır; uluslararası hukuk, insan hakları, göç, sınır güvenliği veya bölgesel işbirlikleri konularında görüş ayrılıkları netleşebilir.

Venüs’ün bu yeniaya eşlik etmesi, Türkiye’de kadın hakları, kadınların sosyal ve ekonomik yaşam içindeki konumu, adalet arayışı ve eşitlik temalarını toplumun önüne güçlü şekilde taşıyabilir. Bazı hukuki süreçler, toplumsal tartışmalar veya kamuoyunda geniş yankı uyandıran olaylar bu dönemde daha görünür hâle gelebilir. Kadınların hak, güvenlik, temsil ve adalet konularındaki taleplerinin daha yüksek perdeden duyulması mümkündür.

Yay burcunun bilgi, iletişim, akademi ve medya temalarıyla birleşmesi, bu alanlarda manipülasyon, bilgi kirliliği, gerçeğin çarpıtılması veya abartılı söylemlerin tartışılmasını gündeme taşıyabilir. Basın özgürlüğü, akademik özgürlük, sosyal medya regülasyonları ve bilgi akışının doğruluğu konuları daha fazla konuşulabilir. Bazı konuların üzerindeki sis perdesi dağılırken, bazı başlıklarda belirsizlik veya çelişkili haber-akışları görülebilir.

Toplumsal olarak ise bu yeniay, inançlar, kimlik, kültürel değerler ve ideolojik duruşlar konusunda bir gerçeklik testi etkisi yaratacaktır. Uzun süredir idealize edilen, sorgulanmayan ya da “öyle kabul edilen” bazı düşünce ve anlatıların pratikte karşılığı sorgulanabilir. Toplumun farklı kesimleri arasında değer ve dünya görüşü bazlı tartışmalar yoğunlaşabilir; özellikle din, hukuk, eğitim ve yaşam tarzı konuları daha hassas bir gündem hâline gelebilir. Bu dönem, Türkiye’nin “ben neye inanıyorum, neyi savunuyorum ve bu inancın gerçek hayattaki karşılığı ne?” sorularıyla yüzleştiği bir süreç gibi çalışabilir.

Sağlık astrolojisi açısından ; yanlış tedavilere dikkat etmek faydalı olabilir. Bu süreçte ameliyat olacaksınız , narkoz ,uyku apnesi ,veya ilaç alerjilerine dikkat etmek yarar sağlayacaktır.Bu dönemde vücudun hassasiyeti artabilir; özellikle kas–iskelet zorlanmaları, bel–kalça ağrıları, siyatik, fazla hareket veya yanlış egzersizle tetiklenen sorunlar görülebilir. Damar elastikiyeti, kan şekeri, insülin dengesi, tiroit ve kadın hormonlarını hassaslaştırırken , stresli açıların etkisiyle hormonal dengesizlikler, adet döngüsü düzensizlikleri veya ödem-tutulum sorunları gündeme gelebilir.

Mevsimsel hastalıkların, viral enfeksiyonların, ateşli durumların veya “tam teşhisi konulamayan” şikâyetlerin artmasına yol açabilir. Belirsiz laboratuvar bulguları, geç teşhis, yanlış yorumlanan semptomlar veya “sanki hastayım ama ne olduğu belli değil” hissi görülebilir. Bağımlılık temaları (ilaç, sigara, alkol, şeker) bu dönemde daha tetikleyici olur ve bünyeyi zayıflatabilir.

Bu dönemde özellikle ayaklar, lenf sistemi, sıvı dolaşımı, böbrekler, bağ dokuları daha dikkat isteyecektir. Sıvı tutulumuna, ödemlere, eklem ağrılarına ve özellikle karaciğerde yüklenmeye açık bir dönemdir.

Psikolojik–duygusal alanda ise anksiyete, tükenmişlik, uyku düzensizliği, motivasyon kaybı, dalgınlık ve mental sis yaratabilir. Zihnimiz aynı anda çok şeyle uğraştığı için konsantrasyon azalabilir; yorgunluk veya sinirsel hassasiyet artabilir. Yeni ay yön değişikliği, yaşam amacı, özgürlük ve genişleme arzusunu tetiklediğinden, uzun süre bastırılmış duygular açığa çıkabilir. Bu da kararsızlık, yer–yurt değiştirme isteği, inanç krizleri, motivasyon patlamaları veya ani tükenmeler olarak somutlaşabilir.

17 ŞUBAT 2026 : KOVA BURCUNDA HALKALI GÜNEŞ TUTULMASI

17 Şubat 2026 yılın ilk ve en çarpıcı tutulmasına ev sahipliği yapacak. Hava grubunun sabiti , Kova burcunun kritik 28. derecesinde (Saat 15:00 ‘te kesinleşecek) ve Gienah Sabit Yıldızı etkisinde (Kuzey Düğüm yönüne) ve Solar Saros 121 familyası bünyesinde gerçekleşecek Halkalı Güneş Tutulması , Dünya üzerindeki eski kalıpları yıkmaya ve hızlı ve ani bir biçimde “yeni düzene” geçirmeyi hedefliyor. Pek tabii, bu yenilik Uranüs Boğa (Algol) sürtüşmeli bir enerji içerisinde bulunduğundan ; yaşayacağımız sıçrama ve yön değişimi kolay değil , bireysel ve kolektif bazda farkındalık ve sağduyu gerektirecektir. (Egomuzla değil , aklımızla hareket etmemiz gereken bir döngü) Bu böyle gitmez dediğimiz her noktada harekete geçerken , art niyetli olmamaya özen göstermemiz önemli olacaktır. (Bireysel bazda kolektif içerisindeki kimliğimizi , sistemdeki birey olgusunu sorgulayacağız)

Eğer doğru kullanırsak bu tutulma “özgürlük” ve “eşit hak ve hüvviyetler ” temasını doğru bir yoldan vurgulayacaktır. Unutmayalım ki ; elektrikli iklime sahip bu tutulma doğrudan “uyan ve harekete geç” temasını destekleyecektir. Üstelik bu durum kolektifi ilgilendiren konular üzerinden gelecektir. Mars’ın tutulma derecesine yakın konumu ve Castra Sabitesi etkisinde olması “bölücülük” temasına vurgu yapmaktadır.

En son 16 Ocak 1972 , 26 Ocak 1990 , 7 Şubat 2008 yıllarında tutulma üreten bu Solar Saros döngüsü , bu tutulma ile tekrar aktive olacak. (Bu yıllarda doğanlar da doğrudan etki alabilir, özellikle 90 kuşağı hayat planını gerçekleştimek için yeni adımlar atacak) Derecesel bazda baktığımızda ise 12 Şubat 1999 ‘da bu dereceye en yakın Güneş tutulmasını deneyimlediğimizi söyleyebiliriz. Dolayısıyla en başta ; 2026 senesinin (hem bu tutulma hem de ağustos tutulması) deprem riski açısından güçlü olduğunun altını çizmekte fayda görüyorum)

Ülkemizden gözlemlenemeyecek olan bu tutulmada halka sadece Antarktika üzerinde görünür olacak. Ancak, kısmi tutulma Arjantin’in ve Şili’nin en güney ucundan ve Güney Afrika’nın büyük bir bölümünden (Güney Afrika, Mozambik ve Madagaskar dahil) görülecektir. Dolayısıyla ; değişen hava koşulları nedenli buzulların birincil olarak risk faktörü taşıdığından bahsedebiliriz. (Çünkü; tutulma gienah etkisinde ve buz dağları / tabakaları önem teşkil ediyor)Bölge hakkında bilinmeyen gerçeklikler ön plana çıkabilir. Öte yandan ; seyredilen yerler öncelikli olmak üzere askeri hareketler , sınırlardaki ve sistemdeki değişim, göç dalgaları, askeri darbeler ve depremler ön planda olacaktır. (Ülkemizde sokak hareketleri ve protestolar)

İnsanlık var olduğundan beri her değişimin , korku iklimini tetiklediğini unutmamak gerekir. Fakat , bireysel veya toplumsal (veya teknolojik) her sıçrama kaosa bir düzen getirme çabası ile mümkün olmuştur. Zira ; konfor alanı çürütür. Fakat ; durum topumsal şiddet veya orantısız güç kullanma boyutuna dönüşebileceğinden balans ayarını yapmak değerli olacaktır. Dünya genelinde kolluk kuvvetleri ,sivil askerlik kavramları da döngüde en çok konuşulanlar arasında olabilir. (Avrupa’da gönüllü askerlik çağrıları artabilir, bu bir hazırlık dönemidir. İran için rejim değişimine varabilecek çok riskli bir döngü)

Tutulmaya daha yakından baktığımızda ;

Gienah sabit yıldızı etkisinde oluştuğunu görüyoruz. Gienah , dağ keçisi anlamına gelen bir sabit yıldızdır. Bu yıldız, keşif, özgürlük ve yenilikçilikle ilişkilidir. Gienah, hayatlarımızda yeni ufuklara yelken açmamıza, özgürlüğü keşfetmemize ve yenilikçi fikirler üretmemize yardımcı olacaktır. Başta da bahsettiğim gibi ; bu yenilik ani kırılmalarla gelebilir. Tutulmanın modern yöneticisi Uranüs’ün (Algol) an haritasında yine kova burcunda bulunan Plüton’un yöneticiliğini üstlenmesi ; finansal anlamda da güç kazanmamıza , özellikle miraslar yoluyla (uranüs algol) da kazanımlar sağlamamıza yardımcı olabilir.

Yükselende bulunan yengeç etkisiyle ; aile kavramı ; bildiğimiz usulden çıkarak daha bireysel bir olguya evrilebilir. (Daha bireysel bir döngüye giriyoruz.) Bu nedenle ; aile yanından taşınmak , bireysel bir yaşam kurmak isteyenlerin sayısında da artış olabilir. Özellikle göç etmek, başka bir yerde yaşamak isteyebiliriz. Yeni tip şehirleşmede 1+1 veya 1+0 daha yaygın hale gelebilir. Ülkemizde boşanma oranlarını büyük ölçüde artırabilir. Zira ; yapılacak olan yeni nafaka düzenlemeleri (süreleri) birçok kişi açısından tetikleyici faktör olacaktır. Fakat , yeni düzenlemeler ile kadınlar açısından olumlu yönde / destekleyici gelişmeler olacağının kanaatindeyim. (Özellikle hayata tekrar dahil olana kadar finansal yardım)

Eski ve çatırdayan yapılara vurgu yapacak olan bu döngü ; çürümüş olan sistemleri yıkacaktır. Kolektif bir yön değişiminin başlangıcı olan bu tutulma “yeni insan” kavramını da ortaya çıkaracaktır. (ruhsal ve genetik yapılanma doğrultusunda)

Kolektif bazda en başta değinmemiz gereken konu ; bu tutulmanın hem gıda hem de doğal kaynaklar kaynaklı zehirlenmelere karşı oluşan kaotik iklimde yeni alternatifler sunması olacaktır. Fakat ; yapay gıda maddeleri (özellikle de paketli gıdalar ve yapay et) zehirlenmeleri konusunda dikkat etmek gerekecektir. Kova ; vejeteryanlık , veganlık ile ilgili bir burçtur. Dolayısıyla süreçte yaygın hale gelebilir veya doğa aktivistlerinin bu minvalde eylemlerine şahit olabiliriz.

Ükemiz haritası açısından ortak kaynaklar , nafakalarda düzenleme ve buna istinaden kadınların sosyal hakları konusundaki revizeler , kamu malları , sigorta borç afları , vergi yükümlülükleri ve vergi afları gündeme gelebilir. Krediler kurumu ile ilgili yeni düzenlemeler , dijital bankacılıkta yeni dönem ve yeni kuralları görebiliriz. Bir döngüyü başlatacak olan bu tutulma önümüzdeki senelerde yapay zekanın bir çok meslek grubunun yerini almasıyla sonuçlanacaktır. (Örneğin bankacılar , cerrahlar vb. / bir başlangıçtır) Bu noktada halk sağlığını ilgilendiren konularda yeni tedbirler gerekebilir. Özellikle ;nörolojik sağlığı veya dolaşım sistemini ilgilendiren “mutasyon virüsler” yaygınlaşabilir . Hava kirliliği ve su kaynaklarındaki kıtlık önümüzdeki 1.5 senenin konusu olacaktır. ( yapay zekanın gelişimi ve yer altı kaynakları için gerekli olan su miktarı azımsanamayacak kadar yüksektir.)

Öte yandan ülkemizde mafya liderleri güvenilirlik anketlerinde ön sıraya yükselebilir veya halkın büyük çoğunluğu bu isimlere sıcak bakmaya başlayabilir. Anket sonuçlarında ; gözle görülür yön değişimleri bu tutulma ile belirgin hale geleceğinden ; dünya genelindeki tüm siyasi örgütlenmeler de bu minvalde tekrar yapılacaktır. Aslında bu döngüden sonra ; şirketlerin savaşı veya kaynak yönetimi yapan şirketlerin yönetimde en yüksek paya sahip olacağını söyleyebiliriz.

Klasik siyasetin “sonunun başlangıcına” gelmiş bulunmaktayız. Kamu yararına hareket eden kişilerin popülaritesini yükseltecek bu tutulma ; suikast risklerini de barındırmaktadır.

Merkür’ün , onuncu evde neptün ve satürn koç ile aynı evde bulunması ; özellikle avrupadaki dini yapılanmaların veya dini liderlerin savaş döngüsüne hazılık çağrısı olarak yorumlanabilir.

Tutulma Kova burcunda ve Uranüs kareli gerçekleştiği için ; öncelikli olarak teknolojik ve biyoteknolojik gelişmeler ön planda olacaktır. Özellikle Uranüs’ün Algol ile birlikteliği ve tutulma derecesine kare açısı ; kanser hastalıklarını tarihe gömen ilaçlar veya aşıları gündeme getirirken ; bu hastalığın tarihe gömülmesine vesile olacaktır. (Kanserin bir mantar enfeksiyonu olduğunu artık hepimiz biliyoruz) Tutulma yöneticisi Satürn’ün de Neptün ile Koç burcunun 0. derecesinde olan birlikteliği tıpta yeni bir dönemin başlayacağını ifade etmektedir. Bu süeçten sonra ; yapay zekanın dahil olacağı bir döngü başlayacaktır. Özellikle robotların gelişimi , cerrahi müdahalelerin (ameliyatların) robotik teknoloji ile yapılmasının önünü açacaktır. Öte yandan ; gen haritalarının yaygınlaşması , yatkın olduğumuz hastalıkların belirlenmesi , doğum sürecinde yapay rahimlerin , genetik seçimlerin yaygınlaşması mümkün hale gelecektir. Longivity (uzun yaşam) uygulamaları ve önerileri bu süreçte trand haline gelebilir.

Akıllı şehir projeleri , akıllı evler mimaride yeni bir döngü yine tutulmanın ana meseleleri arasında olacaktır.

Tutulmanın klasik yöneticisi Satürn , Neptün ile birleşim açısını kesinleştireceğinden , yönetim pozisyonundaki kişilerde , şirketlerin müdürleri , yöneticileri açısından da yeni ve farklı bir döneme geçiş politikaları geliştirilebilir. Bu noktada çalışan hakları ile ilgili revizeler yapılabilir , ekip çalışması fikri ön plana çıkabilir. Yeni dünyada artık teknolojiyi en etkili kullanan , en fazla paraya sahip olacaktır. Savaş teknolojileri daha çok kimyasal veya teknolojik üstünlüğe dayanacaktır. (örneğin ülkenin doğal kaynaklarını yok etmek gibi)

Yine bu tutulma ülkemide arkeolojik kazılarda bulunanlar ile ilgili heyecan verici gelişmeler yaratabilir. (Tarihi değiştirecek türden) Göbeklitepe ve Karahantepe’de bulunanlar ile ilgili astonomik okumalar daha gerçekçi bir biçimde kamuoyuna sunulabilir. (Örneğin hayvan figürlerinin önemli bir olayın gökyüzü konumu olduğu anlatılabilir.) Finansal kurumlara siber saldırı riski barındıran bu süreçte hem bireysel , hem de kurumsal önlemler alınmalıdır.

Gienah dağcılar ile ilgili konulara da vurgu yapmaktadır. Özellikle kış turizmi döngüsüne denk geldiği için , kaybolma veya risk içeren durumlara da dikkat etmek gerekecektir. Aynı zamanda ; kış olimpiyatları açısından da dikkat çekici bir döngü olabilir.

Bireysel bazda bu tutulma ; hızlı yükselişleri , özgürleşme arzusunu tetikleyebilir. Özellikle sosyal medya kanalında sıra dışı atılımlar yapabiliriz. Kişisel alan vurgusunu ön plana taşıyan bu döngü ; kişisel inançlarımızı , hedeflerimizi , ideallerimizi de revize edebilir. Tutulmanın klasik yöneticisi Satürn’ün Neptün ile olan kavuşumu , yaşama tutunma ve bu minvalde sıfırdan rota oluşturma arzumuzu tetikleyecek , yer yer savaşmanın da hak olduğunu düşündürecektir. Ayrıca ; çoğumuz “kendi kendinin otoritesi” olmak isteyeceğinden , bireysel atılımlarla yeni işler kurabilir ve işini sosyal medya üzerinden geliştirme yollarını deneyebilir. (spesifik olarak 89-90 kuşağı) Fakat ; bu döngüde orijinal (yer yer marijinal) içerikle üretmek zaruri olacaktır. Topumsal bazda yararlı olacak içerikler , bütünün yararını gözeten işlerle uğraşmak , aklı -bilimi-teknolojiyi (ve dahi astronomi , astroloji) harmanlayarak kullanmak , geleceğe dair projeler üretmek açısından oldukça faydalı bir dönem olacaktır.

Luks tüketim ihtiyaçlarını yavaş yavaş bir kenara bırakmamızı sağlayabilir ve yatırımı çok daha efektif kaynaklara yapabilirsiniz. Borsada spekülatif hareketleri güçlendirecek bu döngü , Gümüş’ün önlenemez yükselişine kapı aralayacaktır. (Yatırım tavsiyesi değildir) Kripto yatırımlardan kayıplar oluşabilir,dikkat. (yeni düzenlemeler gelecektir)

Bu enerji toplumsal bazda , kitlelerin kendi adalet arayışlarını körükleyebilir. Bu nedenle “beni ilgilendiren bir konu yok” gibi bir cümle sarfedebileceğimizden bahsedemeyiz. Özellikle ülkemiz haritasının (sekizinci ev çizgisine çok yakın) dokuzuncu evine yerleşen bu tutulma , anayasal düzenlemeler konusunda sıradışı gelişmeler yaşatabilir.Ortaklı kaynaklar , kamu mallarının kullanımı, özelleştirilen yapılar büyük tepki çekebilir. Vergilerin kullanımı halk tarafından sorgulanabilir. İşsizlik oranları beklenenin üzerinde olacaktır.

Bu döngüde “hak,hukuk,adalet” arayışları ön plana çıkarken , sokak protestolarını görebiliriz. Ve fakat ; yeni ve dinamik bir liderin ön plana çıkması da söz konusu olacaktır. (Tutulmaya mars eşlik ettiği için) yaralanma ve şiddet içeren , kolluk kuvvetleri ile karşı karşıya getiren durumlar söz konusu olabilir. Bunun yanında hava saldırıları (ve sığınak gündemleri) ve olağan dışı hava olayları , hava kirliliği nedenli zehirlenmeler (iran gibi ülkelerde) göç dalgasını artırabilir. Algol’ün bir yanı da susuzluk demek olduğundan ; susuzluk , hava kirliliği , yapay bulut tohumlamaları nedenli iklim sorunları, uçak yakıtlarının veya kullanıma girecek olan diğer hava araçları nedenli kirlilikler jeopolitik değişime kapı aralayabilir. Eğitim sistemlerinde online / uzaktan eğitimi destekleyen bir tutulma olacaktır.

Uçaklar ve havacılık konularında Güneş radyasyonu nedenli sorunlar , yazılım arızaları ve dahi uçak kaçırma olaylarını tetikleyen bir döngü olabilir. Askeri harekatlar , drone saldırıları kışlalar , hava komutanlığını ilgilendiren durumlar tetiklenebilir. Bunun yanında dünya dışı gündem , meteorlar veya hava saldırıları riski de bulunmaktadır. Ülkemiz uçak teknolojileri konusunda yeni atılımlar yaparken özellikle parça üretimi üzerine yeni fabrikalar kurulabilir.

Gümüş altını geçebilir. Eşcinseller de bu sembolizmada olduğundan , lgbtq protestoları veya cinsiyet değiştiren kişilerin sayısında artış gözlemlenebilir.

Tutulma ile eşitlik hakkı vurgulanırken , pek tabii bu eğitim konusunda da revizeleri beraberinde getirecektir. Özellikle dini eğitim veren kurumlar tekrar açılırken , akran zorbalığına karşı (sınıf farklılıklarına) tedbirler alınabilir.

Okultizm, medyumik yetenekler , ruhsal öğretiler bu süreçte ön plana çıkabilir. Fakat ,özellikle felsefe ve dinler açısından pagan döneme yöneliş , eski inanç ve mitolojilerin gündeme geleceği bir döngü olacaktır. Türk Mitolojisi ve ön türk kültürü bu süreçte oldukça değerli bir noktaya gelebilir. (Kurt sembolizmi , türeyiş destanı ve umay ana) (Jupiter Sirius retrosu)

Sağlık astrolojisi açısından ; Baldırlar ve dolaşım sistemi, damarlarda pıhtılaşma, kan dolaşım bozukları ve sinir sistemine dikkat edilmesi gereken bir döngü olacaktır. (Kalple ilgili sorunlara da dikkat) Bazı beklenmedik cerrahi operasyonlar gündeme gelebilir , boğulma riskine dikkat edilmesi gerekir.

5 ARALIK 2025 : İKİZLER BURCUNDA DOLUNAY

5 Aralık saat 02.13’te hava grubunun değişkeni , ikizler burcunun 13. derecesinde ve Cursa Sabit Yıldızı etkisinde bir dolunay meydana gelecek. Ay düğümleri ile grand cross görünüm oluşturacak bu dolunayın yükseleninde 0 derece Terazi burcu bulunacak. Dolayısıyla ; kadın hakları , bu minvalde düzenlenen yasalar konusunun ön planda olacağından bahsetmemiz mümkün. Dolunayın Sabian Sembolü de “Kadın haklarını savunan bir kadın hararetli bir konuşma yapıyor ” şeklinde karşımıza çıkıyor. An haritasında Mars’ın Ras Alhague sabitesi ile birlikte olması , özellikle tecavüz suçlarına dünyanın bir çok ülkesinde ağır cezalar verecektir. Zehirlenme,yasaklı maddeler, halüsinasyon, halüsinasyona neden olan mantarlar, buna benzer ilaçları yayan kişi veya kurumlar da ağır yaptırımlardan payına düşeni alabilir. Eczacılık, Tıp ile ilgili mesleklerde yeni düzenlemeler , ticaret kanununları belirlenebilir.

An haritasının 3-9 aksında oluşacak olan bu dolunayda ; Ay’ın 9. evde olmasıyla birlikte eğitim, dünya görüşü, yolculuklar, zihinsel genişleme, hakikat arayışı ve inanç sistemleri aydınlanırken; 3. evdeki Güneş gündelik iletişim biçimlerini, yakın çevre ilişkilerini, düşünme tarzını ve zihinsel alışkanlıkları ışığa çıkaracaktır. Ay düğümleri ile grand cross oluşturan bu dolunay kontrolü bırakmayı, sezgiyi geliştirmeyi, hizmet bilincini, şifa süreçlerini ve teslimiyeti çağırırken ; aşırı analizciliği, detaylarda boğulmayı, kusur bulma eğilimini, zihinsel yorgunluğu ve kontrol saplantısını artık geride bırakma zorunluluğunu gösterecektir.

İkili ilişkilerdeki sınırlar ve beklentiler bu noktada tekrar düzenlenebilir ve deyim yerindeyse yeni bir “ilişki yasası” oluşturulabilir. Pek tabii ; kişisel hedefler de tekrar organize edilebilir. Uzun süredir aile içerisinde devam eden pasif agresif durumlar , yerini netleşme ihtiyacına bırakabilir.

Dolunay, var olan inanç kalıplarının, düşünce alışkanlıklarının ve günlük yaşam düzeninin artık sürdürülemez olduğunu göstererek bizleri içsel bir yön değişikliğine zorlayabilir. Duygu – durum değişiklikleri bu süreçte zirveye ulaşabilir bu nedenle eğer çevrenizde bipolar tanısı konmuş kişiler varsa dikkat etmek faydalı olacaktır. Sağlık , spor , uyku düzeni ve gündelik alışkanlıkları tekrar düzenlemek için uygun bir döngü olacaktır. Taşınma kararları (özellikle uzak şehir veya ülkelere) ani bir şekilde alınabilir. Tadilat , ev içi düzenlemeler de dönemin ana meselesi haline gelebilir. (Kullanılan maddelerin sağlığınıza uygunluğunu gözden geçirin , özellikle solunum sistemine)

Bu grand cross; zihin–beden–ruh hattında bir gerilim yaratarak zihinsel yüklerin, bilgi fazlasının, plansızlık–aşırı planlama sarkacının, teslimiyet–kontrol çatışmasının ve gündelik hayattaki görevler ile içsel ihtiyaçlar arasındaki uyumsuzluğun görünür hale gelmesini sağlayabilir.

Dolunay, özellikle “hakikat” alanında bir kırılma yaratabilir. Yanlış inançların çökmesi, yeni bir bakış açısının doğması, hayat yönüyle ilgili net bir uyanış veya ani farkındalıklar mümkündür. Aynı zamanda günlük düzen, sağlık, çalışma alışkanlıkları, çevreyle kurulan iletişim ve ruhsal ihtiyaçlar arasında daha dengeli, daha sezgisel, daha bütüncül bir yaşam tarzına geçilmesi gerektiğini güçlü biçimde vurgulayacaktır. Bu enerji, eski zihinsel kalıpların bırakılması, ruhsal içgörünün artması ve yaşamın büyük resmine daha geniş bir perspektiften bakılması için dönüştürücü bir kapı açacaktır. Dikkat edilmesi gereken konu ise , kendimize karşı kötü davrandığımız hatta yer yer mazoşizm eğilimi gösterdiğimiz yerleri fark etmektir. (Mental olarak kendimize acı çektirmek yersizdir.)

Makro bazda en başta seyahatler, eğitim sistemindeki aksamalar -düzeltilmesi gereken konular / kişiler, ulaşım, vize ve pasaport işlemlerde düzenlemeler , yasalar ve adalet sistemleri üzerinde etki verecektir. Bunun yanında ; hava olayları , havada salınan gazlar , toplumların psikolojik sağlığı gibi konulara değinebilir. Ayrıca ticaret yollarıyla ve ticari ilişkiler ile gündemler yine bu dolunayın konusu olacaktır.

Sokak hayvanları ile ilgili protestoların çığ gibi büyüyeceği bu dönemde ; sahiplenme konusuna dikkat çekilebilir. Bunun yanında ; katlederek bir çözüm sunulamayacağı konusunda da farkındalık geliştirilebilir.

İptal olan uçuşlar ve rötarlar bu döngüde en fazla karşılaşabileceğimiz olaylar olacaktır. (Vize işlemlerindeki zorluklar da dönemin ana meselesi) Bunun yanında ; taksi durakları ve taksiciler (buna yönelik uygulamalar) ile ilgili gündemler , zorunlu olarak kapatılan (hava kirliliği vb. nedenlerle /global gündemde) okullar , gıda sektörüyle ilgili yönetmeliğe aykırı (mekan güvenliği için kameralar , sesli kayıt mekanizmaları) olan yerlerin kapatılması gibi konular gündeme gelebilir. İlaveten , sosyal medyada yeni düzenlemeler , bireysel kullanıcı profilinin güvenliği için alınan yeni kararlar da konuşulabilir. Göçmen kaçakçılığı konusu da gündemin önemli başlıkları arasında olacaktır. (Basın – yayın ve medya organlarına dair yeni düzenlemeler , yayından kaldırılma , zararlı içerikleri temizleme de döngüye dahil.) Yeni enerji kaynaklarının kullanımı ve tedarik zinciri için global yarış hakim olabilir. Lojistik firmaları bu nedenle yeni yapılanmalara girebilir veya bu çerçevede yeni tedarik ticari) güzergahları gündeme gelebilir.

Yine Makro bazda ; dolunayın başrolünde Trump’ı göreceğimizi söyleyebiliriz. Kendi askeri politikalarını istisnasız doğru olarak kabul eden bir tutum içerisinde empoze edebilir. Özellikle uluslararası politika hamleleri çok fazla konuşulabilir.

Dolunay yöneticisi Merkür’ün an haritasının ikinci evinde lilith ile olan kavuşumu (retro sonrası gölgede) ve Uranüs ile tekrar karşıtlığa gitmesi, hukuksal sorunlar ve engellemeleri (özellikle iş hayatında) önümüze getirebilir. Örneğin ; yurtdışına taşınma planı yapanlar için ; finansal problem veya blokajlar oluşabilir. Kart borçları , beklenmeyen vergi ve kredi ödemeleri çıkabilir.

Sağlık astrolojisi açısından bu dönemde kronik idrar yolu enfeksiyonu , demir eksikliği ve koah sorunları olanlar zorlanabilir. Bedensel olarak isteksizlik , hareket etmekte zorlanma , mental isteksizlik görülebilir. Motive olmakta zorlanabiliriz. Ayrıca , kas ve eklemlerle ilgili sorunlar oluşabilir. (Ayak ağrılarına da dikkat)

20 KASIM 2025 : AKREP BURCUNDA YENİ AY

20 Kasım 2025 saat 09.26 ‘da , su grubunun sabiti Akrep burcunun 28. derecesinde bir yeniay doğacak. Bu yeniaydaki en önemli unsur ise retro hareketine akrep burcunda devam eden Merkür’ün , an derecesiyle partil kavuşumu olacak. Dolayısıyla , Merküryen olan bu yeniayda ana mesele ; eski bağlantılar , çözülmemiş karmik borçlar , yakın çevre ilişkileri , ortaklı finansal konular , olayların görünmeyen tarafı ( iç yüzü ) , bilinçaltında blokaj yaratan durumlar veya sır bilinen konularla ilgili ani aydınlanmalar olacak. Öte yandan ; çok bilinmeyen yönüyle retro Merkür çalmak veya taklit etmek ile ilgili olduğu için ; geçmişte size tanınmayan , hakkınıza girilen (özellikle finansal veya emek hırsızlığı) durumlarda da aydınlanma yaşayabilir ve ilahi adaletin tezahür ettiğini duyabilirsiniz. Bu enerji ; geleceğe yönelik özgürleşme arzusu tarafından aniden ve kökten bir şekilde (akılcı) tetiklenerek kapıyı aralayacaktır.

Anın yükseleninde Yay Burcunun 19. derecesi görülürken , yeniayın Sabian Sembolü ;“An Indian woman pleading to the chief for the lives of her children : Kızılderili bir kadın çocuklarının hayatı için şefe (reise) yalvarıyor” şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu sembol ; yeniy döngüsünde dış otoriteden olduğu kadar vicdanımızdan da merhamet talep edeceğimizi gösteriyor. İçimizdeki “duygusal otorite (Tanrısal bilinç) ” yani karar veren yönümüzle yüzleşmeyi anlatırken , reel anlamda da merhamet, affetme veya teslimiyet sınavlarından geçebileceğimizin altını çiziyor.

An haritasının 12. evinde oluşan yeniaya Akrep burcundaki Lilith de eşlik ediyor. Astrolojik olarak 12. ev teması geçmiş , unutulmuş , bilinçaltına itilmiş ,bilinmeyen temalarını ön plana çıkarır. Unutmayalım ki ; Akrep Lilith de dişil prensibin en karanlık yönünü yansıtır. Dolayısıyla ; geçmişte yapılan ve kurbanı olduğumuz stratejiler veya arka planda bizden habersiz dönen olaylar nedeniyle , geri dönüşler alınabilir , af dileme ve özür temaları oluşabilir. Bastırdığımız korkular, suçluluklar, geçmiş ilişkiler veya travmalar yüzeye çıkabilir fakat tüm bunlar geleceği revize etmek için birer hazine niteliğinde olacaktır. Aşk ve sosyal çevrelerde ani özgürleşme kararlarını tetikleyen bu döngüde ; 12. Evdeki Venüs ve Lilith’in etkisiyle, gizli tutulan veya bastırılmış duygusal durumlar aniden patlak verebilir. İlişkilerde kontrolcü veya baskıcı hissettiren her şeyden özgürleşme arzusu baskın çıkabilir.

Geçmişte söylenmemiş sözler, bastırılmış düşünceler geri dönebilir. Eski iletişim döngüleri yeniden gündeme gelebilir ; belki bir mesaj veya gizli profillerden / iletişim kanallarıyla gelenler olabilir. (Stalk artabilir , fakat stalk yaparken ifşalananları da görebiliriz.) İlişkilerde derin sezgiler, telepatik bağlar veya geçmiş bağlantılar yeniden gündeme gelebilir. Rüya, meditasyon veya sezgiler yoluyla geçmişten gelen önemli bilgiler su yüzüne çıkabilir.

Bu döngü ; iç sesinizle bağlantı kurma, ancak dışarıya yönelik iletişimde (özellikle gizlilik gerektiren konularda) yanlış anlaşılmalara dikkat etme zamanıdır. Ancak bu, aynı zamanda kişisel finansal riskler (spekülasyon) alma konusunda ani kararlar getirebilir; güvenmediğiniz kanallara yatırım yapmamanız en doğru seçim olacaktır. (Merkür retro olduğu için imzalarda sorun , evrakta sahtecilik , yanlış bilgilendirilme , dolandırılma riski vardır.) Aynı zamanda , göç politikaları veya göç etme konusunda da aynı sahtecilikler görülebilir.

Venüs‘ün de aynı evde bulunması ; gizli aşklar, platonik ilişkiler meselesinin yeniden değerlendirilmesini de getirecektir. Deyim yerindeyse “kendi şeytanlarınızla” yüzleşerek, onlardan gizli bir güç ve otantiklik çıkarma fırsatı yakalayabilirsiniz. Lilith’in etkisiyle, gizli yetenekleriniz veya yaratıcı güçleriniz özgürleşebilir.

Fakat yine de pozitif açıdan , gökyüzünde oluşan büyük su üçgeni (Trigon) işlerin kolay bir şekilde akmasına yardım edecektir. Bu, duygusal, sezgisel ve ruhsal enerjinin zahmetsizce akacağı anlamına geliyor. Bu, aniden sağlıksız bir alışkanlığı bırakma veya yaratıcı bir projeye beklenmedik bir şekilde başlama kararı vermenize de vesile olabilir. Uranüs karşıtlığı, bu değişimin zorunlu veya ani bir kopuşla geleceğini göstermektedir.

Su üçgeni, ruhsal ve bedensel şifa için kusursuz bir zemin hazırlarken, 12. Evdeki Akrep enerjisiyle başlatılan derin bilinçaltı temizliği, 3. Evdeki Balık Neptü ve Satürn rx ile desteklenecektir. Geçmiş yaşam borçları, aile karması veya uzun süredir taşınan duygusal yükler , otoriteden alınmak istenen onay şimdi kolaylıkla çözülme ve arınma potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Normal iletişim devre dışı kalırken, sezgisel, rüyasal ve telepatik iletişimi olağanüstü güçlenebilir.

Şunu unutmayalım ; bu yeniay sadece bir başlangıç değil, aracısız bir uyanıştır. Kendinizi baltalayan tüm kalıplardan sıyrılmak için duygusal cesaret bulabilirsiniz. Her ne kadar , Uranüs karşıtlığı olan bir yeniay olsa da (şaşkınlık yaratan , olağan dışı) kabulenişe geçmemiz de rahat olacaktır.

Bu yeniay kadınsal öfkeyi, dışlanmışlığı ve derin cinsel/finansal manipülasyonla ilgili gölgeleri taşıyor. Su üçgeni, bu gölge enerjilerin acısız bir şekilde (akışkanlıkla) bilince yükselmesine ve kabul edilerek güce dönüştürülmesine de yardımcı olacaktır.Ayrıca geçmişte gizli kalan, ihmal edilen veya geçmişte mağduriyete yol açmış finansal konuların adaletli ve duygusal olarak besleyici bir sonuca ulaşmasını kolaylaştıracaktır.

Makro ölçekte basın ve yayın kanallarının eleştirilmesi , cinsel temaların baskın olduğu eylemler ( özellikle sanat camiasında) , cinsel özgürlük hakkı adına yapılan uç söylemler , seyahatler , bagajlarda ele geçirilen nesneler şaşkınlık uyandırabilir. Ayrıca , ezoterizm , kutsal mekanlarda , (masonik yapı) tapınaklarda (ibadethanelerde) yapılan ve basına kapalı gizli ayinler oldukça fazla tartışılabilir. Dünya dışı yaşamın ön plana çıkacağı bu döngüde , uzayla ilgili bilinmeyen gerçeklikler veya tartışmalı konular tekrar gündeme gelebilir. Uzay kadar , yerin altından çıkarılan veya yer altında keşfedilen yollar , tüneller veya sığınaklar da yeniayın ana gündemi olacaktır. Dünya genelinde para sahiplerinin (özellikle dijital) faili meçhul cinayetlerini okuyabiliriz. Öte yandan kayıp vakalarıyla ilgili şoke edici gerçeklikler ön plana çıkabilir. Hastaneler , cezaevlerinde af talepleri , erken seçim konusundaki yankılar ve en önemlisi yeni siyasi yapılanmalar (eski bir siyasi figürün dönüşü) gibi başlıklar da ön plana çıkabilir.

Mevcut sosyal gruplarda, siyasi ittifaklarda veya uzun vadeli kolektif hedeflerde beklenmedik ve sarsıcı ayrılıklar, reformlar veya isyanlar yaratabilir. Toplumsal hareketlerde ani ve radikal değişimler gözlenebilir.

Özellikle yüksek riskli teknoloji hisselerinde, kripto paralarda veya spekülatif piyasalarda ani, beklenmedik düşüşler veya sıçramalar getirebilir. Mali sistemlerin gizli kalan açıkları , Uranüs’ün şok etkisiyle aniden ifşa olabilir ve finansal paniğe yol açabilir. Büyük çaplı siber güvenlik ihlallerini, teknolojik casusluk faaliyetlerinin ifşasını veya yapay zeka/uzay teknolojileri alanında beklenmedik, çığır açan gelişmeleri gündeme taşıyabilir. Retro Merkür bu ifşaların geçmişe dönük hatalardan kaynaklandığını gösterebilir. Mafyöz yapılanmaların ifşaları bu dönemde tekrar konuşulabilir.

Elektrik , elektronik cihazlarda sorunlar oluşabilir. Etik ve ahlaki iklime denge getirecek bu döngüde ; pedofil suçlamalarına, yasaklı madde kullanımına yönelik yeni baskınlara veya ahlak polisinin operasyonlarına ( Özellikle internet ünlüleri , fenomen , sanatçı) şahit olabiliriz.

Deniz bazlı depremleri tetikleyebilecek bir yeniay olacaktır.


Sağlık astrolojisi açısından ; bedenin gizli kalan bölgeleri, boşaltım sistemleri, üreme organları ve özellikle derin, kronik hastalıklarla ilişkilidir. 12. Evdeki bu Yeniay Stelyumu (Venüs, Merkür, Lilith), uzun süredir teşhis edilemeyen, yanlış tedavi edilen veya psikosomatik (zihinsel kökenli) olan rahatsızlıkların kök nedenlerinin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Aynı zamanda zehir ve toksin temaları ön plana çıkacağından ; bu Yeniay, bedenin (ve ruhun) geçmişte maruz kaldığı toksinlerden, ilaçlardan veya duygusal zehirlerden arınma ihtiyacını kuvvetle vurgulayacaktır. Retro Merkür, geçmişteki hatalı teşhisleri veya yanlış kullanılan ilaçları yeniden gündeme getirebilir. Üreme organları ve cinsel sağlık alanında, dikkat edilmesi gereken durumlar, gizli enfeksiyonlar veya iyileşme gerektiren sorunlar açığa çıkabilir. Rutin sağlık kontrollerinde beklenmeyen durumlar açığa çıksa da şifa gelecektir. Son olarak ; sinir sistemi rahatsızlıklarını, uykusuzluk, tikler veya ani kasılmaları tetikleyebilir.

5 KASIM 2025 : BOĞA BURCUNDA SÜPER DOLUNAY

5 Kasım 2025 saat 16.19 ‘da Boğa burcunun 13. derecesinde ; Zibal Sabit Yıldızı etkisinde bir (süper ay) dolunay deneyimleyeceğiz. (Yılın en büyük dolunayı olacak çünkü olağandan %7.9 daha büyük görünecek.)

Dolunayda anın yükseleninde Koç burcunun 6. derecesi bulunurken ; dolunayın Sabian Sembolü : “Shellfish groping and children playing / Kabuklu deniz canlılarıyla oynayan çocuklar.” olarak karşımıza çıkıyor. Bu sembol ; “İçsel doğanı yeniden keşfet; hem içgüdülerinle hem de masum merakınla dünyayı hisset.” mottosunu önümüze getiriyor.

Boğa dolunayları ; hayatın görünen (somut) ve görünmeyen (soyut) kısımlarının iyice belirginleştiği ; maddi ve manevi zevklerin ayrıştığı dönemlerdir. Bir tarafta ten , diğer tarafta ise ruh vardır. Tutmak ve bırakmak , biriktirmek ve harcamak , doldurmak ve boşaltmak gibi zıt durumlar ortaya çıkar .

1-7 aksında oluşacak dolunay nedeniyle ; bu defa bu ikiye bölünmeyi biz ve diğerleri üzerinden yaşayacağız. Bilinçaltı düzeyinden yükselen nehir ; öz değer duygumuza taşkın yaşatacak ; bu minvalde diğerlerine ne kadar verici davrandığımızın , nerelerde kendimizi feda ettiğimiz veya maddi durumlarda vericiliği / fedakarlığı ne kadar abarttığımızı göreceğiz.

Bu dönemde fanatizm duygumuz artabilir ,  sabit fikirlilik oluşabilir, ateşli bir şekilde davranıp, savunduğumuz fikirden vazgeçmek istemeyebiliriz . Direkt tehlikeli tutku ve fanatizm verecek bu etkileşimi olumlu kullanabilirsek ; kendi bildiklerimize tutunsak da , hakikat arayışımıza derinlik katabiliriz. Öte yandan ; an haritasında sekizinci ev yoğunluğu olduğu için ; ortaklı bütçe , vergi , miras veya benzeri konularda yapılandırma yolunu tercih edebiliriz. Beklenmeyen harcamalar (özellikle seyahat veya eğitim işleri ile ilgili) veya savurganlık konusunda temkinli olmak faydalı olabilir.

An haritasına daha detaylı baktığımızda ;

Boğa Dolunayı haritada 1–7 aksına yerleştiğinden, kişisel benlik ile ilişkisel alan arasındaki denge güçlü biçimde vurgulanıyor. Bu dolunay, “ben kimim ve ilişkilerde neyi hak ediyorum?” temasını merkeze alırken, Venüs’ün 7. evde, kendi evinde ve yöneticiliğinde, üstelik anaretik (28°) Terazi’de oluşu, ilişkilerde kritik bir dönüm noktasını işaret ediyor. Venüs burada kendi yönettiği burçta güçlü ama derecesi gereği kararsız, tamamlanma eşiğinde. Bu durum, bir ilişkinin ya da değer anlayışının artık son bir sınavdan geçeceğini, gerekirse denge bozulmadan yeni bir düzene geçilmesi gerektiğini anlatıyor.

Venüs’ün Jüpiter ve Plüton ile kurduğu kare, bu süreci büyüten, dramatik ama dönüştürücü etkiler getiriyor. Jüpiter ilişkilerde beklentileri ve duygusal ifadeyi büyütürken, Plüton sosyal çevre veya dostluklar üzerinden güçlü bir etki yaratıyor; güç oyunları, kıskançlık, yoğun duygular veya değer çatışmaları gündeme gelebilir. Bu kare, “fazla iyi görünen” ya da “fazla yoğun” bağların aslında yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguluyor.

Yedinci evdeki Güneş’in yöneticisi Mars’ın 8. evde Yay burcunda Merkür ile kavuşumu, ilişkilerde derin konuşmalar, gizli meselelerin açığa çıkması ve içten dürüstlüğün kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Mars–Merkür kavuşumu sözleri keskinleştirebilir; bu nedenle dürüstlükle gelen açıklık, yapıcı bir iletişime dönüştürülürse dönüşüm sağlar, aksi takdirde kırıcı olabilir. 8. ev vurgusu, paylaşılan kaynaklar, duygusal yakınlık ve mahremiyet konularında yüzleşme enerjisini taşıyacaktır.

An haritasında Mars’ın Merkür ile 8. evde kavuşup 2. evdeki retro Uranüs’e karşıt açı yapması, dolunayın temel teması olan “değer–paylaşım dengesi”ni çok daha elektrikli, sarsıcı ve farkındalık yaratan bir düzleme taşıyabilir. Bu birleşim karşısında duran retro Uranüs , güvenlik duygusunu altüst eden beklenmedik gelişmeleri, finansal veya duygusal istikrarın aniden değişmesini temsil edebilir. Bu karşıtlık, “gerçeği söylemek özgürleştirir ama sarsar” mottosuyla çalışabilir.

    Maddi–manevi anlamda sahip olduklarımız ile başkalarıyla paylaştıklarımı arasındaki denge bozulabilir. Para, kaynak, güven veya duygusal yatırım konularında sürpriz kararlar alınabilir. Bu, bir ilişkide ya da finansal ortaklıkta “artık yeter” noktasına varmak anlamına da gelebilir. Eş bütçesi , şirket veya ortaklı kaynaklarda hızlı aksiyon alınmak istenebilir.

    Mars , aynı zamanda an haritasında yükselen yöneticisi de olduğu için ; ani

    Eğer bu enerji bilinçli kullanılırsa, bastırılmış gerçeklerin cesurca dile getirildiği, finansal ya da duygusal olarak bağımsızlaşmayı sağlayan radikal bir özgürleşme mümkündür. Ancak tepkisel davranılırsa, ani kopuşlar, patlamalar veya maddi kayıplar da gündeme gelebilir.

    Dolayısıyla bu açı, ilişkilerde, para konularında veya içsel bağlılıklarda bir kırılma–uyanış momenti getirecektir; ne kadar sarsıcı olursa olsun, sonunda özgürleştirici bir netlik doğuracaktır.

    Güneş’in 6. evi yönetmesi ve 12. evdeki Kuzey Ay Düğümü’ne üçgen açı yapması, tüm bu ilişkisel ve duygusal süreçlerin ruh sağlığı, çalışma düzeni ve hizmet bilinci alanında içsel bir farkındalık getireceğini vurgulayabilir. Artık “karşılıklı bağımlılıkla” değil, “karşılıklı destekle” var olmayı öğrenmek zorunda olduğumuzu anlamamız gereken bir dolunay sürecinde olacağız. Boğa Dolunayı’nın 1–7 aksındaki bu çözülme, hem içsel güvenliği hem de ilişkisel istikrarı yeniden tanımlamak için bir duygusal olgunlaşma eşiği olacaktır. Fakat negatif kullanımda “kendine zarar verme” eğilimini artırabilir. Dolayısıyla ; psikosomatik sorunları olan kişiler için tedbir alınmalıdır.

    Boğa Dolunayı’nın makro ölçekte etkisi, dünya sahnesinde maddi güvenliğin, ekonomik düzenin ve diplomatik dengelerin kökten sarsılmasına işaret ediyor.

    Boğa burcu toprak, üretim, para, kaynaklar ve doğa ile ilişkilidir; dolayısıyla bu dolunay, küresel ekonomide istikrarın sınanacağı, finansal sistemlerin ve enerji piyasalarının yön değiştirebileceği bir dönüm noktasını ifade edecektir. Venüs’ün Terazi burcunda anaretik derecede, yani tamamlanma ve karar eşiğinde olması, dünya genelinde diplomasi, anlaşmalar, ittifaklar ve barış süreçleri açısından kritik bir eşiğe gelindiğini gösterebilir; eski denge biçimleri artık sürdürülemeyeceği için özellikle İran -İsrail kanadında sorunlar tekrar alevlenebilir. (Keza Hindistan ve Pakistan için de sert bir süreç)

    Venüs’ün Jüpiter ve Plüton ile kare açısı, ekonomik büyüme hırsı ile güç mücadelelerini karşı karşıya getirecektir; büyük sermaye, enerji şirketleri, merkez bankaları veya uluslararası finans kurumları üzerinde dönüşüm baskısı artabilir.

    Mars’ın Yay burcunda Merkür ile kavuşarak 8. evde yerleşmesi ve 2. evdeki retro Uranüs’e karşıt açı yapması, finansal sistemlerde ani dalgalanmalar, beklenmedik ekonomik kararlar ve ideolojik temelli çatışmaların yükselmesi anlamına gelecektir. Bu durum, para birimleri, enerji kaynakları, borçlar ve ortaklıklar konusunda küresel ölçekte sert değişimlere, bazı ülkelerde de ekonomik huzursuzluklara yol açabilir.

    Uranüs’ün retrosu, geçmişten gelen ekonomik modellerin artık işlemediğini vurgularken, Mars–Merkür kavuşumu, liderlerin ve devletlerin sert söylemlerine (fanatizm , siyaset ve ahlaki – etik- dini değerlerin çarpıtılarak aşırıya kaçması, diplomatik gerginliklere zemin hazırlayabilir. Ayrıca perde arkasında yürüyen stratejik hesapları, bilgi manipülasyonunu ve toplumsal bilinçte artan karmaşayı anlatan bu dolunay ; aynı zamanda su, deniz, çevre ve iklim temalı gelişmelerin hızla politik gündeme oturacağını işaret etmektedir. Sağlıkçıların iş bırakma protestoları bu süreçte görülebilir.

    Bu gökyüzü, ekonomik adalet, enerji güvenliği ve kaynak paylaşımı konularında küresel reformları zorunlu kılacaktır ve siyaset / siyasi figürlere olan inancı sınayacaktır. Ülkelerin hem maddi hem ahlaki değer sistemlerini test ederken, bireysel güvenliğin değil, toplumsal dayanışmanın gerçek istikrarı getireceğini hatırlatmaktadır. Eski ekonomik paradigmalar çözülürken, yeni dünya düzeni adil paylaşım, dijital dönüşüm ve bilinçli işbirliği ekseninde doğacaktır.

    Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri de sürecin diplomatik krizler açısından en çok konuşulan ülkeleri arasında olacaktır.

    Sağlık astrolojisi açısından bu dolunay ; başlıca kulak burun boğaz hastalıkları , tiroit bezleri ve bademcikler, ses telleri ve gırtlak kapağı , omuriliğe bağlı boyun sinirleri , idrar torbası ve saçları etkileyebilir. Üreme ve boşaltım sistemi problemlerine de dikkat etmek gerekebilir , erken doğumlar bu döngüde artabilir.

    WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
    Başlayın